2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
32
Okunma

Dağlar yürür mü bir gurbetin ardınca
Kırılır mı gece, susturulan aynalarda
Ben hangi yağmurun yetim kalmış sesiyim
Hangi virâneden geçer içimin atlıları
Bir turna göğsümde kanat çırpar durmadan
Göğe değdikçe çoğalır yalnızlıklarım
Ey vakitsiz gelen ömür sancısı
Kim bırakır kalbini böyle bir uçuruma
Söyle bana turna
Hangi dağdan indin böyle göğe yaslanıp
Hangi yağmur büyüttü sabrını
Hangi gece sakladı yüzündeki baharı
Hangi güneş öğretti ışımayı sana
Ben yol değilim, kimse varamaz bana
Kırık köprüler taşıyorum içimde
Bir çöl akşamı iner kirpiklerime
Uzak minarelerden dökülür keder
Kuşlar yorulur bazen kendi göğünden
Ben yorgunluğumu bile saklarım
Bilemezsin, hangi eski türküdür
Boynuma asılan bu sessiz hüzün
Ben aynalara konuşan adam değilim
Kar altında unuttum ismimi
Bir rüzgâr geçti çocukluğumun içinden
Ve bir daha hiçbir kapı tam kapanmadı
Söyle bana turna
Hangi bozkır verdi sana bu gülüşü
Hangi bahar getirdi dönüşünü
Hangi ırmak serinliğidir ellerin
Hangi kader yürüttü seni bunca yol
Ben deniz değilim, çekilmem kıyılardan
Fakat içimde batık şehirler vardır
Bir harabenin taşlarına benzer kalbim
Dokunsan dağılır yılların külü
Ey susmanın demir kokulu tarafı
Kim öğretti sana böyle bakmayı
Bazı insanlar geceyle akrabadır
Ben onlardanım, anla artık
Kirli bir ay ışığı vurur ellerime
Gecikir bütün dualarım
Ben hâlâ bir annenin
Pencereye bıraktığı umut gibiyim
Söyle bana turna
Hangi nehir saklar ölümün gölgesini
Hangi ölü unutabilir geride kalanları
Hangi eller toplar kırılmış zamanları
Hangi insan eksilmez bu dünyada
Ben han değilim, konaklayamaz kimse
Yüreğim geç kalmış kervan sesidir
Bir çan yankılanır iç mağaralarımda
Ve ürperir yalnızlığın atları
Kış gelir, yüzümde eski bir yara gibi
Kar tutar içimin tenha yolları
Yaz gelir, bütün gölgeler büyür
Ben hangi mevsime çıksam eksik
Bir çınarın altında unuttum kendimi
O günden beri biraz sonbaharım
Biraz yangın yeri
Biraz terk edilmiş istasyon
Söyle bana turna
Hangi yağmur yazdı seni gökyüzüne
Hangi hasret saklı göz kapaklarında
Hangi ömür yanar sesinin içinde
Hangi dua taşır kalbini bugünlere
Ben korku değilim, saklanmam karanlığa
Fakat bazı acılar diz çöktürür insanı
Bir taşın bile hafızası vardır
Ben neden unutamıyorum söyle
Bir çocuğun cebinde kalan mermer gibi
Yuvarlanır anılar yıllarca
Kim bilir hangi kuşun gölgesidir
Omzuma düşen bu ağır keder
Ben cellât değilim, kıyamam hiçbir şeye
Çiçek koparmam meselâ
Çünkü her kopuş biraz ölüm taşır
Ve ben ölümleri fazla gördüm
Söyle bana turna
Hangi gökten sürüldün böyle yalnız
Hangi sevda ördü kanadındaki hüznü
Hangi sır büyüttü gözlerindeki sessizliği
Hangi zaman bıraktı seni çağların dışında
Ben bir masal artığı değilim
Geçtim ateşin ve ayazın içinden
Şimdi geceleri usulca konuşurum
Yıldızını kaybetmiş göklerle
Bir pencere açılır bazen içime
İçeri çocukluğum girer sessizce
Annemin elleri kokar bazı dualar
Bazı akşamlar babamın susuşu
İnsan en çok neye kırılır biliyor musun
Kendi kalbine geç kalmasına
Ve hangi tren götürür insanı kendinden
Hangi istasyon geri verir kayıpları
Söyle bana turna
Hangi çağdan kaldın ey göç türküsü
Hangi yüreğin en eski yarasısın
Hangi aşkın küllerinden doğdun
Hangi zamanın öncesinde saklısın
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.