4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma

Gözümü açtım, upuzun bir geceyi geride bırakarak.
"Ee?" dedim tavandaki dilsiz lekeye.
Eledik mi ömürden bir yılı daha?
"Cevap yok.
Yalnızca odada ağır bir sessizlik
ve masada kalan, dünden kalma yarım bir bardak su.
Sonra perdeyi çektim ayak ucumla.
Güneş dışarıda büyük bir şenlik kurmuş;
Bana vuran pay sadece evin tozunu belli ediyor.
Zaman akıp gidiyor, evet;
Ama duvardaki emektar saat kadar yavaş ve gürültülü.
Aynanın karşısına geçtim sonra.
Yüzümdeki her çizgi bir hikaye anlatmak istiyor gibi.
Gözlerimin içine baktım;
"Sen bu kadını bir yerlerden tanıyorsun," dedim.
Bak, bir yaş daha eksildi heybeden.
Ama sorsan, hâlâ bir odadan diğerine geçerken
Yolda neyi kaybettiğini unutan o şaşkın kız çocuğusun.
Büyümek dedikleri şey bu galiba:
Hüzünleri daha usta işi saklamayı öğrenmek.
Eskiden dünyayı ayağa kaldırırdın küçük bir kırgınlık için.
Şimdi "neyse" deyip kahveni yudumluyorsun.
Gelip geçen kalabalık insanlara bakıyorum sonra.
Herkes telaşla bir yerlere yetişme derdinde.
Oysa hayat bizimle ince ince dalga geçiyor, biliyorum.
Biz sadece bu koca oyunun içinde,
Ruhumuzu yormadan yürümeye çalışıyoruz.
Sonra yine o soru dolanıyor aklıma: "Ee?"
Bu kez kalbimin en derin yerinden ses geliyor.
"Bir şey olduğu yok...
Sadece yola devam ediyorsun.
Ve gülümsüyorum aynadaki hâlime,
En azından bu yılı da değişmeden devirebildik...
..L.s..
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.