1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
33
Okunma

Beyaz Gemi, Cengiz Aymatov’un bu kitabını okuduktan sonra yazdığım şiir
Küçücük ellerinde kocaman bir dünya
Gözünde dürbün, ufukta beyaz bir rüya.
Dalgaları aşan o gemi, hayallerine açılan kapı
İçinde babası var sanır, oysa her şey düş arası
Ne gelen var ne giden, yollar çoktan sessiz
Annesi uzak, babası uzak, gelmeyecekler
Çocuk kimsesiz ve yalnız.
Köyde tek sığınağı dedesinin şefkati
Lakin eniştenin öfkesi boğar tüm evleri
Bağırışlar yankılanır, ormanda yer sarsılır
Çocuğun kalbi her bağırtıda biraz daha daralır.
"Balık olsam" der içinden, "pullarım gümüşten olsa,
Yüzsem o dev gemiye, bu acılar geride kalsa."
Derken bir efsane doğar ormanın derininden
Boynuzları güneş saçan Maral Ana geri gelir
Yılların hasreti biter, orman kutsal bir nefes alır
Ama insanoğlu çiğdir; merhamet geride kalır.
Bir silah sesi yırtar sessizliği, düşer Maral geyik,
Çocuğun hayalleri artık paramparça, boynu bükülür.
"Al ye" derler koyarlar önüne, Maralın etini,
Yıkarlar bir çocuğun en masum hevesini
Dünya kararır o an, ne dede kalır ne dürbünü
Küser çocuk evrene, küser bu zalim devrana.
Maral gitti, masal bitti; duramaz artık buralarda
Sessizce yürür suya, soğuk bir vedadır bu
Kaybolur dalgalarda, diner kalbinin uğultusu.
Bir balık olup gitti, babasına ve hayallerine
Kimse dokunamaz artık kısa süren efsanesine
Dürbünü kıyıda kaldı, okul çantası sessiz
Beyaz bir gemi süzülür şimdi o sonsuz sularda
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.