Bir Eflatun Ölüm
75 şiiri ve 19 yazısı kayıtlı Takip Et

Vakit Daralıyor



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 17.6.2021 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


“Kullanmak isterseniz, Kızılay’a servisimiz var”
diyor bankodaki kız. Ödediğim tomografi parasıyla İstanbul’a uçak bileti alabileceğim halde, servisten lütufmuş gibi bahsetmesine sinirleniyorum. Yapmacık gülümsemesine ayniyle karşılık vererek soruyorum;

“Aaa öyle mi, ne güzel! Kaçta hareket edecek?”

“Yarım saat sonra “

“Yuh!” diyorum içimden. “Yarım saat, dağ başındaki bu semtte beklemek!” Ama, belediye otobüsüyle bir saatten önce gidemeyeceğimi, kalabalığın da cabası olduğunu düşününce servis fikri daha mantıklı geliyor.

Hastane kafeteryalarından nefret ederim. Çaya benzemeyen çayını ya da kahveye benzemeyen kahvesini içerken, kederli yüzleriyle bir şeyler yemeye çalışan insanları hasbelkader seyretmek kasvetli gelir. Ne zaman hastaneye girmem gerekse, mümkün olan en kısa zamanda çıkmak için azami çaba sarfederim. Yine öyle yapıp atıyorum kendimi kapının önüne. Kısacık da olsa oturup gerçek kahve içebileceğim bir yer görebilmek umuduyla sağa sola bakınıyorum. Bu gözden uzak semtin bu kadar kalabalık olabileceğini hiç düşünmemiştim. Adeta insan seli akıyor caddeden.

Hastaneye girerken gördüğüm ama dikkatle bakmadığım, tam da karşıya, yeni kondurulduğu her halinden belli olan saat kulesine takılıyor gözüm. Ankara’nın muhtelif yerlerinde görmeye alıştığımız, ancak estetikten yoksunluklarına bir türlü alışamadığımız acayip saat kulelerinden biri. İlçe belediye başkanları, bir dinozor koyamasalar da mimarî zevksizlik konusunda büyük şehir ile yarışıyor. Beni asıl şaşırtan; saatin altına, koca koca harflerle yazılmış yazı oluyor;

“Vakit daralıyor”

İnsanların, hastane kapısından çıkar çıkmaz görmek isteyecekleri en son cümle bu olsa gerek! İstemsizce ve biraz da seslice bir “tövbe tövbeee!” dökülüyor dudaklarımdan... Gözle görülür mesafede oturmaya uygun bir yer olmadığını fark edince, zevksizlik abidesi saat kulesinin altındaki üç beş bank ve biraz ottan ibaret, sözüm ona yeşil alana gidip oturmaya karar veriyorum. Hem açık hava hem servisi gözden kaçırmamış olurum.

Karşıya geçip oturuyorum banklardan birine. Bakmamaya çalıştıkça, inadına ruh sıkıcı yazıya kayıyor gözlerim. Direnmeyi bırakıp özenle kondurulmuş her harfini seyretmeye başlıyorum.

Son zamanlarda sık sık olduğu gibi, Elif saplanıveriyor aklıma. Ve yine bıçak yarası gibi bir sancı; kalbime. Fark etmiş olmalıydı ki vaktin daraldığını, o son gece oğluna “eğer ben uyanmazsam, dedeni ara” diye tembihlemişti. Altı yaşındaki çocuğun omuzuna “dedeyi aramak” görevini yükleyip uyanmayıvermişti sabah. Vaktin daraldığını ise kimseye söylememiş, sessiz sedasız, bir başına beklemişti sonu.

Gece karası, ışıl ışıl gözleriyle canım Dilşen dikiliveriyor sonra karşıma... “Benim iki çiçeğim var, ben gidersem onlar solar” diyor... Dilşen de biliyor vaktinin daraldığını, ben de...

Ya o, yol kenarına savrulmuş arabasında, cennetten düşmüş bir meleği anımsatan güzel başını, koltuğuna tıpkı uyur gibi yaslamış gördüğüm yabancı? O biliyor muydu vaktin daraldığını? Kimleri görmeyi, kimlere kavuşmayı umarak çıkmıştı yola? Virajı dönerken ne düşünüyordu? “Son viraj” olduğu gelir miydi hiç aklına?

“Cık cık cık” sesiyle bölünüyor her şey. Sağıma döndüğümde, başını kaldırmış yazıya bakan yaşlı adamı görüyorum. Belli ki o da buraların ve dolayısıyla da yazının yabancısı. Hatta büyük ihtimalle benim gibi karşıki hastanenin “müşterisi”!

Yan tarafımdaki banka yavaşça oturuyor, cebinden sigarasını çakmağını çıkarıyor. Yakabilmek için birkaç kez çakması gerekiyor çakmağı. Sigarasının ilk nefesini derin derin çekerken, tıpkı az önce benim yaptığım gibi gözlerini yazıya dikiyor. O; yazıyı seyrediyor, ben; onu... Yaşını tahmin etmeye çalışıyorum... 70?.. 75? İnsanın saçları kaç yaşında bu kadar bembeyaz olur, göz kapakları nasıl bu kadar düşer gözlerin üzerine, nasıl bu kadar çok çizgi dolar yüzüne?..

O da benim gibi kayıplarını mı hatırlıyor acaba? Zamanın, acımasızca döke saça geçip gittiğini mi düşünüyor? Kalan vaktinin ne kadar daraldığını mı hesap etmeye çalışıyor? “Artık çok geç” diye düşünüp hiç istemediği halde düştüğü yollardan dönmediğine, “kader” deyip sineye çektiklerini değiştirmeye çalışmadığına, “elbet bir gün yaparım” deyip yapmak istediklerine hiç fırsat vermediğine, ertelediklerine mi pişmanlık duyuyor?

Servisin gelmek üzere olduğunu hatırlıyorum... Ayağa kalktığımda, yaşlı adam başını çevirip bana bakıyor. Bir yolculukta birlikte vakit geçiren, kısacık da olsa kader birliği yaşamış insanların aşinalığı ile gülümsüyorum. Onun da dudaklarını ufacık bir tebessüm yalayıp geçiyor.

Caddeden karşıya geçerken, tıka basa dolu çantamdan, telefonumu zar zor bulup en yakın arkadaşımı arıyorum;

“Bir yerlere gidelim hemen!”

“O da nerden çıktı şimdi?”

“Hiç”
Diyorum,

“Sadece, vakit daralıyor!”

Beğen

Bir Eflatun Ölüm
Kayıt Tarihi:16 Haziran 2021 Çarşamba 13:05:42

VAKIT DARALıYOR YAZISI'NA YORUM YAP
"Vakit Daralıyor" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
black_sky
27 Temmuz 2021 Salı 22:01:16
Tekrar etmek güzeldi.
Her zaman tekrar edilesi.

Sevgimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 27 Temmuz 2021 Salı 22:14:49
Seni görmek her zaman güzel, canımın içi:)

Sevgilerimle...
Gülüm Çamlısoy
21 Temmuz 2021 Çarşamba 19:59:17
İyi bayramlar dilerim.
Sizi severim.
Selam vermek istedim.
Sevgimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Temmuz 2021 Çarşamba 21:31:16
Nezaketinizi bilirim Gülüm Hanım, çok teşekkür ederim!
Sağlıklı ve huzurlu bayramlar diliyorum.

Sevgilerimle..
Adnan Bilgiç
24 Haziran 2021 Perşembe 01:33:21
Bir arkadaşımın;
Yakın zamanda, müşterilerinin de dahil olduğu
Yılın ilk çeyreğine dair yapılan, sezonu karşılama toplantısı vardı.
Toplantı oldukça renkli ve bir hayli neşeli geçmiş, fakat sonuna doğru bir müşteri
Arkadaşlar "vakit daralıyor" koleksiyon çalışmalarını hızlandırmalıyız diye bir söz söylemiş
Ki bu gayet doğal bir şey, lakin bölüm çalışanlarından bir hanım arkadaş, bu uyarıcı söylem sonrasında ağlamaya başlamış!
Bu öyle bir hal almış ki artık, sinir krizine benzer bir kriz geçirdikten sonra da bayılmış!

Daha sonra;
Arkadaşımın anlatımına göre
Üç yıl öncesinde, bu hanım arkadaş
Çok yakın birini kaybetmiş, ve doktor ile arasında geçen bir diyalog esnasında
Doktor "vakit daralıyor" bulunamadığı taktirde (o kısmı aktarmadı ya da unuttu arkadaşım) İrfan beyi kaybedeceğiz demiş, ve tüm müdahalelere rağmen sabaha karşı bu kişi vefat ediyor.

Üç yıl önce olmuş bir hadise, ve tabii ki daha çok taze o hanım arkadaş için, hassasiyetini anlayabiliyorum.

Lakin burası bir hastane, mezarlık ve benzeri
İnsanı aniden hayatın sınırına savuracak, her hangi bir yer konum değildi asla.
Cıvıl cıvıl neşeli kahkahaların ardı arkası kesilmeyen, yıllık toplantılardan sadece bir tanesiydi.

Teşvik ve baskılama amacıyla söylenen "vakit daralıyor" söylemi, o hanım arkadaşı
Üç yıl öncesinde yaşanan o diyaloglara götürdü, ne acı bir tecrübe onun için.

İnsanın ruh hali gerçekten de çok enteresan, olmadık yerde kahkaha atarken ağlayabiliyor da...

Eflatun dostum;
Beni türlü türlü düşüncelere sürükleyen
Bu hikayeni okuduktan sonra, yorumlara bir göz attım.
"Başka bir yer de olsa" fark edilmez benzeri yorumlar gördüm.
Fakat bir arkadaşımın, çalıştığı şirketin toplantısında geçen anısını bana aktardığını anımsayınca paylaşmak istedim naçizane...

Her zaman dile getiriyorum lakin, yeniden yenilemek istiyorum.
Çok güçlü, keskin, büyüleyici bir anlatımın var kesinlikle.

Tekrardan kutluyorum
Bu hikayenin hak ettiği yerde oluşunu.

Daima huzur gölgen ve yol arkadaşın olsun
Çok iyi bak kendine lütfen olur mu

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 24 Haziran 2021 Perşembe 13:59:24
İnsanın, çağrışımlarla nerelere savrulacağı hiç belli olmuyor. Bir söz, bir mekan, bir şarkı...bir anıyı zihninin en derinlerine de gömülmüş olsa, çıkarıveriyor su yüzüne.

Eşliğin hep kıymetlidir sevgili Adnan. Çok teşekkür ederim güzel yorumuna.

Sevgilerimle...
Adnan Bilgiç 11 Temmuz 2021 Pazar 00:27:46
Öncelikle özür dilerim dostum :(
Unuttum sana yanıt yazmayı. Affet beni lütfen.

Evet, en ücra kuytulara saklansa da bastırılan duygular, hiç olmadık bir anda çıkıveriyor birden bire ortaya.

Senin eşliğinde kıymetlidir hep benim için. Bende teşekkür ediyorum sana.

Daima huzur gölgen ve yol arkadaşın olsun
İyi bak kendine lütfen olur mu
Mehmet Burhan AKIN
19 Haziran 2021 Cumartesi 10:57:28
Bu günlerde bir tembellik çökmüş, yerimden erinerek kalkıyorum, sadece radyodan halk türkülerini dinlemekten başka içimden bir şeyler yapmak gelmiyor. Radyo türküleri nedense hep eskilere götürüyor. "Vakit mi daralıyor" ne? Bir unutkanlık başlamış, neyi ne zaman okuyacağımı da unutmuş olmalıyım. Hele iki satır yazmak... yok.

Bu ahvalimden olsa gerek, değerli kalemden beni derin düşüncelere sevk eden yazının henüz farkına vardım. Okudum, beğendim, tekrar düşündüm ve gerçeklerden kaçmak olmaz dedim. Ehhh... sanırım artık;

"Vakit daralıyor."

Saygılarımla Efendim...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 19 Haziran 2021 Cumartesi 12:36:55
Zamanını şaşıran baharın yorgunluğundan ve şu salgının etkisinden o Hocam, çoğumuzda var bir şeylere isteksizlik ve üşengeçlik hali. Hiç öyle düşünmeyin lütfen! Daha çoook okuyacağız o güzel öykülerinizi!

Sizin gibi saygın ve donanımlı bir öğretmenden güzel yorumlar almak çok gurur verici. Okumak için vakit ayırmanız bile benim için kâfi gurur.

Çok teşekkür ederim!

Saygılarımla...
erdal güvenli
19 Haziran 2021 Cumartesi 01:57:09
zaten bildiğimiz ve beklediğimiz hüzünlerin hatırlatılıyor olması mı yakıyor canımızı
yoksa sabah akşam felaket çığırtkanlığı yapan medyanın beslemeleri kapıtal kurumların sadece bir müşteri için bile tüm toplumun psikolojisini bozacak sloganları bağıra çağıra davul zurna ile duyuru yapması mı öfkelendiriyor bizi.
sanırım her ikisi de
ve siz o kadar net ve acitasyonsuz anlatmışsınız ki dünyanın acınası durumunu
çok etkilendim
üslübunuzun akıcılığı ile ne anlatırsanız anlatın
çok ilgi çekici

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 19 Haziran 2021 Cumartesi 02:12:23
Sanırım beni, ikincisi daha çok öfkelendiriyor... Bu noktada da bir arkadaşın yorumunda dile getirdiğimiz “üslup” konusu giriyor işin içine. Ama, kabul etmek lazım ki, kullandıkları üslup maalesef beklenen etkiyi gösterip tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne:)

Akıcı anlatım konusunda en büyük rakiplerimdensiniz:) Çok teşekkür ederim güzel yorumunuza!

Sevgilerimle...
erdal güvenli 19 Haziran 2021 Cumartesi 02:20:01
:)
bu konuda biraz kurnaz olduğumu söyleyebilirim
kaybedeceğim bir rekabete girmeyi istemem :)
Noumena
18 Haziran 2021 Cuma 18:10:25
Güne yakışan hikayenizi kutlarım saygıdeğer Eflatun. Gerçekten de vaktin daraldığının farkında olup ona göre yaşamak gerekiyor belki de. Yoksa 10 15 yıl önce olmuş olan bir olayı dün gibi berrak hatırlayabilir miydik? Az ama öz paylaşımlarda bulunuyorsunuz, ama çok iyi yazıyorsunuz. İlhamınız bol olsun. Saygılar ve sevgiler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 18 Haziran 2021 Cuma 19:07:01
Pek üretken biri sayılmam:) çok teşekkür ederim, iyi bir şairden güzel şeyler duymak mutlu etti.

Sevgilerimle...
Gülüm Çamlısoy
18 Haziran 2021 Cuma 17:35:16
Büyük beğeni ile okudumdu.
Yeniden okumak ve tebriklerimi bırakmak adına mutluyum.
Sevgimle sevgili Eflatun.
Yürek esintiniz daim olsun

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 18 Haziran 2021 Cuma 19:04:40
Teşekkür ederim...

Sevgilerimle Gülüm Hanım
Tarık Çinçin
18 Haziran 2021 Cuma 00:14:25
Vakit hep dar... zamanı durdurmalı, her güne bir ömür sığdırarak, aşkla sevgiyle
Çok güzel yazmışsın sevgiler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 18 Haziran 2021 Cuma 01:04:02
Ben de onu diyorum işte tam olarak:)
Teşekkür ederim.

Sevgilerimle...
KurşunKalem
17 Haziran 2021 Perşembe 21:58:02
Öncelikle uzun zamandan sonra yeniden merhaba...
Sol yanınla birlikte izledim konuya dair duygularının iç dökümünü, öyle güzel almışsın ki kaleme, okuyup geçmek haksızlık olurdu.
Çok değerli bir kalemsin sen, içten sevgilerim yüreğine.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 22:45:51
Bu ne güzel sürpriz! Özlettin kendini de şiirlerini de... Bu kadar uzun süre kaybolma lütfen!

Çok teşekkür ederim yine mutlu ettin sözlerinle.

Sevgilerimle çokça...
deniz-ce
17 Haziran 2021 Perşembe 19:15:45
ne yazsan okumayı seviyorum sanırım. dört gözle yazmasını beklediğim isimlerdensin.
( laf aramızda ilk eklediğinde okudum ama üşendim bir şeyler yazmaya. bu da benim kusurum olsun🙂)

evet, vakit her birimiz için daralıyor ama bunu duymak ya da görmek bizi memnun etmiyor.

sen hep yaz, biz okuyalım; en azından bu, beni memnun ediyor.🙂

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 19:41:52
O üşengeçliği iyi bilirim, bazen benim de tutar, hiç kusur filan değil:) okumaya değer bulmuş olman bile benim için mutluluk verici.

Dilerim dar zamanlara bol güzellikler sığdıralım Deniz...

Çok teşekkür ederim, içten ve güzel yorumuna!

Sevgilerimle...
Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi
17 Haziran 2021 Perşembe 18:41:47
...

Bir Eflatun Ölüm tarafından 17.6.2021 18:43:32 zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
ayşe1
17 Haziran 2021 Perşembe 17:29:49
Yaşamın kum saatini durdurabilmek ne mümkün?
Yazınız anlamlı, uyarıcı ve güzeldi.
Tebriklerim ve saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 18:42:37
Çok teşekkür ederim...

Sevgilerimle
Enûma Eliš
17 Haziran 2021 Perşembe 11:01:59
Her ne kadar okuyanı yaralasa da şu bir gerçek ki; hayata dair koşulları değiştirmek ve iyileştirip daha verimli hale getirmek adına iyi bir uyarı olmuş gibi gözüküyor o söz. Bununla birlikte acaba aynı sözü hastane çıkışı değil de arkadaşlarınızla geçirdiğiniz eğlenceli bir günün sonunda iki dakikalık dinlemek için oturduğunuzda okusaydınız, tesiri bu denli olur muydu? Kim bilir…

İnsan, her şeyin altüst olduğu, her şeyin zorlaştığı, elinden kayıp gitmeye başladığı anlarda sanki biraz daha fazla ‘ vaktin kendi içinde kıymetli olduğunu’ idrak ediyor. En değerli ânın şu ân olduğunu bilerek ve her ânı daha da kıymetlendirerek yaşamalı.


Üslubun, insanı yaralamadan söylemenin güzelliğini yazık ki kaçırıyoruz. Vakti kaçırdığımız gibi…

Şöyle söylense daha bir güzelleşmez miydi?

“Hayat kısa, kuşlar uçuyor” Cemal Süreya
“Ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” Gülten Akın



Her ruh hâlini, duygunun yüzdeki ifadesini okuyucuya hissettiren bir yazıydı. Bu başarısıyla da yazıyı haklı yerinde görmek sevindirdi.

Tebrik ederim, sevgiler.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 11:42:19
O kadar doğru yerleri işaret etmişsiniz ki! Evet, benim ya da o yaşlı adamın karşısına bu yazı başka bir ortamda çıksaydı bu etkiyi yaratmazdı. Sanırım insanlar hangi ruh hali içindeyse, dışarıdan gelen herhangi bir uyarıcıdan, duruma yönelik alıyor mesajı. Hatta “ilahi bir mesaj” gibi algılıyor.

Bu, doğru bir örnek midir bilmiyorum ama, bir arkadaşım, hazırlandığı sınavın kitabını bir çöp konteynerının yanında bulmuştu ve şöyle demişti; “bu bir işaret, kesin kazanacağım sınavı” Biz saçma bulsak da arkadaşın motivasyonuna katkıda bulunmuştu cidden.

Ne söylediğinden çok, nasıl söylendiği önemli çoğu zaman. Dediğiniz gibi daha incelikli bir üslup kullanılabilirdi.

Çok teşekkür ederim, her cümlesi, üzerinde düşünmeye değer bir yorumdu.

Sevgilerimle...
Aygün Deniz
17 Haziran 2021 Perşembe 10:59:07
Güzel bir yazı, günümün güzel seçkisini kutlarım. Sevgiler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 11:01:09
Çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle
neneh.
17 Haziran 2021 Perşembe 07:56:06
Muhtesem!..Yazi zirveyi hak etmis.Neleri gozumuze gozumuze sokarlarken neleri bizlere kakaliyorlar bir bilsek..Zamanin sadece hastahane yollarinda daralmadigini bir dusunseler!..Sasali saraylarda da daraliyor zaman oysa.Asil saat kulesi oralara yakin olmali o sozu gecen yazi da..Zira bunu en cok hatirlamasi gerekenler oralarda..Zira zaman daralmasina torpilin gucu yetmiyor.Saygiyla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 10:24:47
Ne güzel söylemişsiniz; şaşaalı saraylarda da daralıyor zaman!

Çok teşekkür ederim anlamlı yoruma...

Sevgilerimle
üçrenk (Italia)
17 Haziran 2021 Perşembe 00:18:17
Bir an mıydı yoksa başımızdan geçip giden koskaca bir yaşam mıydı anlattığın öyküde?

Ne farkeder ki, yaşam dediğimiz; geri dönüp bakınca kısacık bir anmış gibi hissetmiyor muyuz hepimiz?

Vakit daralıyor. Oysa biz dar vakitleri sevmeyiz dediği gibi şairin. Geniş zamanlar umarız yaşamaya.. hiç gelmeyecek ya da belki de, gelse de telaştan ayırdına varamayacağımız..

Yazını gördüğümde yaptığım gibi, dar bir vakte sığdırmak istemedim güzel yazını..
Sevgili Eflatun'um
kendini farkettiren özgün
imzan ve hiç bir zaman şaşırtmayan başarınla tebrik ediyorum.


Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 10:22:20
Dar zamanlarda bol mutluluklarımız olsun rengarengim...

Çok teşekkür ederim güzel yorumuna ve sözlerine!

Sevgilerimle çokça....

Erlik Aldacı
16 Haziran 2021 Çarşamba 21:36:10
Nedense Etlik semti geldi aklıma....ucube saat kulesi, Giresun caddesi boyunca eşlik eden yol bozması yeşil alan "yeşil yol"u gibiydi erken gençliğimizin. Adım adım nakışladık topuğuna bastığımız iskarpinimizin bir kaç kez perçinlenmiş ökçesinden çıkan tınısının , tespihimizin çıt çıt sesleriyle bütünleşmesiyle rol kesen bakışlarımız, Fiko dayının çay ocağında şizofren söyleşilerle tamamlanırdı.

Ne güzel yazılmış " yolcudur Abbas" dolu mesajın öncesinde yarım kalmış gönüllerin Akel acelecilikle doldurulması gereken anların olduğunu hatırlatıyor her sözcüğünde.

Teşekkürler dost yazar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 22:42:10
Bilirim Etlik’teki saat kulesini de Giresun caddesini de... Şimdi siz söyleyince fark ettim benim tarifin oraya da uyduğunu:) işte o ucubeleri yapanların zihniyetleriyle mahvolan bir semttir Etlik benim fikrimce. Eminim ilk gençlik zamanlarınızdaki hali çok daha güzel, çok daha sıcaktır. Yine de bazı yerleri, sırf anılarımızda var olduğu için sevmeye devam ediyoruz sanırım...

Ve ne güzel, sizin gibi bir ustayı burada görmek, anlarını ve anılarını okumak! Çok teşekkür ederim!

Saygıyla...
yeğinadnan
16 Haziran 2021 Çarşamba 18:16:50
Önce o hoş üslup ve hayatın içinden hiç çıkmayan tavrını sevgiyle selamlıyorum. Sonra belki an dan ibaret ama senin olanı "herkesten biri" olmaya tercihin için teşekkür edeyim.
Ve Geçeyim Yazının bendeki vaveylasına.
İnsanlar; Hayatı kendi akışı içinde dupduru yaşarken, İnsan olamamışların "Ki bunlar ekseri Ya cinsiyet Ya ideoloji Ya makam Ya şöhret düşkünleridir." Tuzaklarına maruz kalarak mevcut ruh hallerinden istemedikleri bir ruh haline düçar olurlar.
Bu tuzak bazen veciz bir söz, Güya bir tebliğ metodu yada şahsın kendi , menfaatine olacak şekilde düşünmemizi temin eden manipülasyonlar. Ki yukarıdaki yazı
İslami bir ikaz diye yazılmış gibi. Oysa Müslüman bilir ki Ömür nefesledir ve Vakit zaten yok tur ki genişleyip daralsın. Bu sebeple İnsanın yer yüzündeki hayatını; En güzeli yapmak ve yaşamak, yaymak ve yaşatmak üzere düşünmesi gerekir.
Tabi İNSANIN
İnsan dediklerimizin değil.
Yazıda bahsi geçen Şahsı sizinle aynı karede düşündüm Ve bu sabah gelen müşterimin sözlerini.
Bakıma muhtaç 87 yaşında Rasım amca. ve hemen hemen hep rahatsız gelir benden yardım ister yaklaşık 1 aydır yoktu.
Selam verdi içeri girerken ve çekyatın kıyısına ilişti
-- Sen duymadınmı ?
- Neyi Raim amca
- Haaa o yüzden gelmedin.
- Hayırdır ne oldu ki.
- Ya hu benim 2 oğlumda öldü ya !
Oysa onlar gençliklerine güvenerek Babalarının ölmesine yardım ediyor Hiç bir yardım talebine kulak asmıyorlardı. Hele hele 3 ay önce adeta yalvarmıştı telefonda birine
- Oğul çok korkuyorum taksi paranı vereyim gel yanımda tikil (Ayakta beklemek)
heç olmazsa.( En azından)
Vakit nakit değildir. Miktarı bilinmeyen sermayedir. Güzel yere ömür tüketmektir İnsana yakışan.
Ki yazı da da bunu görüyoruz finalde.
Vakit madem dar. Rutine ne gerek var demiş; Ve bir arkadaşıyla olmayı tercih etmiş kalem. Ki inan kuzum kişi ölümün eşiğinde olsa da, bir dostunu arasa. Aradığı dostunun yaşı kadar artar ömrü ikisininde. Ve zaman bazen bir saniye içinde yıllardır. Bazen yıllar içinde bir kaç saniye.
Ötesi yine meth-ü sena.Sen işittim say :)



yeğinadnan tarafından 16.6.2021 18:21:32 zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 20:33:22
Abi, ben ne yazsam, sen gelip daha âlâsından bir yaşam öyküsü konduruveriyorsun:) hep diyorum; senden öğrenilecek çok şey var! Rasim Amca’ya da sana da uzun ömürler diliyorum.

Teşekkürlerimle ve sevgilerimle çokça...
Necati Kavlak
16 Haziran 2021 Çarşamba 17:47:38
Hayatın içinde var olan yaşam ya da yaşanmışlık ancak bu kadar içten yazılabilinir.
Okurken olaylar beyaz perdede film izler gibi canlanıyor gözlerinin önünde. Ve
Vakit Daralıyor levhasını okuyarak gülümsüyor. Zaten vakit denen şey beş duyu
İle algılanan bir şey.
Olan biten her şey anda yaşanıyor. Andan başka zaman dilimi yok.
Yürekten kutluyorum
Saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 20:27:49
Bu kadar güzel bir yorumu hak ettiysem, ne mutlu bana! Çok teşekkür ederim...

Saygıyla
Ümmühan Yıldız
16 Haziran 2021 Çarşamba 16:22:22
Yaşamın sırrı daralmak ( büyüyerek küçülmek ) üzerine kurulu…

Ömrünüz uzun olsun derler yaaa…

‘‘Çünkü yaşam ve ölüm, denizle ırmak gibi birdir.’’

Ömrün uzunluğundan ziyade nasıl yaşadığımızdır.

Kısa zaman geçirdiğimden daha da kısaydı içimizdeki sınırsızlık….
Onun içindir ki daralan vakti beklemek yerine kanımız damarlarımızda akarken zaman ölçüsü unutalım gitsin

Güzel insan ışığı, kalemimde tatlı sesini çıkarır
Dupdurusunuz


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 20:23:14
Etrafına yaydığın o muhteşem yaşam enerjisini gözlemlerim hep. Bu konuda hepimize o kadar güzel bir örneksin ki!

Çok teşekkür ederim anlamlı eşliğine!

Sevgilerimle...
black_sky
16 Haziran 2021 Çarşamba 15:37:56
İşte benim Kardeşcağazım... ben yine harikasın diyeceğim sen yine o yüce gönlün ile “ aman efendim..” diyerek yeteneğini inkar edeceksin. Ama ben yine de söyleyeyim seni okumak bu ara bana huzur veren tek şey oldu. Ne denir ki... çok teşekkür ederim.

Bu arada elinde orak pis pis sırıtan bir Azrail resmî olsaymış “vakit daralıyor “ yazısının altında akıllarda olası tüm yanlış anlaşılmaları önlermiş;))
Aklıma karanlıkta yürürken nereden geldiği belli olmayan “ peşindeyim” sesiyle irkilen o kişinin ifadesi geldi;))

Hep yaz dilerim huzur çok zor bulunuyor şu dünyada.

Çokça Sevgilerimle.

Bu arada kurdele takılmalı kesin yani.





black_sky tarafından 16.6.2021 18:34:11 zamanında düzenlenmiştir.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 20:18:26
Burada bir şeyler paylaşmanın en güzel tarafı ne biliyor musun? Senin böyle cıvıl cıvıl gelişip muhteşem şeyler söylemen!:)

Bu yazıyla da huzur mu verdim yoksa, o yazının altında elinde orakla bir Azrail mi canlandırıp okuyanın gözünde, huzur mu kaçırdım, tartışılır:) sana hep “karanlıklar prensesi” derim ya bende daha çok galiba o karanlıktan:) gamlı baykuş gibiyim:) ama senin kadar cesur değilim bak, tanrıya hiiiiç ilişmiyorum:)

Çok teşekkür ederim, yine çok mutlandırdın beni!

Sevgilerimle çok...
black_sky 16 Haziran 2021 Çarşamba 20:36:56
Tabii ki huzur verdin bana en azından. Kimine göre farklı şeylerden huzur duyabilirim;)) karanlığı severim. Eğer ki benden daha çok varsa işinde o karanlık dana olan sevgim azalmaz hatta çoğalır:()) gerçi seni az sevmek pek mümkün değil kardeşcağazım.

Tanrı hımm ya İnan aslında ben uğraşamayacağım ama rahat durmuyor ki;)) ya da fazlasıyla duruyor. Ortasını tutturamadık. Hayırlısı artık;))

İyi ki varsın canım benim. Seni tanımak gurur verici benim için.
ikiodabisalon
16 Haziran 2021 Çarşamba 15:21:16
Yine söyleyeceğim: adrfdhjjvfjjv bile yazsan onu öyle bir düzleme sokuyorsun ki: okurken büyülenmiş gibi oluyoruz.

Edebi bir metin olarak mı değerlendirmeli, "Sofi'nin Dünyası"ndaki gibi naif bir felsefe olarak mı, yoksa serbest bir şiir gibi mi? bilemiyorum. Ya da üçü bir arada...

Edebiyat sever olan herkesin doyuma ulaştığına eminim.

Seni okurken konunun ne olduğu da önemini kaybediyor. Şimdi lezzetli bir ortamın içindeyim diyor insan, keyfini çıkarmalı :)

Ben de öyle yapıyorum. Bir Eflatun Ölüm bir yazı paylaşmış hemen bir keyif kahvesi yapayım diyorum ve yazının başına oturuyorum.

Teşekkürler Eflatun...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 20:05:41
Ama şimdi böyle şeyler duyunca, bir de sen söylemiş olunca, insan ne diyeceğini bilemiyor:) bu kadar iyi bir şairden övgü almak herkese kısmet olmuyor, teşekkür ederim kendimi şanslı hissettirdiğin için.

Sevgilerimle çok...
muslumbayram
16 Haziran 2021 Çarşamba 15:12:36
''Ya hiç
yada hemen şimdi''

Yazının ana teması bence buydu,
vakit varken güzelliğin farkına varmak, güzel yaşamak...

tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:59:27
Sizde en çok bunu seviyorum zaten, temayı hemen kapıyorsunuz:)

Teşekkür ederim Müslüm Bey, güzel yorum için.

Saygıyla...
Erol URAZ.
16 Haziran 2021 Çarşamba 15:06:19
Çok güzel bir paylaşım. Yazı resmen kendisini okuttu.
Çok ve güzel yaşayın inşallah...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:57:31
Çok teşekkür ederim. Dileğiniz hepimiz için gerçek olsun...

Saygıyla...
kader hamağı
16 Haziran 2021 Çarşamba 14:41:53
Dün bir paylaşım yapmıştım, güzel yazınıza uygun bir yorum olacağını fark edince kopyala yapıştır yaparken gülümsedim.

"En büyük çocuğun 4’e gidiyormuş, küçükmüşsün ya daha sen.
Hayata yeni başlıyor sayabilirsin kendini. Deniz kıyısındayım demiştin ya, yaş olarak da güzel bir hayatın kıyısındasın. Şimdi yola çıksan yetişebilirsin her yere, avuçlarını doldurabilirsin. Güzellikleri masallara, filmlere, kitaplara hapsetme. Gökyüzü sokakta, papatya saçlarını uçuran rüzgarda güzel. Bir şeyler için pes edeceğin yıllara var daha. Kalan süreyi göstermez henüz takvimler sana.
Tuhaf karşılamaz kimse seni, güzel hayalleri gerçekleştirmek için kollarını sıvasan. En güzel domatesi yemediğini biliyorum. Bisiklette geliştir kendini iyice, sonra motosikleti dene. Dünyadaki çok az şeyde var ondaki güzellik. Dünyadaki çok az şeyde var sendeki güzellik."

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:56:10
O kadar güzel bir eşlik ki, “kopyala-yapıştır”ı bile affettiriyor:)

Yazdıklarınız gibi yorumlarınız da hep zariftir. Bu kadar güzel geri dönüşler almak benim için çok gurur verici. Çok teşekkür ederim!

Sevgilerimle...
kader hamağı 17 Haziran 2021 Perşembe 20:35:07
Size tekrar çoook teşekkür ediyorum. Son zamanlarda önüme, yanlış olanı kesersem hasar göreceğim, doğru olanı kesersem yaşamıma harika devam edeceğim kablolar çıkıyor. Önümde yine öyle kablolar ve elimde kesme aleti varken umut dolu cevabınızı okudum ve yüzüme yerleşen gülümseme ile doğru kabloyu kolayca tanıyıp kestim. Seçimleriniz hep güzel olsun sizin de.
Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 17 Haziran 2021 Perşembe 23:04:50
Çok özür dilerim, ikinci yorumların bildirimi gelmiyor bana nedense. Başka bir yorumu okurken tesadüfen gördüm. Umarım , görüp de dikkate almadığımı düşünmemişsinizdir.

Bu kadar hayati bir cevap verdiğimi düşünmüyorum, tamamen sizin teveccühünüz ama, ufacık bile katkım olduysa “doğru kabloyu” bulmanıza, ne mutlu bana!:)

Öyle güzel bir benzetme olmuş ki bu! Aslında sürekli o doğru ve yanlış kablolarla uğraşıyoruz sanırım. Halihazırda bende de var iki kablo:) umarım ben de doğruyu bulabilirim:)

Çok keyifliydi bu diyalog:) bunun için de ayrı teşekkür borçluyum...
Suat Zobu
16 Haziran 2021 Çarşamba 14:01:33
Valla güldüm. Sesli olarak hem de..

Sonra hüzünlendim.

Kalemin gücünü bildiğim için sonuna kadar sindire sindire okudum zevkle. Kusursuz!

ve takdir ettim.

Çok güzel, çok anlamlı.

Var ol sevgili Dost.

Selam ve saygılarımla sağlıklı günler diliyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:53:06
Çok teşekkür ederim güzel sözlerinize ve yazdıklarıma olan güveninize... Hep güldürmek isterdim ama benim kalem de ancak bu kadarını yapabiliyor:)

Siz de hep var olun! Sevgi ve saygılarımla çok...
Dilek ağacı
16 Haziran 2021 Çarşamba 13:59:44
''Sevdiklerinize zaman ayırın, yoksa zaman sevdiklerinizden ayırır ''sözünü anımsadım bir anda.
Düşünecek olursak her anımız o kadar değerli ki; haldır haldır herkes bir yerlere koşuyor. Ama nereye..
Durup dinlenmek lazım
sevenlerimize sevdiklerimize zaman ayırmak lazım.
En çok da bunu bizlere arada sırada da olsa hatırlatacak yazılar, şarkılar, şiirler lazım.
Sevdiklerinizle bütün yaşayın her zaman.
sağlık ve mutlulukla.
sevgilerimle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:48:46
Sizi görmek de her defasında, mutluluk sebeplerinden biri oluyor benim için. Çok teşekkür ederim güzel eşliğinize!

Sevgilerimle...
Ömer Altun
16 Haziran 2021 Çarşamba 13:39:20
Ablam vakit daralıyor ne çok şey anlattı tesadüf olsa gerek ..
kalemin daim olsun ablam

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:46:19
Hiç öyle bakma olaya Ömerciğim, bu hepimiz için geçerli bir durum. Daha yapacak çok işimiz var:)

Sevgilerimle çok...
İsabella
16 Haziran 2021 Çarşamba 13:32:21
Çok güzel anlatım tarzın var, bunu biliyorsun. Ben her defasında söylemekten sıkılmıyorum. Umarım seni de sıkmıyorumdur.

Vakit daralıyor. Her birimiz için öyle. Anı yaşamak istesek bedeli oluyor, erteleyip dursak hevesimiz kursağınızda kalıp ömür geçiyor.

Ne yapsak. Hep adımlar atılırken bir sonraki adımın hesabını yapmak zorunda kalıyoruz. Buna mecbur gibiyiz. Öyle yola koyulmuşuz. Öyle doğmuşuz...

Ankara Ankara güzel Ankara.
Gelip görmüştüm... Kalabalık ve sakindi. İstanbul gibi telaşlı değildi. Denizi yoktu ama değişik bir huzuru vardı.
Sende Ankara gibisin. Sakin ve huzurlu.
Deniz kıyın yok ama gönül kıyın var, şöyle uzaklara dalıp gitmelik, iki kahve içmelik.

Sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 16 Haziran 2021 Çarşamba 19:44:24
İnsanın bu kadar güzel sözlerden ve senin gibi harika bir insandan sıkılabilmesi mümkün mü hiç! Tam tersi, her yorumun beni çok mutlu ediyor.

Ankara’yı ne güzel ifade etmişsin öyle; “kalabalık ve sakin” ve evet gerçekten farklı bir huzuru vardır. Sanırım o kalabalığın, tuhaf bir uyum içinde bir arada yaşamını sürdürüyor olmasından kaynaklanıyor o sakinlik ve huzur. İçinde yaşamayan, bu ayrıntıları pek fark edemez. Senin bir kerecik bulunmakla anlamış olman, farkındalığının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bak işte, seni sevmek için bir neden daha!:)

Fal bakmayı bilmem, baştan söyleyeyim ama seninle şöyle karşılıklı birer kahve içmenin çok keyifli olacağından eminim:) umarım bir gün o keyfi yaşarım:)

Sevgilerimle ve teşekkürlerimle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.