Bir secde menzil olsa sahrâ-yı kalbime, Rahmet kapısında olur yâre mülteci.
Bergüzâr der: Hak dergâhında bulur elbet yurdunu, Ten kafesinde ağlayan bu zâre mülteci.
Gönül Adıgüzel Dural
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiir, klasik edebiyatın ruhuyla yoğrulmuş, derin bir metafizik gurbet ve nefs muhasebesi eseri.
Şaire "Bergüzâr", insanın bu dünyadaki varoluşsal sancısını, bir mülteci metaforu üzerinden oldukça dokunaklı bir dille işlemiş.
Şiirin merkezinde, bedeni (ten) geçici bir harabe, ruhu ise orada sığınmaya çalışan ancak oraya ait olmayan bir "mülteci" olarak görme fikri yatıyor.
Vatan Hasreti: Ruhun asıl vatanı burası değil; bu yüzden "yurdunu kaybetmiş" ve "bî-karâr" (kararsız/huzursuz) bir halde.
Fâni ceset" ile "fer" (ışık), "kül" ile "titreyiş" arasındaki zıtlıklar, insanın madde ile mana arasındaki sıkışmışlığını çok iyi yansıtıyor.
Kullanılan imgeler, şiire zamansız bir ağırlık katmış
Nefsin Kemiği: Ruhun sadece bedene değil, nefsin en sert ve katı arzularına hapsolduğunu hissettiriyor.
Işığı (imanı veya ilahi aşkı) azalmış bir ruhun, kendi içinde sönmeye yüz tutmuşken bile titremeye devam etmesi etkileyici bir görsellik sunuyor.
Yönünü kaybetmişlik hissi, modern insanın da en büyük sancısı olan "anlam arayışını" hatırlatıyor. Kullanılan kelime kadrosu (bî-karâr, derûn, girdâb-ı nefs, bergüzâr), şiiri geleneksel divan ve tekke edebiyatı çizgisine yaklaştırıyor. Aruz lezzeti veren bir ritim ve kelime seçimlerindeki asalet, hüznü bir "şikayet"ten çıkarıp "yüksek bir yakarışa" dönüştürüyor.
Şiirdeki "Sahilsiz ummânda kalan çâre mülteci" mısrası, çaresizliğin içinde yine de bir umudu (çareyi) barındırması bakımından en güçlü yerlerden biri.
Kurtuluşun yine o gurbet hissinin içinde gizli olduğunu hissettiriyor.
İnsan ruhunun bu dünyadaki ve beden içindeki varlığı asıl vatanından ayrı düşmüş bir "gurbet" halidir ve gerçek huzur ancak nefsin esaretinden kurtulup ilahi kaynağa yönelmekle mümkündür.kalemin daim olsun inşallah
“Mülteci” şiiriniz, insan ruhunun kendi içinde sürgün oluşunu çok derin ve etkileyici bir dille anlatıyor. “Ten kafesinde ağlayan bu zâre mülteci” dizesi, hem yalnızlığı hem de içsel gurbeti en güçlü şekilde özetlemiş.
Kısacası: Bu eser, nefsin girdabında kaybolmuş, secdeyle huzur arayan bir ruhun içsel yolculuğunu dile getiriyor. Hem tasavvufi hem de varoluşsal bir ağıt gibi okunuyor.
Kaleminize sağlık, bu şiir tam anlamıyla bir ruhun gurbetini ve hakka dönüş özlemini anlatan derin bir içsel ilahi olmuş.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.