1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma

Doğanın Emaneti
Ey yeşilin kucağında nefes alan insan,
Ormanın, parkın, bahçenin misafiri olan yolcu,
Gel de bir dinle toprağın fısıltısını,
Rüzgârın dallarda anlattığı eski masalı.
Burası senin değil, burası hepimizin yurdu,
Gölgeli ağaçlar, çiçekler ve dereler emanet.
Piknik sofranı kurdun mu neşe ile,
Unutma ki yarın da buradan geçecek çocuklar.
Kağıtları, pet şişeleri, izmaritleri bırakma ardında,
Doğanın bağrına saplanan hançerlerdir onlar.
Plastik torbalar rüzgârda uçuşmasın,
Kuşların kanadına dolanmasın, balıklar yutmasın.
Getirdiğin her şeyi götür yine yanında,
Ateşin küllerini ört, izini sil silinebildiği kadar.
Çünkü burası bir evdir, sen sadece misafirsin,
Misafirlikte en güzel huy, temiz bırakmaktır ardını.
Ormanın derinliğinde bir geyik su içerken,
Parkın bankında yaşlı bir nine dinlenirken,
Bahçede çocuklar kahkahalarla koşarken,
Bırak ki doğa tertemiz kalsın onlara.
Her izmarit bir ağacın gözyaşıdır aslında,
Her plastik şişe bir kuşun mezar taşı.
Bizden sonra da yeşersin ormanlar,
Aksın berrak sular, ötsün kuşlar sabahları.
Ey piknik sevdalısı, ey doğa âşığı,
Doğayı sevdiğini söylemek yetmez,
Sevdiğini temiz bırakarak göster.
Çünkü en güzel şiir, ayak izlerimizin olmadığı yerdedir.
Yeşil kalırsın, temiz kalırsın,
Ancak o zaman hak edersin bu cenneti.
Doğa affetmez ama cömerttir,
Yeter ki biz ona karşı saygılı olalım.
Gel, el ele verelim bu kutsal yolda,
Her piknikten sonra daha güzel bırakalım yurdu.
Çünkü yarın bizim çocuklarımız soracak
“Burayı siz mi böyle güzel bıraktınız?”
Ve biz gururla “Evet” diyebilelim.
Gazi Şahin
Kul Yorgun
13 Mayıs 2026 Çarşamba
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.