Bir politikacının amacı sürekli iktidar olmaktır. bu çaba ona çoğu zaman sorun çözme görevini unutturur. jean monnet

Ölüm Şiirleri

Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Ölüm" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Ölüm ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Ölüm" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Ölüm ile ilgili " 9352 " şiir aşağıdadır.
Bizler, bulduğumuz yavru kedileri, dedemin kızacağını bile bile korumak için bizim bahçeye taşıyan masum çocuklardık.Her zaman tek hedefimiz vardı; OYUN. Her şey, oyundan ibaretti bizim için. Kedilerin, annesi olurduk. Bazen dedemin taklidini yapar, eğlendirirdik ufacık yüreğimizi. Baktık karnımız acıkıyor, bir soluk eve koşup, yarım yamalak doyurup karnımızı, tekrar oyuna koşardık. Hatta bazen, sırf tekrar çıkabilelim diye, arkadaşlarımızı da sürüklerdik evimize. Annemiz kızmasın ve tekrar yollasın diye. Bazen gece yarılarına kadar birlikte vakit geçirirdik mahallenin çocuklarıyla. Mahalleye yeni taşınan bir çocuk varsa hele, canla başla aramıza katmaya çalışırdık. Onu tüm oyunlara çağırır, bizden olsun diye uğraşırdık. Çünkü o zamanlar; dil, din, ırk ayırmıyordu hiç bir çocuk. Ne günlerdi.. Ne "güzel" günlerdi öyle..
Toplumumuz, kabul etmiyordu, sindiremiyordu hiç bir suçu. Toplumumuzda, suç yok denecek kadar azdı. Kapılar kilitlenmiyordu, daha ne olsun? Toplumumuz, duyarlıydı bir zamanlar. Şimdi, kulaklarını tıkayıp, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek sürdürüyor yaşamını. Şimdi toplumumuz, sadece kendi çocuğunu düşünüyor. Ve işte şimdi bizler , korkan anneler, korkan babalarız! Sapık düşünceleriyle, çocukları katleden onca insanın, sırf aşık olduğunu için" hafifletici neden" olarak gösterilmesiyle , her an çıkabilmesi korkusuyla yaşayan, korkak anne babalarız!Çocuğumuzun dışarıya çıkmasından bin bir evhama kapılan, Okuldan dönerken, birinin onu kaçırması korkusuyla, kapının önünde çocuğumuzu bekleyen, aciz anne babalarız. Oysa ben, bu yaşıma kadar, birinci sınıf hariç, hep tek gittim okula. Onca arkadaşımla beraber, gidip geldik yolları. Kimse kaçırmak istemedi, kimse " seni babana götüreceğim" demedi bize. Kimse, şekerle kandırmak istemedi. Kimse, ablamızı sevdiği için, yakmak istemedi bizi!

Ne ara bu halde geldik biz? Neden masum binlerce cana kıyabilecek kadar kararttık kalbimizi? Küçük bedenlerle derdimiz neydi bizim? Hiç mahalle tadı tadamadan büyüyen çocuklara yaptığımız bu haksızlıkta neyin nesi? Ben, doyasıya yaşamışken çocukluğumu, şimdi ki kardeşlerimin yaşayamaması ve ölüm korkusuyla kavrulması hiç sızlatmıyor mu içinizi? Annelerin gözyaşları, ıslatmıyor mu sizi de? O gözyaşlarında boğulacak gibi olmuyor musunuz benim gibi? Peki ya, o minik bedenlerin tecavüze uğradığı, yakıldığı, bıçaklandığı, kuyuya atıldığı, boğulduğu,organlarının çalındığı bir dünyada susmayı nasıl başarabilir bi vicdan?

...
Devamını oku »

Hiçbir şey bitmekte ve ya başlamakta değil
Giden gitmiştir kesin
Vardır gelmekte olan, zamanı meçhul

...
Devamını oku »
Benim ölüm dediğim; “ölümü, hayat bilmek”
Kulakları kapayıp, gözleri tam yummaktır.
Tarih, yaşanmış hayat; ondan gerçeği silmek,
Yağlı kemiğe konmak; ya bir kemik ummaktır.


...
Devamını oku »
Otuz yedi cana birden kıydılar
Baharın bayramını yasa boğdular
Diktanın elinde kozsun bir mayıs



...
Devamını oku »
‘’'Sen?‘’dedi kadın.
Adam, o an ilk kez kendini düşündü.
'’Ben" dedi,
‘’Ben nasıl olayım ki, her zamanki gibi,
Her zamanki gibi seni düşünmekle meşgulüm.'’

...
Devamını oku »
Tuzluçayırlı olmanın ayrıcalığını gösteren
Yiğit yürekli delikanlılarıydılar her biri…
Kolay mı bir Tuzluçayırlıyı haksızlıklara karşı susturmak
Kolay mı işçinin emekçinin alın terine ipotek koymak
İşte burada başlar Tuzluçayırlı olmak…

...
Devamını oku »
Bir çığlık, bir ateş, tutkulu bir nefestir o, 104 yıllık bir efsane
Avrupalar geçildi, devler safa dizildi, başarıyla döndü bu küre
Gönüllerde taht kuruldu, şampiyonluğa koştu nefes nefese
Şanlı tarihine yazıldı golcüler, kıskançlıkla izlendi Fenerbahçe.


...
Devamını oku »
Bülbül olupta hep dallarında öttüğüm,
Her gün üzerine göz yaşımı döktüğüm,
Şimdi açacak ben gülümü bekliyorum...

Tomurcuk bile açmadı yazık gülümden,

...
Devamını oku »
Yazacağım aşkı hasreti sana
El mutlu sansa da göz yaşım ağıt
Yokluğun ölümdür inan ki cana



...
Devamını oku »
Diyalektik akışın aniden kesilmesidir
Yok olmasıdır görünen varlığının
Dirilmesidir yeniden bedeninin

Belki taş belki toprak olacaksın

...
Devamını oku »

İlk 447 448 449 450 451 452 453 454 455 Son
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL