Sevilmeden sevmekten daha feci bir şey yoktur. TURGENYEV [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM



Kitap Ara:
Kitap Kişi
Şule Yayınları

Şule Yayınları

• Şule Yayınları Kitapları | • Şule Yayınları İletişim Bilgileri | • Şule Yayınları Hakkında Bilgi
Sitemizde Şule Yayınları isimli yayınevine ait Toplam 177 kitap bulunuyor.
Şule Yayınları 1990 yılında Ali Ural tarafından İstanbul’da kuruldu. Onyedi yıllık serüveni boyunca, sayıları neredeyse 300’ü bulan güzel çocuklarla çıkıyor okuyucunun karşısına. Türk toplumunun yüzlerce yıldır devam eden alışkanlıklarının kırılmaya başladığı, geleneğin popüler kültür tarafından çölleştirilme tehlikesiyle baş başa kaldığı bir dönemde Şule Yayınevi, hayatın hafızası olmaya; geçmişin anlamını, günün anlattığını, geleceğin adresini özgür ve özgün olarak okuyucusuyla paylaşmayı amaçlıyor.Bünyesinde bulundurduğu Merdiven ve Benseno Yayınları’nın da satış ve dağıtımını yapan Şule Yayınları geçmiş yıllarda Merdiven Sanat ve Kitap Haber dergilerini çıkartarak edebiyat dünyasına katkıda bulundu.Halen Merdiven Şiir dergisiyle şiirin çıtasını yükseltmeye devam etmektedir.Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 1999 yılında Yılın Yayıncısı ödülünü aldı. Türk Klasikleri,Dünya Klasikleri,Doğu klasikleri, Çocuklara yönelik kitaplar,Merdiven Şiir kitapları,Kuran Araştırmaları,Tarihi Gerçekler,İletişim,Modern Doğu Edebiyatı üzerine kitaplar yayımlamaktadır.
Son Yayınlanan Kitapları
Özkan Gözel

Şule Yayınları

Felsefenin bir tarifi de “en güzel kelimelere dair bir araştırma” olmalı diye düşünüyorum. Bu kelimeleri bulduğumuzda, bulup kendimizi onlar içre olmaya bıraktığımızda bakışımız güzelleşecektir hiç şüpheniz olmasın. İşte o zaman dünyanın bir bakışta değişivermesinin pekâlâ mümkün olduğunu fark edeceğiz hayretle. Ama o zamanı beklemeye gerek yok. Yeter ki biz şunu iyi anlayalım: Dünyaya bakışım..»»
Hüseyin Su

Şule Yayınları

Özenle yerleştirdiler beni tabuta. Sayısız insandan izler taşıyan bir tahta kokusu... Bir el, soğudukça eğrilip kalan dizime bastırarak düzeltti. Ellerimi yanlarıma uzattılar. Sağa sola çarpmaması için başımın iki tarafını da ceketimle doldurdular. Gömleğimin dışarıda kalan yenini toplayıp içeriye aldıktan sonra tabutun kapağını üstüme kapattılar. Bütün dünya dışarıda ka..»»
Hasan Akay

Şule Yayınları

Ey Nil! Elimde bir asa olsaydı eğer Yıkardım bir hamlede şeddâdi yapıları Deşerdim karnını fitnenin Açardım ibret sığınaklarını arzın yüreğinde Dağlar ayarlayıp rüzgârlarda gezdirirdim Gökyüzü katlarında ve yer altlarında Ama nerde o asa nerede kalbim?       »»
Ahmet Can Akyol

Şule Yayınları

Hayran oldum çünkü dertsiz kalmadım hiç, Geldim ki dertsiz bırakma beni Hayran oldum çünkü bütün parçalar birleştiğinde aynı nefes Parça parça her birimizde aynı nefes Alnımı sıvazlayarak bağırıyorum aynı nefes Hayran oldum çünkü ne cennet ne dûzah Şulesi düştü gönlüme, didar için iki cihan unuttum       »»
Ali Cançelik

Şule Yayınları

“Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra Aliya beni ziyaret etti. O zaman Birleşik Arap Emirlikleri’nde doktorluk yapıyor- dum. Bana Bosna davasını Yugoslavya dışına çıkarma; bunun için de Avusturya’da bir derneğin ve ofisinin kurulması konu- sunda yaptıkları hazırlıklardan bahsetti. Bu konudaki bütün ayrıntılar üzerinde anlaştık. Görüşme şubat ayının sonundaydı. Sonra hep..»»
Senai Demirci

Şule Yayınları

Önümde bir kapı göremiyordum. Kapı olsa bile, binlerce kapı olsa bile, hepsi sımsıkı kapalı olsa bile, korku ve endişenin kokusu sızamazdı yanıma, gam ve kederin nefesi sokulamazdı ân’ıma. Öyle yumuşak, öyle sıcak, öyle kucaklayıcı, öyle onay- layıcı ki o ses… Âşina bir çağıltı gibi serince aktı kalbime. Yakın, çok yakın bir çocuk dokunuşu gibi yanaklarıma. Halıya dokun..»»
Cemile Sümeyra

Şule Yayınları

Oysa doğumdan daha önemliymiş ölüm. Ölüm herkesin kendi kıyametiymiş... Meğer kıyamet ölümün ta kendisiymiş. Bir de herkes için ayrı ayrı kopuyormuş, birden daha çokmuş kıyamet. Çokmuş çok olmasına da nasıl ölüneceği daha bir mühim- miş. Doğdum ama nasıl öleceğim kim bilir. Cemile Sümeyra, ilk ve son öykü kitabıyla sesleniyor okuruna. Hayatın rüyasına dalanlar yerine ke..»»
Emine Batar

Şule Yayınları

“Acaba,” diyor annem, “Hasan ölürken ben ne yapıyordum? O sırada ne yapıyordum ki birkaç kilometre uzağımda can çeki- şen oğlumun acısını sezmemiş, durup şaşkınlıkla etrafıma bakmamıştım?” Halıyı ve alt kattaki daireleri geçip yerin altındaki bilinmezliğe inen ve bir çırpıda yüzeye çıkan bakışlarını üzerimizde gezdiriyor. “Sahi,” diyor, gerçek bir şaşkınlıkla. “Tam olara..»»
Fatih Ali Hasaneyn

Şule Yayınları

“Çalışmam esnasında tüm vaktimi köy köy gezerek, tafsilat toplamakla geçirirken bir ara topladığım bütün bilgi ve vesikaları kaybetmiştim. Çok emek harcayarak yaptığım çalışmalar bir anda yok olmuştu. Açıkçası bu durum çok moralimi bozmuştu. Tam da bu halet-i ruhiye içinde katliamlar hakkında malumat toplamaya devam ederken, aradığım şeyler hakkında kendi- sinde derin bi..»»
Taşkın Tuna

Şule Yayınları

İnsan bir gün virgülü kaybetti. Virgül olmayınca noktalı virgül de yok oldu. Basit cümlelerle meramını anlatmakta zorlan- dı; istek ve tercihlerini söyleyemedi. Sonra noktayı da kaybetti insan. O zaman cümleler birbirine karıştı. Anlamsız ve sığ sözcüklerle duygularını ifade etmekte âciz kaldı. İnsan soru işaretini de kaybedince soru sormayı unuttu. Sorgusuz sualsiz, işi..»»
İsmail Erdoğan

Şule Yayınları

Haksızlığa itiraz etmekse, buna el verir sanat. Özgürlük arayışıysa dert, ona çare olur sanat. Ekmek ya da emekse ortada sö- mürüsü olan, ona başkaldırır sanat. Bir katliamı duyurur, bir felakete tercüman olur, belleklere girilemeyen yerde duygulara sızar ve hakikate el, ayak olur. Dünyayı güzelleştirmenin ve yaşanılabilir kılmanın en naif biçimi olur sanat.   Sanatı b..»»
A. Ali Ural

Şule Yayınları

Bisiklete binmeyi öğrenmek için geç kalma çocuk. Büyüyüp ağırlaştıkça, sana yardımcı olacak kişinin bisikleti dengede tutması, senin peşinde koşması ve düşerken seni yakalaması zorlaşacak. Bir çocukluk olarak görüp küçümseyeceksin belki de bisiklete binmeyi. Yol büyüyecek gözünde, güvenemeyeceksin dizlerine. Vakit varken asıl pedallara. Yol boşsa hızlı da gidebi- lirsin...»»
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.