0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
517
Okunma
her sabah onunla yürüdüğüm güzel günlerim...
yeşil
baharın olduğu yıllar
ve onun elleri .
kömür karası önlüğüm ile
bir sabahın hafif rüzgarı
yüreğinin kapısında ben küçük adam
önce pencere gördüm kızıl saçlarını
mermerin üzerinde mor menekşe kaptüs
elim değdi dikene gözüm açıldı
hadi gel dedim
gece gibi uzun saçlım güldü
ay yüzlü melekli
annesi dikkat et dedi yüreği nazlı
okula kadar elleri yüreğimde dedim
öyle kibar yürüdük ki bir saat okul üç oldu
merdivenlerden indik sayamadığım o kadar basamak
yetişmek için koşmadık bir birimize bakıp yürüdük
öyle güzeldi ki güneş gözlü kirpiğine rüzgar değse ah çekerim
o ince çamurlu yola geldiğimizde
suyu atladık güldük
ip oynar gibi
fındıkların arasında yabani çilek topladım
yeşil otlara sırayla beraber yedik
hep beraber güldük
böğürtleni çok severdi
dudakları kızıla çalardı
aynı saçları gibi
okula yaklaştığımda için acıyordu sanki
kapıda elimi saldı gamzeli arkadaşına koştu
kıskandım güzeli güzelden
zil çaldı
sıradayız
o ben elle
öğretmen bırak dedi sustum
o tuttu yüreğimi
sevimdim güldük
sıramız ayrıydı
gözlerimiz aynı idi
silgimiz ama ayrı
kareli çorapları vardı dantelli
benim ise bir parmağı yırtık
siyah ve plastik beyaz ayak kapı
bazen fakirliğe küstüm
ama hiç üzmedim
saçlarını bile çekmedim
herkes tahtada bir şeylere bakar iken
ben üç harfi kızıl goncamı izlerdim
bazen dalardım gözlerine zaman dururdu
teneffüste
simit yerdik birde vişne suyu
bir de o kızıl uzun saçlı ile
okul biter zil çalar
ellerimden ayrılmadan eve dönüş
yine çamurlu yol bol merdivenlerden yürüdük elle
gün geldi çamurdan adam yaptı bana
bende papatya desenli çiçek
yine güldük
bir kış günü
ayrıldık ellerim boş kaldı
pencereden bağıramadım gidiyorum diye
özleminle yaşar iken
hasretinle gözlerini arar iken
bir gece yokluğuna ağladım öylece
gözlerim ile değil
ruhum ile ağladım
öksüz bir çocuk gibi
5.0
100% (3)