7
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
153
Okunma


A’râf Suresi, 56. Âyet:
"...Ona (Allah’a) korkarak ve ümit ederek duâ edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah’ın rahmeti çok yakındır."
(Bu âyet havf ve recânın dengede tutulmasına dâir en net âyetlerden biridir).
İsrâ Suresi, 57. Ayet:
"Onun rahmetini umarlar ve azâbından korkarlar. Çünkü Rrabbinin azâbı, sakınılacak bir azâptır.".
Secde Suresi, 16. Âyet:
"Korku ve ümit ile Rablerine duâ ettikleri için vücûtları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.".
Bakara Suresi, 218. Âyet:
"Îmân edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihâd edenler; şüphesiz bunlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Recâ kavramı).
Âl-i İmrân Suresi, 102. Âyet:
"Ey îmân edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun (havf/takvâ) ve ancak müslümanlar olarak can verin.".
Fâtır Suresi, 5. Âyet: "
...Sakın şeytan sizi Allah’ın rahmetiyle aldatmasın." (Sâdece ümit edip korkuyu bırakmama uyarısı).
Aslından sapanın sözü karadır,
Mîzân kurulunca diller lâl olur.
Vicdânda açılan dipsiz yaradır,
Verilen her hüküm bir vebâl olur.
Kitâb’ı unutup kılıfa bakan,
Yalanı doğruya kattı bak yazık.
İhlâsın bendini hırs ile yıkan,
Kendi sînesine attı bir kazık.
Nefsin girdâbında bittikçe nefes,
Hırsın rüzgârıyla yelken doluyor.
Rûha dar gelince ten denen kafes,
Açılan o güller, bir bir soluyor.
Nedâmet nârıyla, yansın bu özler,
Aşkın bârânıyla gitsin her sızı.
Hakîkat yolunu gözlerse gözler,
Diner garipliğin bitmez ağrısı.
Havf ile recânın tam ortasında,
Yüzümüz yerdedir, affa muhtâcız.
Ömrün o en mahzûn son sofrasında,
Bir parça samîmi lafa muhtâcız.
Derûnî her nefes bir başka hâldir,
Bu öz bir kapıya bende olmalı.
Eşiğe baş koymak asıl kemâldir,
Kul affın nûruyla dâim dolmalı.
Gönül defterinden her şeyi silsek,
Arınsa rûhumuz, silinse pası.
Eşiğe yüz sürüp "Lâ" diyebilsek,
Kapanır vuslatın o hazin yası.
Bârân: Direnci kıran, güç, kuvvet. / Ulu, yüksek./ Yağmur, rahmet.
Setr: Örtme, kapama, gizleme.
Havf u recâ: Korku ile ümit.
Derûnî: İçsel, içe âit, içten gelen. Özünlü.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.