Ve çok derin bir rüyaya daldım.
Gördüm bir kıyamet manzarası.
Tam bir can pazarıydı orası! ...
Bir alev topu düşmüş dağlara,
...
Devamını oku »
oysa dünya,
çilesi bol bir mucizeydi.
rüzgarda bile tutunabilmekti hayata,
ateşte yanmamaktı.
...
Devamını oku »
Bıraktık doğalı tuttuk yapayı
Herhâlde kıyamet yaklaştı gibi!
Dünya mıdır bunun en büyük payı
Ahretin değeri çok düştü gibi;
...
Devamını oku »
Oysa o koridorlar öğretir insana; bazı acıların takvimi yoktur. Duvarlar beyazdır ama umut karanlıkta kalır. Saatler ilerlemez, zaman yürümüyor sanırsın. Oturursun, beklersin, susarsın… Çünkü kelimeler orada işe yaramaz. Beklemek, insanın içinden bir parça kopara kopara geçen bir sınavdır.
Özlediğin insanı rüyanda görmek, dışarıdan bakana tesellidir. Ama çaresi olmayanlar bilir; o rüyalar ilaç değil, yarayı kaşımaktır. Uyanırsın… Kalbin hâlâ onun adını sayıklarken, odanın sessizliği yüzüne tokat gibi çarpar. Bir an gerçek sandığın şeyin hayal olduğunu fark ettiğinde, içindeki boşluk daha da büyür. Rüyada kavuşmak, uyanınca bir kez daha kaybetmektir.
Hayatın çok da ciddiye alınacak bir yer olmadığını, en ağır şekilde öğrenirsin. Planlar, yarınlar, sözler… Hepsi bir hastane koridorunda anlamını yitirir. Orada kimse güçlü değildir. Kimse “ben dayanırım” diyemez. Orada sadece çaresizlik vardır. Ve çaresizlik, insanın dizlerini değil, ruhunu çökerterek çöker.
Bazı uyanışlar vardır; güne değil, kayba açılır gözlerin. Nefes alırsın ama yaşadığını hissetmezsin. İçinden gelen hıçkırıklar boğazına düğümlenir, sessiz kalamazsın. Ağlarsın… Hıçkıra hıçkıra. Çünkü gözyaşı o an tek dildir. Kimseye anlatamadığını, kalbin kendince dışarı akıtır.
İnsan o acıyla değişir. Gülerken bile bir yanı eksik kalır. Kalabalıkların içinde yalnız olmayı öğrenir. Herkes “geçecek” der ama sen bilirsin; bazı acılar geçmez, sadece sen onlarla yaşamayı öğrenirsin. Taşımayı öğrenirsin ama alışamazsın.
...
Devamını oku »
Nihai bir sonuçtu bütün yazılanlar
bizler bir bütünü teşkil ederken sonuçlanılan her türlü kararların arkasında duruyorduk
adli tutumda kararların geçerlilik süresi her halükarda hukuksal uzatma süreci olmuş olsa dahi devam eden süreci istikbal bir tutumun çerçevesini haksal daimi dahiliyetine ilişikti tahribat insana özgü değil kişisel yaptırımlar/doğru bilinen yanlışlarda ibaret bunun farkında olmamız lazım /yarına tahsil edilen her olgu geçmişten peşin alınır mani olan payidarlık değil mani olmayan durumda azimkarlık kendine mutaassıp özellik taşır...
...
Devamını oku »
Mavi gökler yıkılacak!
Şu yeryüzü, yarılacak!
Toplu ölüm o kıyamet.
OL DERSE
...
Devamını oku »
Ya cezadır, ya mükafat,
Çok, ağırdır, ruhi azap!
Hesap çetin kıyamette.
Kayıtlıdır, suç ve ceza!
...
Devamını oku »
ne zaman bir umut bulup tutunsa ellerim
bir gölgenin karaltısı düşer yollarıma
tutunamam
savrulurum düşlerimden
...
Devamını oku »
O ateş, sadece bedenini değil, ruhunu da kavurur. Her saniye bir parça erir, her an başka bir kırık düşer yüreğine. Gözlerinde biriken yaşlar sel olur, ama o sel bile yangını söndürmez, yalnızca ateşin kızıllığını yansıtır.
Bir annenin acısı, kaybetmenin, umudun, çaresizliğin, yılların birikmiş ağırlığıdır. Sessizliğin içinde çığlık atar, her nefes alışta canı yanar. Her sabah uyanmak bir savaş, her geceyi bitirmek bir mucizedir. Çünkü o yangın, onun varlığıdır; sönmediği sürece yaşamak da yanmak demektir.
...
Devamını oku »
Kalırsam pek birşey değişmez ama,
Gidersem mutlaka kıyamet kopar.
Sen istersen inan, ister inanma,
Gidersem mutlaka kıyamet kopar.
...
Devamını oku »