lacivertiğnedenlik
584 şiiri ve 115 yazısı kayıtlı Takip Et

Film şeridi



Film şeridi

Canım sıkılıyordu. Geniş ekran sinemaskop bir film izlemek istiyordum. Bunun için sevgilimi aradım ve bana eşlik etmesini istedim. İsteksiz davrandı. Öfkelenip telefonu yüzüne kapadım. Kalktım üzerime bir şeyler giyinip balkona çıktım. Göktaşları ve altın yağmurun altında durup sevgilimle aramda olanları gözden geçirdim.

Bana her gelişinde kafamı koparan Perseus’a benziyordu.Elindeki kılıcı kaldırıp, kalkanını yüzüme doğru çevirip son hamlesini yapıyordu. Kılıç kalkan ve miğferin içinde onu tanrılara benzetiyordum.Daha çok âşık oluyordum.

Tanrıların lanetine uğramış Medusa gibi hissediyordum kendimi. Gorgonların, ölülerin içinde sevgilimi taşa çevirebilen korkunç bir kadına dönüşüyordum .

Tutku ve işkence sevgilim ile benim aramda vazgeçilmez bir hal almıştı. Her karşılaşmamız yolculuk gibiydi.Ben yılan saçlı Medusa, sevgilim ise kanatlı sandala dönüşüyordu.

Her defasında aşkımı taşa çeviriyordum. Arkamı bakmadan gidiyordum.Çoğu kez yolun yarısından geri dönüp onu öperek uyandırıyordum.

Sevgilim elindeki kılıcıyla saçlarımdaki yılanları biçiyordu. Beni kendinden uzaklaştırıyordu. Uzaklaştığım an yüzüne saçlarımı doluyordu. Yılanlarımı kalbine sokup beni yeniden diriltiyordu.

‘Simone.’’

Başımı çevirdim.Odanın ortasında sevgilim duruyordu.

‘’Hani gelmeyecektin oldukça isteksiz davranmadın mı ?...’

‘’Ooh Simone her gün kafanda senaryolar yazıyorsun ve hangisine yetişeceğimi bilemiyorum…’’

Sevgilimin bu sözü beni iyice delirtti. Sesimi yükselttim.

‘’Ben hayal dünyasında yaşıyorum senin ayakların yere basıyor öyle mi ?’’

‘’Seninle ne yapacağımı bilmiyorum. Beni sürekli şekillendiriyorsun. Artık bu oyuna bir son verme zamanı geldi. Buradan ayrılıyorum. Ayrılmadan önce istediğin bilgileri topladım. İşte bak salonun ortasındaki çantanın içinde. Her zaman beni sorumsuzlukla suçladın. Sana karşı sorumluluğumu yerine getirdim. Haydi git ve lanet olası çantayı aç geçmişini öğren. Yıllarca hep mutsuz oldun. Mutsuzluğunu bana yansıttın. Çekilmez bir kadına dönüştün...’’

Sevgilimin yüzüne baktım. Beni terk etme duygusu hoşuma gitmişti.

’Emir kipine gerek yok. Bakmasam çantaya ne olacak…’’

Bu sefer sevgilim sesini yükseltti. Çantayı alıp odanın ortasına savurdu. Çantanın içindeki evraklar yüzüme doğru uçuşmaya başladı.

‘’Mario ne yapıyorsun ya evraklar yırtılırsa …’’

‘ Hani merak etmiyordun öyle umarsız cevaplar…’’

Birden sevgilimin üzerine yürüdüm.Alt dudağını dişlerimin arasına alıp ısırdım. Ellerini saçıma dolayıp başımı arkaya devirdi. Dudağım kanamıştı. Kapıyı vurup çıktı.

Odanın ortasına yayılan kağıt parçalarını rastgele çekip okumaya başladım.

Adı İlano

Doğum 1985, Çekoslavakya

Anne adı Polivka

Baba adı Alajenduro

Evlatlık verildiği aile Jordan ailesi

Çok sıkılmıştım. Bu bilgileri okumamam lazımdı. Sevgilime hak veriyor olma düşüncesi beni yeniden evrakları okumaya yöneltmişti. Ne hazin bir öykü Çekoslovakya’dan İtalya’ya uzanan bir hayat hikâyesi.

‘ Sakin ol dedim ‘’kendime ‘’ bak sinirlenince kaşını kaldırıyorsun…’’

Bavulumu hazırladım. Havaalanına doğru yol aldım.

Uçak Prag’a varmıştı. Elimdeki adresi taksinin yanındaki adama uzattım…

‘‘Lütfen beni götürür müsünüz .’’?

‘Buyur bayan ‘’ dedi adam.

Yol boyu hiç konuşmadım. Gerçek ailemi görecektim. Onlar beni görünce sevinecek miydiler.?

Prag’ın arka banliyölerinde taksi durdu.

‘’İşte bayan, onsekiz numaralı adrese geldik .’’

Çok heyecanlandım. Uzun süre sokağın ortasında bekledim. Çantamdan annemin resmini çıkarıp eve doğru ilerledim. Nefesimi içime çekip bıraktım. Elimi kaldırdım.

Tak tak tak.

Bekledim. Kapıyı açan yoktu…

Tak tak tak tak…

Kapının aralık olduğunu fark ettim. Hafifçe iteleyip içeriye girdim. Etrafa bakındım. Kanepenin üzerinde yüzüstü yatan kadını gördüm.

‘’Bayan özür dilerim, uyuyor musunuz kapıyı çaldım ama duymadınız…’’

Bir inilti sesi duydum. Boğazdan gelen derin hırıltı sesiydi bu.

Kadının yüzünü kendime doğru çevirdim ne kadar benziyordu bana. İri lacivert gözleri vardı. Kısık bir sesle .

‘’Ben Simona .’’ dedim.

Yaşlı kadın gözlerini bana çevirdi. Elini kaldırıp yanaklarıma dokundu. Başı aniden yana düştü.

‘’Bayan, bayan neyiniz var ...’’

Örtüyü kaldırdım. Karnına saplanan bir bıçak vardı. Ellerime kan bulaşmıştı.

‘’Aman Tanrım, bu nedir böyle.’’

Avludan gürültüler geliyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Geriye taksiden indiğim yere doğru gittim.

‘’Geldik bayan …’’

Taksinin kapısını yavaşça açtım. Parayı uzattım. Onsekiz numaralı eve doğru yol almaya başladım.

Tak, tak, tak.

Kimse ses vermedi. Kapı aralıktı. Ayağım ile kapıyı iteleyip avluya girdim.Avlu boştu. Sadece bir masa, masanın üstünde bardaklar, bir kaç fotoğraf ve renkli kesilmiş bez parçaları vardı.

‘’Kimse yok mu ?’’ diye yeniden seslendim. Bir süre avluda bakındım. Evin iç kapısına yöneldim. Kapı açıktı.Odaya girdim.Bir inilti duydum.

Odada divanın üzerinde bir kadın yatıyordu arkası dönüktü .’ Bayan ’ diye seslendim. ’’Özür dilerim uzun süre avluda bekledim. Kimse ses vermeyince içeriye girdim .’’

Kadın inliyordu. Ters giden bir şeyler olduğunu hissettim. Kadını kucağıma aldım. Yüzünü kendime doğru çevirdim. Ne kadar benziyordu bana .’’Ben Simona ’’ dedim. ’Yani İlano diğer adım İlano...’’

Kadın gözlerini açtı uzun uzun baktı bana.

‘’Kızım İlano.. .’’

Bir an yüzümün kireç gibi olduğunu hissettim. İlano demişti. Sıkı sıkı sarıldım..

‘’Anne ‘’diyebildim sadece, ellerim kan içindeydi. Annem ölmüştü.Elimde bıçakla ayağa kalktım.

Avludan gürültüler geliyordu. Çok fazla gürültüler. Yeniden geriye dönmek istedim. Taksinin ilk durduğu yere.

‘’ Geldik bayan onsekiz numaraları adres burası ,parayı uzattım. Yavaşça kapıya yöneldim.

Tak, tak, tak…Tok bir sesle irkildim.

‘‘Olmuyor. Olmuyor Simone aklın nerede, bir sahneyi üç kere çekiyoruz. Her defasında kendi kafana göre davranıyorsun. Senaryo dışına çıkıyorsun. Simone şu lanet olası kameranın merceğine bakacaksın. Burada film çekiyoruz. Sen bu role kendini vermiyorsun. Mercek dedim merceğe bakacaksın.

Taksi beni kapının önünde bıraktı. Elimdeki resme baktım.

Tak tak tak..

Kapıyı aralayıp eve girdim. Kimseler yoktu. Canım sıkıldı. Yağmur yağmaya başlamıştı. Üzerime bir şeyler alıp balkona çıktım. Göktaşları ve altın yağmurun altında durup merceğe baktım. Geniş ekran sinemaskop bir filmin orta yerinde sevgilim atın üzerinde bana doğru koşuyordu….

lacivertiğnedenlik


Beğen

lacivertiğnedenlik
Kayıt Tarihi:2 Mayıs 2012 Çarşamba 00:32:59

FILM ŞERIDI YAZISI'NA YORUM YAP
"Film şeridi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İlhan Kemal
14 Haziran 2012 Perşembe 22:22:28
Güzel bir kurgu, hoş bir anlatımla birleşince sağlam bir öykü ortaya çıkmış. Yanlız bir nokta dikkatimi çekti. Simone mi, Simona mı?

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 14 Haziran 2012 Perşembe 22:29:21
doğrusunu en iyi sen bilirsin ilhan ,yazarken hata yapmışımdır evet şimdi dikkat etim ,çok sevgiler ,teşekkürler
SEVİLAY DİLBER
23 Mayıs 2012 Çarşamba 18:27:18
egzotik kurgularına bayılıyorum...
zeki kızsın vesselam...
seni okumak ne güzel...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 23 Mayıs 2012 Çarşamba 18:28:12
son öykümü okumanı çok isterim toprak
seni görmek ne güzel


waratte
7 Mayıs 2012 Pazartesi 15:37:30
ah aysu m ah aysu m

beynimiz de film kareleri gibi yollar uzamış bas bas bas...

sonra deli derler bize...

olsun inkar etmeyiz ne olacak)))

severekten her daim
lacivertlipüsküllüm...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 7 Mayıs 2012 Pazartesi 16:11:14
teşekkür ederim ,seviyorum deli akmayı ,varsın deli desinler ,delilerin kafası başka akar öykülere :)) sevgiler yeşilpüskülüm
chaotica
2 Mayıs 2012 Çarşamba 14:40:03
Perseus'un başında Hades'in miğferi mi vardı yoksa Medusa'nın mı gözleri kapalıydı? Bence Medusa istese görürdü boynuna gelen kılıcı sallayan eli de... görmek istemedi. Tanrılar boş yere sevinsinler diye...

Gelgiti sana has, iniş ve yükselişleri de, kurgusu da. Perseus da çıkıveriyor aniden, kamera da. Yönetmen olsam merceğe bakan oyuncuyu setten kovarım o başka.

Tarzını, dilini seviyorum. Yazdıktan sonra elini bir kez daha sürmek istemeyişin... sanırım geriye doğru yürümek gibi algılıyorsun bunu. Ama kervan her zaman yolda düzülmüyor. Bütün sözcükler deve. En güzeli olan "aşk" bile eğri büğrü. O yüzden bence ara ara geri gidip hal yoluna koymak lazım sözcük kervanlarını.

Velhasıl... yürüyesin hiç durmadan.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 18:45:34
yönetmen olsam ben de merceğe bakan oyuncuyu kovarım ,ama burada bir şeyi atladın ,yönetmen merceğe bak dediği için onu tınlamıyor ,o kendi merceğine bakıyor geniş ekran sinemaskop bir filmde ...yaaaa *) geriye dönmek ,dönünce devrik dilim bozuluyor dönmeyeyim ben..çok teşekkür ederim yorum ve eleştirine ..sevgiler
Aynur Engindeniz
2 Mayıs 2012 Çarşamba 14:24:05
Çok güzel. Sürprizli bir öykü. "Hayde" biraz garip kaçtı orada ama olsun. Bize her yer Trabzon:)

Kurgu on numara toprağım.

Sevgiler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 18:46:22
hadiiii bize her yer holefter *) çok sevgiler toprağım
Davidoff
2 Mayıs 2012 Çarşamba 12:42:59
Tak tak tak...


Sanki senin parmak uçlarının sesleri yazıya yapışmış gibiydi... Ben duydum, başkalarını bilemem !


Sevgilerimle Lacim.




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 18:41:39
benim parmaklarım evet .)

teşekkür ederim
O qué
2 Mayıs 2012 Çarşamba 12:20:30
:)

olanlar İlano sahiden bir film şeridi miymiş,
yoksa onun zihnindeki bir kare mi?

Çok güzeldi. Nefes almadan okuyorum, sonra bir yerde "ne demek yani bu" diyerek başa dönüp tekrar:)

sevgimle hepp!

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 12:30:20
canımsınnnnnn sen
emine pisiren
2 Mayıs 2012 Çarşamba 12:10:53
Sevgili Yazım Dostu,
Mükemmel bir kurguydu ve adrenalin boğazımda yutkunmak istemediğimiz bir heyecanla okudum yazınızı.
Kutluyorum emeği.
Teşekkürler
Selam ve sevgiyle
+10

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 12:12:06
senin beğenine çok sevindim ,çok teşekkür ederim güzel arkadaşım,sevgiler
Vertigo
2 Mayıs 2012 Çarşamba 09:09:58
çok severek : ) film şeridini
yazdıklarını,seni...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 12:11:25
bende severek :))
Mehtap ALTAN
2 Mayıs 2012 Çarşamba 00:41:37
yağmur yağıyordu!...

gerçek ile düşün gök ile toprak arasındaki soluksuz zig zagları çiziyordu yüreğimin haritasını...

final silgi kullanılmadan yazılan bir yazının dik duruşunu gösteriyordu...

Tebrikler Aysu...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 00:44:43
Teşekkür ederim sevgili Mehtap , sevgilerimle
HakkınSesi
2 Mayıs 2012 Çarşamba 00:40:48
Bu filmi çeken yönetmen, aynı zaman da oyuncu da olunca işler elbette karışıyor. (Hiçbir insan kendini çekip de, bir başkasına kolaylıkla göstermek, izletmek istemez. ) Az önceki büyük bir yalandı, af edersin İlano:)


Olmamışlık duygusunu canlandıran boş zamanlarımız için iyi bir fırça denemesi. Boşluk çok, kanama çok fazla!

Hürmetle daim...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


lacivertiğnedenlik 2 Mayıs 2012 Çarşamba 00:42:48
Teşekkür ederim ,sevgiler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.