Sarıyer’in köhne bir sokağındayım, bul beni!
Titrek ellerim, kahkahasını yitirmiş dudaklarım
Bil ki avuç içlerimden boşalan ter gibi
Kıyısına vurmuş sandal gibi
...
Devamını oku »
Tütünle karışan düşünceler,
Savruluyor usulca karanlığa,
Duman gibi, iz bırakmadan.
Yüzü gölgelerin içinde kaybolmuş,
...
Devamını oku »
Mehtabı tül eden,
Sevginin fermanıyla
Öyle derinlerdeyim ki
Uğuldayan nehirler gibi
Devinimli duygularım
...
Devamını oku »
ACIMASIZ DIR BANA HAYAT
ALDI ELİMDEN NE VARSA
NE YOKSA HAYAT
HER YANIMDA ACI VE HÜZÜN
SIRALANMIŞ DAĞLAR GİBİ
...
Devamını oku »
Doğradı dilim dilim balta ve nacak gibi
Benzim sarı aşikar kan kaybım son raddede
Ölümle nişanlıyım oldu olacak gibi
Yüz yerimden yaralı halsiz bitkin suretim
Sanki çifte hançerler yanak ve bacak gibi
...
Devamını oku »
Bu fiyatlar öldürmez!süründürür
İlaç fiyatları sanmıyorum yüz güldürür
Kiralar artık ocakları söndürür !
Ekmeğin yanına tereyağının kardeşliği bitti!
...
Devamını oku »
Anlam arayışına girdiğim süreçte, sık sık hayatımın deneyimlenmiş, insani iletişim noktalarına gidiyorum...Ne kadar insan, o kadar farklı fiziksel, psikolojik belki de patolojik halleri ile... zihnimi her tür ses, görüntü, düşünsel kayıtlara kapamak istiyorum... kafama kocaman karton koli geçirmiş gibi, hiçliği, yokluğu deneyimlemek...sonra da gerekli mi ki demekten kendimi alamıyorum...Bir yığın ihtiyar kadın canlanıyor gözlerimin önünde, derinleştikçe hayat damarları kopmuş duvar modundaki bu kadınların, bir yıl önce ilk kez gördüğüm bakım evi sakinleri olduğunu hatırlıyorum.. hepsi bir kalemden çıkmış gibi sıra sıra oturmuş veya oturtulmuş... Annemin bakımına alternatif olur mu düşüncesi ve arayışı ile gittiğim o bakımevini hatırlayınca belki zihin susturulmamalı fazla rahatsızlık vermiyorsa düşünceler, bırakalım akıp gitsin kendi yolunda diyorum...insanın, insana iyilik veya zarar verdiği düşünce derinliklerindeki hallerinin sabit ve tetikleyen etmeni olduğunu da bizzat yaşıyorum... kişilikler çatışması insanları asıl yaralayan...Özünde aynı, fakat düşünce ve eylemlerinde farklı olan çok çeşitli insan skalasında neler neler yok ki...su gibi bulunduğu kabın şeklini şu veya bu nedenle gönüllü ya da zoraki alanlar...Şikâyetsiz, haline razı, çoğu kez varlığı yokluğu fark edilmeyen sessizler... Çilekeş, belki de gönüllü kurbanlar.. ayakları yere pekte sağlam basamayan üflesen savrulacak sebatsız bireyler.. sözleri dahi anlık duyumlardan oluşan derinlikten yoksun, yüzeysel olanlar... anında parlayıp sönen, deli dolu, empati kuramayan ama liderlik sevenler...başkasının acısıyla beslenenler, uyanıklar, ayakları yere sağlam basan, çalışkan, disiplinliler, fazlaca kural sever tipler ve daha nice niceleri...ama beni en rahatsız edenler işlek zekadan, empatiden ve özellikle merhametten yoksun, egoistlerdi.. Toplumda bir şekilde bir yerlere gelmiş veya getirilmiş dediğim dedik sözüm kanun bakışım hüküm duruşum varlık diyecek kadar boş, cüretkar, kasıntı tipler... Hiç bir şey olduklarını anlayamayacak kadar da kör sağır ve dobran olanlar...Allah bunlardan ve bunlar gibi olmaktan korusun cümlemizi...************************
takvimler ekim diyor
Bana sen bahardan bahset
Umut heyecan sevinç
cıvıldayan kuşlar
...
Devamını oku »
Bende bülbül gibiyim , vatan benim yürğim
O damarımdaki kan , hep kalbimde yatandır
Bende bülbül gibiyim , vatan benim yüreğim
O'nun bağrında doğdum , hep o'nunla yaşadım
...
Devamını oku »
Dağlar bürünmedi beyaza
Kuşlar şarkı söylüyor ağaçlarda
Tabiat erken uyandı yaza
Oturdum her zamanki banka
İki çay söyledim garson kıza
...
Devamını oku »