Tek Bir Güne Sığmayan Tüm Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun...
yudumyunus
77 şiiri ve 5 yazısı kayıtlı Takip Et

Şiir ve dil



-Merhaba şiire gönül veren dostlarım. Mualesef Edebiyatımızda anlam ve dil, sanat uğruna feda edilmektedir..Asıl görevi; gerçeği belirtmek olan düşünceler bir çok karmaşa içerisinde kaybolup gitmektedir...

Günümüz edebiyat eserlerinde bazı şair ve müelliflerimizin, hele hele serbest ölçüde yazılan ki; (bunlar bile hece ölçeğinin yumuşatılmış halidir) şiirlerde: Sanat ve süs göstermek temel amaç sayıldığından, sözün vucut yapısı olması gereken - Anlam: Pek çok serbest şiirlerde olduğu gibi, satılık elbiseyi göstermek için kullanılan cansız mankenleri andırmaktadır..

Anlatımda mecaz, aşırı derecede kullanıldığından, şiir doğal güzellikten yoksun ve gerçeklikten uzak kalmaktadır..Bize gerekli olan, Edebiyatımızı (Söz: Açıklığıyla herkesin anladığı ve anlamının gerçekliğiyle seçkin kişilerin beğendiği) sözdür tanımının içine oturtmaktır..Bu ise; Şiirin anlaşılabilinir bir dille, yani; konuşulan dilin şiirde kullanılmasıyla, aynı zamanda, kulağa ve göze hoş gelen, bir tertiple yazılmasıyla elde edilir..

Eserlerimizi gerçeğin düşmanı olan, doğallıktan nefret eden, devrik cümlelere ivme kazandıran, abartma ve kapalılık, gereksiz imgelere boğan kusurlardan kurtaracak olan vasıta konuşulan dilin yazı dili olarak kullanılmasıdır.. Kalıcı ve en güzel eserler halkın çoğunluluğunun kullandığı ve konuşabildiği dille yazılan eserlerdir..Konuşma dili yazı dili olmadığı sürece; günü kotarıp, o an için güzel olduğunu kanıtlasa dahi şiir, mualesef bir zaman sonra unutulmaya vede yok olmaya mahkumdur..

Şiir her kavimde doğaldır. Yeryüzüne ne kadar uluslar ve kavimler gelmişse, hepsinin kendilerine özgü şiirleri vardır. Açık ve anlaşılır, sade bir dille yazılmayan, manası kendi içeriğinde kaybolan bir şiire, içerisine serpilmiş olan Türkçe kelimelerden dolayı, bu şiir Türkçedir dememizle, konuşulan dili yok saymamızın arasında hiç bir fark yoktur. Bir şiirde tam tamına konuşulan türkçe dili kullanılmamışsa; O şiirin Türkçe yazılmış olduğuna razı göstermek dile en büyük ihanettir..Serbest nazımda konuşulan ve sade bir dille anlaşılır şekilde konunun, içerikde imgelerle kaybolmadığı şiirler yazan serbestçilere ne mutlu..Onları yukarıda anlattıklarımdan tenzih ederek kutlamak istiyorum..Bu tür şairlerin, kendilerinden sonrada adları anılacak, asırlar geçse dahi şiirleri okunacaktır. Kısacası buşekilde şiire duygularını katarak, emek verenler asla edebiyat tarihi içerisine gömülüp kaybolmayacaklardır...

Gelelim nazımda hece ölçüsüyle veya hece vezniyle yazan şairlerimize.. Keza günümüzde bu şairlerimizin bazılarıda mualesef şiirlerinin mısra aralarına veya kıta içerisine serpmiş oldukları, Farsça ve eski osmanlıca kelimelerle yine şiiri anlaşılmaz bir hale sokmaktadırlar..Yukarıda belirtiğim hallerin bir başka halide Farsça ve eski osmanlıca kelimelerle şiirlerine anlam kazandırmak isteğen şairlerimizin bilmesi gereken en önemli unsurun bu olması gerekir..Okuyucu okuduğunu anlamadığı veya yarısını anlayıp, yarısını anlamadığı hiç bir edebi esere değer vermez..Bu mahalde doğrusuda budur. Hece vezniyle yazılan bir şiir, anlayanlar açısından ne kadar güzel olursa olsun, anlamayan için, yabancısı olduğu kelimelerle şiirin akıcılığı vede manası bölündüğünden hiç bir değeri olmamaktadır. Anlamadığı şiiri yarıda bırakarak bu tür yabancısı olduğu kelimelerle yazılan şiirlerdende hızla soğumakta ve uzaklaşmaktadır..Burada da hececilerin dikkat etmesi gereken yine sade ve halkın konuşabildiği bir dille şiirlerini yazmaya gayret etmeleridir..Her iki dalda da bilgiyle duyguyu harmanlaştırarak çok güzel şah eserler ortaya çıkaran şairleri örnek almakta yarar vardır..

Şiire gerek serbest, gerek hecede genel bir bakış atarsak, biz şairler vede şair adaylarının dikkat edeceğimiz dil bize fazla yük olmamalıdır..Çünkü o dil bizim dilimiz..Gerek şiiri süslemek, gerek hececilerde ayak ve uyak uğruna şiiri tamamen karmaşık bir hale sokmak, ne biz şairlere ne günümüz edebiyatına nede bizlerin var oluş nedeni olan okuyucuya hiç bir şey kazandırmayacağı gibi; Şiirlerin okunma oranlarını vede kalitelerini hızla düşürmektedir..Buna dayanarak diyorumki; Şiir ve kullanılan dil çok önemlidir. Dil madem şiirde bu kadar hayati bir önem taşıyorsa aklı selim bir şair neden bundan kaçınsın...Eğer günümüzde konuşulan dili tamı tamına yazı dili yapabilirsek, göreceğizki bir müddet sonra Türk şiirine gönül vermiş dostlardan harükuleda çok güzel şiirler hasıl olacaktır..

Neyse konunun önemine binaen, şair olma yolunda bir kaç hususu daha belirtmek istiyorum..Şiire gönül veren biz şairler ve şair olma yolunda ilk adımlarını atan şair adayları şunlara çok dikkat etmemiz gerekir.Şiirlerimizi yazarken, asgari bir kaç kez gözden geçirip, yazdıklarımızı hem sessiz hemde sesli olarak muhakkak okumalıyız..Biz kendimiz iyicene tetkik ettikten sonra okuyuculara sunmalıyız...Şiirde dilin anlaşılır olabilmesine dikkat edip dilin önemini çok iyi kavramalıyız..Ayak uyak hece uğruna veya süsleme gibi bir hayel peşine koşmayı bırakıp, Konuşulan dili yazı dili olarak benimsemeliyiz..Postmodernlik uğruna şiiri şiirlikten çıkarmamaya dikkat edip, gerekirse bir bilenden yardım almalıyız....Şiirlerimizde duygu kadar bilgininde önemli olduğunu şiar ederek her geçen gün dahada kendimizi araştırarak öğrenerek sorgulayarak geliştirmeliyiz..

Bu yazıyı okuyupta düşüncelerime sabredenlere binlerce kez teşekkürler...Bu yazı tartışmaya açıktır..Biliyorumki bir çok insan daha yararlı düşünceler ekleyebilirler vede ekleyeceklerdir..Şimdiden katılımcılara teşekkür ederim..Kaleminiz güçlü yüreğiniz sevgi ve ilhamla dolsun..Saygı sevgi vede hürmetlerimle sizleri selamlıyorum....

Yunus Karaçöp......yudumyunus...24.6.2007 şiir ve dil

Beğen

yudumyunus
Kayıt Tarihi:13 Şubat 2008 Çarşamba 01:05:24

ŞİİR VE DİL YAZISI'NA YORUM YAP
"ŞİİR ve DİL" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ÜSTÜN PALA
17 Ocak 2011 Pazartesi 21:50:19
aydinlatici bir yazi okudum ve sizin gibi degerli insanlarin oldugunu bilmek huzur veriyor saygilarimla

Cevap Yaz
Yeganem
9 Ocak 2010 Cumartesi 00:17:46
Yüreğinize sağlık güzel bilgilendirici bir yazıydı ..Allaha emanet olunuz..Selam ve dua ile..

Cevap Yaz
yudumyunus Yazının sahibi
13 Nisan 2008 Pazar 14:45:28
Teşekkürler sayın KEÇE..

Sizde bilmelisinizki Türkiyenin konuşma dili İstanbul
dilidir sizin belirttiğiniz ise yöresel lehçedir..

Tabiki Edebiyatın edebi çerçevesinde her lehçede şiir
yazılabilinir benim bahsettiğim ise kulanılması kabul
edilen dildir..

Yorumunuz içten ve samimiydi Edebiyatımızda ancak bu
şekilde gelişir TEŞEKKÜRLER..

yudumyunus

Cevap Yaz
zeki ersoy
12 Nisan 2008 Cumartesi 23:19:16
dil konusundaki fikirleriniz şiir uğraşısı içinde olanlara rehber niteliğinde

konuşma dilini şiirde kullanmak fakat sınırlı olacak şekilde kullanmak gerek..

bir şiirde

ne haber mi
yoksa
n'aber mi yazılmalı die düşünürüm.Ya da

gördüğüm ancak iki bacaktı dizesindeki halk söylemine biraz eğilip etkiyi artırmak için

gördüğüm anca iki bacaktı şeklinde mi yazıp yazmamak
gerektiğini çok düşünmüşümdür.
şiir...bilmekten gelmeli...
bilmekten...gelen şiir bu tür sorunları aşmış olmalı
bu yazı üzerine
şiirimi yeniden eleştirme masaya yatırma gereği duydum..syglr



KEÇE tarafından 4/12/2008 11:20:06 PM zamanında düzenlenmiştir.

KEÇE tarafından 4/12/2008 11:21:10 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Ali ÖZKANLI
14 Şubat 2008 Perşembe 02:34:56
....
Şiirlerimizde duygu kadar bilgininde önemli olduğunu şiar ederek her geçen gün dahada kendimizi araştırarak öğrenerek sorgulayarak geliştirmeliyiz...

Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.