di direniş
1302 şiiri ve 121 yazısı kayıtlı Takip Et

Vefatının 10. yılında ebulfez elçibey'i anıyoruz...



VEFATININ 10. YILINDA EBULFEZ ELÇİBEY'İ ANIYORUZ...

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 24.8.2010 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


Ebulfez Elçibey’in hakka yürüyüşünün 10. yılında anılırken, nesillere armağan ettiği fikirleri, ülküsü bir meşale gibi yanmaktadır yüreklerde. Onu, sadece Azerbaycan’ın lideri, sadece oraya aitmiş gibi görmek yanlıştır, abestir! O Türk Dünyasının önderlerinden, Türklüğün birliğinin , beraberliğinin tesisinde en büyük temel taşlarımızdan biridir.Mihenk taşımızdır!

Rahmetli aziz liderimizin mücadelesinden öğrenecek çok şeyler vardır. Onun her konuşması, her adımı Türklüğe yön verecek kudretdeydi. Emperyalist Rus idaresi altında büyüyen, mekteplerinde okuyan, Türklük şuurunun adeta aforoz edildiği, isimlerin bile slavlaştırıldığı komünist düzende kendini koruyabilmiş, şuurunu kuvvetlendirip etrafındakilere de aynı ülküyü aşılayabilmiş soylu bir Türk evladı idi.

Komünizmin ezdiği, her türlü alçaklığın sadece Türkler üzerine sergilendiği Azerbaycan’da yaptığı özel ve gizli çalışmaları sayesinde Rus emperyalizmine karşı güçlü bir cephe kurmayı başarmış mükemmel bir önderdir! Bunu fark eden Rus idaresi onu hapse atmış, iki yıl kadar yattıktan sonra şartlı olarak salıverilmişti.

Sovyetlerin dağılma sürecine girdiği dönemde, üç baltık ülkesi; Litvanya, Letonya ve Estonya’da başlayan bağımsızlık hareketlerinden cesaret alarak kurduğu ’Azat Azerbaycan’ hareketinin başında halkını şuurlandırıyor, bağımsızlık için yapılması gerekenleri konferanslarında dile getiriyordu. Aydınların ve halkın güvenini kazanarak giderek güçlenmesi, Azerbaycan’da hürriyet rüzgarları esmeye
başlamıştı. Sonra, bütün kitleleri içine alacak HALK CEPHESİ’ni daha da teşkilatlandırmaya çalıştı. Halkı öyle galiyana getirmişti ki; halk coşmuştu adeta...

Büyük lider Ebulfez Elçibey’in ilk hareketi, binlerce Azerbaycan Türk’ünü İran sınırına yürüterek sınırdaki dikenli tel örgüler önünde tek Azerbaycan bayrağı altında Birleşmiş Azebaycan mümayişleri olmuştu. Bu durumdan ürken Rus ve İran askerleri çatışmayı göze alamamışlardı. İşte bu onurlu hareketten sonra cesaretler bilenmiş, bağımsızlık andı içilmişti...

Bağımsızlık Hareketi Yürüyüşünün ardından yapılan çalışmalar Azerbaycan’ı daha da bağımsızlaştırmaya yöneltti. Bakü’de yüzbinleri topladı ve Komünist partisinin lağvedileşinden tutun da, Rus askerlerini Azerbaycan topraklarından sürülmesini ve orakçekiçli bayrağın indirilip Azerbaycan bayrağının gönderlerde dalgalanmasını istemesinin ardından KGB ajanlarınca feci şekilde dövülse de aldırmamış, ölüme yürümüştür korkusuzca...

Karşısındakileri eze eze Azerbaycanın başına Cumhurbaşkanı seçilen Elçibey’in en büyük ülküsü;

1-Azerbaycanın tam bağımsızlaştırılması
2-Karabağ’ın Ermenilerin elinden geri alınması
3-İran’daki Güney Azerbaycan topraklarının ve 25 milyon Azerbaycan Türk’ünün birleştirilmesi
4-Türkiye sınırlarının kaldırılıp tek ülke haline getirilmesi

Varlığını Türklüğe adamış talihsiz liderimizin yaptığı mücadeleyi desteklemek ve ona kadro yardımlarında destek olmak için Türklük Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş Bey, ona her türlü yardımı esirgememiş, Ülkücülerin en yetişkinlerini oraya göndermiş ve güçlü bir ordu kurmaya çalışmıştır. Ermenilerin hainlerle işbirliği yaparak işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çıkması için özel yetenekli ordu kurmaya çalışmış ama ihanetler yakasını bırakmamıştır.

Ruslar; Elçibeyi devirmek için yetiştirdikleri işbirlikçilerini devreye sokarak ona suikastlar düzenlenmiş ama Allah her seferinde korumuştur! Yapılan ayaklanmalara kardeş kanı dökülmesin diye direnmemiş ve Haydar Aliyev’i göreve davet ederek, doğduğu yere, Nahcivan’daki köyüne dönmüştür...

Büyük devlet adamı Ebulfez Elçibey, rahatsızlığı ve birkaç hastalığı üzerinde taşımasından dolayı ülküsünü gerçekleştirecek ömrü vefa etmemiş ve tedavi gördüğü Türkiye, Ankara’da yoğun bakıma rağmen iyileştirilememiş ve hakka yürüdüğünde takvim yaprakları 22 Ağustos 2000 tarihini gösteriyordu. Yürekler üşümüştü, Türk Dünyası büyük bir liderini kaybetmenin gözyaşını döküyordu... Ona sahip çıkanlar inanmış üç-dört Ülkücü yiğitlerdi.

Elçibey hakka yürüdüğünde, o zaman Türkiye’nin başında hükümet ortağı MHP ve Devlet Bahçeli bey vardı. Ne hikmetse; Devlet bey cenazeye katılma ihtiyacını bile duymamıştı nedense?!

O güçlü liderimizi albayrağa sararak TANRIDAĞLARINA BAŞBUĞLARININ yanına yolcu etmiştik!

Ey büyük Türk, ruhun şad, mekanın cennet olsun!

Yolumuza yaktığın o nurlu ışığın ferlerini biz Ülküdaşların daha da kuvvetlendirecek!

Gözün arkada olmasın! Ülkünü biz gerçekleştireceğiz. Allah’a ve sana söz!

Fikirlerin yüreklerimizde bir meşale gibi yanacaktır!

Tanrı Türk’ü korusun ve Yüceltsin !

Zafer Direniş
...
23 Ağustos 2010 Pazartesi 00.45 Lahey


Beğen

direniş
Kayıt Tarihi:23 Ağustos 2010 Pazartesi 01:49:42

VEFATININ 10. YILINDA EBULFEZ ELÇİBEY'İ ANIYORUZ... YAZISI'NA YORUM YAP
"VEFATININ 10. YILINDA EBULFEZ ELÇİBEY'İ ANIYORUZ..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
atebek
24 Ağustos 2010 Salı 18:49:50
Anakara da tedevi görürken öldü rahmetli Elçi Bey ölmeden önce tekrar yinelidiği bir söz Demire helkopter gödermeliydi bizim o zamanki siyasetçilerimizin yaptıkları.

Allah rahmet eylesin mekanı cennet osun duygulandım çok teşekkür ederim kardeşim.

selametle

Cevap Yaz
Bekir Keskin
24 Ağustos 2010 Salı 18:12:41
Türk Dünyasının Kutlu Lideri'ne selam olsun !
Allah mekanını cennet etsin...

Cevap Yaz
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
24 Ağustos 2010 Salı 13:29:52


ah insanlık ah..!

sevgi saygı birlik dirlik dolu bir dünya dileklerimle...

sevgim saygım tebriklerim günün yazısına çok değerli yazarına...:)

Cevap Yaz
kocakurtsoylum
24 Ağustos 2010 Salı 12:28:47
Sevgili gönüldaşım yüreğine sağlık.Yazınızı baştan son dikkatlice okudu.Yüreğiniz var olsun.O büyük dava adamının cenze törenine katılmazlar,katılamazlaa çünü;Bunlar ider değil istihbarat elemanlarıdır.Allah rahmet eyleye Elçibey liderimizi.Ruhu şad olsun.mekanı cennet olsun

Cevap Yaz
N. B. Ç.
24 Ağustos 2010 Salı 10:04:18
Güne gelen yazıyı ve yazarını kutlarım.

Saygılarımla...

Cevap Yaz
Aynur Engindeniz
24 Ağustos 2010 Salı 09:42:32
Bütün Türk liderlerinin ve askerlerinin ruhu sad olsun.

Tebrik ederim.

Cevap Yaz
Çerkez Kızı
24 Ağustos 2010 Salı 04:28:58
KANKAM HARIKA BIR YAZI GERCEKTEN ELCIBEY BEYEFENDI KALITESI VE BILGISIYLE HER SEKILDE TURK LIDERLIGINI HAK ETMIS BIR KISILIKTI ALLAH RAHMET EYLESIN NUR ICINDE YARSIN MEKANI CENNET OLSUN.FIKIRLERI YASYACAKTI VE YASATILACAKTIR FIKIRDASLARI SAYESINDE HALKI IZINDEN GIDECEKTIR.GUZEL BIR YAZI.

Cevap Yaz
zakir
24 Ağustos 2010 Salı 03:44:15
rahmetle Yad ediyoruz. vefa örneği bir yazı tebrikler.

Cevap Yaz
Aysel AKSÜMER
24 Ağustos 2010 Salı 00:47:44
Güne gelen anlamlı yazınızı tebrik ederim. Mekanı cennet olsun. Saygı ve selamlarımla..

Cevap Yaz
Ömer Faruk Hüsmüllü
24 Ağustos 2010 Salı 00:45:59
Türklüğün Unutulmaz Askeri nur içinde yatsın...

Cevap Yaz
Mehtap ALTAN
24 Ağustos 2010 Salı 00:43:23
Güne yakışan çok değerli bir çalışmaydı...

Kutladım...

Cevap Yaz
arıbeyi
24 Ağustos 2010 Salı 00:36:14
Ebulfeyz Elçibey ismi ve resmi bana hep Atatürk'ü hatırlatmaktadır.
O da Atatürk gibi hep yaşanılan günü değil , geleceği göstermekte,
ileriye gitmeyi ,hep geleceği düşünmeyi öğütlemektedir.
İşte gerçek liderlik burada.Geleceği görüp şekillendirmek.
Büyük liderdi,yine öyle,gelecekte de öyle kalacak.
Liderler ölmez ki hiç bir zaman.
Mekanı cennet olsun.Allah nur içinde yatırsın.
Güne ve hatırımıza getiren yazısından dolayı değerli kardeşimi de kutluyorum.
SAYGILARIMLA.

Cevap Yaz
baharca57
24 Ağustos 2010 Salı 00:27:23
Günün yazısını ve yazarını yüreğimle kutluyorum.Kalemin daim yüreğin hep engin olsun.

Sevgilerimin en derini ile

Bahar

Cevap Yaz
direniş Yazının sahibi
24 Ağustos 2010 Salı 00:15:50
yazımı güne layık gören değerli arkadaşlarıma ve seçki kurulumuza yürekten teşekkür ederim, varolnunz..

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
24 Ağustos 2010 Salı 00:10:13
Zafer kardeşimi en içten dileklerimle kutlarım.

selam ve saygılarımla...

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
24 Ağustos 2010 Salı 00:02:39
Tebrik ederim Zafer abim. Güne düşen yazıyı ve değerli yazarını kutluyorum. Saygımla abim

Cevap Yaz
Toynak
23 Ağustos 2010 Pazartesi 10:57:34
o tabutu
o yası nasıl unuturum...?
ömrü tabut taşımakla geçmiş olan bizlere yük değildi...
sadece günü kurtarmak ve birilerine şirin görünmek kaygusu ile o cenazede olamaynlara acımıştık
omuzlarımızdaki o yükün adı vefasızlık olsa da
kırdık kolu yen içi,nde ve içtik kızılcık şerbetinden kana...
sağol ağabey
en derin saygılarımla...

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
23 Ağustos 2010 Pazartesi 08:50:15
Sevgili Zafer Ağabeyim, evet o trihi ve ölümüne dair haberi hatırlıyorum. Bu güzel yazı için de teşekkürler. Vefalı bir yüreğe yakışan bir yazı. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Tebrikler, selamlar

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
23 Ağustos 2010 Pazartesi 07:05:42
Zafer kardeşim, benim söylemek istediklerimi Bahar Hanım aynen söylemiş. Bana da bu güzel yazıyı yazan yüreği kutlamak kalıyor.
Allah Türk'ün her yerde yar ve yardımcısı olsun.

saygı ve sevgilerimle...

Cevap Yaz
baharca57
23 Ağustos 2010 Pazartesi 02:05:05
sevgili ülküdaşım can yoldaşım,

Vefalı yüreğini yüreğimle kutluyorum.Ne yazık ki böylesi değerlerimizin kıymetini hayatta iken bilmek gerekiyor.Türk dünyası adına çok büyük mücadele vermiş gerçek türk kanı taşıyanlardan biriydi ama ne yazık ki gerçekleştirmek istediklerine ömrü vefa etmedi elbet bayrağını taşıyacak birileri mutlaka çıkacaktır ardından.Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Duyarlı yüreğine bin can ile teşekkürler.Allah razı olsun senden .Var ol nur ol yaslı yürek..

Sevgilerimin en derini ile

Bahar

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.