2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
Gökyüzü sustu o vakit
Rüzgârla konuşan taşlara yaslandım
Anladım; bazı düşler saklandıkça büyür insanın içinde
Tıpkı gecenin bağrında büyüyen
İsimsiz bir yangın gibi
"Belki bir gün" diyerek bekledim oysa
Kurumuş yollar papatyalar açar
Suskun şehirler yeniden türküler söyler sanmıştım
Cam kenarında unutulmuş bir mektup gibi sararsa da umutlar
İnsan bazen yalnızca hayal ettiği yerde nefes alıyor
Sokaklarında yalnızlığın ayak sesleri dolaşan
Saklı şehirler var şimdi içimde
Zaman paslı bir tren gibi geçiyor kalbimden
Geceler eski bir plak gibi dönüp duruyor
Aynı hüzünlü şarkının etrafında...
Bir ben duydum içimde çöken o kimsesiz şehrin çığlığını.
Şimdi raylar yorgun, vagonlar dünden kalma
İçimde hiç varılmamış istasyonların sancısı
Suskunluğum, gitgide büyüyen o kör kuyuda,
Yarım kalmış bir ömrün en sadık yabancısı
Ne bir el sallayan var arkasından bu gidişin
Ne de bir bekleyen var dumanı tüten peronda
Ben her gece o paslı trenin kırık camından
Seni değil, kendimi uğurluyorum aslında
Yollar biter, şehirler susar, yangın küle döner de
Bir tek bu içimdeki son mektup sararlar
Biliyorum, rayların götürdüğü hiçbir yerde
İnsanın kalbinden başka sığınacak yurdu olmaz.
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.