7
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
88
Okunma
Sen gittin ya, bende kalan boşluk,
bir limanın kış sabahı kadar sessiz,
bir geminin bacasından yükselen siyah duman kadar ağır şimdi.
Gözlerin ah o gözlerin
sanki ardımda bırakılmış bir çift yaralı turna
Uçmak istiyor ama uçamıyor.
Geminiz açıldıkça,
benim içimde bir şehir çöktü.
İstanbul bile kendini taşıyamadı o an,
köprüler içimden kırıldı.
Rüzgâr senden kalan kokuyu
son kez yüzüme vurdu
ben o rüzgâra tutundum,
yanına gelemedim.
Bil ki sevdiğim,
benim kalbim seninle gitmeye çalıştı.
Gemi dalgalara vurdukça
kalbim suya çarpar gibi acıdı.
Senin elinin titremesini uzaktan gördüm,
sanki benim içimdeki bir damarın
ince ince kopuşuydu o.
Sen benim kaderimdeki sessiz yangınsın.
Benim içimde sürekli yanan ama
kimseye göstermediğim ateşsin
Adını iç çekişime gizledim;
her nefesimde sen biraz daha geri dönüyorsun sanki,
ayrılık öyle bir şey ki
kalbimin sende kalan yarısı,
benim içimde atmayı bıraktı.
Diğer yarısı ise
sensiz yaşamak için
bir köşeye çekildi.
Ben seni beklemiyorum sevdiğim
çünkü beklemek az gelir.
Ben seni yaşıyorum.
Her gün yeniden,
her gün eksilerek,
her gün yanarak
ama hiçbir gün pişman olmadan.
Çünkü hayatımın en güzel tarafı sensin
kavuşamadığım hâlinle bile.
Hülya Çelik
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.