2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Eyvallah gülüm eyvallah,
Gidişin gelişinden bile güzeldi.
Adımlarında ne bir tereddüt ne bir pişmanlık,
Arkana bakmadan yürüyüşün bile özeldi.
Seni sensiz yaşamak da kaderin bir cilvesiydi,
Bir yangının ortasında üşümek gibiydi varlığın.
Mademki bu aşkın, bu hikayenin son perdesiydi...
Zaten seninle gülmek, ağlamanın bir öncesiydi.
Biz seninle hep uçurum kenarlarında yürümüştük,
Düşüşümüz bile duruşumuz kadar heybetliydi.
Sustuğum ne varsa içimde, uykusuz gecelerin koynunda bıraktım.
Sana dair ne bir sitem, ne bir ah kaldı dilimde;
Ben o canı acıtan gururu, yokluğunun ilk gününde yaktım.
Bende bıraktığın o derin, o ince sızının,
İnan bana, artık ne adı var ne de yeri...
Kendi külünden yeniden doğan adamlar gibi,
Topladım senden kalan o darmadağınık külleri.
Artık ne gözlerin pusulam olur ne de sözlerin sığınağım,
Söndürdüm içimdeki o eski, o çocuksu hevesi.
Şimdi hangi yola saparsan sap, hangi kapıyı çalarsan çal,
Gölgeni de al git, gölgen bile yük bu şehre.
Sana son sözüm, son vedamdır bu bendeki:
Eyvallah gülüm eyvallah...
Gidişin, bitişinden bile güzeldi.
Şimdi hangi denize dökülürse dökülsün nehirlerin,
Bende kuruttuğun o gölden tek damla su bulamazsın.
Mahşere bıraktım hesabını içimdeki o derin yerin;
Sen artık beni kaybetmenin gururuyla bile yaşayamazsın.
Eyvallah gülüm eyvallah, bu da son perdenin kapanışı olsun,
Sen bende bir nokta bile değilsin artık, koca bir hiçsin.
Ardına bakma, açtığın yaralar çoktan kabuk bağladı;
Yıkamadığın bu yürek, sana en büyük ceza olsun.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.