Bir şey üzerinde yirmi yıl çalışıp yirmi yıllık değerli deneyim elde edebilirsiniz ya da yirmi kere bir yıllık deneyiminiz olur. (gwen jackson)
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn
VİP ÜYE

Kuyu

Yorum

Kuyu

( 3 kişi )

2

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

112

Okunma

Kuyu


Eğer büyümeseydim "kuyu" denilince zihnimde hala babannemin beni içine indirdiği patates kuyusu olacaktı. Bir tek o kuyuya inerken "babanne korkuyorum!" diyecektim. Birazcık büyüdüğümde aşkın kuyudan geçtiğini söylediler, kuyunun yusuftan. Ancak yusufça ç/ağlayanların içinden geçecekti derinlikler. Onlarla hayat bulacaktı sabrın ve sınavın çetinliğine rağmen aşk.

...

Kuyular eskidi belki, zamana yenik düştü. Ama insanoğlu hala içindeki kuyulardan, savaşlardan, sargı bezlerinden kurtulamadı. Ruhların yaralı bereli halleri hiç değişmedi. İnsanoğlunun kuyu ile imtihanı dünya var oldukça devam edecek sanırım. İnsan aşka düşsün ya da düşmesin, dipsiz bir kuyuda arayacak çoğu kez unuttuklarını, kaybettiklerini, daha doğrusu kendisine unutturulanları, kaybettirilenleri...

...

Yazmak bu anlamda bir çıkış aramaktır, içteki kuyudan, yazmak sorgulamaktır, kendisine uzatılan ipin sağlamlığını.İpe tutunmak kadar gerçektir kalem ve cesaretini sınar sahibinin. İnsan, kovadan bir şey damlasın diye günlerce bekler bazen, yıllarca...Bazen korkar yazmaktan, okumaktan, gözlem yapmaktan hatta soru sormaktan bile, derinleşir kuyular...

...

Ama bütün bu kısır döngü, hatta çabasızlık, bütün çaresizliği insanın, temelde tek bir şey içindir. "Kuyulardan çıkış..." İçteki hareketsizlik bile bazen, bir çabanın ürünü sayılabilir. Zira acele çıkışlar, ecele yarışlara dönüşebilir, sabır denilen etaba riayet edilmezse. Ah acelecilik! Bir an önce yazmak isteriz onun sayesinde, bir şiiri, öyküyü ya da denemeyi. O hisle bitiririz en sevdiğimiz yüreklerle olan sağlam ilişkilerimizi bile, bir çırpıda, bir kalemde, tek bir çizikle...

...

Kuyu boğar böyle zamanlarda sahibini, izin vermez oturup düşünmeye kuyudan önceki ve sonraki zamanları. Sadece çıkmak ister insan içindeki dipsizlikten, başka hiçbir şey düşünmek istemez. Bu tez canlılığı aşmanın tek yolu belki de içimizdeki kuyu ile arkadaş olmaktır.Onunla uzun sohbetler yapıp, çıkış yollarını sakince birlikte aramaktır. İnsanda bu derinlik ve bunca acı olmasaydı kovadan ne damlayacaktı düşünmeli bir kere? Hala bir kuyusu olduğu için şükretmeli belki de, içinde oturup düşündüğü için, geleceğe hayaller kurduğu, kuyudan çıkmanın yollarını deneyimlediği için öyle ya! Kaç kere denedi insan kendi içinden çıkmayı, kaç kere yenildi sadece kendisine, kaç kere inledi kimbilir kendi kendine ?

...

Oysa kuyu ne kadar da sessizdi ve bir kervan geçecek diye bazen ansızın çığlık çığlığa. Hatırla! İçindeki çocuk ne kadar da arsızdı, ne kadar güçlü, kurtulacak diye cesur, biraz ağlamaklı ama dedim ya kuyunun büyüttüğü çocuk o, ölümüne savaşçı, yine kendi içinden bir düşman çıkacak diye, ölümüne yarışçı...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Kuyu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kuyu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kuyu yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Ünsüz Şair Turaboğlu
Ünsüz Şair Turaboğlu, @yavuzsultanozturk
14.1.2026 10:58:01
5 puan verdi
"Ama bütün bu kısır döngü, hatta çabasızlık, bütün çaresizliği insanın, temelde tek bir şey içindir. "Kuyulardan çıkış.." bu sözü okuyunca aklıma gelen ilk düşünce
"Kuyuya düştüm tüm dostlarım tanıdıklarım ip uzattılar ... çıkmam için ama sonradan öğrendim ki kuyunun derinliği 5 metre uzatıkları ip 3 metreydi.."
nasıl mı kurtuldum ..
anlattınız ya yazınızda acele etmeden sabırla düşünerek ... orada zirveye tırmanış düşüncesi herşeyi değiştirebiliyor.. zirveye tırmanışın başlangıcıdır kuyunun dibi..
orada bolca düşünür hayat karmaşasının gerçeklerini çözecek vakitler buluruz dostun arkadaşın yoldaşlarının kimler olduğu netleşir..
birde yazıya dökülenler vardı dimi, onlarda kuyuya inmeden önceki konumsallığından sıyrılır ve daha vakurlu daha sabırlı daha düşünceli yürürler satırlara.

Maalesef bütün kuyulardan çıksa da insan kendi içine düştüğü kuyulardan çıkamayabiliyor..

çıktığında da en büyük savaşı veriyor ama hırçın ve savurgan değil çocuk masumluğunda saf ve berrak düşüncelerle çünkü bu sefer düşmanı başkası değil kendi dir,,

ve belkide kuyuya düşmeden önceki bizle kuyuya düştükten sonraki biz iki rakip olabiliyor birbirine işte o zaman asıl yarışı başlıyor insanın ..

saygı ve selamlarımla değerli Şaire Yazar..
Etkili Yorum
Aşık-ı boğaz
Aşık-ı boğaz, @asik-ibogaz
13.1.2026 16:48:17
5 puan verdi
Çok güzel anlam dolu bir yazı olmuş tebrikler hocam saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL