2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma

Ey dost!
Gel seninle bir seyre çıkalım bu gece,
Ne aklın zincirleri olsun boynumuzda, ne de dünyanın telaşesi.
Bir "Hiç"liğe doğru kanat çırpalım, ☄️
Varlığın sırrına ermek için değil, varlığın kendisi olmak için.
Bak şu sonsuzluğa uzanan gökyüzüne,
Her bir yıldız, bir "Ene’l-Hak" fısıltısı mı sanki?
Yoksa Platon’un idealar âleminden sızan pırıltılar mı?
Belki de Herakleitos’un durmadan akan nehrinde bir anlık yansıma.
Dostum, ne fark eder ki adı, sanı?
Mühim olan o akışa kapılmak, o pırıltıda erimek değil mi?
Gönül bir ayna misali, derler ya hani,
Tozunu silkelesen, cilalasan, Yaradan’ı gösterir.
Ama hangi Yaradan? Spinoza’nın doğayla bir olanı mı?
Yoksa Mevlana’nın "Gel, ne olursan ol yine gel" dediği mi?
Belki de ikisi aynı kapıya çıkar, kim bilir?
Sen yeter ki sil o tozu, bırak ışık sızsın içeri. ✨
Nefs dediğin bir ejderha, yedi başlı,
Her başı başka bir arzu, başka bir vehim.
Onu öldürmek mi marifet, yoksa ehlileştirmek mi?
Gazali bir yol çizer, İbn Arabi başka bir kapı aralar.
Amaç aynı değil mi dostum, o ejderhanın sırtına binip,
Aşkın yedi kat semasına yükselmek?
Bazen düşünüyorum da, var mıyız gerçekten?
Yoksa bir rüyanın içinde, düş gören bir Tanrı’nın hayalleri miyiz?
Berkeley "Olmak algılanmaktır" der,
Peki ya kimse bakmazsa solan bir çiçeğe, 🌺 o çiçek hiç var olmamış mıdır?
Tasavvuf der ki, "Sen çık aradan, kalsın Yaradan."
Benlik bir perdeymiş meğer, hakikate açılan.
Zaman bir aldatmaca mı, an dediğin sonsuzluk mu?
Augustinus kıvranır durur bu sorunun pençesinde.
Derviş ise an’da yaşar, an’da ölür, an’da yeniden doğar.
Dün geçti, yarın meçhul, altın olan "dem" bu demdir, der.
O demde bir zikir, bir semah, bir damla gözyaşı,
Kainatın tüm sırlarını fısıldar kulağına. 🥰
Korkma dostum, bilinmezlikten, hiçlikten korkma.
Çünkü en büyük hazineler, en karanlık kuyularda saklıdır.
Sokrates "Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir" derken,
Belki de en büyük marifetin kapısını aralamıştı.
"Ölmeden önce ölünüz" buyruğu,
Yoklukta var olmanın, fenada beka bulmanın çağrısı değil midir?
Gel dostum, gel!
Bu karmaşık yollarda el ele yürüyelim.
Bazen bir filozofun sorusuyla aydınlanalım,
Bazen bir velinin nefesiyle ferahlayalım.
Sözler tükensin, sükût konuşsun aramızda.
Gözlerimiz birbirine baksın, gönüllerimiz bir olsun.
Varlığın ve yokluğun ötesinde,
Bir "AŞK" denizinde buluşalım.
O denizde ne sen kalırsın, ne ben,
Sadece "BİR" oluruz, sonsuz ve sınırsız...
Hasan Belek
22 05 25
Akçay
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.