3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
Aşk dedin mi
bir yüz gelmesin akla yalnızca;
çünkü bazen en büyük sevda
bir ağacın göğe sabretmesidir.
Bir dere düşün mesela,
taşı yara yara değil,
okşaya okşaya aşındırır kayayı.
İşte hakiki aşk budur:
güç göstermez,
hayat verir.
Ben insanı
insana eğilen başında sevdim.
Bir lokmayı ikiye bölen elde,
üşüyenin omzuna bırakılan cekette,
adı bilinmeyen bir işçinin
akşam eve götürdüğü ekmekte sevdim.
Ve doğayı…
Toprağın yağmura ettiği duayı gördüm bir gece.
Bulut,
dağın alnına sessizce kapanıyordu.
Rüzgâr bile
kırılmış dalları incitmeden geçiyordu içlerinden.
Ey insan,
sen kendini yalnız sanırsın bazen;
oysa dünya
birbirine görünmez iplerle bağlı kalpler evidir.
Bir çocuğun gülüşüyle hafifler gökyüzü,
bir annenin ahıyla kararır şehirler.
Kardeşlik dediğin şey
aynı soyadı değildir;
aynı acıda susup
aynı umutla ayağa kalkmaktır.
Ben aşkı
bir kadının gözünde değil yalnız,
adaletin dimdik duran alnında gördüm.
Bir halkın zulme rağmen türkü söyleyişinde,
elleri nasırlı insanların
yine de çiçek yetiştirmesinde gördüm.
Çünkü onur,
insanın içindeki görünmez kandildir;
saraylarda değil,
bazen bir yoksulun dik duruşunda parlar.
Ve bil ki;
günün birinde bütün kitaplar yansa bile
bir kuş yine sabahı müjdeler.
Bir çocuk yine denize taş atar.
Bir insan yine
bir yabancının gözyaşını kendi kalbinde hisseder.
İşte dünya o an dönmeye devam eder.
Aşk budur kardeşim:
Yeryüzünü kendin için değil,
senden sonra gelecek olan için sevebilmek.
Ve korumaktır sahipsiz bir nesli.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.