Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. pascal
Ay
Ayla Kaya

MECBURİYET EŞİĞİ

Yorum

MECBURİYET EŞİĞİ

( 11 kişi )

7

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

114

Okunma

MECBURİYET EŞİĞİ

Azize
Şiir yazdıran kadınlar vardır demiştin,
Bir de o şiiri kanıyla emziren kadınlar...
Sen kapıdan girince pembe topuklarımı arama artık,
Ben o eşikten geçmeyeli,
Yollar kömür karası, yollar kan revan...
​Mustafa dayının terazisi çekmemiş ya gül yaprağını,
Ben o yaprağı aldım, mektubunun üstüne koydum.
Bana ’Gül yaprağından ağır laf söylemem’ diyen adam;
Gidişinle öyle bir taş bıraktın ki bağrıma,
Kuyumcular değil, dünya gelse tartamaz bu ağırlığı.
​Şimdi iyi dinle beni;
Madem ilaç yok, madem memleket kıtlık içinde,
Sana saçlarımdan papatyalar yolluyorum zarfın içinde,
Dağlardan topladığın o pelin otunu gözyaşlarımla kaynattım,
İç ve iyileş... İyileş ki karşıma çıkabilesin.
​Bana ’Son nefeste dua okuma, şiir oku’ demiştin ya,
Sen yeter ki gözlerini kapatma o sıtmalı uykularda.
Ben sana bu yangının içinden bile baharı getiririm.
Tanrıyla kavga etme yağmur damlası saçımı kırdı diye,
Sen benim tek bir damla gözyaşım için
Kendi cennetini yakan adamsın, bilirim.
​Senin o portakal çiçeğin,
Şimdi kışın ortasında, tek başına direnen Azizen.
Mektubunu kalbimin üstünde uyutuyorum,
Sana ömrümden ömür, şiirimden nefes üflüyorum.
​Azizen..."



28 05 2026

Şiir yazdıran kadınlar bitti diyordun ya
hani,
Bak, buradayım; o şiiri kanıyla
emzirenlerin safında.
Sen o kapıdan girince pembe
topuklarımı arama artık,
Ben o çocukluk eşiğinden geçmeyeli
çok oldu;
Yollar kömür karası adam, yollar kan
revan...
O tavan arasında asılı kaldı gençliğin
o deli sevdası,
Bir masum canın müjdesi kopardı bizi
ölümün eşiğinden.
"Ömrümü yoluna sererim" diyen o
yaralı sesin vardı ya;
Gidişinle öyle bir taş bıraktı ki şu sol
yanıma,
O ilmekler değil, dünya gelse
tartamaz bu mecburiyetin ağırlığını.
Şimdi iyi dinle beni;
Madem ki şifası yok bu sızının, madem memleket kış kıyamet,
Sana saçlarımdan nergisler yolluyorum zarf içinde.
Dağların ardında unuttuğun o eski yeminleri gözyaşlarımla kaynattım;
Sarf et kelimelerini ve iyileş... İyileş ki karşıma çıkmaya yüzün olsun.
Bana "Son nefeste adımı anma, bir mısra fısılda" demiştin ya,
Sen yeter ki gözlerini kapatma o vicdanın sıtmalı uykularında.
Ben bu külün, bu yangının içinden bile yeni bir bahar doğururum.
Gök kubbeyle kavga etme kader çizgisi avcumdan kaydı diye,
Sen benim tek bir sitemim için
Kendi ördüğün o sırça sarayları yakan adamsın, bilirim.
Senin o daldan düşen portakal çiçeğin,
Şimdi zemherinin ortasında, fırtınaya göğüs geren o mağrur kadının...
İlmeği boynunda kalmış yaralı bir kuştur artık bu sevda;
Biliyorum, kanatları kırık iki dünyada, aynı gökyüzüne sığamayız artık...
Mektubunu unuttum sanma, onu göğsümün solunda susturuyorum;
Sana geçmişten bir ömür, geleceğinden bir nefes üflüyorum.

01 06 2026

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

Mecburiyet eşiği Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mecburiyet eşiği şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MECBURİYET EŞİĞİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
1.6.2026 22:45:23
5 puan verdi
1. Çocukluk Eşiğinin Ardında Kalan Pembe Topuklar (Giriş)
Şiir, muhatabına verilen sarsıcı bir cevapla açılıyor: “Şiir yazdıran kadınlar bitti diyordun ya hani / Bak, buradayım; o şiiri kanıyla emzirenlerin safında.” Bu giriş, şiirin ne denli büyük bir bedelle, adeta can suyuyla yazıldığının kanıtıdır. Şair, muhatabına o eski naif günleri aramamasını ihtar eder: “Sen o kapıdan girince pembe topuklarımı arama artık / Ben o çocukluk eşiğinden geçmeyeli çok oldu”. Zaman akmış, yollar kömür karasına dönmüş ve o tavan arasında asılı kalan gençlik sevdası, hayati bir kırılmayla yön değiştirmiştir: “Bir masum canın müjdesi kopardı bizi ölümün eşiğinden.” Bu dize, esere sinematografik bir derinlik ve hayata tutunma mecburiyeti katıyor.
AT
ATN82, @atn82
1.6.2026 22:19:25
5 puan verdi
Değerli arkadaşım emeğine yüreğine sağlık geçmişe olan özlem ve yaşanamamışlıklara sitemi değerli kelimelerle satırlara dökmüşsün ve kocaman bi alkışı hakediyosun tebrikler arkadaşım
Halil Köse
Halil Köse, @halilkose
1.6.2026 22:12:24
5 puan verdi
Yüreğin derinliklerinden süzülüp gelen, acıyı, özlemi ve direnci güçlü imgelerle buluşturan etkileyici bir şiir olmuş. Duygusu yoğun, dili samimi ve iz bırakıcı. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Tebrikler hocam. Selamlar saygılar
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
1.6.2026 21:03:30
5 puan verdi
“Küller arasından filiz veren bir umut gibi duruyor dizeleriniz.
Gitmekle kalmak arasındaki o ince çizgide, sevda hâlâ nefes alıyor.
Bazı vedalar bitiş değil, insanın içine işlenmiş bir ömürlük izdir.”

Mektup, nergis, portakal çiçeği, sırça saray ve yaralı kuş imgeleri şiire hem duygusal hem de estetik bir derinlik kazandırmış. Özellikle son bölümdeki kabulleniş ve olgunluk hissi şiirin etkisini daha da artırıyor.

Yüreğinize sağlık, kelimelerinizin taşıdığı duygu yoğunluğu uzun süre zihinde yankılanıyor. Harika bir eser. Kaleminiz her daim yüreğinizin derinliklerinden gelen o güçlü sesi korusun. Selam ve saygılarımla.
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
1.6.2026 20:55:03
5 puan verdi
Bu şiir, yoğun bir özlem, yas, sadakat ve fedakârlık duygusu taşıyor.
Mektup formuyla yazılmış gibi; konuşan kişi “Azize”, sevdiği adama hem sitem ediyor hem de onu yaşatmaya, iyileştirmeye çalışıyor.
“Şiir yazdıran kadınlar vardır… bir de o şiiri kanıyla emziren kadınlar” dizesi, aşkın sadece ilham veren değil, aynı zamanda acısını da sonuna kadar yaşayan bir kadın portresi çiziyor.
Şiirin duygusal tonunu daha ilk satırlarda belirliyor.
Pembe topuklar, gül yaprağı, papatya, pelin otu, portakal çiçeği gibi imgeler Anadolu’nun ve halk şiirinin dünyasını çağrıştırıyor.
Bu yüzden metin hem modern hem de türkü tadında bir hava taşıyor.
“Gül yaprağından ağır laf söylemem diyen adam” ile başlayan bölüm çok etkileyici. Burada sevgilinin sözleriyle davranışı arasındaki çelişki vurgulanıyor.
Adam incitmemeyi vaat etmişken, gidişiyle çok daha büyük bir yara bırakmış.
“Kuyumcular değil, dünya gelse tartamaz bu ağırlığı” ifadesi abartılı (mübalağalı) olsa da şiirin duygusuna hizmet ediyor; terk edilmenin ağırlığını somutlaştırıyor.
Şiirin orta bölümünde dikkat çekici bir dönüş var.
Şair sadece acı çekmiyor; aynı zamanda karşısındakini iyileştirmeye çalışıyor:
“İç ve iyileş… İyileş ki karşıma çıkabilesin.”
Bu, kırgınlığın içinde hâlâ sevgi ve merhamet bulunduğunu gösteriyor.
“Sen benim tek bir damla gözyaşım için kendi cennetini yakan adamsın” dizesi şiirin en güçlü dizelerinden biri. Sevgilinin fedakârlığını neredeyse mitolojik bir seviyeye çıkarıyor.
Duygusu samimi ve yoğun.
İmgeler zengin ve akılda kalıcı.
Mektup dili sayesinde okur, iki insan arasındaki özel bir konuşmaya tanıklık ediyormuş hissine kapılıyor.
Son bölümdeki “Azizen” imzası, şiire karakter ve hikâye duygusu katıyor.
Değerli dost şair, kaleminizden oldukça duygusal bir şiir okudum.
Yüreğinize ve emeğinize sağlık. Tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi.
Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim. Şiiriniz güne layık ama daha önce günümün şiirini seçmiş olmam dolayısıyla seçemedim!
MÜSLÜM BAYRAM
MÜSLÜM BAYRAM, @m-sl-mcbayram
1.6.2026 20:52:54
5 puan verdi
İyi şiir
Tebrikler
Nice saygılar sunuyorum
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
1.6.2026 20:41:54
5 puan verdi
Değerli hocam Ayla hanım bu güzel şiiri için çok teşekkürler adeta bir ağıt gibi okudum ve her harf her kelimesinin yaşamış gibi hissettim bazen insana en acı veren kendi oluyor siz o kişilerden olmamanız dileği ile.

Şiir yazdıran ve yaşatan yüreğine emeğine sağlık Yüce Rabbim değerli kaleminizi ve sözlerinizi hiç susturmasın selam ve saygılar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL