1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma
İnceden ince
Bir sır düştü gönül denen hâneye,
Aşkın ateşiyle yandı inceden ince.
Bir nefes erişti cân virâneye,
Kul oldum gittim inceden ince.
Çiçekler yaslanmış dere gözüne;
Ay ışığı vurmuş bağın özüne.
Bir dua dolaştı gece sözüne;
Yıldızlar dizildi inceden ince.
Yollar sustu, gurbet kaldı ardımda.
Bir umut sakladım gönül yurdumda.
Adını andıkça içime sordum da,
Hasret aktı geçti inceden ince.
Dağların ardında duman yürürken,
Bir eski türküydü kalpte büyürken.
Yâr diye seslendim gün devrilirken;
Akşam bana çöktü inceden ince.
Gözlerin vurdukça bahar dalına,
İçimde kuşlar göç eder yarına.
Bir dua bıraktım kader yoluna;
Rüyalar süzüldü inceden ince.
Benliği soyundum Hak meydanında,
Bir damla aradım aşk ummanında.
Sessiz secdelerim ay zamanında,
Rahmet yağdı geçti inceden ince.
Ne dağ kaldı artık, ne yol ne menzil,
Bir “Hu” sesi doldu içime kâmil.
Cân tende misafir, ruh bende eğril,
Perdeler aralandı inceden ince.
Yâr sandığım meğer senden bir izmiş,
Bu dünya gölgesi gelip de gizmiş.
Her nefes içimde sonsuza dizmiş,
Hakikat göründü inceden ince.
Yusuf şeker
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.