7
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
196
Okunma

SİYAH VUSLAT
Gözlerinden dökülen ateş beni saracak;
Böyle yanıp tutuşup pişecek mi bu yürek?
Kader denilen yolda sabır beni yoracak,
Nihayete varmadan taşacak mı bu yürek?
Gece ile dövüştüm şafağı sökmek için,
Zaman cellat kesildi kanımı dökmek için.
Ölümü yoldaş ettim kaleni yıkmak için;
Bu savaşın sonunda düşecek mi bu yürek?
Ömrümü sürüklerken zamanın dar geçimi,
Gücünü de tartmaz ki sabrımın son biçimi.
Bir infaz fermanıdır bu aşkın her seçimi;
O vuslatın önünde koşacak mı bu yürek?
Lâl oldu feryatlarım, sustu içimde boşluk;
Gözlerime mil çeken şu zifiri sarhoşluk.
Arşın sarsılmaz tahtı, sanki bende bir hoşluk;
Azrail’in elinde coşacak mı bu yürek?
Yıldızlar küle döndü, gökyüzü duman duman;
Varlığımın bendini yıktı geçti bu zaman.
Arzın kara bağrında bulamazsam bir liman,
Makberimi derinden eşecek mi bu yürek?
Zamanın sarnıcına kanlı mühür vurulsa,
İblisin soluğundan kirli tuzak kurulsa,
Güldecan’ım, hesabın kıyamette sorulsa;
Durmadan o yarayı deşecek mi bu yürek?
Yoksa göğe sancağı asacak mı bu yürek?
GÜLCAN ŞAHİN
5.0
100% (10)