hazan444
642 şiiri ve 18 yazısı kayıtlı Takip Et

İyi günde,kötü günde



İYİ GÜNDE,KÖTÜ GÜNDE

Sevgili gençler, çocukları olan aileler hepinize merhaba. Yine gençlerimize seslenerek yazıyorum bu akşam yazımı.

Evlilik konusunda daha bilinçli karar vermenize yardımcı olmak isterim. Evlilik çok önemli bir adım. Bu adımı atmadan önce her iki tarafın da bilinçli olmaları gerekmektedir diye düşünüyorum. Bazı konuları okullarda, üniversitelerde öğrenemezsiniz. İnsan yaşayarak öğreniyor. Bu açıdan bilgilerime ve birikimlerime dayanarak az da olsa sizlere önerilerde bulunmak istedim. Nasihat olarak yazmıyorum. Nasihatler gençlere hep itici gelmiştir. Bizler de o yaşlardan geçtik, sizi anlayabiliyorum. Özellikle anne, babalarımız bize kendi hayatlarından veya gördüklerinden örnekler verirlerdi. Biz ne yapardık? Masal dinler gibi dinlerdik. Bir kulağımızdan girer, öteki kulağımızdan çıkardı. O yaşlarda insan her konuyu bildiğini, yanılmayacağını sanıyor. “Okullara gidip, üniversiteler okuduk. Bunları bilecek eğitimi aldık ve kendi kararlarımızı kendimiz verecek yaştayız” söylemlerinizi duyar gibi oluyorum. Bizler de öyle düşünmüştük sizin yaşlarınızda.

Sevgi ile umutlarla başlar insan evlilik kurumuna. Fakat bu kararı almadan önce iyice düşündünüz mü? Öncelikle; uyumlu musunuz, karakterleriniz arasında derin uçurumlar var mı, hayata nasıl bakıyorsunuz gibi birçok konuda ince elemelisiniz. Bu konuları maddeler halinde sıralamak istiyorum. Aynı çatı altında birlikte yaşayınca sevginin yetmediğini, bir süre sonra sevginin tükendiğini görüyorsunuz. Bunun nedenleri; sadece sevgiyle her engeli aşacağınızı düşünüyor olmanızdır. Geç kalınmış bir süre sonunda farklı dünyalara ait olduğunuzu anlıyorsunuz.

İşte sizlere önerilerim:

1. Birbirinizi tanıyın, ortak yönlerinizi keşfedin. Evlilikten ve yaşamdan beklentileriniz nelerdir? Bu konuda zıt görüşlere sahip olabilirsiniz.

2. İki farklı aileden, farklı kültürlerden oluşan çevrelerden geliyorsunuzdur. Yetişme tarzınız tamamen aynı olmayabilir. Aranızda derin uçurumlar olmasın. Siz bir tarafta sevgi dolu, uzlaşmacı bir aileden geliyorsanız, Tartışmalar içinde büyüyen, şiddetin kol gezdiği, iletişim sorunları yaşayan bir aileden gelen karşı tarafın, aynı çatı altında sağlıklı birliktelikleri çok güç olur. Eşiniz sizin beklentilerinize karşılık verecek bir insan olmayabilir. Siz konuşarak, sohbet ederek, sevgiyle yaklaşırsınız konuya, eşiniz asabi, saldırgan tavırlarla yaklaşabilir veya hiç konuşmaz, hep susar. Sustukça olaylara çözüm geleceğine, tam tersi birikimler artar, bir süre sonra çözümsüz bir hal alır.

3. Çok farklı yetişme tarzları, çiftlerin zevklerini, anlayışlarını, hatta bazı durumlarda olaylara bakışını bile etkiler. Örneğin; siz tatili olanaklarınızın elverdiği ölçüde dinlenme olarak görürsünüz. Fakat eşiniz tatili köyde çalışma olarak algılar. Belki de köy havası, sakinlik onun tek tatil anlayışıdır. Oysa siz öyle düşünmüyor olabilirsiniz, köy hayatına alışkın olmayabilirsiniz. Bu durum sizi çok üzer. Bu durumda genelde bayanlar fedakârlık eder. Eşiyle birlikte istemeyerek köye gider, fakat mutlu olamaz. Yıllar içinde benzer zıtlıklar birikir, çiftler arasında ciddi huzursuzluğa neden olabilir. Bu her iki taraf için de geçerlidir.

4. Yetişme tarzı çiftlerin sevgiye bakış açısını da etkiler. Bayanlar genelde duygusaldır. Eşlerinin ilgisini, sohbetini ister. Akşam eve geldikleri zaman, çalışan veya çalışmayan bayan, eşiyle bazı olayları ve düşüncelerini paylaşmak ister. Doğal olarak insanın her günü birbirine uymaz. Yorgun, sıkıntılı, üzgün günleri bunun dışında tutuyorum. Bir erkeğin eşine sevgisini belli etmesi, gerek sözleriyle, gerek hareketleriyle gereklidir. Bu zamanla eşler arasında sorunlar yaşanmasına neden olabilir, çünkü kadın kendinde bir boşluk hissediyor. Kocasının varlığını hissetmek istiyor. Toplumumuzda bunun olmayış nedeni, hep yetişme tarzıyla ilgili. Erkek çocukları yetiştirirken, onlara duygu verilmiyor. Erkek güçlü olmalı, erkek direnmeli, hayata hazır olmalı, erkek adam ağlamaz diyerek, yanlış eğitim veriliyor. Erkeklerdeki duygu eksikliğinin asıl nedeni aile. Özellikle baba çok etken erkek çocuklar üzerinde. Çocuğunu seviyor, fakat sevgisini belli etmiyor. İşte bu ve benzeri yetişme tarzı farklılıkları, çiftler arasında sevgiyi yaşama, hissetme şeklini etkileyebiliyor. Beklentiler uyuşmalı, ciddi tezatlar ortaya çıkmamalı.

5. Mesleklerin de insanın tutum ve davranışlarını etkilediğine inanıyorum. Sadece para kazanıyor, maddi olarak sorumluluk alacak durumda, başka ne isteyebilirim diyerek evlenenler var. Aslında evlenirken mesleklerin insanın yaşamını, doğasını etkileyeceğini düşünmüyoruz. Bu benim kendi izlenimlerim ve gözlemlerimden yola çıkarak yazdıklarımdır. Bu konuda sosyologlar, ruhbilimciler ne der o farklı konu. Bu konuda sizin görüşleriniz, izlenimleriniz farklı olabilir. Her ne kadar aile çocuğun kişiliğinin oluşumunda çok etkiliyse de, ilerleyen yaşlarda mesleki yaşamın da etkisi çok fazla. Fakat sadece kitaplara bağlı kalanlar için söylüyorum. Kendini hem mesleki alanında, hem sosyal alanda yetiştirenler, çok yönlü olmayı başaranlar için aynı şey söylenemez.

Örneğin; bir mühendis ile bir anaokulu öğretmeninin duygusal açıdan hayata bakış açısı aynı olmayabilir, çünkü biri sadece makinelerle uğraşırken, diğeri davranış bilimleri ile insanla uğraşıyor. İnsan psikolojisi, çocuk psikolojisi ile uğraşıyor anaokulu öğretmeni. Onlara oyunlar oynatıyor, onları küçük yaşta şekillendirmeye çalışıyor. Tamamen insan üzerine aldığı eğitim. Bu durumda makineler üzerine eğitim almış, tamamen kendini dalına adamış, sosyal hayattan kopuk, sadece mesleğiyle uğraşan, ruh yapısıyla alakalı hassasiyeti olmayan bir mühendis, kırk tane üniversite bitirse bile, aynı zihniyetle kaldığı sürece, elbette ki evlilik yaşamında birçok sorunlar yaşayacaktır. İnsan her alanda kendini yetiştirmeli, mesleğiyle sınırlı kalmamalı, duygulara yabacılaşmamalı.

Yalnızca bir meslek dalından örnek verdim, birçok meslek dalı var, bu örnekleri çoğaltabiliriz. İnsanların bilinçlenmesi, evlilik müessesesine önem vermesi gerekir. Her iki tarafta ben nerde hata yapıyorum? Eşimi neden anlamıyorum? Sorularını kendilerine sormalıdır. Çalışmayan, ev hanımı olan bayanlar için de aynı şey geçerli. Kendilerine hitabeden insanla evlilik kararı almalılar. Ruh yapıları taban tabana zıt olmamalı. Doğal olarak erkekler için de aynı durum söz konusu. Daha mekanik yaşamayı, daha mekanik hissetmeyi seçenlerin tercihi, kendilerine hitap edecek kararlarda olmalı. Herkesin beklentileri, kendi seçimlerini belirler.

6. Evlilik için her anlamda hazır olmalı taraflar. Gerek maddi, gerek manevi. Bu sorumluluğu taşıyacak oluşum var olmalı. Hem maddi, hem manevi diyorum. Çünkü sadece maddi açıdan yeterli olması kâfi gelmiyor. Evlilik sorumluluk isteyen bir kurum. Dirençli olmak gerek her iki taraf için de. İyi günler olduğu kadar, kötü günler de olacaktır hayatta. Tüm bunlara göğüs gerecek dirayette olmalı çiftler. Hayat insana neler yaşatmıyor ki. İnsan, duygusal olması gereken yerde duygusal olmalı elbette. Fakat hayatta başına gelecek her duruma, her güç koşula direnme mekanizmasına sahip olmalı, yıkılmamalı. Her iki taraf için de geçerli bu. İyi günde kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta diye başlanıyor, imzalar atılıyor, neden sonra çiftler yalnız kalıyor? İşte bu çok ince bir çizgi.

7.Gençler, eskiden olduğu gibi erken yaşta evlendirilmemeli. Eş seçerken sağlıklı kararlar alacakları yaşta olmalılar. Elbette ki seçim kendilere ait olmalı. Kendi anlaştıkları, sevdikleri insan olması en ideali. Bu kararı sağlıklı verebilmeleri için de en uygun yaşta olmaları gerek. Arada fazla yaş farklı olmamalı. Bu da çok önemli bir konu.

8-En önemli bir konu da gençler birbirlerini tanırlarken veya evliliğe karar aşamasında, geçmişte aileden genetik yolla devam edecek bir hastalıkları olup olmadığını birbirlerine söylemeliler. Aileler bu konuda ilk adım olmalılar, gizlemeden açık olmakta yarar olabilir, çünkü daha sonra sağlıksız nesiller yetişebilir. Açık olmak gerekir. Çok önemli bir hastalık genetik yolla sonraki nesillere aktarılabilir. Aktarılabilecek önemli rahatsızlıkların başında, çeşitli akıl hastalıklarını, şeker ve kalp hastalıklarını sayabiliriz. İrsi olabilecek her hastalığı bu listeye dâhil edebiliriz. Ayrıca, akraba evlilikleri de bu risk grubundalar. Bu evliliklerden sağlıksız, ciddi sağlık sorunları yaşayacak nesiller ortaya çıkacaktır. Buna neden olmaya kimsenin hakkı yoktur.

9. Ben veya sen yerine biz diyebiliyor musunuz? Birbirinizi tanıma safhasında, birlikteliğinizde ben duygusu ön planda olduğu sürece anlaşamazsınız. Genel olarak, karşılıklı biz diyebiliyorsanız, saygı ve sevgi dolu bir evliliğe başlangıç yapacaksınız demektir. Bu yaklaşımınız hiç değişmemeli.

10. Unutmayın sevgili gençler, siz bu aşamada sadece kendinize eş seçmiş olmuyorsunuz. İleride olacak çocuklarınıza anne veya baba seçmiş oluyorsunuz. Bir insan çok iyi olabilir, işi olabilir, para kazanıyor olabilir, kötü alışkanlıkları olmayabilir. Bayansa da, çalışıyor veya çalışmıyor olabilir, ev hayatında çok hamarat olabilir, çok iyi bir insan olabilir. Bu durumda bile idealimdeki eşi buldum diyemezsiniz. Kişiliklerinizin, hayata, evliliğe bakış açılarınızın, çok önemli detayların uyum sağlaması gereklidir. Ayrıca, baba veya anne olmanın, eş olmanın, evli olmanın sorumluluğunu taşıyabilecek mi, yoksa bir süre sonra sıkılıp, her şeyi üstünüze mi yıkacak. Bunlar çok önemli. Sevgi ve saygıyı kaybetmeyeceğinize inandığınız bir evliliğe atın imzanızı.

11. Her şeyden önce açık ve net olun her konuda.İki taraf için de geçerli.Gizli,saklı yönleriniz kalmasın,konuşun,paylaşın.Birbirinize pembe yanlarınızı göstermeye çalışmayın.Aman benden vazgeçer,ben onu kaybederim korkusuyla düşüncelerinizi,fikirlerinizi,gerçeklerinizi gizlemeyin.Olduğunuz gibi görünün,göründüğünüz gibi olun.Çünkü tanışma,anlaşma evresinde hep pembe taraflarınızı gösterirseniz,evlendikten sonra doğal olarak gerçek kişiliğiniz ortaya çıkacağından,karşı tarafı hayal kırıklığına uğratmış olabilirsiniz.Bu nedenle şeffaf olmalı,gerçek olmalısınız.

12. Tam anlamıyla taban tabana, tencere kapak örneği uyum içinde olmayabilirsiniz. Bu çok zor karşılaşılan birlikteliktir. Önemli olan orta yolu bulabiliyor musunuz, en önemli noktalarda aranızda ciddi uçurumlar var mı, aranızda sorunlar çıksa bile, ilerde sevgi ve saygı çerçevesinde çözümleyebilecek misiniz? Bunları çok gerçekçi bir biçimde değerlendirin. Söylediğim gibi her konuda aynı fikirde olunmayabilir, çünkü farklı ailelerde, farklı koşullarda yetişen iki ayrı bireysiniz. Fakat ileride anlaşıp anlaşamayacağınızı birbirinizi iyice tanıyarak belirleyebilirsiniz. Kaşın, gözün güzelliğiyle, fiziğini beğenmeyle olmuyor sadece. Evlilik için yeterli değil bunlar.

Sevgili gençler! Evlilik aslında çok daha uzun ve hassas bir konudur. sizi bir miktar da olsa aydınlatmaya çalıştım. Yazımı fazla uzatarak sizi bıktırmak istemiyorum. Yalnızca önemli ana konuları paylaşmaya çalıştım. Gençlerin daha bilinçli karar vermeleri gerek evlilik için. Hepinize sağlıklı, mutlu ve isabetli kararlar alınmış bir yaşam diliyorum. Sevgilerimle kalın.

HAZAN
2009

Beğen

hazan444
Kayıt Tarihi:4 Ekim 2009 Pazar 21:03:28

İYİ GÜNDE,KÖTÜ GÜNDE YAZISI'NA YORUM YAP
"İYİ GÜNDE,KÖTÜ GÜNDE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
hazan444 Yazının sahibi
6 Ağustos 2010 Cuma 11:08:06
Çok teşekkür ederim değerli arkadaşlar.Yazıma değer verip okuduğunuz için ve değerli yorumlarınız için.Sonsuz selam ve saygılarımla.

Cevap Yaz
şiirinprensi
6 Ağustos 2010 Cuma 02:10:43
TEŞEKKÜRLER BÖYLE BİR YAZIYI OTUZ YIL ÖNCE OKUSAYDIM KEŞKE YANLIŞ ANLAMAYIN BİLGİLENMEK VE ATTIĞI ADIMI DOĞRU ATMAK ADINA GENÇLERİMİZE HARİKA BİR FIRSAT SUNUYORSUNUZ ALTIN MEYVE TABAĞINDA KUTLUYORUM SELAM VE SEVGİLERİMLE

Cevap Yaz
ÜZÜMKARASI
16 Ekim 2009 Cuma 10:06:24
Sindire sindire okunması gereken mükemmel bir yazıydı.
Ellerinize yüreğinize emeğinize sağlık. Bulabildiğiniz her yere ekleyin lütfen, daha çok kişilere ulaşsın.
Selamlar sevgiler saygılar

Cevap Yaz
Kalb-i selim
8 Ekim 2009 Perşembe 00:27:07
Sevgili Hazan hanımefendi, gençlerimiz için çok güzel öğütler aslında ama, fakat bu neslin gençleri evlilikten kaçar oldu. Özellikle medya da ki görüntüler ve flimler gençlrimizi çok farklı etkiliyor. Özgürlüğü ve evlilik dışı ilişkileri benimser oldu. Ayrıca özellikle genç kızlarımız kültürün verdiği etkiyle ve dahi kendileri kazandıkça daha da bir güçlenip fazla seçici oluyorlar.Erkek gençlerimizse kızlarımıza güvenmez oldu. Kısacası bu teknolojinin ilerlediği devirde gençlerin birbirlerine güvenmesi uzun zaman alıyor sonuçta da, karar veremeden birbirlerinden bıkıyorlar.Kısacası, örf ve ananelerimizin tükenmek üzere olduğu devirde mantık evliliği ve maddiyat ön plana çıkıyor ve tabi ki malum sonuç; evlilikler çok kısa sürüyor. Açıkçası gençlerimizi çok zor bir gelecek bekliyor...
Saygılar sevgiler..

Cevap Yaz
Sedanur
7 Ekim 2009 Çarşamba 12:02:02

insanı insan yapan degerli var olsa yeterli aslında daha iyi bir hayat için
sevgi saygı ahlah ben egosuda kalksa bakış açılarından
çözümsüzlük kalmayacak bence
hakika bir yazıydı
yüreginize saglık
biraz geçiktim yogundum affedin
selam saygı sevgilerimle

Cevap Yaz
refikaertekin
6 Ekim 2009 Salı 15:42:45
cani gönülden tebrik ediyorum
taşınma telaşından siteye bakamıyorum
ama en kısa zamanda telafi edeceğim inş
mükemmel bir yazı olmuş
canım arkadaşım kalemin hep yazsın inş
selam ve saygılarımla
hani derleryya kitabın tam orta sayfasından diye işte sizde öyle çok dikkat edilmesi gereken bir konu sağol var ol

Cevap Yaz
güney rüzgarı
6 Ekim 2009 Salı 13:00:12
Tam anlamıyla taban tabana,tencere kapak misali uyum içinde olmayabilirsiniz.Bu çok zor.Önemli olan orta yolu bulabiliyor musunuz,en önemli noktalarda aranızda ciddi uçurumlar var mı,aranızda sorunlar çıksa bile,ilerde sevgi ve saygı çerçevesinde çözümleyebilecek misiniz ? Bunları çok gerçekçi bir biçimde değerlendirin.

Sevgili Hazan,
İnsan varlığının olmazsa olmaz bazı değerlere mutlaka sahip olması gerektiğini düşünenlerden biriyim ben de. Bunlar daha çok manevi değerler. Senin de belirttiğin gibi önce kişiliğe saygı, hoşgörü ve paylaşmayı bilmek. Sevgi sonra gelir zaten. Herkes sevgi ve saygıyı kendi davranış biçimleri ve kişilik özellikleri doğrultusunda hak eder ya da etmez. Bu öğütler o kadar gerçekçi ve gerekli ki, umarım başında kavak yelleri esen gençler bir nebze olsun tecrübe ve birikimlere değer verir ve almaları gereken dersi alırlar yazını okudukları zaman. Çünkü gerçekten her şey için çok geç oluyor. Evlilik saygınlığını yitirmemesi gereken bir kurum ve çocukların bedensel ve ruhsal anlamda sağlıklı birer birey olarak yetişmesinin birincil ve en önemli adımı. Sözlerimi kendimize olmasa da ileride doğacak çocuklarımıza en azından sağlıklı ve mutlu birer birey olmaları yönünde sorumlu anne-babalar olmamız gerektiği bilincine sahip olmak zorunda ve bunun bilincinde olmamız gerektiğini söyleyerek sonlandırmak istiyorum ve seni böylesine duyarlı bir konuyu ele aldığın için kutlamak istiyorum. Selam ve saygıyla.

Cevap Yaz
Canan Onuş
5 Ekim 2009 Pazartesi 19:46:57
Biz diyebiliyor musunuz ?Biribirinizi tanıma safhasında,birlikteliğinizde ben duygusu ön planda olduğu sürece anlaşamazsınız.Genel olarak,karşılıklı biz diyebiliyorsanız,saygı ve sevgi dolu bir evliliğe başlangıç yapacaksınız demektir.Bu yaklaşımınız hiç değişmemeli.

"Yazınıza ekliyeşek fazla bir şey kalmadı sevgili şairem, güzel bir nasiyat kulaklara küpe olacak...Sevgi ile kalın."

Cevap Yaz
caliikusu
5 Ekim 2009 Pazartesi 19:45:43
Çook geç kaldım bu yazıya çook...Hoş,erken okusam değişirmiydi hayatım onuda bilmiyorum ya...O vakitler kim ne dese ters anlardık her halde,kavak yelleri başımızda...
Konu güzel,ama bana bi 15 sene geç geldi.....
Yüreğinize sağlık...
Sevgilerimle....

Cevap Yaz
ANNELERAĞLAR
5 Ekim 2009 Pazartesi 14:37:08
Canım yazını müsadenle, Isparta da okuyan oğluma yolucam
Yazın benim anlatmak istediğim ama seviyorum değip kesip atan oğluma yollucam okusun düşünsün Emeğin için teşekkür ederim paylaşımından dolayı

SEVGİLERİMLESİN ŞAİREM

Cevap Yaz
çalakalem
5 Ekim 2009 Pazartesi 13:37:17
Güzel bir konu ele alınan... Aile... toplumun çekirdeği...
Ve bir toplum düzenini oluşturan en baş değer...
Malesef ki aile kavramınada yanlışlıklar yüklemeye başladık.. Amaçsız hedefsiz bir aile... Sadece evlenmek için.. Ele aldığınız maddeler ne yazık ki çok dikkate alınmıyor çoğu zaman...
Aslında sorun evlenmeden öncesinde kurulan ailelelerde başlıyor... 5. maddede eskilerde ki gibi erken yaşta evlenilmemesi gerektiğinden bahsetmişsiniz.. Ama ben nazicane şu şekilde düşünüyorum... Günümüz evliliklerine baktığımızda evlenme yaşı daha ileri yaşlara çekildi.. Ve bunun yanısıra eğitim ve öğretimdede gençlerin ahlaki olgunlukları karakterlerinin oluşumlarıda geç yaşlara ötelendi... 25 yaşına gelmiş ama hala hayatta nerde olacağını ve nasıl duracağını bilmeyen bir gençlk... daha sonrasında hasbelkader belli bir düzene oturtup hayatını evlendiğinde eşide yaş itibariyle belli olgunluğa gelmiş, hayat düzenini o da şölye böle kurmuş... İki kurulan hayat düzeninde evlilik çoğu zaman çakışıyor... Üstünlükler ve baskın olmaya çalışmalar başlıyor... Ben yaş olarak olgunluktan ziyade amacını bilen ahlaki olgunlakların erken oluşup eğitimini tamamlayıp erken evlenilmesinden yanayım.. o zaman çift beraber hayat düzenini kurup farklılıklarında çakışma yada çatışma değilde yaşantılarını, farklılıklarını harmanlaştırabilirler... Dediğinize şu toplum düzeninde katılıyorm..

Ve çoğu yanlış evliliklerde "napalım buda benim kaderimmiş" denir... Kader düşünülmeden hareket etmek, ölçüp tartmadan karar vermekte tecelli etmez... Bu sorumsuzluğun yada bilinçsizliğin tuzağına düşmektir.. Şayet biliçli yaklaşıpta evliliğe eşinizle sıkıntı hasıl olduğunda işte imtihanın eşiğindesiniz demektir...

Yazınız için kutlarım... Sevgi ve saygı ile.. Vesselam...

Cevap Yaz
mordağlarınkaçağı
5 Ekim 2009 Pazartesi 11:11:05
sevgili hazan,
çok detaycı olduğunuz, yazdıklarınızdan belli,
ki gerçek olan odur..anlattıklarınızın tümününe katılıyorum
de nerde ?..
belkide ömür yetmez,böyle birini..veya böyle bir uyumu bulmak için :))

sonsuz saygımla.

Cevap Yaz
Sonkardelen
5 Ekim 2009 Pazartesi 08:36:43
Teşekkürler Sevgili Hazan,
Ne kadar güzel bir temaya değinmişsiniz. Akıcı , yalın bir dille aktarmışsınız bizlere. Bir roman okur gibi kaptırdım kendimi ve hiç bitmesin istedim. Evliliğe ilk adımını atacak her gencin , her yetişkinin okuması dileğiyle...Yüreğine sağlık. SEVGİLERİMLE...

Cevap Yaz
seloo42
5 Ekim 2009 Pazartesi 07:57:03
Yüreğinize kaleminize,emeğinize sağlık .çok güzel bir paylaşımdı..Saygılarımla Selamlar.

Cevap Yaz
AYSE 09
5 Ekim 2009 Pazartesi 06:24:05
canım söylenecek ne varsa söylemşsin gençliğe
yalnız gençlerin değil ailelerinde anlaşabilecek karakterde olması lazım okumuşla cahil gerçi okuyupta cahil olanlarda çok ama yinede kültür farkını göz önünde almak lazım çocuklar ne kadar anlayışlı olursa aileler anlaşamadımı çok sorun oluyor zengin fakir sorunuda benim malım benim annem aldı da girdimi araya işte sevgi yıkılıyor en önemlisi saygı olmalı bence saygı olan yrtde sevgi doğar
çok güzeldi canım zevkle okudum gönülden gelen sevgi saygılarımı kabul et lütfen

Cevap Yaz
YARENŞEHBAL
5 Ekim 2009 Pazartesi 05:11:20
çok doğru tespitler bunlar vet evlilik bir ömür iki ayrı insanın tek hayatı paylaşması ve beklentiler umutlar umutsuzluklar saymakla bitmeyecek olumlu olumsuz başımaıza gelen en iyisi ya da enkötü olaylaranlatmakla bitmez ortada kalan çocuklar ...............
evlenecek gençler çok güzel bir yol haritası niteliğinde değerli bir yazıydı. TEŞEKKÜRLER

selamlar sevgiler

Cevap Yaz
Serap Baycan
5 Ekim 2009 Pazartesi 04:37:20
Yorumumda geç kalmışım ama böylesi önemli ve güzel bir konuda da yorum yapmadan geçmek istemedim.
Evlilik günümüzde evcilik oyunu gibi görülüyor ne yazık ki. Evet sizin de dediğiniz gibi ilk başlarda tanımadan yanlış kararlar verilebiliyor. Bu konuda içimin tek rahat olduğu konu ailemin ve özelllikle ablamın onayı olmadan hiç bir adım atmamam.
Siz büyüklerimiz bize yol göstereceksiniz ki biz yanlış yapmadan yolumuza emin adımla ilerleyelim. Fakat bazen de düşünmeden edemiyorum, ailem istedi diye evlilik yolundan döndüğümde o kişinin gerçekten yanlış bir insan olduğunu ve ya olmadığını tecrübe etmeden ve yaşamadan nasıl öğrenebiliriz.
Bu çelişkili bir durum.
Selam ve sevgilerimle...

Cevap Yaz
kemalakgül
5 Ekim 2009 Pazartesi 02:07:03
ÇOK DEĞERLİ YAZARI BU YAZIDA GEREK İŞLEDİĞİ TEMA BAKIMINDAN, GEREK KONUYU ANLATIM VE KONUYA HAKİMİYET BAKIMINDAN FEVKALADE BAŞARILI BULDUM.İKİ YERDE KELİME FAZLALIĞI KEŞFETTİM.EĞER KENDİLERİ DE KATILIRLARSA DÜZELTMELERİNİ RİCA EDECEĞİM.
BİRİNCİSİ;Çok farklı yetişme tarzları,çiftlerin zevklerini,anlayışlarını,hatta zevklerini bile etkiler.CÜMLESİNDE ZEVKLERİNİ KELİMESİ İKİNCİ DEFA HATALI KULLANILMIŞ. BAŞKA BİR KELİME TERCİH EDİLMELİ...
İKİNCİSİ;Hem kendi mesleki alanında,hem sosyal alanda kendini yetiştirenler,çok yönlü olmayı başaranlar için için aynı şey söylenemez.
CÜMLESİNDE İÇİN KELİMESİ PEŞ PEŞE İKİ DEFA KULLANILMIŞ.
YAZIN GENEL OLARAK İBRET ALACAK VE HAYAT DÜSTURU EDİLECEK BİR YAZI...
TEBRİK EDİYORUM, SAĞLIK VE MUTLULUKLAR DİLİYORUM.

Cevap Yaz
şiirindili
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:53:12
Şahsım bu konuda araştırmalar yapıyorum meyilinizde tam isabet etti teşekkürler,ben derimki yazdıklarınız aynen doğru ve fazlasıda var yazsan kitap olur herhalde,nasihat elbette gerekli bu işin yaşı başı olmaz nasihat her yaşta gerekli çünki bilmediğimiz çok şeyler karşımıza çıkıyor,hele evlilik konusunda bu daha mühim,karekterlerin kesinlikle uyumlu olması şart,bunu kanıtlamışlar uzmanlar katılıyorum onların yazdıklarına tecrübelerinede,uyumlu karekterler bir şekilde üstesinden geliyor eş dost arkadaşlık ortaklık gibi her tür konularda,iki insanın sürekli didiştiğini gördüğümde hemen yıldızlarını yani doğum günlerini soruyorum ve neden böyle davrandıklarını söylüyorum öğrendiğim edindiğim tecrübe kadarıyla,dedikleri sen bizi ne zamandan beri tanıyorsunda ,yada takipdemeisin yıllardırda biliyorsun deniliyor,hatta hiç yüzünü dahi görmediğim birileri bana doğum günlerini söylese aynı durumu söyleyebiliyorum,kısacası uyumsuz karekterler kesinle anlaşamıyor ,bu çocukluk arkadaşlıüı ilk orta lise yüksek okul arkadaşlığı tecrübelerini insanlar hatırlasınlar bakacaklarki zıt karekter olunca anlaşma uyum olmuyor çokmu zor sor yldızın nedir diye öğren huyunu ve sana uyuyorsa tamam uymuyorsa mesafeli ol,anlaşamadığın belki senden kat kat daha iyidir ama karekter uyuşmazlığı yüzünden birlikte olunamıyor ,eğer aile içinde herkes deneyebilir bakılsın yıldızlarına kim kimle nasıl anlaşıyor yani ana-kız ana-oğul baba-kız baba-oğul kar-koca abi-abla abi-kardeş gibi kim varsa hattta dayı teyze amca bakın neden anlaşıyorsunuz,bakın neden anlaşamıyorsunuz, ben bunun sağlamasını insanlar üzerende denedim araştırdım ve hala soran olursa söylüyorum, zıt karekter anlaşır ama bir taraf her zaman ezilir acı çeker,razısysa kendi bilir oturup ağlayıp sızlayıp laf söz etmemeli yada terketmeli,bir daha bu dünyaya dönüş yok çünki,RAB bimiz karekterleri öyle bir vermişki kimse 4x4 değil malesef kusursuzu arayan yada kendini öven boşa debelenmesin ona çok eksiklerini söylerim yüzü kızarır ,ama amaç bu değil amaç kusurları örtmeyi bilmek,bunu başarmanın yolları var isteyene seve seve şu ana kadar söyledim anlattım ama yapar ama yapmaz kendi bileceği iş,bu kadar bilgi ve tecrübe dahi çoğu zaman yanılmamıza neden oluyorken iyi analiz etmeli karşımızdakini ve olduğu kadarının dışında bir şey talep etmemeli ,becerimiz karekterimiz dışında bir talep olursa yapılması için asla zorlanmamalı yaradan o kadar yetenek ve algılama hissi vermiş bu bilinmeli,burada söylesem uygunmu bilemiyorum ama nice güya okumuş güya adam hanfendi olmuş karekterini iyileştirememiş olgunlaştıramamış nice insan var birbirini yiyen ve parçalayan ,gerek çevremizde gerek ekran ve basında şaşırdığımız vaybe dediğimiz nice durumları görüyoruz, bunlar hep zıt karekter çatışmaları,şunlar hariç beyni bazı şeylerle yıkanmış olanlar,normal şartlarda kimya hocam derdi NŞA 'da, diğer konular maddiyat ve maneviyat istek ve arzuya bağlı ama anlaşmak öyle değil önemli,bazen bakar bakar şaşar insan ben senle ağız tadıyla kavga edemeyekcekmiyim der ve durum o iki kişinin çok uyumlu karekterler olduğunun bir işareti ta kendisidir...ben buna dahi şahidim araştırma ve yaşantımda...belki zamanla araştırmalarımı bu konulardaki bilgi ve görüşlerimi paylaşırım ömrüm olursa diyorum,niyette var ama kısmese olacak,doğacak olacak ölecek bu üç kelimeyi sık sık söylerim ama öncesi niyetlere görede dğişebiliyor ne ekersek onu biçeriz anlamında,Sevgi sunmayıp ekmeyip sevgi beklemek de ne?mısır ekip buday biçmek olurmu
gibi tavırlarda önemli,benim hassas olduğum bir konuyu ele aldığınız için böyle sıralıyorum sözleri kusura bakmayın , bu konuları araştırmaya başlayalı şiir yazmaya başladım ve kendiliğinden oldu içimden bir ses yaz yaz diye zorladı iyikide böyle olmuş diyorum,sizleride tanıdığıma çok memnunum sizlerdende ilham alıyorum elbette,şu an belli olmuyormu yazmamdan yorumda olsa , amaç bir şeyler yapmak faydalı nasıl olabilirimi bulmak, böylede faydalı oluyoruz kanısındayım ,bir söz dahi iyi yönde bir insanın hayatını değiştirebiliyor, güzellik dış görünüş olarak hiç ama hiç önemli değil karekter güzelse en güzel kişi odur benim gözümde ,bakın korkunç gelen bir yaratığa gönül gözüyle vallahi harika geliyor insana o ne muhteşem bir yaratılış o ne güzellik ihtişam, yani yaratılanı sev yaratandan ötürü sözü o an kulaklarını çınlatır adeta, sadece yapılacak en önemli iş seçeceksin karekterine uygun birini hayatın tadına varacaksın o kadar...gerisi teferruat sabır kanaat tevekül hamd etmek yaradana kul olmak ak bir yüzle ak bir ömürle karşısına çıkmak diyorum
saygılar selamlar bu güzel önemli konu hikaye nasihat ve fikirleriniz için tekrar tekrar teşekkürler...ben bu konular için her zaman hazırım soru ve görüşler için ,sağlıcakla
BİRDE NİKAH AHDİ ÇOK ÖNEMLİ BUNU UNUTMUŞUM YEMİNLE OLAN BU AHİT ÇOK ÖNEMLİ HEM KENDİLERİ İÇİN HEM YARADANA VERİLEN SÖZ
SÖZÜNDE DURMAYAN HEM BU DÜNYADA HEM AHİRETTE NE YAPAR BİR KAÇDA ŞAHİT YOKMUYDU SANKİ BU NİKAH AHDİNDE UNUTMASINLAR NEFİS VE VESVESE VEREN O İBLİS VE TAİFESİNİN TUZAĞINA DÜŞMESİNLER BU ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİ,İNSAN EHLİ ŞEYTANLARI İYİ TANISINLAR BU İSTER ANAN OLUR İSTER BABAN ,KARDEŞİN BİR YAKININ YADA ARKDAŞ KOMŞU İY TANI İY TANI İYİ TANI...DİYORUM

şiirindili tarafından 10/5/2009 12:59:07 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
gülsümgülmez-6870
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:40:10
Teşekkürler sevgili Hazan..Önemli bir konuya değinmişsin...
Emeğinize güzel düşüncelerinize sağlık..selam ve saygılarımla

Cevap Yaz
flycan57
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:38:37
ah okadar önemli bir konuya değinmişsiniz ki şairem..hayati bir konu..helede yetişkin çocuğu olanlar sizi çok iyi anlar..ne yazık ki gençler hayatı toz pembe görüyorlar ki bu yanlış..bizde oyaşlarda aynı hataları hep yaptık..ama eskiden bizleri pek uyaran yoktu..şimdi durum çok farklı..yazınız okadar güzel ki..bu yazıyı tüm gençler okumalı ..bende kızıma okutacağım.duyarlı yüreğinize sağlık..çok güzel bir yazı olmuş.
tebrikler..sevgiler saygılar..

Cevap Yaz
Pervin YETİŞ
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:25:46
Sevgili Hazan çok önemli bir konuya değnmişsin,mutlaka okuyan gençlere yararlı olacaktır.
Tabi bu pınara su içmeye gelirlerse.
Sevginin,aile içi iletişimin,paylaşımın olduğu ailelerde yetiştirebilirsek çocuklarımızı,hayatta ki seçimlerini daha doğru yapacaklardır.
Duyarlı yüreğini kutluyorum.
Sevgilerimle .

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:24:29
Canım benim, yine her zamanki gibi o kadar güzel bir konuya değinmişsin ki, günümüzde boşanmaların arttığı bir dönemde özellikle gençlerin bu güzel önerileri dikkate alması gerekiyor. Sevginin yanında mantığında işlemesi gerekiyor. Sevgi, sorunların çözümü yerine göre yeterli olmayabiliyor. Çok iyi tanıdığınızı sandığınız birini, sonraki dönemlerde gösterdiği ters bir davranıştan ötürü anlamakta güçlük çekiyorsunuz. Saydığın maddeler halindeki önerilerin hepsi yaşadığımız ve başımıza az çok gelen şeyler. Kusura bakma canım, pc nin başına çok az oturabildim bu akşam. Geç okuyabildiğim için özür diliyorum. Zevk alarak okuduğum bir yazıyudı. Kutlarım seni. Yüreğimden yüreğine sevgiler. :)

Cevap Yaz
a.yüksel şanlıer
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:21:13
Bu yazınızı gençler ne kadar dikkate alır bu zaman da bilmiyorum ama çok önemli bir madde unutulmuş gördüm onu da ben ilave etmek isterim müsadenizle.
...Ey gençler,ey evlilik hazırlığında olan sevgililer evlenmeden önce yalnızca birbirinizin huyunu suyunu tanımayın,yada karşılıklı sevgi saygı var mı bunu sormayın kendinize bir de ailelerinizde,irsel devamö etmiş sizin çocuklarınıza hatta torunlarınıza geçebilecek hastalık var mı bunu düşünün ve karşılıklı bunu iyi araştırın.
...İstatistikler gösteriyor ki,ailelerde irsi hastalık olanların hastalığı bir gün mutlaka gelecek nesillerde ortaya çıkıveriyor ve aileleri perişan edip zor günlerle yaşamaya mahkum ediyor.
...Bunlardan biri akıl hastalığı,şizofreni diğeri de akraba evliliğinden olan sakatlıklar.
...Şimdi ben derim ki aşk meşk öyle bir zaman gelirki,insanı insandan soğutur ve unutulur gider ve ortaya çıkan gerçekler insana dünyayı zehir eder.Bu nedenle evlilik çağındakilerin önce bu konuyu iyice utanmadan birbirlerinden saklamadan açık,açık araştırıp konuşmalarıdır.Yoksa yarınlar zehir olabilir.
saygılarımla.

Cevap Yaz
kaderimol
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:18:36
Şeker isimli arkadaşımın sanırım bir yanlışı var
Benim bildiğim eskiden görücü usulü evlilikler hala devam ediyor
ben bu yaşıma kadar çevremde ve tanıdıklarımda ve ilçemde ve yakın bildiğim köylerde eski usüllerle evlenipte boşanan aile görmedim
ama şimdi bakıyorumda sevdik seviyoruz lavlarının arkasından evlilik birde bakmışın ya iki çocuk ya daha bayan hamile iken siz sağ ben selamet olmuşlar
Çünkü seviyoruz derken onlar yürekten sevğiyi bilmiyorlardı ya alışkanlıgı yada iradesiz gençliğin verdiği bir karardı
ama çoğu evliliklere bakıyorumda şimdi hepsi çıkar evliliği
öğretmen öğretmenle
hemşire memur yada bir başka devlet kurumu personeli olan biriuyle hadi evlenelim var şimdi
eskiden bir kız istenilmeden önce ailesi araştırılırdı
yada kız verileckse erkek tarafını iyice araştırılırdı
şimdi bakıyorum da
ne inanca bakan var ne ırka ne soyuna sopuna
ehh bizim oğlan maşlı al kızımı o zaman deniyor
eskiden şu söz vardı Er dayıya kız bibiye ( Hala demek )
halası iyi olmayan kız bizde beş para etmezdi
dayısı tarafı lekeli olan erkekte aynısı idi
şimdi buda kalktı
ee daha neler neler
eskiden denirdiki oğlana bırakırsan dansöz getirir kıza bırakırsan ya davulcu da zurnacı denirdi
şimdi o oldu
onlardan dogan çocuklarsa işte siz anlayın ne oldu
ya aslında çok yazacak varda değerli şiir dostunun sayfasını işgal etmekte kul hakkı olacagından özür diliyerek bitireyim
Değerli şiir dostu kutlarım güzeldi yürek sesin daim olsun
10 + 10


Cevap Yaz
umutyolcusu
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:15:37
GENÇLERİMİZE YOL GÖSTERİR NİTELİKTEKİ YAZINIZDAN ÖTÜRÜ TEŞEKKÜR EDERİM.SAYGLIRIMLA.

Cevap Yaz
koloni
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:13:16
Bahsedilen hususlarda kesinlikle haklısınız.Aldığınız eğitimlede paralel olarak değişiyor çevremde birçok insan üniversite mezunu bilinçli kişiler ve hatta uzun tanışma dönemlerinden geçtiler ama sonuç hüsran.Ne kadar tanıdığınızı düşünsenizde o dönemlerde çokta farkında olmuyorsunuz dışarıda görüşülen birkaç saat ile kişiyi
değerlendirip daha sonra aynı ev ortamını paylaşmaya başlayınca birden herşey değişiyor. Belkide beklentilerinizi
yüksek tutma ile orantılı bu durum. Evet sizinde dediğiniz gibi muhakkak kişiler birbirlerinin ailelerini tanımalı bu
kişi hakkında birçok ipucu veriyor aslında ve sizin aile yapınıza ne kadar yakın veya uzak olduğu hakkında size yol gösteriyor.
27 yaşındayım ve üniversite mezunuyum ama açıkçası evliliğe çokta sıcak bakmıyorum çevremde çünkü buna imrenmemi sağlayan bir çift yok annem ve babamda dahil. Severek evlenmelerine rağmen dediğiniz gibi sevgi bitince maalesef bu saygıyı da azaltıyor.Duyarlı kaleminizle biz gençlere ışık tuttuğunuz için teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Cevap Yaz
ERHAN ÇIKAY
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:07:32
çok güzel bir paylaşımdı hayatımızı kiminle nasıl paylaşmamız gerektiği hakkında doğru kararlar verebilme gücüne sahip olma yer alıyor evlilik çok ciddiye alınması gereken ve dikkatli olmamız gereken bir husustur karşılıklı sevgi saygı ve sadakat çerçevesinde yapılması gereken bir unsurdur bir şeyler paylaşmak yaşamak istiyorsak bunları unutmamamız gerekir şimdilerde bakıyorum da evlilik çok hafife alınan bir konu haline geldi ve hiç sağlıklı karar verilemiyor bu konuda çok özverili ve düşünceli davranmamız gerekiyor sevmek tanımak ve en önemlisi paylaşmak iki insan arasında bu bağlar oluşursa o zaman mutlu bir hayat önümüze açılır ..

Cevap Yaz
onurumsun
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:05:45
Sevgili dost çok özel bir yazı olmuş yazınız. Gençlerimize ışık tutacak güzellikte.

Ama ben bazı düşüncelerinize kendi adıam katılmadığımı da söylemeden geçmek istemiyoruz. Fraklı kültürlerde de olsak, eğer seviyor ve benimsiyor isek evlilikte hiç sorun olmuyor. Tam aksine farklı kültürdeki insnaların bir araya gelmesi evliliği çok daha yaşanır hale getiriyor. Çünkü eşi ile konuşacak ve tartışacak çok fazla konu çıkıyor ortaya. zaman zaman çatışmalar yaaşnsa da.

Mesela ben yörüğüm, eşim ise laz. ve biz 24 yıldır evliyiz. iki çocuğumuz var biri ünüversiteyi bitirdi bu yıl. Ben onların kültürlerine alışana kadar çok zorluk çekitim. çatışmalar yaşadım kendi içimde ama bu çatışmaları karşılıklı hoşgörü ile aşmayı başardık. Sonunda şu karar vardık. İkimizin de kendine ait bir yaşamı var. Ortak yaşam evde kendini gösyeriyor. Gerek çocukların eğitiminde herekse tyoplumsal yaşamda.

Bireysel kimliklerimzin olduğunu kabul edip, o kimliğimizi asla yok etme çabası içine girmedik. Her ikimizin de söz hakkı var oldu. En çok konuşan değil en makul olan düşünceler kabul gördü. Ve farklılıkların yaşamımızı güzleştirdiğini farkettik zamanla.

Evlilik çok güzel yeter ki BENİM düşüncesinden vazgeçip BİZİM düşüncesini beynimize yerleştirip, bireysel haklarımızın var olduğunu kabul edip, bir birmizi ezmek ve yok etmek için değil, daha çok başarılı olmamamız için çabalayallım.

Umarım evliliğe adım atmış olan gençlerimiz bu yazıları okuyup kendilerini değerlendirebilirler.

Sevgiler yüreğinize


Cevap Yaz
Elif Masal
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:05:34
bütün yazdıklarına katılıyorum zaten bilinçsiz evlilik yüzünden türkiyede boşanmalar çok artmış..bunlardan çoguda kayınvalide gelin kavgasından kaynaklanıyormuş...ama ben karşıyım bu kavgalara evlenmişsen gelin kız evlat olmalı kayınvalide anne..eşin kardeşleride kardeş...
bir bütün olmalı aile anlayış saygı ve sevgi olmazsa boş..ne kadar kültür farkıda olsa meslek farkıda olsa önemli olan yürekteki insanlık..bazı okuyan meslek sahibi gelinlere bakıyoruz o kadar insancıl bazı ev kızı olan gelinler de bir o kadar havalı..bazı kadınlar çocuklu dul ile evleniyorlar önce çocuğa canım cicim sonra da surat asmalar, ya öyle evlilik baştan yapmayacaksın yada iyi davrnamak zorundasın..sonuçda o çocuk anneden ayrılmış oluyor babadan da ayrılırsa toplumdaki yeri nasıl olur..hiç kimse gerçekten hazır oldugunu düşünmeden evlenmesinler ve aşkdan çok mantık evliliği daha iyi diye düşünüyorum..
güzel konuydu aslında yazaılacak daha çok şey varda çok uzamasın diye bu akdar yazdım,,
saygılar herkese..

Cevap Yaz
Murat Çakır (şeker29)
5 Ekim 2009 Pazartesi 00:01:40
biizm dönemimizde görücü usulu ile evlenmek vardı,iki tarafta birbirlerini tanımadım evleniyordu sonrada sonu hüsranla genelde bitiyordu,şimdi gençleri ele alırsak flört devri derken evlilik sonra yine hüsran,aslında güzel bir konuya temas etmişsiniz biizm dinimiz kim evlenmişse dinin yarısını tamamlamış olur diğer yarı ise allahtan korksun buyrulmaktadır,diğer bir hadiste,evleniniz çoğalınız ben ümmetimin çokluğuyla övünürüm buyrulmaktadır,çoğalmakta bana fazlalık değil tabiki çoçukları ahlaklı yetiştirmek,eğitmekten geçiyor,ben sizin gibi duyarlı yüreği kutluyorum bu konuda yazı yazdığınız için aslında işin özü ahlak tan geçiyor bir toplumun gençleri ne kadar ahlaklı olusa evliliklerde o kadar sağlam temeller üzerine oturuyor saygılarımla

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
4 Ekim 2009 Pazar 23:55:19
Sevgili Hazan yazınızı okurken kendimi bir konferans salonunda koltuğa yaslanmış.
Sizi konferans verirken dinliyor gibi hayel ettim.
Çok verimli e yararlı bir yazı yazmışsınız.
İyi ki okuma fırsatı yakalamışım.
Paylaşım için çok teşekkürler...

Cevap Yaz
MıSRaDaN
4 Ekim 2009 Pazar 23:54:35
Sevgili Hazan yazdıklarınızın hepsi ne kadar doğru ve haklı tespitler aslında..eşlerin aldıkları kültür yetişme tarzları çok çok önemli,tabi istisnai durumlar yok değil elbet,öyle olup da mutlu olabilenler de var mutlaka ,ama büyük bir özveri göstererek mutlu olmuşlardır ki istisnalarda kaideyi bozmuyor ...Evlilik de ruh ikizimiz dedğimizi bulmak en önemlisi bu da çok zor ne yazıki,çevremiz de görüyoruz yıllarca birlikteler ama evlendiklerin de her şey altüst oluyor,herşey değişiveriyor ve sanki yıllarca birbirlerini seven kişiler onlar değilmiş gibi ayrılmalara kadar varabiliyor...evlilikte fedakarlık gerekiyor ve sizin de dediğiniz gibi bunu genel de kadınlar üstleniyorlar...verdiğiniz o köy örneği sanki tam benim içindi..yıllarca eşim istiyor,seviyor diye istemesem de ,eşim mutlu olsun,çevresi eşime bir şey demesin diye gittim hep...sevmediğim istemediğim bir şeyi sadece eşim için yaptım...hâla da yapıyorum....bu küçük bir örnek tabii daha ne örnekler var,ve elbette ki eşim de benim için fedakarlıklar yaptı..zaten bunlar olmasa birlikteliğin anlamı da olmaz dı sanırım..benim her zaman söylediğim ve hep arkasında durduğum bir sözüm vardır....Eğer birisiyle beraberliğe adım atıyorsan,bu evlilik olur,birliktelik olur adı her ne ise ne kadar mutlu olmak hakkın ise,bunu istiyor isen,karşında ki kişinin mutluluğundan sorumlusun,mutluluk ne kadar senin hakkın ise karşı tarafın da o kadar hakkı ve bunun bilinci ile yola çıkmalı insan diyorumm..Umarım gençler bu güzel önerini bir nebze olsa bile önemserler diyorum..Güzel yüreğinizden güzel bir konu çıkmış ve güzel bir yazı olmuş..yüreğinize sağlık..çokça sevgimle

Cevap Yaz
Ali Ekber Hırlak
4 Ekim 2009 Pazar 23:53:05
kesinlikle çok güzel bilgilerdi bunlar okuduk ve aklımızın bir köşesinde yer etti,sevgiler bıraktım şiirde olduğu kadar yazınız da başarılı,selam ve sevgilerimle...

Cevap Yaz
HakanKurtaran
4 Ekim 2009 Pazar 23:53:04
Yetişme tarzınız tamamen aynı olmayabilir.Çünkü iki farklı aileden,farklı kültürlerden oluşan iki farklı çevreden geliyorsunuzdur.Fakat şunu belirteyim ki,aranızda derin uçurumlar olmasın aileler,yetişme tarzlarınız açısından...
===========================================


Toplumumuzda Evliliklermantı evliliği olarak değil de ; ya görücü ussulü yada birbirine beğenme yönünden gerçekleşiyor ve kıasa zamanda hüsrana uğrayarak son buluyor .
Duyarlı evlilik yazınızdan dolayı tebrik ederim..

Cevap Yaz
güneşimdin
4 Ekim 2009 Pazar 23:49:39
MERHABA ARKADAŞIM ÇOK ANLAMLI VE ÖNEMLİ BİR KONUYU ELE ALMIŞSINIZ BAŞTAN SONA HER KELİMESİNE KATILIYORUM EVLİLİK HAZIRLIKLARINDA OLAN GENÇLERİN BU YAZINIZINIZ KESİNLİKLE OKUMALARI LAZIM.EVLİLİK SADECE BİR EVİ PAYLAŞMAK DEĞİL BÜTÜN HAYATI İYİ GÜNÜ İLE KÖTÜ GÜNÜ İLE PAYLAŞMAKTIR,SAYGI SEVGİ ÇERÇEVESİNDE.YÜREĞİNİZE KALEMİNİZE SAĞLIK SAYGI VE SELAMLAR...

Cevap Yaz
OMARIM
4 Ekim 2009 Pazar 23:44:28
MÜHİM BİR KONUYU BAŞARILI BİR ŞEKİLDE ELE ALMIŞSINIZ. HERKESİN OKUMASI GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. SAYGILARIMLA...

Cevap Yaz
hicbitmez
4 Ekim 2009 Pazar 23:43:35
Tüm bunlara göğüs gerecek dirayette olmalı çiftler.Hayat insana neler yaşatmıyor ki.İnsan, duygusal olması gereken yerde duygusal olmalı elbette.Fakat hayatta başına gelecek her duruma,her güç koşula direnme mekanizmasına sahip olmalı,yıkılmamalı.
evet cok güzel demissiniz.
sevelim tabi ama mantigimizi da elimizden birakmayalim evet.
duygu ile akili dangelemek lazim yasantimizda basarili olmak icin her alanda evet.

tamami ile katiliyorum bu yaziya.
yetistirme tarzi cok önemli erkek evlatlari.
ve evet iki zit sekillerde yetismis olan eslerin anlasmasi bazen güc ola biliyor.
ama bizim toplumumuzda neden se söz genelde erkek te bitiyor hangi cevreden geldigi de önemli degil.
belki bazi kadin itiraz eder buna ama bir büyük cogunluk böyle maalesef.

sizin de dediginiz gibi cok uzun ve hassas bir konu bu.
faydali bir yaziydi.emeginize saglik.sevgiler selamlar.





Cevap Yaz
Şadiye gürbüz(zaralıcan
4 Ekim 2009 Pazar 23:41:30
canım arkadaşım keşken bende bu yazdıklarınızdan faydalansaydım kendi adıma ve hepsini aldım kızıma vesiyet olarak bıracam iziniz olursa
çok güzel akıcı duru
sırtımıda geriye yasladım okudum harika hazırlanmış özenle seçilmiş kelimeler devam et yazmaya şiirlerin kadar düz yazı anlatımında harika
yüreğinize saglık kaleminiz varolsun
saygılarımla
zaralıcan

Cevap Yaz
gül peri
4 Ekim 2009 Pazar 23:35:37
Sevgili arkadaşım.

Ne güzel bir konuya değinmişsiniz.

Duygularınıza aynen katılıyorum.

Aile toplumun en küçük çekirdeğiğdir.

Sağlıklı kurulan yuvalardan oluşan toplumun temeli sağlam olur.

Bu anlamlı paylaşım için teşekkürler.

selam sevgiler.

Cevap Yaz
SEN BENSIZ BEN SENSIZ
4 Ekim 2009 Pazar 23:32:55
bastan sona her kelimesi cok dogru hazancim bizler ne kadar cahildik belki evlenirken sevdik ama sonunu düsünmedik belki hatalar yaptik belki istedigimiz evlilikleri gerceklestiremedik yada evliligimiz hicte hayal ettigimiz gibi olmadi ,,evlilik bir bakima sans isidir iyi dersin kötü cikar kötü baslarsin iyiye döner,,,sevgi saygi hosgörü sarttir evlilkilerde ailerinde önemi cok büyüktür, genclere fazla karismadan onlari yönlendirmeliyiz bizim düstügümüz hatalara düsmesinler diye,,,,, onlarla devamli konusmaliyiz gelecekleri hakkinda ilk önce kendilerine güvenmelerinin önemini belirtmeliyiz onlara ,,,daha sonra bize olan güvenlerinin tam olmasi gerekir ki bize inansinlar,,,,cok zor bir durum ALLAH tüm genclere yardimci olsun sanslari acik bahtlari güzel olsun ,,,kutluyorum seni ve duyarli yüregini öpüyorum canim ilk kez okudum yazini ama cok begendim harkaydi tipki siirlerin gibi,,,,,,,slmlar sevgiler ,,,,

Cevap Yaz
GulBeyaz
4 Ekim 2009 Pazar 23:30:31
hiçkimse boşanmak için evlenmiyor, beklentiler çok önemli...
sevdiğiniz evlenmeye karar verdiğiniz insanı değiştirme cabası evliliği sarsan temel etmen, akıl çerçevesinde oluruna bırakmak en iyisi sanırım. artık ne dengine çalan davullar var ne seyran olan samanlıklar!

tebrikler sevgili Hazan...

Cevap Yaz
NURTEN CAN
4 Ekim 2009 Pazar 23:27:32
Sevgili arkadaşım tüm düşüncelerinize katılıyorum.Bence bu yazıyı bir gazete nin köşe yazısı olarak yayınlatsanız herkes okusa ve bilgilense,biraz düşünüp yalnış yapmasalar.Tebrikler.Selam ve sevgiler

Cevap Yaz
hasret
4 Ekim 2009 Pazar 23:26:23
hazanim cok güzel nasihatli anlamli yaziydi duyarli yüregine saglik evlilik anlayis saygi ve sevgiyle güzellesir anlam kazanir
tebrik ederim sevgilerimle.

Cevap Yaz
Mehtap ALTAN
4 Ekim 2009 Pazar 23:19:08
EMEK VERİLMİŞ DEĞERLİ BİR ÇALIŞMAYDI...

EVLİLİKTEKİ İLK TEK VE OLMASSA OLMAZ DUYGU ...SAYGI... OLMALI...

O GİTTİĞİ AN HİÇ BBİR ŞEY YERİNİ ALMIYOR...

SEVGİYLE...

Cevap Yaz
serapatay
4 Ekim 2009 Pazar 22:40:29
Gençliğimizdeki tecrübelerden yola çıkacak olursak çok haklısın hazancım.Evlilik hayatta bir kere yapılan ve ömrümüzce acısını çekeceğimiz yada mutlu olacağımız bir
karardır.Eskilerde bizim nesil çok sabırlıymışız.
evlilikte önemli olan aşk değildir bence aşık oldum evlenecem yanlış bir karar,yetişme şekli çok önemli bi kere
aile yapısı sevgiyle büyüyen çocuk eşini çocuklarını koruyor sarılıyor dört elle.aileden uzak büyüyen çocuksa aksine sert mizaçlı dedıgım dedık aile içinde şiddet uyguluyor.sonuç acı gerçek boşanmayla bitiyor.olan çocuklarımıza oluyor ,onlarda büyüyünce sonuç aynı sevgisizlik.evlenirken şunu sormalı gençlerimiz ben bu kişiyle tüm ömür yaşayabilir miyim .aşk bitiyor ama sevgi ölüme kadar sürüyor evlilik demek sevgi özveri sadakat demek.hazancım yazdıkça sonu gelmiyo inan ,kısaca iyi düşün sev sımsıkı sarıl eşine diyorum çocuklarımıza sevgiler selamlar.

Cevap Yaz
Hatice Dökmen
4 Ekim 2009 Pazar 22:30:14
ne aklıma gekdl biliyormusun hazancım.
bizler rajmetli erol taşı izlerken ya ne kötü adam sevenleri ayırıyor der üzülürdük ama yıllar geçti bizi hayat yoğurdu ve birer ebeven olduk şimdi çocuklarımız kendisi için uygun olmayan bir sevda peşinde koşsa erol taştan da beter oluyoruz demekki bunun adı korumacılık bizlerin geçtüği yollardaki hatalardan ders alıp sevdiklerimize onları tattırmamak.
paylaşımın çok güzel her bir cümlesi doğru ne var ki bir nasıl bildiğimiz doğru sandığımız yolda gittiysek onlarda aynısını yapacak tarih tekerrürden ibarettir çünkü.
ama tabi öyle diye umarsızda kalmayacağız elimizden geldiğince uyarıda bulunacağız geçmişin tecrübesi ile.
kalemini kutluyorum arkadaşım.daim olsun sevgimle.

Cevap Yaz
eMİNeYZAMAN
4 Ekim 2009 Pazar 22:25:47
Hayat bizim için neler hazırlamış bilemiyoruz...Kader deyip yaşamamız gerekenleri yaşıyoruz .

Yürek ve mantık....

İkisinin bir anda aynı kararı vermesi ile hayırlı sonuçlar doğuracağını düşünüyorum...

Rabbim hayırlı zamanlarda , hayırlı insanlarla karşılaştırsın herkesi.....

alınması gereken notlar alınacaktır dost...

sevgiler koacamanından :)

Cevap Yaz
hazan444 Yazının sahibi
4 Ekim 2009 Pazar 22:19:50
Teşekkür ederim,gerçekten çok doğru.Ben sevdim,ailesinden banane diyorlar gençler,başımda.Olmuyor işte olmuyor,aile de çok önemli,yetişme tarzı da.Zor bir kurum evlilik,ticari ortaklık gibi de dğil.Selamlarımla.

Cevap Yaz
Esmize - Perihan Kılıç
4 Ekim 2009 Pazar 22:16:07
sevgili hazan gözlemlerini öyle güzel ve eksiksiz aktarmışsın ki mükemmeldi.aileler arası kültür farklılığına dikkati çekmişsin ben de altını çizmek isterim bu konunun.evlilikte saadetin olmazsa olmazıdır aile gençler genelde derlerki biz birbirimizi seviyoruz ailesinden banane.halbuki o beğenmediği ailenin kültürü ile beslenmiş eşi eninde sonunda alt yapısında yer alan kimliğin yansımaları ile çıkacaktır karşısına ..düzeltmek mümkün değildir hamur o şekilde yuğurulmuş ve pişmiştir..ama aileler uyumlu ise maddai manevi ve kültürel açıdan gençlerde seviyorsa aynı harman yerinden çıkıp hayat değirmeninde ustaca şekil alacaktır.
bence en önemli şartlardan biri ailelerin denkliğidir.
unutulmasın beğenmediğiniz kayınvalide veya diğer bir aile büyüğü çocuğunuzun birinci derecede yakını olacaktır.ben takmamla olmuyor bu iş...
sevgilerimle

Cevap Yaz
Neriman0511
4 Ekim 2009 Pazar 21:34:12
Emeğiniz ve bu güzel anlatımınız için teşekkürler.Saygılar..

Cevap Yaz
hazan444 Yazının sahibi
4 Ekim 2009 Pazar 21:29:00
Teşekkür ederim,var olun değerli yorumunuz için.Saygılarımla.

Cevap Yaz
ayhansarıkaya
4 Ekim 2009 Pazar 21:27:20
Hocam,çok güzel öğütler vermişsiniz gençlere...
Kutlarım...

Ben de acizane olarak bir kaçkelam etmek isterim.

Gençler evlenirken korkmasınlar.Ayrı kültürlerden gelmiş te olsalar ortak nokta kesinlikle bulunacaktır.

Yalnız benim önerim;aileler,gençlerin işlerine burunlarını lütfen sokmasınlar.
Gençler de kendi sorumluluklarını idrak edip,hiç kimselerin etkisi altında kalmadan kendi sorunlarını kendileri çözmenin yollarını arasınlar.Dürüstlük ve saygıda kusur etmesinler birbirlerine karşı...

Yuvayı;dişi kuşu yapar derler çok doğru.Kadın ,kadın gibi cıvıl cıvıl olup erkeğinin bakışlarını dışarıya yöneltmemeli.

Tahsil farkı da pek o kadar önemli değil.Kadının çok bilmişi de pek çekilmez olur(!).

Erkek,eşine her yönden sahip olmalı.Kanatlarının altında huzur vermeli.

Hocam,çok teşekkür ederim.Toplumun yarasına parmak basmışsınız...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.