hyazici58
1083 şiiri ve 167 yazısı kayıtlı Takip Et

Pis bir gün



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 13.9.2011 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Hani insan küçük kainattı, yahut minik bir dünya..Bugün yalan olduğunu anladım. Kainatı çok bilmem de, dünya değişiyor, dönüşüyor ve dört mevsimi yaşıyor gönlünce... Ya hani benim mevsimlerim ? Hergün yeniden doğan güneşim, ayım hani ? Sizce de yalan değil mi ? Hadi yalan deyin, çok ihtiyacım var bu yalana...

İnsanın asla yenilenen bir mevsimi yoktur, insan bıraktıklarına bir daha asla dönmez ve dönemez...

Çok masumdu yapmak istediğimiz ; sizler gibi yeniden hanemize bir şekil, düzen verecektik ; öyle çıkmıştık yola..Bugüne değin bir yığın eskimiş eşyayı atar, ihtiyaca göre yenisini kucaklar gelirdik ; bunda herhangi bir anormallik yoktu. İnsan dünyanın her yerinde biraz böyle yaşardı...Oysa yola çıktığımızda anladık ki, biz eşyalarla birlik kendimizi de değiştirecektik ! Tabiyatımızda olmayan birşeyi biz zorla yapacaktık. Önce işimize yaramayan ne varsa atacaktık, attıkta..Sıra ne zaman kitaplara geldi, o an bir felakete sürüklendiğimi hissettim..Bir mevsim değişikliği adına çıktığımız yolda, sanki vurularak ilerliyordum..Gelelecek olan, getirmeyi arzuladığımızın bir bahar olmadığını da çok derinden hissediyordum. Kitaplar zaten bu eve hiçbir zaman sığmamıştılar, birçok eve sığamadıkları gibi ! Başlarına birgün mutlaka gelecek bu felaketi hep ertelemiştik..Bu kez, ertelenemez bir sona doğru gidiyorduk..Zira onlara ayrılan ve ayrılacak olan yerler inadına daraltılıyor ve ben seyrediyordum... İnsanların bir ömür başına gelen, bunlarında başına geliyordu..Hani insan doğar ve biranda serpilir, bütün dünya yalnızca onun için vardır ve o istedikçe de genişler..Birilerinin alanının genişlemesi, gerçekte birilerinin alanının daralması anlamına geliyordu. İnsanın yaşı ilerledikçe, bedeni de buna paralel küçülür, daha acısı hayalleri küçülür..Küçüldükçe de inanılmaz hırçınlaşır, çünkü kaybetmek kötüdür; artık hakim olduğu her şeyi kaybetmektedir ! ...

Bu kez tüm direnmelere rağmen, miyadı dolanlar arasına kitaplarda katılıyordu..Sahi hangisiydi bu miyadı dolanlar ?. Hayatımda bu denli çetin bişey asla yaşamadım; seçmek, ayırmak oldumolası zor işti insanlar için..Evin içinde olaylar sür-git devamederken, "He kütüphaneye mi versek, yoksa blokların uygun bir yerine koysak, ihtiyacı olanlar alıp gitse, ha yoksa çöpe mi atsak !" Hepsini bel ki hazmetmek için hazırdım; ama, ya çöp ? Biranda kendimi tek ayağımdan sürüklenerek bir laşe gibi çöpe atılmış hissettim ve irkildim ! Hayır ! Buna asla razı olmayacaktım...Bunlar benim birer parçam, aslında o kitaplar gerçekte benim, ben... Her satırın altında göznurum ve her sayfada yüreğim vardı. Altını renk renk kalemlerle çizip de kendime sakladıklarım, ya onlar ne diyecekler, isyan etmezler mi ? Sana yazıklar olsun demezler mi ? Sen bizsin ve biz seniz, bunu bize nasıl yaparsın, demezler mi ?

Önce balkonlara taşıdık, aklımızdan geçen ayıklayarak yeniden konuk etmekti onları ve doğrusu kalanlarla mezara kadar birlikte olmak... Bazılarının bu şansı kaybettiğini ben de düşünüyordum; ama, hangisini elime aldıysam, farklı bir koku hissettim, her kitapla alındığı yere gitmek durumunda kaldım ve onca yaşadığım zorlukları hatırladım..Evin tek çalışanı bendim ve dört çocuğun babasıydım; okumaya aşık ve aç doğmuş biri olduğumu birtürlü anlatamadım. Onların yüzünden yolda kaldığım günler oldu, hatta rezil bile oldum..Ama, onlara asla toz kondurmadım...Bir yığın icat ve yenilik çıkmıştı, ama, kitaplar kadar beni cezbeden hiçbir şey olmadı. Bugün halen öyle düşünüyorum. Düşünüyorum; çünkü bugün çocuğumu yolcu etmek üzere kente gittiğimde yine yüklenip geldim; oysa balkonlarda atılacağız diye bekleyen onlardı, bu nasıl iş ?

Mantıklı bir çözüm bulmalıydım; belli ki bunların hepsi geri dönmeyecek... Mesleğimi bundan böyle tam olarak sürdürme şansım olmadığından, galiba ilkönce onlara kıyacaktım; kıyamadım ! Onlarla bir ömür nafakamı temin ettiğim aklıma düştü. Hangisine uzandıysam parmaklarımın ucu yandı ! Gözlerim, yüreğim, parmaklarım...Sahi birlikte mi yansak, ne dersiniz ?

Hayrettin YAZICI


Beğen

hyazici58
Kayıt Tarihi:12 Eylül 2011 Pazartesi 00:28:31

PİS BİR GÜN YAZISI'NA YORUM YAP
"PİS BİR GÜN" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Sedat_ERDOGDU
28 Kasım 2011 Pazartesi 19:44:36
Hangisine uzandıysam parmaklarımın ucu yandı ! Gözlerim, yüreğim, parmaklarım...Sahi birlikte mi yansak, ne dersiniz ?..

ilk defa bir yazınızı okudum çok beğendim tebrikler...

Cevap Yaz
BUHAR
14 Eylül 2011 Çarşamba 00:27:09
Güne düşen yazınızı içtenlikle kutlarım.

Saygıyla.

Cevap Yaz
N.ALTIN
13 Eylül 2011 Salı 12:32:44


Dostun en yakını bir elimizdedir gün boyu,kitaplarımız...

Her kezin mutlaka kitaplarının başına kötü şeyler gelmiştir..Onlara çok iyi bakalım..

Anlamlı bir okadar mükemmel yazınızı güne gelen eserinizi kutluyorum değerli dost,

Selam ve dua ile,

Cevap Yaz
Aysel AKSÜMER
13 Eylül 2011 Salı 11:20:30
Anlamlı ve duygulu yazınızın güne gelmesine çok sevindim. Tebrik ederim. Saygılarımla.

Cevap Yaz
Angie
13 Eylül 2011 Salı 07:25:14

Gece şiiri ekledikten sonra okumaya başlamıştım ki yarım kalmıştı yazı. Merak ediyordum... Gördüm ki başı da sonu da aynı duygu... Aslında dışında olan fakat içine sığdırdığın ve anlamlandırdığın bir dünyadan vazgeçmek gibi.
Her şey acıtır ama çöpe atmak kabul edilir değil, evet evet...
Okurken sayfalarına zamanınızı ve soluğunuzu yüklediğiniz o kitaplar bir köy/kasaba okulunda dünyasını büyütse ya okumayı seven tertemiz çocukların....


Saygı ve selamlarımla hocam.






Cevap Yaz
Nezahat Yıldız Kaya
13 Eylül 2011 Salı 01:25:36
Sanki bendim o beni anlatiyor dedim bu kitap dostluguyla onlarla beraber konusmasiyla.
Aklima evlendigim zamanlar geldi , Rahmetli yengemin bir konusmasiydi ''biz kizimiza bir sandik kitap verecegiz , ceyiz yerine , bilin oyle alin kizimizi ''diye .
Yaziniz hislerimin tercumaniydi .. Yureginize gonulden selam ve saygilar..

Cevap Yaz
handan akbaş
13 Eylül 2011 Salı 00:25:19
Kitap kokusunun verdiği o özel duyguyu hiç bir elektronik eşyada duymadım.
Okurken inanın hissettiklerinizi anlıyorum.
AVM lerde herkes kıyafet mağazalarına yönelir, ben kitapçılarda bulurum kendimi.
Okumak bıkmadan kitaplarla haşır neşir olmak, en keyif veren duygu.
Güne gelen yazınıza tebrikler, paylaşım için teşekkürler, saygılar.

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
13 Eylül 2011 Salı 00:08:55
Bir yığın icat ve yenilik çıkmıştı, ama, kitaplar kadar beni cezbeden hiçbir şey olmadı.

Ne kadar alet çıkarsa çıksın, kitapların yerini hiç bir şey tutmayacak ben bunu biliyorum. Yine de atmayalım, belki bu kitaplara ihtiyacı olanlar vardır hocam bir şekilde onlara ulaştırırsanız çok güzel olur.

Tebrik ederim......saygılar

Cevap Yaz
Davidoff
12 Eylül 2011 Pazartesi 13:49:33
Değerli hocam...

Kek isminde bir anım vardı bilmem okudunuz mu, yazık ki anadoluda kek'in bile ne olduğunu bilmeyen çocuklarımız var hâlâ.
Bizler evimizde sadece kitap değil, modası geçti diye pc.leri, laptopları bile çöpe atar olduk.Oysa bu çocuklara el birlik olunsa, her köye, anadolunun ûcra kasabalarına yollansa ne olur...

Ben üstüme düşen görevi fazlasıyla yaptım, yapmaya da devam ediyorum.Sizlere de tavsiyemdir, kim hangi şehirde doğduysa elindeki kitap ve kullanmadığı pc. eşyalarını oralara iletsin.


SAYGILARIMLA.



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:00:56
Evet, ben de elimden geldiğince yaparak geliyorum. Hepsinin bilincindeyim.Bir ilçede görev yapıyordum. Ben bir yere ayağımı bastığımda ilk yaptığım işlerden biri, kütüphaneyle evimin arasını, yahut dairemle kütüphanenin arasını ölçmek olurdu. Bir kış günüydü, görev yaptığım ilçenin kütüphanesini gezmek ve tanımak için gitmiştim. İçeri girdiğimde kıravatsız, tıraşsız, ayakkabılarının topuğuna basmış bir vatandaşın sobanın başında ısınmaya çalıştığını gördüm.Selam verip yanına oturdum; yanına bir yığında ansiklobedi ve kitap dizmişti. Ah birde ne göreyim adam o kitapları yakıyor. Bir baktım hepside kayıtlı kitaplar. Neden yaktığını sordum; kısaca ısındığını söyledi. Sonra öğrendim ki kütüphane görevlisi bir başka kurumun müstahdemi ve okuryazarlığı yok. Sonra gösterdiğiniz, gösterdiğimiz onca çabayı düşündüm ve bu mel'un vurdumduymazlığı...Her şey ne kadar zordu....
Mehtap ALTAN
12 Eylül 2011 Pazartesi 09:51:46
onlar bizi zenginleştiren içimizdeki bilgi dağına el uzatan en sadık dostlar...

yazık ki yerleri garinti olmayan ve çoğu zaman kitaplıkta süs olarak duran dokunulmadığı için sayfaları üşüyen mis kokulu dostlar!

saygılar hocam...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:01:32
Çok teşekkürler Mehtap Hanım...
AYSE 09
12 Eylül 2011 Pazartesi 08:29:39
güzel anlatımdı
onlara bir yer bulun lütfen atmayın ne olur çünkü onlar gbi bir dost bulunmaz bir daha
saygılarımla her daim

AYSE 09 tarafından 9/12/2011 8:30:16 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:02:06
Teşekkürelr efendim...Selam,saygı...
Aysel AKSÜMER
12 Eylül 2011 Pazartesi 06:03:55
Kitaplara seven biri olarak ruh halinizi anlayabiliyorum. Kitap en iyi dosttur çoğu zaman. Kolay mı dosttan ayrılmak. Kutlarım. Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:02:48
Anlaşılmaktan çok mutlu oldum...Anlaşılmak önemlidir...Çok teşekkürler...
glenay
12 Eylül 2011 Pazartesi 01:11:01

Gerçekten yüreğim acıdı . Benim kitaplarımda annemlere ilk geldiğimde kitaplarım merdiven başlarında sürünmüştü .
Neyseki alt kata taşınınca onları koruyabildim . Sizi anlıyor ve yazınızı kutluyorum . saygılar ..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:03:12
Çok teşekkürler...
Filiz Şahin.
12 Eylül 2011 Pazartesi 01:01:22
BEN TALİBİM

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:03:43
Çok teşekkür ederim..Çok mutlu oldum...
Filiz Şahin. 13 Eylül 2011 Salı 08:00:54
GÜNE DÜŞEN YAZINIZI TEBRİK EDİYORUM...
AZAP
12 Eylül 2011 Pazartesi 00:34:12
DOST KİTAPLAR BİR HAYATTIR BENDE SENİN GİBİYİM SEYRETMEK BİLE BİR AYRICALIKTIR SAKIN HA HAYAT BİTER SONRA ONLARA DOKUNMA SEVGİLER OLSUN YÜREĞİNE...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hyazici58 12 Eylül 2011 Pazartesi 14:04:10
Çok teşekkürler..Selam,saygı...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.