Dumanı hafifçe havayı sardı,
Nikos'a bahçede davetini sundu,
Bardağında kekik suyu serin serin,
Ve rüzgar dalları okşarken
Kekik kokusu bahçeden etrafa yayıldı.
...
Devamını oku »
O, bir tat değil, bir anı. Bir rengin, bir kokunun, bir emeğin damıtılmış özü. Başlangıçta, yazın en parlak günleri, yanakları çatlayana kadar olgunlaşmış domateslerin ve kapya biberlerin tarladaki arsız cömertliği var. Güneşin tüm sıcaklığı, toprağın tüm mineralleri, o etli kabukların altına hapsolmuş.
Sonra, o ritmik eziyet başlıyor. Kaynama kazanlarının başında saatler süren bekleyiş, buharın göz yakıcı sıcaklığı. Bir sabır ritüeli, büyükannelerin elinden çıkan sihirli bir dönüşüm. Kıpkırmızı, canlı ve coşkun olan, yavaş yavaş kararıyor, derinleşiyor. Kıvamı koyulaştıkça, ruhu da yoğunlaşıyor. Artık o sadece bir ezme değil; o, güneşin kışa saklanmış gücü.
Kokusu... Ah, o keskin, tatlı ve hafif ekşi koku. Bir mutfağa yayıldığında, o evde bir şenlik olduğunu, bir yemeğin sadece doyurmak için değil, yaşatmak için piştiğini anlarsın. Her kaşıkta, bir yaz gününün tüm o telaşını, bereketini ve sıcaklığını taşıyor.
O, tencerenin dibine konulan ilk yağın üzerinde usulca kavrulurken, yemeğe sadece renk değil, derin bir karakter verir. Bir anne fısıltısı gibi, her yemeği daha tanıdık, daha yuva kokulu yapar. Salça, sıradan bir domatesin ölümsüzleşme biçimidir.
...
Devamını oku »
Sarı güller... Onlar, bahçenin içindeki küçük güneşlerdir.
Ne kırmızının yakıcı tutkusu, ne beyazın lekesiz masumiyeti... Onlar, bambaşka bir hikaye anlatır. Parlaklıkları, sanki binlerce umut ışığını yapraklarında toplamış gibidir. Sabahın erken saatlerinde, çiğ taneleriyle parlayan o kadife yüzeyleri, günün neşeyle başlayacağını fısıldar.
Bir zamanlar, sarı güller kıskançlığın rengiydi. Ama zamanla, anlamları değişti, tıpkı güneşin her gün yeniden doğuşu gibi. Şimdi onlar, sıcaklığın, arkadaşlığın ve tarifsiz bir neşenin sembolüdür. Birine sarı gül vermek, "Sana değer veriyorum, hayatıma kattığın neşe için teşekkür ederim" demektir, sessizce.
...
Devamını oku »
Sakın bana yaşatma olur mu sensizliği
Ben seninle bitirdim inan ki kimsesizliği
İsterim ki her sabah güneş seninle doğsun
Bedenim alev gibi senki saran o kolsun
...
Devamını oku »
Menzil uzak deme sakın
Dostlar gelmiş akın akın
Görmek ister uzak yakın,
Gideceğin günü düşün!
...
Devamını oku »
Aynalarda yansıması sönen,
Adımız soluklanınca havada
Bilinmez bir heceye döneceğiz.
Kendimizden korkacağız bir dönem
...
Devamını oku »
CUMHURİYET GÜNDÜR, GELECEKTİR...
Git ey geçmiş zaman, varma üstüme;
Beni pişman etme düşündüğüme.
Geleceğe doğru yaşamalıyım,
...
Devamını oku »
Bazen asansörde , bazen salonda
Günaydın demene neler vermezdim.
Bülbülü görünce gülün dalında
...
Devamını oku »
nicedir ince düşmüştü ellerim,
sanki yıpranmış yazma,
kırmızılarını dökmüş,
solan bir gül endamında,
...
Devamını oku »
Günaydın şair dostlarım
Her eve dolsun bereket
Günaydın şair dostlarım
Gezip tozduk süne süne
...
Devamını oku »