Dünyanın en mert erkekleri az söz verir, ancak verdiği sözü mutlaka yerine getirir. jean jacques rousseau
Tu
Turan Yalçın

Kitap Kardeşliği ,(öykü )

Yorum

Kitap Kardeşliği ,(öykü )

( 1 kişi )

1

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

1650

Okunma

Kitap Kardeşliği ,(öykü )

HAKİKİ KARDEŞLİK
Genel Müdürün telefonu çaldı. Sekreter hanım arıyordu. “Efendim bir ziyaretçiniz var, kardeşinizmiş . İsmini söylemedi . Sizi görmek istiyor içeri alayım mı ? “
Genel Müdürün kardeşi yoktu ama “Kimmiş bu kardeşim” diye merakla sekreterine “gelsin” dedi. Odaya takım elbise , kravat, sade ve şık giyinmiş bir adam ile elinde jelatinli kağıda sarlmış küçük bir paketle bir adam girdi. Saygı ve sevgiyle Genel Müdüre bakıyordu.
Genel Müdürü adamın kibar tavrı etkilemişti. Ayağa kalkarak adamın elini sıktı. “Hoş Geldiniz” dedi. Oturacak yer gösterdi. “Ne ikram edeyim size efendim” dedi.
Misafiri tanımamıştı tabii Genel müdür . “Nereden kardeş oluyoruz” der gibi adama bakınca, adam oturduğu yerden ayağa kalkarak elinde jelatine sarılmış paketi masa da sümenin üstüne koyarken misafir “Biliyorum efendim ben kardeşinizim deyince merak ettiniz. Cevabı bu pakette gizli . Açıp bakarsanız anlarsınız” dedi.
Genel Müdür yavaş yavaş paketi açmaya başladı. Paketin içinden eski ama temiz kalmış yıpranmamış bir kitap çıktı. Önce ne olduğunu anlamadı ama sayfaları çevirince kitabın üstüne yazılmış yazıyı sesi titreyerek okumaya başladı.
“Kardeşim Mehmet, ben şehirde, sen köyde yaşıyorsun ama ben sana bu “Küçük prens” kitabı ile kardeşlik elimi uzatıyorum. Bu kitabı severek okursan kendini bir prens gibi hissedeceksin . Sana özgüven aşılayacak, gayretini artıracak. Umarım yıllar sonra gene karşılaşırız “ tarihe baktı tam 40 sene önce atılmış bir tarihti.
Genel Müdürün gözleri doldu. Karşısında oturan Kitap Kardeşi Mehmet’e sevgiye baktı . Sevgisiz ve saygısız bakış yakışır mıydı bir kitap kardeşine.
Sonra olayı yeniden hatırladı. Vefat eden Nurettin öğretmenini hatırladı. 40 sene önce yaşadıkları o muhteşem “Köyde Kitap kardeşi” gününü sevgiyle gözlerinin önüne getirdi. O günü unutmak mümkün müydü? .Daha 10 yaşında bir çocukken köyde hiç tanımadığı bir çocuğa kitap hediye etmişti. O çocuğun mutluluğunu görünce o günden sonra arkadaşlarına,Büyüyüpde eli iş tutunca çevresindeki okullara kitap hediye etmişti. Hediye ettiği kitaplar belki yüzbinleri bulmuştu. Yeni tanıştığı amatör yazarlara destek olmak için yüzlerce kitaplarını almış, çevresinde kitap okumayı seven çocuklara hediye etmiş, bu desteği ile bir çok ünlü yazarların çıkmasına vesile olmuştu.Çünkü O’nu gören başka arkadaşları da yüzlerce kitap alıp okullara hediye etmişlerdi, Yayınevleri yazarların kitabının sattığını görünce de yazarların yeni kitaplarını basmış. Böylece birçok amatör yazar prpfesyonel yazım hayatına geçmişti. Bu bir köy çocuğunun “küçük prens” kitabını hediye ettiğinde mutluluğunu gördüğü zaman başlamıştı. Bu çabası onu Kültür ve Turizm Bakanlığında Daire Başkanı, Genel Müdür olmasına kadar götürmüştü.
O günü tekrar hatırladı.
Kitap okumayı çok sevenn sınıf öğretmeni Nurettin beyin , bir gün sınıfa koskoca bir koli kitapla gelerek “ Çocuklar, sizler imkanı olan insansınız . Ama köyde kitap bulamayan , kitap bulamadığı içinde güzel ve hızlı, anlayarak okuyamayan kardeşlerimiz var. Ben kendi imkanımla bir koli kitap temin ettim. Her kitaptan iki tane var. Birini size, birini de köyde bir kardeşimize hediye edeceğiz. Bu kitapları sizde köydeki arkadaşlarınızda imzalayacak , birbirinize hediye edeceksiniz. Belki 40 yıl sonra bile bu kardeşliği hatırlayacaksınız . Haydi köye gidelim, köyde bir kardeşimize kitap armağan edelim, Kitap kardeşliği kuralım. Hakiki dostlukları kuralım “ diye onları Belediye otobüsüne doldurmuş, şehre bir saat mesafede bir dağ köyüne götürmüştü. O gün köylüler onlara taze peynirler ve taze köy ekmekleri, bal, yağ ile kahvaltı ikram etmişlerdi.Tertemz dağ havasını çiğerlerine çekmişler, küçücük kalplerine koskocaman kardeşlik yerleştirmişlerdi. Okudukları kitapları köyde çocuklar birbşrlerine de okutmuşlardı. Köyden onlara mektuplar yazmışlar böylece mektup arkadaşlığı da kurmuşlardı. İnternetin olmadığı yıllardı.
Genel müdür Taner bey de o günü asla unutmamış, ortaokulda lisede, Üniversitede bile sık sık anlatmıştı bu güzel günü. Ama zaman bulup da o kitap kardeşini aramamıştı. Ama “El elden üstündür” o güzel yürekli kardeşi Mehmet kendisini bulup gelmişti işte nasıl sevinmesin Taner bey.
Ayağa kalkarak kendisine gülerek bakan bu koca yürekli Kardeşine öz kardeşi gibi sıkıca sarıldı Taner bey.
Daha sonra uzun uzun sohbet ettiler. Öğle yemeğine dışarı şık bir lokantaya çıktılar .
Mehmet bey de o güzel günü unutmamış. Okumuş önce öğretmen sonra Eğitim Fakültesinde Eğitim Bilimleri profesörü olmuştu. O da bu güzel günü unutmamıştı tabii. Öğretmen olduğu yerlerde Nurettin beyin bu geleneğini südürmüş, Üniversitede sık sık öğrencileri ile köylerde “Kitap kardeşliği” kurmuştu. Hatta dersler verdiği Uluslararası İmam Hatip Lisesinde dağıttığı kitapları Hindistan’dan Nepal,e, Bengladeşten Malezya’ya kadar öğrenciler şehrin en güzel armağanı olarak götürmüşlerdi. Yemekte bunları anlattı Mehmet bey. Gururla sevinçle , heyecanla.
Çaylarını içerken , Mehmet bey, Taner beyin gözüne bakarak “ Bak asıl sürprüz bu” diyerek deri çantyasını açtı. İçinden bir kitap çıkardı “Kitap Kardeşliği” yazıyordu kitabın üstünde. Taner beye sevgiyle bakıp kitabı sunarken “kitap kapağının altına bak” dedi.
Taner bey kitabın kapağının altında şunları okudu “ Bir kitap Kardeşliğinin Kırkıncı yılı anısına, köyden kente, kentten köye kitap Kardeşliği ve topluma kattıkları” Taner bey çok duygulanmıştı. Bu bir bilimsel Profesörlük teziydi. Mehmet beyin kendisine verdiği en güzel bir kırkıncı yıl armağanı.
Mehmet bey sesi titreyerek, “Tezi hazırlarken aklımda hep sen, Rahmetli Nurettin Hocam aklımdaydı. O’nun ruhunu ve senin sevgini hep içimde hissettim. Yaptığımız çalışmaları reklam olsun diye yapmadığımızdan kamuoyu ile paylaşmadık. Ama minik kalplere 40 yıl önce dokunan senin sevgin ile bizlerde şimdiki çocuklara Üniversite okuyan öğrencilerimle dokunduk. Tüm öğrencilerime de öğretmen oldukları zaman “ kitap Kardeşliği “ çabamızı devam ettirmeleri konusunda söz alıyorum. İmkanı olan da kitabı alarak çocuklara ulaştırmamız için veriyor . Biz amatör yazarları sadece lafta değil gerçekten seviyor, eserlerinden yüzlerce , binlerce alacak iş adamları bularak amatör yazarları da okulumuza davet ederek, köy okullarında kitap kardeşliği projesinde konuşmalar yaptırarak onları daha çok gayrete getirerek motive ediyoruz. Köylerde ilk defa yazar gören çocuklar çok ama çok duygulanıyorlar. Köy çocuklarına da Üniversite öğrencilerime de Nurettin Hocayı köye davet eden benim Ahmet Hocama dualar etmelerini söylüyorum. Minik kalpler yeni öğrendikleri duaları samimiyetle okuyorlar. Eminim Nurettin ve Ahmet Hocalarımızın ruhu da çok mutlu oluyordur. Öğrencilerim de memleketlerinde köy okullarına kitap hediye ediyorlarmış. Oku emri boşuna değil. Bilinçli insan sadece okumakla kalmaz kitap da hediye eder. Bu güzel kitap armağanım size. Umarım sizde bunu alıp başta köy okulları olmak üzere gençlere hediye edersiniz”
Sohbet böyle devam ederken öğle tatili de bitmişti. Mehmet bey Anadolu’da bir Üniversitede görevliydi ve Ankara’ya bu iş için gelmişti. Taner beyin ısrarlarına rağmen bileti olduğunu söyleyerek memleketine döndü. Taner beyi bu güzel çocukluk anılarını anlatması için Üniversiteye davet etti. Ret edilir miydi bu davet. Her sene tekrarlandı bu ziyaretler.Üniversite konuşmaları . Konuşma sonrası en güzel faaliyet tabii ki gençlere kitap hediye etme anıydı.
Bilmem böyle vefa dolu insanların çok olduğu memleketin ne kadar geliştiğinin hikayesini anlatmaya gerek var mı ? İyi ki kitaplar var, En güzel Kardeşlik kitap kardeşliği
Sahi siz sevgili okur kitap hediye ediyor musunuz çevrenize? Amatör yazarların kitaplarını alarak destek mi oluyorsunuz? Yazarından hediye kitap mı bekliyorsunuz? Kitap alıp hediye eden el, kitap hediyesi bekleyen elden ve yürekten üstündür.Benden söylemesi.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Kitap kardeşliği ,(öykü ) Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kitap kardeşliği ,(öykü ) yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kitap Kardeşliği ,(öykü ) yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
10.9.2026 21:49:34
5 puan verdi
İlk okulda öğretmenimizin katkılarıyla her ay bir başka köye gönderdiğimiz kitapları hatırlattı yazınız. Her birimiz mektup eklerdik içlerine. Bu geleneği devam ettiren yüreklerinize sağlık. Önemli bir mesajla biten yazınızı kutluyorum. Saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

Üye Girişi

Edebiyat Defteri dünyasına hoş geldiniz

veya
Henüz üye değil misiniz? Kayıt Olun