Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir ortamda hiç kimse hiçbir şey düşünmüyor demektir. walter lipmann
Nur tanesi
Nur tanesi

Yitik Cennet

Yorum

Yitik Cennet

( 4 kişi )

4

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

43

Okunma

Yitik Cennet

Yitik Cennet

Zamanın saçlarından süzülen o ilk rüya,
Doğduğun gün düşürdün sarayından tacını.
Betonun ve demirin hükmettiği dünyaya,
Rehin verdin ruhunun o ham ihtiyaçlarını.

Ait olmadığın bu soğuk gurbet mekanında,
Ararsın köşe bucak bir yabancı teninde,
Oysa çocukluğun o saf, el değmemiş bağında,
Seni senden gizleyen o asıl yitik cennet.

İnsan ki bir gölgedir gölgeler ülkesinde,
Yürür kendi kalbinin kör kuyularına doğru.
Bir dolmayan boşluk var göğsünün kafesinde,
Oysa öteki dediğin, aynadaki bir kurgu.

Nesneler dünyasında kaybolan ey muamma!
Sana sunulan sahte vaha, süslü bir hapishane.

Ruhun gurbet sığlarında boğulurken, amma
Bir kere dönüp sormaz
"Nereden gelir bu nefes?
Fakat teslim olmak yok bu yabancı kışa,
Yitik cennet, kül altında bekleyen bir kor şimdi.

Ruh, kendi sarayını baştan yazar taşa,
Fışkırır yıkıntılar arasından o kadim diriliş.
Çatlatır tomurcuklanan bilinç betonları,
Filizlenir göğsünde o mukaddes mimari,
Gözyaşıyla sulanan o viran topraklardan,
Yükselir ilmek ilmek, içsel bir medeniyet.

Madde çözülür bir gün, formlar bırakır yerini.
Kapa gözlerini dışa, kendi içine ak.
Bulduğun an o masum, o kayıp cevherini,
Bu varlık, ruhun elinde küllerinden doğan bir bayrak.

Kalkar kesret perdesi, nûr-ı mutlak uyanır,
Ne sürgünlük kalır gayrı, ne hicran, ne de fânilik.
Can, kendi küllerinden tırmanır sarayına.

Eriyip her bir zerre "Enel Hak" sırrına boyanır,
Vahdettir alem artık,
mekandan münezzeh bir dirlik.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Yitik cennet Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yitik cennet şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yitik Cennet şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Âşık Yârenî
Âşık Yârenî, @sikyren
24.5.2026 03:10:04
“Bir dolmayan boşluk var göğsünün kafesinde” ve “Ruh, kendi sarayını baştan yazar taşa” dizeleri çok kuvvettiydi.

Finaldeki “Enel Hak” ve “vahdet” vurgusu ise şiiri yalnız bireysel bir arayıştan çıkarıp tasavvufî bir dirilişe taşıyor.
Beton gibi IÇTİHAT.

Tebrikler
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
24.5.2026 01:36:21
5 puan verdi
Bu şiir, insanın modern dünya içindeki yabancılaşmasını, varoluşsal sancılarını ve en nihayetinde kendi içine dönerek hakikati bulma yolculuğunu muhteşem bir imge dünyasıyla ele alıyor.
Modernitenin getirdiği ruhsuzluğa karşı tasavvufi bir başkaldırı ve uyanış destanı gibi.

​Şiir, insanın dünyaya gelişini ulvi bir saraydan tacını düşürmüş bir "sürgün" olarak tanımlayarak başlıyor.

Betonun ve demirin hükmettiği dünya", insanın ruhani ihtiyaçlarını rehin bıraktığı modern hapishanedir.

İnsan, bu soğuk gurbette teselliyi "yabancı tenlerde" arasa da, asıl aradığı şey çocukluğunda (veya elest bezminde) kalan o **"yitik cennet"**tir.

​"Oysa öteki dediğin, aynadaki bir kurgu."
​Bu dize, insanın dış dünyada aradığı ya da çatıştığı "öteki" kavramının aslında kendi yansımasından ibaret olduğunu çok güçlü bir şekilde vurguluyor. İnsan, nesneler dünyasında kaybolmuş bir muammadır.

Süslü hapishaneler (makamlar, metalar, modern konfor) ruhu doyurmaz; çünkü ruh, nefesin geldiği asıl kaynağı unuttuğu için boğulmaktadır.

​Fakat teslim olmak yok bu yabancı kışa" dizesiyle başlıyor.
​Külün altında bekleyen kor, insanın içindeki o sönmeyen tanrısal özdür.

​"Çatlatır tomurcuklanan bilinç betonları" imgesi, modernitenin tüm dayatmalarına karşı bilincin ve farkındalığın gücünü çok estetik bir şekilde ifade ediyor.

​Gözyaşıyla (çile ve acıyla) sulanan topraklardan yükselen şey, dışsal değil, **"içsel bir medeniyet"**tir.

​Şiirin sonu, saf bir tasavvufi zirveye ulaşıyor. Madde ve formlar eridiğinde, insan gözünü dış dünyaya kapatıp içine aktığında o "kayıp cevheri" bulur.

​Dünyanın gri betonlarına karşı, ruhun kadim ve görkemli sarayını yeniden inşa etme mücadelesini anlatan, felsefi derinliği ve imge gücü çok yüksek, adeta ruhu şifalandıran bir uyanış şiiri. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
24.5.2026 01:32:57
5 puan verdi
İnsanın şu iki kapılı handaki yürüyüşünü, davranışını, ahlakını ve yüreğinin aynasındaki yansımasını harika resmetmiş. Ne güzel dizelerdi, öğüt vericiydi. Sizi ve eserinizi gece selamıyla selamlıyorum. Var olasınız
Berîd
Berîd, @berd
24.5.2026 01:28:20
5 puan verdi
Abicim şana tavsiyem şiiri okurken okuyucunun dikkati dağılmasını istemiyorsan şiirini dahavskci anlaması kolay plmadi için iç içe geçirme kelimeleri ayıkla nefes aldın satırlar hsdi düzenle yeniden rahat okuyalım
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL