yudumyunus
77 şiiri ve 5 yazısı kayıtlı Takip Et

T a k v a





Yaşam kabüllenmektir.

Yıl 1979, aylardan Temmuz, Antalya sıcağının kavurucu etkisi tüm bedenimizi esir almış bir haldeyiz, Demre yolunda. Direksiyonda ben, yanımda Ömer bey. Sert virajların, daracık yolun korkusuyla yavaş yavaş ilerliyor, bir yandan da doğanın güzelliklerinden nasipleniyorduk. Manzara muhteşemdi doğrusu, neme lazım..

Hani derler ya; bazen kuşunda taşa çarptığı olur, bizimkisi o misal. Bir anda kendimizi bir trafik kazasının ortasında buluverdik, hız düşkünü bir trafik canavarının hışmına uğradık adeta. Kazanın oluş şeklini uzun uzadıya anlatmaya ne gerek, bizim canavar virajı alamadı, önce yolun yamacına sonrada savrularak bizim araca vurdu. Al başına belayı oldumu şimdi..Tam bir can pazarı , panik anıydı yaşadıklarımız. Ölüm yoktu çok şükür ama yüzümüz gözümüz , bir çok yerimiz, yara bere içerisindeydi. Allahtan ilk yardım çantamda gereken her şey vardı. Bagajı açtığımda Ömer beyin hala arabadan inmediğini farkettim. İşte bu öykünün başlangıcıda bu andı..

Ömer bey; kırkbeş kırkaltı yaşlarında, bense henüz yirmi ikisine yeni girmiştim. Tanışıklığımız; ikimizde İstanbul’da kendi işimizle iştigal ediyorduk, Unkapanında dükkan komşusuyduk.. Gıda üzerine çeşitli ihtiyaç maddelerini fabrikalardan toptan alıp, Anadolu
’nun bir çok yerlerine pazarlıyorduk.. Arada sırada, müşterilerimizi ziyaret etmek vede tahsilat yapmak için şehir dışına çıktığımız oluyordu, bu sayede yurdun bir çok yerlerinide görme imkanlarımız doğuyordu, bu yolculuğumuzda bunlardan biriydi..

Arabadan inmiyordu, öylece boş boş bakınıyordu, görünürde öyle çok önemli bir yara bereside yoktu, hatta arkaya dönüp, bana baktı sessizce, bir ara travma geçiriyor zannettim, öylece bakışıyorduk..

Bu arada şunuda belirtmek isterimki; Ömer bey, aşırı derecede Allah korkusu olan, fakat islamın gereğinin hiç birisini yerine getirmeyen bir müslümandı.. Ne namaz, ne niyaz, ne oruç ne zekat hak getire misali.. Fakat: Öyle güçlü bir takvası vardı ki; o takvaydı onun tüm hayatını düzene sokan düzenli kılan. Karıncayı bile incitmez derler ya o misal. Kul hakkına sonuna kadar değer veren, bir kuruşun bile hak olduğuna tüm yüreğiyle inanan, açları muhtaçları doyurup, kapısına gelipte el açanlardan sadakayı asla esirgemezdi.. Dul ve yetimleri gözeten, hatta her ramazan ayında yüzlerce yetimi giyindirip yüzlerini güldüren, iyilikten hayırdan yana bol bol ihsanlar eden, evine vede işine tam tamına sadakatla bağlı bulunan bir adamdı..Allah korkusuydu onun hayatının tüm düzen vede nizamı..

Bir anlık hafsalamı toparlayıp, kapısına yöneldim. Kapıyı açarak hadi baba in artık, başımızın çaresine bakalım dedim. Bir anda suratı kıpkırmızı kesilmişti; başını öne eğdi, bu hal utanç haliydi, çok üzgündü. Ömer bey altına kaçırmış, pantolonunun her tarafı ıslanmıştı.. Durumu anladığımda, hadi baba zannetki su döküldü in aşağıya deyip kolundan tutarak dışarıya çektim. İndi; mahcuptu, önce yüzümüzü yıkadık, sonrada elimizden geldiğince yaralarımızı sardık..

Kaza ekibi gelmiş, tutanaklar tutulmuş ve arabamız Antalya sanayiye çekilmişti.. Kendimizde bir otele yerleştik. Aracımız üç dört gün içerisinde tamir edilerek bize teslim edilecekti.. Anlaşılan en az üç gün buradaydık.. Günlerimizin nasıl geçeceği değildi düşüncemiz, İstanbul’daki işlerimiz aksayacaktı..O gece hiç bir şey sormadım, fakat içimden hep sormak geliyordu, çokmu korktun diye. Korkunun koskoca adama bu denli tesir edeceğini düşünemiyor, hep başka bir nedeni olmalı diye meraklanıyordum..

İkinci günün akşamı, sakin bir çay bahçesinde kahvelerimizi yudumlarken, bakışlarımdaki merağı anlamış olacak ki; kendisi konuyu açtı. Evlat dedi; korktuğumdan değildi o an yaşadıklarım. Ölüm hak bir gün elbet benimde
başıma gelecek diyerek devam etti.. Bu bendeki hal, çocukluğumdan beri devam ediyor, çocukken başımdan talihsiz bir olay geçtide; bir türlü çaresini bulamadım bu illetin. Nedeni ise uzun hikaye; kısacası bu benim müzmin hastalığım. Aşırı heyecan anlarında, korku hallerinde, yer ve mekan neresi olursa olsun, bu hal vukuu buluyor, bende olabildiğince mahcupluk yaşıyorum...

Doğrusu nedenini çok merak etmiştim. Sormadan durmam mümkün değildi. Baba anlat ne olursun merakta bırakma beni, bakarsın bir çaresi olur, nedeni neydi diye bir kaç kez ısrar edince anlatmaya başladı..Üzülüyordum o anki haline..

Hepimiz köyleri biliriz az çok diye söze girdi. Çocuktum o zamanlar köyde yaşıyorduk, ilk mektep ikiye gidiyordum. Köy yeri işte; çocuğun ne evde oyalanacağı bir oyuncağı, nede onu evin içerisinde tutacak bir nedeni vardır.. Eli iş tutanlar işte güçte, çocuklar ise bağda bostanda, akşam olunca , gün kararınca her kes eve, yemekten sonrada yatağa, üç çocuk bir yatakta ne ilgi ne sevgi öylesine büyüyüp gidersin işte..Bu arada Ömer beyin sağ omuzunun aşırı düşük olduğu çarptı gözüme , baba omuzunun nesi var? Hiç yaaa; çocukken attan düştüm de omuzun parçalandı, kırıkçıya götürdüler oda tam yapamadı herhalde böyle yamuk kaldı işte dedi gülümsedik..

Başladı yeniden anlatmaya. Bir gün beş on çocuk, köye yakın bir alanda bir kaç eşeği kovalamaya başladık, oysa ben eşek binmekten çok korkuyordum, bu korku attan düştükten sonra hasıl oldu bende. Bu korkunun etkisinden olacak herhalde bende küçük bir buzağıyı kovalamaya başladım, kuyruğundan yakalamıştım ki; ikimizde yere yuvarlandık , hemen bir hamlede üzerine bindim, çocukluk işte , yaramazlığın ne demek olduğunu hangi çocuk bilirki? Bilse zaten yaparmı? Ne olduysa o an oldu, kocaman iki el, beni havaya kaldırmasıyla yere vurması bir oldu.. Bir türlü toparlanıpta kaçamadım, tüm arkadaşlarım kaçışmış buzağının sahibi beni yakalamıştı; üzerime oturmuş kemerini çözüyordu, bense öylece korku dolu gözlerle bakıyordum, bağırmak istedim bir türlü bağıramadım, sanki sesim kaybolmuştu..

Baba bu anlattığın olay hangi şehrin hangi köyünde oldu, peki yakınlarda, görünürde hiç kimsecikler yokmuydu? diye sorduğumda boş ver evlat bizim köy işte; nerden bileceksin, hiç kimselerde yoktu olsaydı müdahale ederlerdi herhalde ’ Eeee sonra ne oldu ?’ Ne olacak adam çıkardığı palaskayı ikiye katladı, ayağa kalktı, ben yerde o ayakta ha bre vurmaya başladı.. Yüzüm, gözüm, kafam, sırtım artık nereme gelirse acımasızca , zalimce vuruyordu.. Kendime geldiğimde pantolonumun ıslaklığını gördüm. Anladımki korkudan çişimi yapmışım.. Toparlanmam epey bir zaman aldı, her tarafım acıyordu, üstüm, başım, elim ayağım hep toz toprak içerisindeydi, pantolon dersen yarısı çişli, birde annemden dayak yiyeceğim diye korkuyordum. Allahtan annem bir şey söylemedi, bende; adam beni tekrar yakalar döver diye evdekilere hiç bir şey anlatmadım. Gerki yıllar sonra bu illete çare ararken rahmetli babama söylemiştim...

Peki baba seni döven o adama ne oldu, nerde şimdi? Öldü, mezarlıkta, nerde olacak; bana en çok koyanda, rahmetli babamla mezarları yan yana bitişik yatıyorlar, babamı her ziyarete gittiğimde, onunda mezarını görüyor, o günü yeniden yaşıyorum adeta..İşte o gün bu gün halim bu evlat, mesele bundan ibaret diyerek sözünü bitirdi.. Bitirdi bitirmesine ama ağlamamak için kendisini zor tutuyordu.. Elimi omuzuna koyarak; teselli mahiyetinde, baba; tanıştık tanışalı sen bana evlat, bense sana baba diyorum, madem mezar komşusu olmuşlar, babacığazına dualar okurken hiç o zavallıyada dua okumayı, onu oracıkta affetmeyi düşündünmü? " Sadece insanların günahları affedebilme gücü vardır " iyilik yap; ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmezse ehli sen olursun dedim...

- Vallahi hemen hemen her seferinde aklımdan geçmiyor değil, ama bir türlü içimden gelmiyor, ona dualar okuyup onu affetmek, ne yalan söyleyeyim..

-Ya, baba bir daha gidişinde bir denesen ne olur, senki; Sen Allah korkusunu iliklerine kadar yaşayan bir adamsın, her şeyde bir hayır vardır ne kaybedersin, Allah affetmezse etmesin, gel sen affet gitsin.. " Affetmek zaferin zekatıdır der sevgili peygamberimiz " gibi sözler ettiğimde gözlerini benden kaçırdı, bende üzerine fazla gitmedim sustum ve konu kapandı...

Aradan bir kaç yıl geçmişti, Ömer bey bir gün bana; evlat hani yazın köye gitmiştim ya, bu sefer adama bol bol dualar okuyup seni affettim diye mezarına defalarca seslendim, sanki toprak titredi, onu gerçekten affettim.. İnşallah Allah da affeder, çünkü cahildi, çünkü zalimdi, çünkü ölmeyeceğini zannediyordu herhalde; onada yazık dedi...

Bir kaç ay sonra Ömer bey kendisinin yaptırmakta olduğu inşaatın ikinci katından beton zemin üzerine düştü, kaza işte.. Ayaklarının ikiside kaval kemiğinden kırılmıştı, omuzu ise sapa sağlamdı..Aylarca tedavi gördü, amaliyatlar geçirdi, hastahanede yattı.. İlk ziyaretine gittiğimde tüm acılarına rağmen kulağıma eğilerek; Evlat inşaattan düştüğümde hiç bir şey olmadı. Beni en çok inşaattan nasıl düştüğüm değil, bu olay hayrette bıraktı, iyileştim galiba biliyormusun dedi, gülümsedik..

Ömer bey inşaattan düştükten sonra bir daha o halle halleşmedi, bir daha o mahcubiyeti yaşamadı. Kendine güven gelince de hacca gitti geldi.. O gün bu gün dört dörtlük bir mümin, dini vecibelerini hakkıyla vede layıkıyla yerine getirerek; o mihval üzre yaşayan bir kul oldu rabbine..Şimdilerde ise, huzurlu vede mutlu bir emeklilik hayatı yaşıyor.. Camide sık sık karşılaşıyor, eski günleri yad ediyoruz.. Allah ondan razı olsun. Darısı tüm iyilerin vede iyilik severlerin başına Amiiin...

" Beşeriyet tanrısallığa uzanan bir yoldur, ibadetinin ne olduğunu söylemeye gerek varmı " Acı akıllı adamların hocasıdır, der bir bilge .. Bir insanda görülen ameller ve takvadan başka, bir de onun cevher gibi güzel olan gizli amel ve takvası vardır.. Bakış gücü olmayanların nazarları görülen amellerdir, halbuki biz onlara bakmıyoruz, biz insanın içine içindeki sırra bakıyoruz diyen kullardan oluruz inşallah...

Hikmet bu olsa gerek, yaradanın inayeti Ömer beyi en büyük dertten kurtardı, ona hidayet kapılarını sonuna kadar açarak, takvasının karşılığını bol bol ihsan eyledi..

"Sokakta giderken kendi kendime gülümsediğimin farkına vardığım zaman, beni deli zannedeceklerini düşünüp gülümsüyordum" Çünkü aklımdan Ömer beyin sonsuz takvası geçiyordu, ruhum gülümsüyordu...Okuduğunuz için teşekkürler..Hoşça kalın Allaha emanet olun...

Yunus Karaçöp
yudumyunus
18.01.2010

Beğen

yudumyunus
Kayıt Tarihi:19 Ocak 2010 Salı 00:01:02

T A K V A YAZISI'NA YORUM YAP
"T A K V A" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
selahattincansız
17 Mart 2014 Pazartesi 16:03:15
Allah kulunu eğitirken çeşitli aşamalardan geçiriyor. bizde buna hayat diyoruz. neyin neye sebep olacağını da bilemeyiz, işin hikmetiyse burda saklı. siz vesile olmuşsunuz Ömer beyin sırtındaki yükü atmaya.
Allah hepimizi güzel vesilelere memur kılsın.
güzeldi hocam faydalandık. selam ve dualarla kalınız.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 17 Mart 2014 Pazartesi 23:14:36
Sayfama zaman ayırıp göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı
teşekkürler üstadım , sağolun var olun..

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Özlem ÇETİN
21 Şubat 2014 Cuma 15:44:24
Selam Yunus Abim,
Yoğun bir iş günümdü. İşler arasında bu gün Trt müziğe konuk olan hem sınıf hem sıra arkadaımı (TRT İstanbul radyosunda ses sanatçısı) adını vermek istemedim. Bu gün güzel, duygulu azeri müziğimizi dinledim arkadaşımla gurur duydum.
Ve mesai bitimine az bir vakit kala kendime izin verdim, senin bu güzel, samimi bir dille olayı hoş sohbetinizin hayali eşliğinde okudum.
Olay herkesin başından geçebilir ama herkes bu kadar lezzetli aktaramaz.
Bir trafik kazası neticesi Ömer beyin çocukluğunda geçirdiği travmayı açığa çıkarmışsınız. ve ona insanı, duygusal samimi yaklaşımınızla sıkıntısın çektiği, yıllardır o korku o sıkıntıyla yaşadığı sorununu ömer beyden küçük olmanıza rağmen bir dost olarak ona güven verip, buna rahatsızlık diyeceğim rahatsızlığına çare olmuşsunuz, ona yaşama sevinci, gücü vermişsiniz.
Ömer beyin takvalı yanını, onun dostu olduğunuz için doğru gözleminizle sezmişsiniz.
Ayrıca, ben de, sizin gözleminize, kişisel hakka niyetinize sizi tanımadan inanlardanım.
Kısacası bu güzel yazınız yorugun günüme büyük bir kazanç kattı. Sizin kaleminizden, yüreğinizden dökülenleri okumak bana huzur ve güven veriyor.
Sağ olun var olun. Yüreğiniz hep böyle duygulu ve sevecen kalsın.
Ben kişinin samimi ve dürüt olanını severim sizde sevdiğim, saydığım değerli bir insansınız.
Allah iyilikten güzellikten ayırmasın.
Yüreğinize kaleminize sağlık. Ne yazsam yorumum yeterli gelmeyecektir.
Saygılarımla hocam..



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 24 Şubat 2014 Pazartesi 15:03:22
Güzel duygu ve düşüncelerinizden dolayı
teşekkür ederim değerli kardeşim Allaha emanet olun..
frezya...
16 Mart 2011 Çarşamba 20:42:29
acı akıllı adamların hocasıdır...

ibretlerle dolu yazınızda çok güzel bir bilge sözünü öğrenmiş oldum...paylaşım için teşekkür ederim...

Cevap Yaz
Erol Duman
15 Ocak 2011 Cumartesi 18:23:14
slm hocam emeyine sağlık yüreyine sağlık hocam burda hacı ömerin onu dövdüğü adamı afetmesinden sonra hastalığını iyi olduğunu mantıken düşünüyorum demkki bu fani dünyada kimseye kin güdmeyeceksenin kinden zarar gelir ben bana taş atana bile ekmek veriyorum bana o sana bunu yaptı diyorlar ama bende o utansın ben ona kötülük yapmadımki diyorum saygılarımla hocam yaradan yar ve tardımcın olsun

eroman tarafından 1/15/2011 6:24:17 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Nilgün Akçay
9 Şubat 2010 Salı 01:17:57
İNSAN AFFETMEZ'SE NASIL AF DİLER? Affetmek huzurdur, kim huzur istemez ki?
Yaradan zulm eden kişiliklere de güzellikler ihsan eylesin...Ne güzel bir insan portresi sundunuz bize sizden ve ömer amcadan Allah razı olsun...Gönüllerimizi ferahlatıp alemi deryaya götürdünüz bizi..

Cevap Yaz
aşiyan052
7 Şubat 2010 Pazar 00:56:48
TAKVA....negüzel bir kelime.. her satırını zevkle okumak ne güzel.... düzyazının, anıları yaşatması ve düşünceleri canlandırması...akıcılığı ve rahat üslubunuzu gönülden kutluyorum..sn dost...

Cevap Yaz
Hüseyin Akdemir
24 Ocak 2010 Pazar 03:22:27
Yunus bey güzel anınızı paylaştığınız için teşekkürler.
Yazınızın son paragrafındaki "Sokakta giderken kendi kendime gülümsediğimin farkına vardığım zaman, beni deli zannedeceklerini düşünüp gülümsüyordum" cümlesi size aitse tebrik ediyorum, Orhan Veli'nin ise de onu belirtip ismini de yazın ki hem o rahmetli hem de Allah sizden de razı olsun...
Unutmuş da olabilirsiniz. Şimdi bile düzeltseniz bir edebiyatçı olarak size minnettar kalırım.
Saygılar...

**Hüseyin Akdemir** tarafından 1/24/2010 3:29:08 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 24 Ocak 2010 Pazar 03:34:51
Öncelikle sayfama hoş geldiniz, sabredip okuduğunuz
içinde teşekkürler..

Kırk yıldır okur yazarım tabiki o söz benim değil ama öğrendiklerimden
ve bilgi dağarcığımda olanlardandır, gerçekten kime ait olduğunu
bilmiyorum..

Eğer o sözün gerçek sahibini emin bir şekilde bana bildirirseniz tabiki
seve seve altına ismini yazarım..

Tekrar alakanız için teşekkürler..Sağolun var olun Allaha emanet olun..yudumyunus
mürsel emre doğan
23 Ocak 2010 Cumartesi 21:47:06
...yaşanmış ve yaşanan ne kadar güzel bir hikaye..insan sırlar okyanusu gibi ,kısa bildiğimiz hayyatta bazen ömürlük anlar yaşıyoruz..bazen dakikaların içinde bir ömrün sığabileceği hikmetleri bulabiliyoruz.. O kadar güzel sözlerle süslü bir yaşanmışlık..dostluğunuza gıpta ettim..Ömer amca yaşıyor mu ,diye merak etmiştim aldım cevabını ..hele o gerçekten (o An)vicdan yoksunu olan adamı (Allah affetsin ,belki sonra iyi bir adam olmuştur pişman olup..yanlış düşünmeyeyim)affedecek gönle sahip olması etkiledi beni..zannediyorum şu an 75 yaşlarında ..hala görüşüyor olmanıza çok sevindim..cami arkadaşı olmanıza da tanısaydım o makbul amcamdan duasını rica ederdim ..belki iletirsiniz bir kez olsa bile duasına talibim..tanışabilmeyi ben de murad ederdim gerçekten...selamımı iletin lütfen...

..bir de bu özel bahislerin geçtiği olayı buraya aktarırken ömer amcadan izin almış oluğunuzu umuyorum..çünkü sadece sizin bildiğiniz bir sırrını şu an bizle paylaştınız..eğer izin almadıysanız almalısınız ,çünkü kul hakkıdır ağabey...

...ben bu güzel paylaşımından dolayı size çok teşekkür ediyorum, çok güzel hisseler aldığım düşünüyorum...Rabbim razı olsun...

...etkileyici cümlelerinizle sözlerimi bitiriyorum...baki selam ,saygı ve dualarımla...


Sadece insanların günahları affedebilme gücü vardır " iyilik yap; ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmezse ehli sen olursun dedim...

- Vallahi hemen hemen her seferinde aklımdan geçmiyor değil, ama bir türlü içimden gelmiyor, ona dualar okuyup onu affetmek, ne yalan söyleyeyim..

" Affetmek zaferin zekatıdır der sevgili peygamberimiz " gibi sözler ettiğimde gözlerini benden kaçırdı, bende üzerine fazla gitmedim sustum ve konu kapandı...
Beşeriyet tanrısallığa uzanan bir yoldur, ibadetinin ne olduğunu söylemeye gerek varmı " Acı akıllı adamların hocasıdır, der bir bilge .. Bir insanda görülen ameller ve takvadan başka, bir de onun cevher gibi güzel olan gizli amel ve takvası vardır.. Bakış gücü olmayanların nazarları görülen amellerdir, halbuki biz onlara bakmıyoruz, biz insanın içine içindeki sırra bakıyoruz diyen kullardan oluruz inşallah...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 24 Ocak 2010 Pazar 00:30:51
Dost..

Öncelikle okuma sabrınız vede bu güzel yorumunuz için
teşekkür ederim..

Ömer amcayla kararlaştırdık bu anıyı yazmayı müsterih ol..

Selamınızı iletir dua beklediğinizi tabiki söylerim..

Allaha emanet ol..yudumyunus
emine erdem
22 Ocak 2010 Cuma 21:23:47
Üstadım harika bir anlatım hocam fırsat bulup tam okuyamadım
fırsat bulur bulmaz okuyacağım daha asudeyi unutamadım
annem ameliyat oldu.Hocam sizin anlatışınız super.Saygılar kardeşin.ALLAHa emanet olunuz.

Cevap Yaz
Onur BİLGE
20 Ocak 2010 Çarşamba 00:27:11
Allah, her olmazı oldurandır. Yeter ki dilesin! Yeter ki kul, içten dilesin ve duasını en etkili biçimde etsin! İcabet edecektir.

Büyük bir huzura eli boş gidilmez. Onun affı, ona şifa olmuş. Afla gitmiş, şifayla dönmüş.

"Affetmeyen, affedilmez!" derler.

Allah, Muhammet Ümmetini affetsin! Bizlere Fazlıyla muamele etsin!

Kutluyorum.


Cevap Yaz
onurumsun
19 Ocak 2010 Salı 17:48:45
Henüz çocuktu. Yaptığımız işlere bedenimiz dayanmaz, olduğumuz yere yığılır kalır, sonra da "tanrım neden beni grmüyprsun?" diye bağırırdık.

Ben sekiz yaşıma gelmiştim. Annem hastalandı. Yataktan çıkamayacak durumda idi. O gezen, tarlalarda orak biçen, günün yirmi dört saati çalışan annem, artık bırakın çalışmayı ayağa bile kalkamıyor, yemeklerini anneannem yediriyordu. Ben küçük kardeşimi yanıma alıp, ona küçük annelik yapar, annemin iyileşeceğini söylerddim. Babamız yoktu ve annemi kaybetmek demek bizim bitişimiz demekti. Çünkü bir tek sevgisini o veriyordu bize.

Her gün gözyaşları içinde annemin başına giderdik. Ama bizi onun yanında durdurmazlardı. Anneanneme bir gün "anneanne, annem ne zaman kalkıp, bizi ne zaman öpüp kıoklayacak. Kardeşim ve ben annemizi çok özledik. Lütfen artık iyileşsin ne olur" dediğimde. anne annem" derdi vereb yaradan, dermanını da verir kızım, Sakın umudunu keseyim ve isyan edeyim deme" diyordu.

Avet annem yedi ay sonra ayağa kalktı ve yeniden biz onun sevigisi ile kucaklaşmanın mutluluğunu yaşadık.

İnanmak ve inanaçları peşinde gitmek hepimiz için çok öenmli Yunuz bey. Bu güzel paylaşımınız için teşekkür ederim. Saygılar yüreğinize

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 22:04:29
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
sokak şairi
19 Ocak 2010 Salı 17:21:53
vaybe yunus abi
ne mükemmeldi seni okumak ve yüregini anlamak başka bir haz ve tecrübe edinmek
çok güzel bir konuda yine aydınlattın bizi tabiki düşündürdün hemde uzun bir solukla

saygılarımla nice paylaşmalara

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 22:04:57
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
Funda SAĞLAM
19 Ocak 2010 Salı 16:21:49
kıymete deger satırlardı..öncelikle kutluyorum
yüregimize vede yaşantımıza çıkartmamız gereken derslerin var oldugunu hatırlatıyor kıymetli çalışmanız..
emegenizi vede güçlü kaleminizi bir kez daha tebrik ediyorum
sevgi vede saygılarımı bırakıyorum gönül sayfanıza

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 16:29:44
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
Mehtap ALTAN
19 Ocak 2010 Salı 15:25:23
Çalışmalarınızda hep bir manevi hazzın asil duruşu var...

ayrıca bir yazı bitrtikten sonra keşke devam etseydi dedirtiyorsa...

düşündüyorsa..

içine alıyorsa...

amacına ulaşmış demektir...

emek dolu özgün bir çalışmaydı...

günme değen bir çlışmaydı...

tebriklerrr...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 15:28:57
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
Mehtap ALTAN 19 Ocak 2010 Salı 16:26:10
uzun ya da değil...

bir eseri okutturan içindeki sanata yaşama akan manalardır...

sevigler...
UNALAN
19 Ocak 2010 Salı 15:10:21
Evet bazen geçmişe dönük bir şeyler hatırlarız ve farkında olmadan kendi kendime gülümser sonra toparlanırız, birisi görecek de ne bu hal diye düşünecek diye, Anlattığınız olaya gelince, hiç kimseye darılmadım gücenmedim hayatım boyunca; bana ne kötülük yapılırsa yapılsın ve hep Yüce rabbim bilir diye düşündüm, çünkü affetmek Allah'a mahsustur, kulun kulda sadece hakkı olabilir bu hak kötüsüyle de olur iyisiyle de olur, önemli olan helalleşmektir, gerisi yüce Mevla'ya kalmış, o nedenle yaptığımız iyilikleri denize atar, kötülükler için Allah'dan sabır ve çare dilersek zaten o gereğini yapacaktır, yüreğinize emeğinize sağlık diyorum, hep unuttuğumuz bir şey var bu Dünya'da verdiğimiz imtahanların sonucunda Allah bazen yüzümüzü güldürecek sonuçları gösterir bize, ama imtihanın sonuçları asıl ikinci hayatta...Sevgi ve saygı ile...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 15:27:59
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
meryemzemerot
19 Ocak 2010 Salı 14:52:01
Değerli Bey Ağabeyim…

Dinimiz Tevhid Dinidir…. Tevhid dinlerinin temel özelliği de içinde barındırdığı değerlerdir… Bu değerler Evrenseldir… Dünyadaki dini, dili, ırkı ne olursa olsun güzel insanların yürekleri bu değerlerle bezelidir…
Tıpkı Ömer Baba’nın yaşantısı gibi ; Bu yaşantının temeli kuvvetli bir ALLAH inancıdır.
ALLAH inancıyla çarpan yürek bilir; karıncayı bile incitmemeyi, kul hakkına sonuna kadar değer vermeyi, bir kuruşu bile helal olarak kazanmayı, açları muhtaçları doyurmayı, kapısında el açanlardan sadakayı asla esirgememeyi, Dul, yetim ve fakir fukarayı gözetip yüzlerini güldürmeyi bilir inanın ki…. Böylesi asil bir yürek evine ve işine de sadakatle bağlıdır elbette ki… Düzen ve nizamda bu güzelliktedir bana göre…

Namaz, niyaz, oruç islamın getirisi… İslam inancı üzerine yaşayan kullar bu yaptıklarıyla kendi ruhlarını parlatır… Parlattıkları ruhun parıltısı vurur diğerlerine...
Yoksa kimsenin ibadeti ile kimse muktedir değil…

Gelelim Ömer Baba’nın derdine…
Dertlerin devası yüce Rabbimde…. Derdi de nasip kılan “O” devayı da şüphesiz ki…. Kul kula eziyet etmiş merhametsizce…. Yıllar boyunca izler olmuş bu eziyet Ömer Babayı, vücudundaki acı izler iyileşmiş zamanla…
Zalimin ruhuna açtığı izlerde zalimle birlikte karışmış toprağa bu zaman sürecinde…
O zalim yaşasa ve zalimliklerine devam ediyor olsaydı, affeder miydi? Ömer Babada… Asla….
İnsanların bedeni yaraları geçer, ancak ruha açılan yaralar var ya… o zaman alır bence… Ömer babanında zaman almış… Büyüklerimiz boşuna dememiştir, zaman en iyi ilaçtır diye…Zamanda ruhların ilacı…. Ancak bu ilaç zalimin toprak olması, onun merhamete maruz kalması da bir anlamda… Asil bir yürek merhamete maruz kalmış olanı görmezden gelemez elbette… Ömer babada görmezden gelmemiş kendisine yakıştığı gibi…
Helal etmiş hakkını açılan ve zamanla iyileşen yaralarını yok sayarak…
Yüreğine sağlık… Hürmetle ellerinden öpüyor Meryem de…

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 14:58:00
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
MMehlika Sultan
19 Ocak 2010 Salı 14:36:50
ders vericiydi ve çok güzeldi üstadım...
değerli paylaşım için çok teşekkürler babam saygılar selamlar....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 14:41:23
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
gül peri
19 Ocak 2010 Salı 13:52:20
" Beşeriyet tanrısallığa uzanan bir yoldur, ibadetinin ne olduğunu söylemeye gerek varmı " Acı akıllı adamların hocasıdır, der bir bilge .. Bir insanda görülen ameller ve takvadan başka, bir de onun cevher gibi güzel olan gizli amel ve takvası vardır.. Bakış gücü olmayanların nazarları görülen amellerdir, halbuki biz onlara bakmıyoruz, biz insanın içine içindeki sırra bakıyoruz diyen kullardan oluruz inşallah...

Biraz uzun olmasına rağmen akıcı sade ve sürükleyici üslubunuz yazıyı zevkle okuttu.
Çok duygulanım.Çok dindar biri olarak etkilendim.

Kuran-ı Kerim de de yazar --HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR.-
Zalim adamın şiddeti sonunda Ömer Bey i takva ya erdirmiş.

Yukarıya çıkardığım paragraf,yani konuile ilgili sizin yrumunuzu çok beğendim.Çerçeveletip asılacak
nitelikteydi.
Bu güzel paylaşım için teşekkürler.Selam saygılar efendim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 13:57:07
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
Ebruli şiir
19 Ocak 2010 Salı 13:18:49

Şöyle bir düşündüm de bu durumu yaşamış kaç tane Ömer Baba vardır bu durumda ???

Teşekkürler Yunus Bey bu paylaşımınız için....




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 13:57:47
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
ahmet umut
19 Ocak 2010 Salı 13:15:14
Öykü çok acı,yaşanmış bir olayın etkili anlatımı...
Ömer beyin günlük yaşantısındaki doğruluğu bence içinde yaşattığı inancıdır...İşte kişilerin ibadetlerinden çok günlük yaşantıları davrnışları çok önemlidir...Bu kadar yaşadıkları kötü olayları ucuz atlatmasında yaptıkları iyiliklerin önemi bence vardır....
İçmizdeki Allah sevgisi diyorum...ben Allah korkusu demek istemiyorum..Allah sevgisi insanlara doğruluk yaptırır...İnsanlar sevdiği varlıklar üzmemek için yalnış yapmazlar diye düşünüyorum..
Saygılar dost

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 13:58:28
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
su_misali(Gülhun Ertilav)
19 Ocak 2010 Salı 11:52:22

iyi ki okumayın demişsiniz:))

lakap takmayıda, yasak olanı yapmayıda seven bir milletiz

Allah Affeden kullarını sever,

"Bana Kul Hakkıyla gelmeyiniz" derken her iki tarafada affetmeyi buyurmuştur

güzel, akıcı, ders alınacak yerleri olan bir öyküydü

kutlarım

selam ve saygılarımla



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 12:00:49
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
Yeganem
19 Ocak 2010 Salı 03:55:04
Allahrazı olsun siz okumayın yazmışsınız ama abisi makale yazarda kardeşi okumaz mı çok güzeldi..Allah ömer kardeştende razı olsun Onun gibi yardımseverlerden de..
Bazan insanlar zalim oluyorlar çünkü Onlarda zalimce büyütülmüşler şefkati afetmeyi merhameti bilmiyorlar..Hoşgörüden birhaber oluyorlar..
Ceviz kabuğunu dahi doldurmayan nice kötü olaylar olur aslında azcık hoş görü olsa kardeşce Allah rızası götetilse hiç birisi yaşanmaz..Helede az sabır olsa ..
Allah afeden kullarını sever...
Konusu güzeldi yazınızın Allaha emanet olunuz..Selam ve dua ile..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 12:00:14
Bu güzel yorumunuz için teşekkürler..
Sağolun var olun Allaha emanet olun..yudumyunus
hicbitmez
19 Ocak 2010 Salı 02:45:27
Affetmek zaferin zekatıdır der sevgili peygamberimiz evet cok derin anlamli bir söz.

Aradan bir kaç yıl geçmişti, Ömer bey bir gün bana; evlat hani yazın köye gitmiştim ya, bu sefer adama bol bol dualar okuyup seni affettim diye mezarına defalarca seslendim, sanki toprak titredi, onu gerçekten affettim.. İnşallah Allah da affeder, çünkü cahildi, çünkü zalimdi, çünkü ölmeyeceğini zannediyordu herhalde; onada yazık dedi...

cok güzel bu kismi.evet zalimlik cehallettendir.
hani bir söz var diyor;Cahil olanin lütfuda olmaz.
af etmemek ruha bir yük benim gözümde.
ki Allah bile kulunu af ediyor.

Beni en çok inşaattan nasıl düştüğüm değil, bu olay hayrette bıraktı, iyileştim galiba biliyormusun dedi, gülümsedik

her ser de bir hayir vardir diye de bosuna söylememisler.

simdi biraz gülümsedim ama ilgimi ceken hakikattende
bu yaziyi okumayin deyisiniz oldu.tam cikiyordum cünkü.iyiki de okudum.
begeni ile okudum. 10 puan benden.

ve sunuda söylemek istiyorum,
Allahtan ilk yardım çantamda gereken her şey vardı dediginiz yer
cok önemli gerekli,araba kullananlarin dikkatine evet.
Allah korusun insanlari kazadan beladan.

yüreginize saglik.
sonsuz saygilarimla

hicbitmez tarafından 1/19/2010 2:47:35 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yudumyunus 19 Ocak 2010 Salı 11:58:50
Öncelikle sayfama hoş geldiniz safalar getirdiniz..


Öykümün uzun oluşuna sabredipte okumanızdan dolayı çok çok
mutlu oldum, yazmış olduklarınız ise; beni onurlandırdı teşekkürler
sağolun var olun Allaha emanet olun...yunus karaçöp..yudumyunus
mutsuz kraliçe
19 Ocak 2010 Salı 01:03:48
cok uzun okumaya ömür yetmez..tşkler

Cevap Yaz
Mehmet ORTA
19 Ocak 2010 Salı 00:16:15
lakaptan yanar yanarsa anadolu..sizde bunu keşke kullanmasaydınız..sevgimle...allah afvedenleri afveder...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.