2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
84
Okunma
Bu şiir,
Seyit Rıza’nın idamı öncesinde ve darağacında söylediği sözlerden ilhamla yazıldı.
1937’nin kasımında, Dersim’in kanaat önderi Seyit Rıza, 74 yaşında idam sehpasına çıkarıldı.
Yalanla, hileyle kurulmuş bir yargının karşısında duruyordu.
“Baş edemedim” dedi; ama bu bir yenilgi değildi.
Çünkü diz çökmemişti.
Yanında oğlu vardı.
Bir baba olarak elinde kalan tek şey,
kırk lira ve bir saatti.
Onları zamana emanet etti.
Oğlunun asılacağını öğrendiğinde,
“Önce beni asın” dedi.
Bu söz, korkunun değil, onurun sesiydi.
Buğday Meydanı o gün bir infaz alanı değil,
bir Kerbela’ya dönüştü.
Seyit Rıza, oğluna dönüp
“Alnımızda kara yok, başını dik tut” dedi.
İp boynuna geçtiğinde bile,
sözünü geri almadı.
“Diz çökmedim.”
Bu cümle bir isyan değil,
bir tanıklıktı.
Ve tarihe böyle yazıldı.
Bu ağıt,
sadece bir idamın değil,
susmayan bir hafızanın,
eğilmeyen bir duruşun sesidir.
Yazan: Cigdem Turan Dersimlikiz
Seyit Rıza
Ez bi yalano û hîle nê ser kerd,
No mı ra derd bıyo.
Lê ez qet ser nêda,
Na şima ra derd bıyo.
Çehl lira û saetê mı esto,
Demê ra emanet.
Eke lawê mı aseno,
Verê ez asê, ey xelat.
Îro meydanê buğday,
Kerbela bıyo ma ra.
Rûyê ma re qara nê yo,
Serê xo bilind bigêr, cigerim.
Tîp ser stûnê mı ra,
Gotin dimey de manê.
Ez ser nêda qet,
Bınuştê tarîx de,
Dersim qet nêseno.
5.0
100% (1)