0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
Uzun zaman sonra adımımı dışarı attım;
Derin bir nefes ile
toprağın kokusunu aldım…
Ben de varım, buradayım, dünyadayım!
Adını hep hüzünle andığım o mevsim.
Bak ne oldu… ben de sana karıştım…
Rüzgârın savurduğu dal değilim artık,
Köklerimle barıştım.
Yaşadıklarımı toprağa bıraktım,
Her biri yeniden doğacak bir
sır gibi sessizce uyuyor.
Eskiden acıyla gidişleri izlerdim,
Bu mevsim “kendime kalışımı” kutladım.
Meğer dökülürmüş insan güzelleşmek için.
Yapraklar dökülürken anladım.
Ve ilk defa…
Bulutların griliği yakıştı ruhuma,
Yağmurun serinliği üşütmedi kalbimi,
Sonbahar hüzün değil, sükûnet oldu bana.
Her yaprak düşüşünde biraz daha
“Azâde oldum mâsivâdan.”
Hepsini tattım acıların,
usanmadım, uyandım…
Artık biliyorum;
Ne geride kalanların yükü var omzumda,
Ne de gelecek günlerin telaşı.
Zaman, içimde akıp
duran bir ırmak artık.
Şimdi… ne kışın kasvetindeyim,
ne ilkbaharın telaşında,
Sonbaharın dingin kucağında,
Kendimi ararken aslında
En çok kendime benzediğim zamanda…
İlk defa sonbahar benim mevsimim…
Ve ben, usulca düşen
yapraklarda kendime vardım...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.