0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
154
Okunma
Bir gece düşün,
ötekilerine hiç benzemeyen.
Sokaklar, caddeler düşün;
yığın yığın binalar,
göğe uzanmış eller,
çocuklar ve hayaller,
nefessiz umutlar düşün… çırpınan.
Meydanlar soğuk soğuk ölürken,
ayazın ateşe muhtaç olduğu
bir gece düşün,
ötekilerine hiç benzemeyen.
Arınmış yağmurlar,
karlar ve titrek dudaklar.
Siren sesleri, göğüsleri parçalayan;
uzun uzun bekleyişler
ve kâinatı uyandıran o ses:
“Sesimi duyan var mı?”
Yoktu…
Sesler sızlıyordu ince delikler arasından.
Kaybolan bir karanlık büyüyordu,
yaşamla ölüm arasında.
Bir ses düşün,
ötekilerden daha gürültülü.
Kekremsi tınıların kurşun gibi saplandığı;
kanayan avuçlar ve ocaklar,
buz tutmuş gözyaşları düşün.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.