6
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
77
Okunma

Şiirlerini fitneye kılıf eden,
her fırsatta ve yorumda bile
bu toprağa nifâk tohumu eken köksüzlere ithâf olunur.
Zındık - I
Gubâr peşinde koşan, varsın bin fermân yazsın,
Sığ sular gürültüyle deryâya kuyu kazsın,
Yüz soysuz yığın olsa, tek bir aslan doğurmaz;
Lağımın çamuruyla varsın meydânda azsın.
Aydınlık kisvesiyle cehli satar fütursuz,
İz’ânsız edepsizin rûhu kalmış kusursuz,
Kendi dar çukurunda millete mîzân eyler;
Ceddinin mezârında, ârsız gezer uğursuz.
İlm u irfâna yaban, küffârdan umar zındık,
Hakîkat güneşine gözünü yumar zındık,
Ecnebî menfezinde el pençe divân durup;
Nefsin denî kubrunda atmık mı yalar zındık?..
Çağdaşlık maske olmuş, ardı zifiri zindân
Haberi de yok elbet, o mukaddes îmândan
Mîrâsyedi nesebsiz, aslına bühtân eyler
İrtibât kopmuş belli, kadîm ulu kervândan.
Dili zehir saçarken, eli talanda gezer
Kendi köhne rûhunda, mâsûm milleti ezer
Şuhedâ turâbında Siyon’a secdesiyle
Bir zındık gürûhu ki, hakkın yolundan bezer.
Helâl-harâm gözetmez, ne buldu kapar zındık
Seküler hengâmeyle kıbleden sapar zındık
O ötürük ağzıyla Ecdâdıma söverken
Osmanlı mîrâsında bir pu(ş)ta tapar zındık!..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.