Nehrinin deltasında ete kemiğe büründü aşk, Ki b/aşka tenler y/akardı... Sulardan, surlardan aşmaktı biraz da. K/ayıp kentler çetelesi tutardı tiranlar.
K/alsa tek evren, aşkları bassa bağrına, Asırlık iniltili nida miras kalsa. Masal anlatısı sarmaşıklandı dilime... Al payını!
Venüs çukuru olmalıydı her kadının, Tırnak diplerinde bir tutam deri, bir damla ter. Ki kadındı hep aşifte ve dahi afişte... Göze, yüreğe oturtmuşken koru, Göze almışken kartalların hıncını... Tanrıçanın sunağında yan.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Aşkın Maddeleşmesi: Şiir, soyut bir kavram olan aşkın, nehrin deltasında —yani doğanın ve doğurganlığın en verimli kavşağında— "ete kemiğe büründüğünü" ilan ederek başlıyor. Fakat bu var oluş, alelade bir buluşma değildir. Kelime oyunundaki o ince zekâ ($b/aşka$ / Başka / Aşka), aşkın hem sıradan tenleri yakıp kül ettiğini hem de sınırları ($sulardan, surlardan$) aşan amansız bir firar eylemi olduğunu fısıldar.İktidarın Çaresizliği: Karşı tarafta ise tiranlar (hükümdarlar/baskıcı güçler) durmaktadır. Onlar ancak "k/ayıp kentlerin" çetelesini tutabilir, istatistikler yapabilirler; oysa tenin ve aşkın o vahşi coğrafyasına asla hükmedemezler.
“Aşk, burada tek parça bir hikâye değil; kırılmış kelimelerin arasında saklı bir çağrıdır. Her bölünme, anlamı azaltmaz; aksine çoğaltır. Okuyan, metni değil kendi içindeki yankıyı okur.”
Yüreğinize sağlık. Deneysel yapısı güçlü, çağrışım alanı geniş ve modern şiir anlayışına yakın bir çalışma. Selam ve saygılarımla.
Ebuzer hocam "Aşk, burada tek parça bir hikâye değil; kırılmış kelimelerin arasında saklı bir çağrıdır" ifadeniz harika. Çok teşekkür ederim, sevgiler.
Ebuzer hocam "Aşk, burada tek parça bir hikâye değil; kırılmış kelimelerin arasında saklı bir çağrıdır" ifadeniz harika. Çok teşekkür ederim, sevgiler.
Şiiiniz, öncekilere benzer şekilde yoğun imgelerle dolu ve belli bir kırılganlık ile isyan arasında gidip geliyor. "Nehrinin deltasında ete kemiğe büründü aşk" cümlesi, aşkın somutlaşmasını, bedenleşmesini anlatıyor. "B/aşka tenler y/akardı" ifadesindeki kesme işaretleri, "başka" kelimesini parçalayarak hem "başka" hem "aşk" hem de "yakmak" fiilini imliyor gibi. K/ayıp kentler, tiranların çetelesi... Kayıp kentler ve tiranlar, aşkın karşısında duran otoriteyi, yasakları çağrıştırıyor.
Kalsa tek evren, aşkları bassa bağrına... Keşke tek bir evren kalsaydı da bütün aşklar onun bağrında saklansaydı. Asırlık iniltili nida miras kalsa... Yüzyıllardır süren bir inilti, bir feryat miras olarak kalsa. Masal anlatısı sarmaşıklandı dilime... Anlatılan masallar dilime sarmaşık gibi sarıldı. "Al payını!" diyor, sanki herkese düşen hisseyi almasını söylüyor.
Venüs çukuru olmalıydı her kadının... Kadınlığın, tanrıça Venüs'le özdeşleşmesi, ama "çukur" kelimesi karanlık, gizli, belki de ayıplanan bir yanı çağrıştırıyor. Tırnak diplerinde bir tutam deri, bir damla ter. Çok ince, çok insani, çok kırılgan bir detay. Kadının hep aşifte (iffetsiz) ve afişte (sergilenen) olması... Toplumun kadına bakışındaki ikiyüzlülüğü eleştiriyor sanki. Göze, yüreğe oturtmuşken koru, göze almışken kartalların hıncını... Cesaretle, koru yüreğe yerleştirmişken, kartalların öfkesini göze almışken... Tanrıçanın sunağında yan. Sonunda bir teslimiyet, bir kurban olma, yanma hali.
Bu şiir, kadın bedeni üzerinden aşkın, arzunun, toplumsal baskının, mitoloji ve modern çağın karışımı bir anlatı sunuyor. Okurken içimde hem bir öfke hem bir kırılganlık uyandı. Venüs çukuru, tırnak diplerindeki ter, aşifte ve afişte olmak... Kadın olmanın getirdiği o çift taraflı bakış, hem yüceltilen hem aşağılanan hâl. Ve en sonunda tanrıçanın sunağında yanmak... Belki de arınmak, belki de yok olmak. Ama yine de yanmak. Karanlık, ateşli, isyankar ve hüzünlü bir şiir. Nefesimi tutarak okudum.
Şiir yazmak, duyguları ve düşünceleri estetik, ritmik ve yoğun bir dille ifade etme sanatıdır. Kurallardan ziyade içtenliğe ve ahenge dayanan bu süreçte; özgün imgeler kullanmak, kelime oyunlarından yararlanmak ve bol bol şiir okumak en temel adımlardır Seyide ablam bunu çok oyi başarıyor
Şiir baştan sona "bölme işareti" ile oynuyor. B/AŞKA, b/aşka, y/akardı... Aşkı bölüp parçalıyor. "Başka" ve "aşk" sürekli birbirine giriyor. Sanki "başka türlü aşk" anlatıyor. Dili keskin, virgül yok, nefes aldırmıyor. Okurken sen de bölünüyorsun.
Bu aşk masal değil, mitoloji. Nehir deltasında ete kemiğe bürünüyor. Yani ilahi olan bedene düşüyor. Ama bedene düşünce kirleniyor: "aşifte ve afişte". Hem günahkar hem reklam panosu. Çok acı bir tespit. Kadın hem tanrıça hem vitrin.
Venüs çukuru, tırnak diplerindeki ter, kartalların hıncı, tiranlar... Hep sert imgeler. Aşk yumuşak değil burada. Savaş, iktidar, acı var. "Tiranlar kayıp kentler çetelesi tutardı" - aşk yüzünden şehirler yıkılıyor. Aşk iktidar kadar acımasız.
"Tanrıçanın sunağında yan" ile bitiyor. Kurtuluş yok. Ya kurban olacaksın ya da kurban edeceksin. Aşkın ortası yok. "Göze almışken" deyip göze yüreğe koru gömüyor.
Bu şiir romantik değil Şairem. Bu şiir aşkın otopsi raporu. Güzel ama yakıyor. Okuyunca insan "iyi ki ben böyle sevmedim" diyor.
Değerli şairim, aşkın ortası olursa o aşk olur mu? Ki herkes yüreğinin gücü kadar sever ve yaşayan en büyük aşık olduğunu sanır. Şair abartısını da severim : ) bu güzel yorum ve kahve için de çok teşekkür ederim, varolunuz. Sevgiler.
Değerli şairim, aşkın ortası olursa o aşk olur mu? Ki herkes yüreğinin gücü kadar sever ve yaşayan en büyük aşık olduğunu sanır. Şair abartısını da severim : ) bu güzel yorum ve kahve için de çok teşekkür ederim, varolunuz. Sevgiler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.