Karın altında titreyen bir umut, sen bir çiçeksin ki adın bile direniş. Toprak donmuş, gök gri, rüzgâr keskin, ama sen yine de patlatırsın beyazını sessiz.
Kardelen, seni ilk gören gözler inanamaz bazen. Nasıl olur da bu kadar kırılgan bir beden, bu kadar ağır bir kışın göğsüne basar adını?
Köklerin yok derler, ama sen kök salarsın acıya. Yaprakların yok derler, ama sen yaprak açarsın yaraya.
Adınla başlar her bahar, henüz kimse bilmezken. Sen bilirsin: en güzel çiçek, karın içinden doğandır.
Kardelen, seni koklayan eller üşür belki, ama o soğukta ısınır bir yerlerde unutulmuş bir kalp.
Sen bir sözsün aslında, toprağa fısıldanan: “Dayan, daha bitmedi.”
Ve kar erir, sen kalırsın. Beyaz, inatçı, ve dipsiz bir umutla dolu.
Kardelen… Adın geçtiği her cümlede biraz daha bahar gelir. Gazi Şahin Kul Yorgun
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sayın kıymetli üstadım. Bu kardelen tasviri, insanın en çetin zorluklar karşısındaki o sessiz ama devasa direnişini muazzam bir derinlikle yansıtıyor. Acıya kök salmak" ve "yaraya yaprak açmak" gibi ifadeleriniz, acının insanı tüketmek yerine nasıl dönüştürüp güçlendirdiğini o kadar sarsıcı bir dille anlatmış ki, okurken o soğuk rüzgârı ve ardından gelen o vakur beyazlığı bizzat hissettim. Kırılgan bir bedenin, kışın o sert göğsüne adını kazıması; aslında hepimizin içindeki o sönmeyen hayata tutunma iradesinin en estetik dışavurumu olmuş. Baharı henüz kimse bilmezken başlatma cesaretiniz ve en güzel çiçeğin kardan doğduğuna dair o bilgece inancınız karşısında Siz'i gönülden tebrik ederim. Gerçekten ruhun en derinlerine dokunan, çok güçlü bir anlatım saygılarımla üstadım..
Sevgili Cemre yorumunuzu okurken içimde bir bahar esintisi dolaştı – tam da Kardelen’in kar altından fısıldadığı gibi. Sözleriniz o kadar zarif ve derin ki, sanki şiiri birlikte yeniden yazmışız; ben kelimeleri dökmüşüm, siz onları kalbinize nakışlamışsınız.“Acıya kök salmak” ve “yaraya yaprak açmak” ifadelerimi alıp, acının insanı tüketmek yerine nasıl dönüştürüp güçlendirdiğini bu kadar sarsıcı bir dille anlatmanız… Okurken ben de o soğuk rüzgârı tenimde, ardındaki vakur beyazlığı gözlerimde hissettim. “Kırılgan bir bedenin, kışın sert göğsüne adını kazıması”nı bizim içimizdeki sönmeyen hayata tutunma iradesinin en estetik dışavurumu olarak görmeniz ise, şiirin en gizli niyetini yakalamış gibi geldi bana. Teşekkür ederim; bu bakışınızla şiir daha da anlam kazandı.“Bahar'ı henüz kimse bilmezken başlatma cesareti”ne ve “en güzel çiçeğin kardan doğduğuna” dair inancıma bu kadar güzel eşlik etmeniz, beni derinden duygulandırdı. Ruhumun en derinlerine dokunduğunuzu söylemeniz de… işte o, en kıymetli hediye.Gönülden teşekkür ederim, kıymetli üstadım diye hitap etmeniz bile yeterince onur verici. Kaleminize, yüreğinize, o ince ruhunuza sağlık. Saygı ve selamlarımla, Kul Yorgun 🙏☕✍️✍️
Sevgili Cemre yorumunuzu okurken içimde bir bahar esintisi dolaştı – tam da Kardelen’in kar altından fısıldadığı gibi. Sözleriniz o kadar zarif ve derin ki, sanki şiiri birlikte yeniden yazmışız; ben kelimeleri dökmüşüm, siz onları kalbinize nakışlamışsınız.“Acıya kök salmak” ve “yaraya yaprak açmak” ifadelerimi alıp, acının insanı tüketmek yerine nasıl dönüştürüp güçlendirdiğini bu kadar sarsıcı bir dille anlatmanız… Okurken ben de o soğuk rüzgârı tenimde, ardındaki vakur beyazlığı gözlerimde hissettim. “Kırılgan bir bedenin, kışın sert göğsüne adını kazıması”nı bizim içimizdeki sönmeyen hayata tutunma iradesinin en estetik dışavurumu olarak görmeniz ise, şiirin en gizli niyetini yakalamış gibi geldi bana. Teşekkür ederim; bu bakışınızla şiir daha da anlam kazandı.“Bahar'ı henüz kimse bilmezken başlatma cesareti”ne ve “en güzel çiçeğin kardan doğduğuna” dair inancıma bu kadar güzel eşlik etmeniz, beni derinden duygulandırdı. Ruhumun en derinlerine dokunduğunuzu söylemeniz de… işte o, en kıymetli hediye.Gönülden teşekkür ederim, kıymetli üstadım diye hitap etmeniz bile yeterince onur verici. Kaleminize, yüreğinize, o ince ruhunuza sağlık. Saygı ve selamlarımla, Kul Yorgun 🙏☕✍️✍️
O soğuğun o karın altında bile yaşamak için mücadele eden kardelen ki insana en zayıf anında ne güzel ne büyük bir güç verir tıpkı şiirinizde anlattığınız gibi
"Kardelen" şiiri, ilk bakışta doğanın zorlu şartlarına karşı verilen bir mücadeleyi anlatıyor gibi görünse de aslında toplumsal bir uyanışın sesidir. Şairin "Kul Yorgun" mahlasıyla yarattığı o dingin ama güçlü üslup, kardelen imgesini sadece bir çiçek olmaktan çıkarıp, zorluklara göğüs geren bir "iradeye" dönüştürüyor.
İmgelerin Gücü: Kar ve Çiçek Şiirde kullanılan "karın altındaki umut" ifadesi, aslında sessiz çoğunlukların ve özellikle hayata tutunmaya çalışan kız çocuklarının bir temsilidir. "Toprak donmuş, gök gri" diyerek anlatılan karamsar tablo, eğitimsizliğin veya imkansızlıkların yarattığı o soğuk iklimi simgeler. Kardelenin bu soğuğu "beyazıyla" delmesi ise cehaleti yaran bilginin ilk ışığıdır.
Şiirin sonunda yer alan "Daha bitmedi" fısıltısı, eğitimin ve mücadelenin sürekliliğine işaret eder. Bu şiir, sadece kışın bitişini değil; okuyan, düşünen ve kendi rengini cesurca sergileyen her kız çocuğunun, aslında dünyayı bahara taşıyan o asıl güç olduğunu ilan etmektedir.
Buz Altı Uyanışı
Çatlasın ayazın katı yüreği Güneşe verilmiş bir sözüm var benim. Kefenim beyaz olsa da niyetim bahar Karın göğsünde açan gözüm var benim.
Ne rüzgârın öfkesi yorar boynumu Ne buz tutmuş toprağın dilsiz uykusu. Ben bir müjdeyim, kışın son ucu Kökü acıda, başı gökte bir sızım var benim.
Sevgili Ferda Hanım, Ferdaca ruhlu dostum,Yorumunu okuyunca kardelenin kar altındaki titreyişi gibi bir sıcaklık yayıldı içime. Senin gözlerinle bakınca şiirimin sadece beyaz bir çiçek olmadığını, bir "irade" olduğunu, hele hele sessiz çoğunlukların, hayata tutunmaya çalışan kız çocuklarının, cehaletin soğuk iklimini delen bilginin ilk ışığı olduğunu fark ettim yeniden. Ne güzel demişsin: "Kardelen imgesini sadece bir çiçek olmaktan çıkarıp, zorluklara göğüs geren bir iradeye dönüştürüyor." İşte tam da bu yüzden mahlasım Kul Yorgun; yorgun ama eğilmeyen o iradeyi temsil etmek için. Senin satırlarında şiirim yeniden doğdu sanki: "Daha bitmedi" fısıltısı, eğitimin ve mücadelenin sürekliliği, okuyan-düşünen her kız çocuğunun dünyayı bahara taşıyan asıl güç oluşu... Bunlar benim dizelerimden çok daha güçlü bir manifesto olmuş ellerinde.O eklediğin dizelerin – "Çatlasın ayazın katı yüreği Güneşe verilmiş bir sözüm var benim..." – kalbime hançer değil, bahar dalı gibi saplandı. Kefenim beyaz olsa da niyetim bahar... Ne kadar yakışmış şiirime, ne kadar tamamlamış. Senin kaleminle kardelen daha da inatçı, daha da beyaz açtı.Teşekkür ederim Ferda Hanım. Bu yorgun kula, bu soğuk kışta bir bahar müjdesi verdin. Saygılar, sevgiler, dualar ve bir demet kardelenle... Hocam değil, yol arkadaşıyız artık bu direnişte. Kul Yorgun 🙏☕✍️✍️✍️
Sevgili Ferda Hanım, Ferdaca ruhlu dostum,Yorumunu okuyunca kardelenin kar altındaki titreyişi gibi bir sıcaklık yayıldı içime. Senin gözlerinle bakınca şiirimin sadece beyaz bir çiçek olmadığını, bir "irade" olduğunu, hele hele sessiz çoğunlukların, hayata tutunmaya çalışan kız çocuklarının, cehaletin soğuk iklimini delen bilginin ilk ışığı olduğunu fark ettim yeniden. Ne güzel demişsin: "Kardelen imgesini sadece bir çiçek olmaktan çıkarıp, zorluklara göğüs geren bir iradeye dönüştürüyor." İşte tam da bu yüzden mahlasım Kul Yorgun; yorgun ama eğilmeyen o iradeyi temsil etmek için. Senin satırlarında şiirim yeniden doğdu sanki: "Daha bitmedi" fısıltısı, eğitimin ve mücadelenin sürekliliği, okuyan-düşünen her kız çocuğunun dünyayı bahara taşıyan asıl güç oluşu... Bunlar benim dizelerimden çok daha güçlü bir manifesto olmuş ellerinde.O eklediğin dizelerin – "Çatlasın ayazın katı yüreği Güneşe verilmiş bir sözüm var benim..." – kalbime hançer değil, bahar dalı gibi saplandı. Kefenim beyaz olsa da niyetim bahar... Ne kadar yakışmış şiirime, ne kadar tamamlamış. Senin kaleminle kardelen daha da inatçı, daha da beyaz açtı.Teşekkür ederim Ferda Hanım. Bu yorgun kula, bu soğuk kışta bir bahar müjdesi verdin. Saygılar, sevgiler, dualar ve bir demet kardelenle... Hocam değil, yol arkadaşıyız artık bu direnişte. Kul Yorgun 🙏☕✍️✍️✍️
Değerli hocam, yüreğinize gönlünüze sağlık. Bu şiir, en soğuk kışın ortasında bile umudun ve direncin simgesi olan kardeleni öylesine zarif ve güçlü bir dille anlatıyor ki, okurken içiniz ısınıyor. “Köklerin yok derler, / ama sen kök salarsın acıya. / Yaprakların yok derler, / ama sen yaprak açarsın yaraya” dizeleri, hayata ve zorluğa karşı sessiz ama kararlı bir direnci mükemmel aktarıyor.
“Kardelen, / seni koklayan eller üşür belki, / ama o soğukta ısınır bir yerlerde / unutulmuş bir kalp” kısmı ise, umut ve şefkatin küçük dokunuşlarla büyüdüğünü hissettiriyor. Şiir, beyaz çiçeğin direncinde ve sessiz ısrarında hayatın güzelliğini ve yeniden doğuşunu kutluyor: “Sen bir sözsün aslında, / toprağa fısıldanan: / ‘Dayan, / daha bitmedi.’
Sevgili Zehra , Yüreğinizden geçen bu uzun, sıcacık yorumu okurken gözlerim doldu, içim ısındı. Sözleriniz şiirin yazıldığı o soğuk gecenin tam tersine, bahar gibi geldi. “Köklerin yok derler, ama sen kök salarsın acıya” dizesini alıp bu kadar incelikle yorumlamanız, “yaprak açarsın yaraya”nın sessiz direncini bu kadar güzel yakalamanız… Sanki şiiri birlikte yazmışız gibi hissettim. “Sen bir sözsün aslında, toprağa fısıldanan: ‘Dayan, daha bitmedi.’” kısmını alıntılamanız ve oraya vurgu yapmanız da beni en çok duygulandıran yer oldu. Çünkü tam da o fısıltıyı duyurmak istemiştim: en karanlık anda bile bir “daha bitmedi” kalmalı.Teşekkür ederim, gerçekten. Bu yorumunuz, Kardelen’in kar altındaki inadına bir güneş ışığı gibi değdi. Yüreğinize, kaleminize, güzel ruhunuza sağlık. Selam ve saygılarımla, Kul Yorgun 🙏✍️☕
Sevgili Zehra , Yüreğinizden geçen bu uzun, sıcacık yorumu okurken gözlerim doldu, içim ısındı. Sözleriniz şiirin yazıldığı o soğuk gecenin tam tersine, bahar gibi geldi. “Köklerin yok derler, ama sen kök salarsın acıya” dizesini alıp bu kadar incelikle yorumlamanız, “yaprak açarsın yaraya”nın sessiz direncini bu kadar güzel yakalamanız… Sanki şiiri birlikte yazmışız gibi hissettim. “Sen bir sözsün aslında, toprağa fısıldanan: ‘Dayan, daha bitmedi.’” kısmını alıntılamanız ve oraya vurgu yapmanız da beni en çok duygulandıran yer oldu. Çünkü tam da o fısıltıyı duyurmak istemiştim: en karanlık anda bile bir “daha bitmedi” kalmalı.Teşekkür ederim, gerçekten. Bu yorumunuz, Kardelen’in kar altındaki inadına bir güneş ışığı gibi değdi. Yüreğinize, kaleminize, güzel ruhunuza sağlık. Selam ve saygılarımla, Kul Yorgun 🙏✍️☕
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.