1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
271
Okunma
Yazdığım her şiir sana hizmet eder,
Ben susarım… Kalem adını söyler.
Sayfalar doldukça sana bir yer açılır;
Sen çoktan gittin ama hikâyem sende ilerler.
Açmadığın kapılara yüz sürdüm,
Kırıldım, savruldum; yönüm yine sana döndü.
Dert dediğin şey bende meslek oldu;
Sen iyileşirken ben aynı yarayı büyüttüm.
Zaman ilerlemiyor değil, ben durmayı seçtim.
Gidişinin üzerinden sanki bir asır geçti.
Tamam da, nasıl hâlâ nefes alıyorum?
Nedeni olmalı yokluğun, beni dünyaya hapsetti.
Aldığım nefes sanma ki bir imdat çağrısı
Ya da yaşamak için bir acelem var.
Öylesine bir alışkanlık, bir görev sancısı;
Mesleğim bu acı, bana ne kârı var?
Kârım bu satırlar, bu zehir dolu düşünce;
Yokluğunun bana yüklediği bir külfet.
Harından kaçınmam, yaklaş bana, düşünme.
İhtiyacım var; bana bolluğundan lûtfet.
Bunlar son satırlar ama veda değil.
Aldığın her nefesin ensesindeyim.
Bulacağım, az kaldı, imkânsız değil.
O güne dek hoşça kal, her şeyim benim.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.