0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
260
Okunma
Tanrı yasak bir elmaya çizmişti kaderimin aynasını
Düşlerine üşüyen bir şemse and içerek
Ve Adem’in tuttuğu yas ile
Aradığı aşk
Bir kıskançlıktı
Seni kendime lânet sayan
gözü yamalı duran fistanlı vaveylâlar uğruna
Çürütmüş bir ışık aleviydi
U/yânık bir yağmur kıblemde bir hicran kokturuyor
Yâr eli bir mahzuna elvedâyken
Kargalar mezar diplerinde
Martılar deniz güvertelerinde
Bir simide mülteci kalırlar
Çünkü ölmek boğulmadan yaşama sanatıdır
Bir yargıcın nizamında
Bir savcının patiklerinde
Üryan bir su
Ve arsız bir k/ağıt necidir kaleme sığınan
Sanki bir ilham perisidir
Cürümle yanarken kalbimin yapraklarında
Bir zaman gelir
Eğilir başak kendi nabzına
Sarı ve de sıcak
Eylül fırtınasıdır
Kırk gün kırk gece bir atın karnında
Beyaz bir kapının buluta değen seyrinde
Ne geceler karanlık
Ne de yağmurlar tenha sokaklarda
Ay gibi kül
Aşk gibi birbirini izleyedurur daha nice
Havva’lar sızar tılsımıyla
Yasak bir elma içûn
Mavi bir keşif için
Işıklar mahşerimin ağrıyan saatleri gibi
Kul makamında bir lades çeker
Libâsında makberinde düşlerken
Neye karanlık bilinmez
Neye bülbülün yası
Gül ölmeden önce....
Gezgin imgeler ....
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.