Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
Bizler yoktuk. Sonradan var olduk, yaratıldık. Allah, biz yokken de vardı. Bizim varlığımız, O’nun varlığına bağlı; ama O’nun varlığı, bizim varlığımıza bağlı değil. Biz, O, olduğu için varız. Ama Allah, biz olduğumuz için var değil. Allah, biz olmadan da var olabiliyor, bize ihtiyacı yok. Biz ise, ancak Allah bizi var ettiğinde var olabiliyoruz. Bizim yaptığımız ibadetlerin Allah’a bir faydasının olabilmesi, yarar sağlaması mümkün değil. Çünkü; var eden, yaratan kendisi. Biz ise hiç yoktuk. Biz veya hiçbir varlık yokken de Allah vardı ve hayat sahibiydi. Ego, nefis, benlik insanî kavramlardır. İnsan, insanî kavramlarla Allah’ı anlayamaz. Yaratan ve yaratılan farklıdır. Dua ederek insan Allah ile yakınlık ve iletişim kurar. Dua, yaratıcıyı anlama çabasıdır. İsteklerini sadece O’nun verebileceğini bilmemiz, zayıf ve güçsüz olduğumuzu anlamamız için dua ediyoruz. Duanın bize faydası var; ama Allah’a bir faydası yok. 200 milyar galaksi ve her galakside 200 milyar yıldız yaratan sonsuz ilim ve sanat sahibi Allah, aciz ve zayıf bir varlığın duasına ve kulluğuna ihtiyaç hissetmez. Sadece evrenin büyüklüğünü düşünsek nasıl bir kudrete sahip olduğu hakkında çok küçük bir fikir ediniriz. Ve bu evren gibi, sonsuz sayıda evren ve varlık yaratan Allah’tır. Böyle bir güce ve ilme sahip bir varlığın, evrende toz zerresi kadar yeri olmayan bir varlığın yakarışına ve ibadetlerine ihtiyacı olmayacağıysa açıktır. Bizi var ediyor, çeşitli güzellikler sunuyor ve bizimle elçileri, kitapları aracılığıyla iletişim kuruyor. Bize, Kendini tanıtıyor. Bizi, çeşitli zorluk ve güzelliklerle eğitiyor. Ve her şeyi sanatla yaratıyor. Birçok güzellik var dünyada. Allah’ın yaratış amacı kendini tatmin etmek olsa (Allah’ı tenzih ederim) güzellik yaratmaz ve sadece dua ettiğimiz, namaz kıldığımız bir ortam da yaratabilir ve Kendine ibadet ettirirdi. Ama böyle değil. Sırlarla dolu bir hayat yaşatıyor ve sonra da bize sonsuz güzel bir hayat vaat ediyor: Cennet. Kendine muhtaç ve ihtiyacı olan varlıklar yaratması, kendi için olamaz. Çünkü, bu düşünce insanın kendine bakarak vardığı bir sonuçtur. Kendine bakıp, yaratıcısı hakkında böyle bir çıkarımda bulunmak akılcı olamaz. Akılcı değil. Zira biz, Allah’ı bize Kendisini bildirdiği kadarıyla biliyoruz. Allah’ın verdiği akılla, Allah’ı sorgulayamayız; sınırlarımız var, Allah’ın çizdiği sınırlar.
“Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar.” (Bakara Suresi 255. ayet)
...
Devamını oku »