1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
Namus dediğin şey ruhun aynası,
Boyanmaz parayla, satılmaz pulla.
İnsanın en büyük, kutsal davası,
Ölçülmez makamla, ölçülmez kulla,
Yaşar hep asilce kendi yolunda.
Namus sözünde mertçe durmaktır,
Haramdan, yalandan uzak kalmaktır.
Yetimin hakkını her an korumaktır,
Kirli bir dünyada temiz kalmaktır,
Kendini bilerek insanca yaşamaktır.
Karakter zayıfsa, namus da durmaz,
Gönül kalesini yıkar hırslar hep.
Edepli olan kul nefsine sormaz,
Dürüstlük insana en güzel sebep,
Her şeyin başında her zaman edep.
Güzellik geçici, mülkler de fani,
Geride kalacak temiz bir isim.
Doğruluk nûruyla aydınlat canı,
Bırak da kaplasın dürüstlük resmin,
Leke sürdürmeden yaşasın ismin.
Edep ulu köktür, hayâ onun dalı,
Namus ise meyvedir o dürüst özde.
Gönül sarayının değişmez hali,
Kendini gösterir her temiz sözde,
Lekesiz durmalı o bakan gözde.
Hayâ eden insan incitmez canı,
Haddini bilir de sessizce durur.
Korumak gerekir temiz vicdanı,
Edeple yürümeyen tez günde kurur,
Asalet insanın görünmez nurudur.
Eğilmez başların mührüdür namus,
Zalimin önünde diz çöktürmez hiç.
Karanlık sarsa da her yanı kabus,
Doğruyu yanlışa ezdirmez hiç,
Haramı o temiz tastan içirmez hiç.
Altından tahtların olsa ne fayda,
İçinde bir temiz şerefin yoksa?
Lekesiz yürümek en çetin yayda,
İnsanı kul eden vefadır, haktır,
Alnı açık olan her daim paktır.
Namus bir sancaktır, yere düşürülmez,
Dünyanın mülküne satılmaz asla.
O kutsal çizgide hile düşünülmez,
Yürümek gerekir hep helal tasla,
Ruhunu temiz tut, bu şerefli yolda...
Ufuk Güney
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.