Çiğdem Karaismailoğlu
197 şiiri ve 9 yazısı kayıtlı Takip Et

İlk dost




  Bir insanın yarım hayalleri varsa gözlerinin ışıltısı sönük,umudu kalmamışsa enerjisi düşük, kırgın ve kızgın insanların ise sesi titrer.      
  
   Bunları anlamayı ne zamandır biliyorum, insanları anlamayı, gözlerini okumayı ne zaman başladım?İlk arkadaşımın ilkokul sıralarındayken ölmesiyle içimde oluşan boşlukla mı başladı bu duyguları hissetmek acaba.

  Okulda herşey normalinde devam ederken birgün Asya okula gelmedi.

- Hastaymış doktora getirdiler dedi komşusu olan sınıfımızdaki Büşra.
Halsizliği vardı hep ve oyun oynarken çabuk yoruluyordu. Ama çocuk aklımızla bunların bir sorun olabileceğini düşünemedik.Kıvırcık sarı saçlarının örttüğü güzel yüzü hep gülerdi. Çoğu zaman sırasında oturmak İster
- yorgunum derdi.Bu yorgunlukların arkadaşımızı alacağını düşünemedik ama ölümü çocuk yaşımızda öğrendik.

   Bizim Asya’yla arkadaşlığımız önceki mahallemizde kendimizi tanımadığımız zamanlarda başlamış. Daha bebekken annelerimiz arkadaş olduğu için birlikte büyümüşüz.O benim ilk arkadaşım olmuş.Sonra ilk oyun oynadığım, ilk kavga ettiğim ve ilk barıştığım,ilk sırdaşım ve de bir sürü şeydi benim için.

   Asya’ya akciğer kanseri teşhisi konuldu. Tedavileri yapıldı ama tedavilere cevap alınamadı. Okuldan dönüyordum birgün.Annem o gün Asya’lara gideceğini oraya gelmemi söylemişti. Ben de o gün oraya gidiyordum. Asya’ların kapısının önü doluydu. Annemi gördüm yanında Neriman teyze vardı.Ağlıyordu ve küçük tabut göründü kapıdan. Çantam düştü omzumdan, kalbim hızla atmaya başladı.Annemin yanına koştum, kucakladı beni, o da ağlıyordu. Yüzüne bakıp
- Asya nerede dedim. - Asya melek oldu dedi annem. Ağladım... Hep birlikte acının içinde boğulduk.Yarınki sabaha kadar bazen gözyaşlarımla bazen de kalbime akan acıyla ağladım. İçimde bir boşluk oluştuğunu hissettim.Hiç kapanmayan ilk yaram oluştu böylece.

   İçimde boşluk büyüdü zamanla.Yaralar zamanla büyüdü. Her gözlerimi yumduğumda İlkin Asya’yı ve oyunlarımızı hatırladım. En acı çığlık Asya’nın ağrı çekerken ki çığlıklarıydı.Hayatımın girdabına ses oldular senelerce.Beni odasına almazlardı etkilenmesin diye. Bunu da yıllar sonra anladım. Duyardım ben yinede yan odadan. Annem hep destek olmaya giderdi Neriman teyzeye. Beni de getirirdi. Ağrısı olmadığı zamanlarda Asya’nın elini tutar ona okuldaki komik olayları anlatırdım. O da dinler solgun yüzüyle gülerdi. Sırf o gülsün diye abartırdım anlattıklarımı. Bazen de uydururdum. Yine de gözlerinde bir acı vardı hep. Gözlerinin acısını görerek acıları tanır oldum.Neriman teyzenin çaresizliğinde umudun zavallı bir his olduğunu anladım. Annemin Neriman teyzenin peşinde koşuşturan bir hayalete dönüştüğünü, bana daha bir sevgiyle sarılır olduğunu hissettim.Çaresiz yaşamanın ne olduğunu 8 yaşında öğrendim.

    Asya’nın ölümü bana insanların duygularını anlamayı ve yaşamayı öğretti.

   Yorgunum.İnsanları anlamak değil beni yoran, onların bakışlarında, ellerinin, mimiklerinin hareketinde hissettiklerini onlarla hissetmek ve onlarla bunu yaşamak. Hiç tanımadığım insanların bile.

  Sokağın ortasında durup dururken ağlamak bazen de gülmek istiyorum. İnsanların hissetirdiklerinden oluyor bunlar, delirmiyorum henüz.Delirmekten korkuyorum oysa.

  İnsanlar sanırım çocukluğunda öğrendikleriyle ruhunu besliyor. Ve bu tüm yaşamlarının temeli oluyor. Ben de Asya’nın ölümüyle Neriman teyze ve annem başta olmak üzere herkesin içini okur ve hisseder oldum.

Bundan kurtulmak istiyorum ama Asya’nın hatırası kendime ait tek his olan boşluk buna izin vermiyor. Ben de o boşluğun içinde başka türlü olamadan başkalarının hisleriyle yaşıyorum.

Son iki haftadır temizlikçi gelmiyordu ve kapının zilini de kapıcı haricinde çalan yoktu.
O gün temizlikçi gelecekti. Ben de işe gitmedim izin aldım uyumak istedim o gün.Kafam da ağırlık vardı.Huzursuz, ve endişe içindeydim.Nedenini bilmediğim bir sıkıntı içinde salonda boş boş televizyona bakıyordum. Duvarların sesini duyar gibi oldum ilkin.
-Tamam dedim deliriyorum
Arkamı döndüğümde annemle babamın fotoğrafı annemin nasihatlari, babamın sitemleriyle bana konuşuyor. Korktuğum başıma geldi derken zil çaldı. Kapıyı açtım kimse yok, uyumak istedim gözlerimi kapatınca Asya’nın hatırası ve çığlık sesleri susmuyor. Gözlerimi açsam çocukluğum ağlıyor başucumda, zihnimin bulanıklaştığını hissediyorum.

Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Başucumda eskiden beridir arkadaşım olan Cansu vardı. Temizlikçi kadın kendi anahtarıyla açmış kapıyı ben baygınmışım. Cansunun numarasını telefonumdan bulup aramış.Bir kaç kere bende görmüştü Cansu ’yu daha önce.. Güvendi demekki. Ailemi telaşlanmasınlar diye aramamış. İyi de etmiş . Bana bunları bir çırpıda Cansu anlattı. Sonra doktorla görüştüm, strese bağlı olabilirmiş, anlattım yaşadıklarımı çocukluk travmaları bazen tetikleyici birşeyler olduğunda böyle etkiler yapabilirmiş.

Bu bayılmadan iki gün önce caminin önünden geçerken bir küçük tabut görmüştüm. Ve herşey nüksetti hafızamda demek ki.

  Bir çocuk ölünce annesi de ölürmüş. Çocuklarını toprak,annelerini gök kubbe örtermiş. Ya dostlarını...

   Küçüklük dostlukları, saflığın, büyüyüp çamura batmayan çocukluğumuzun sol yanımızda ve ruhumuzun bir köşesinde iz yapmasıymış. Anladım. İlk dostumun ölümüyle ruhuma kazınan travma ve kalbime çakılan son fotoğraftaki tabut gitmeyecek.

Birkez daha anlıyorum küçük Asya sen kalbimde, aklımda ve ruhumda hep yaşayan bir melek olarak kalacaksın.

ÇİĞDEM KARAİSMAİLOĞLU
02.03.2021

 

 







 

 

Beğen

Çiğdem Karaismailoğlu
Kayıt Tarihi:3 Mayıs 2021 Pazartesi 23:21:15

İLK DOST YAZISI'NA YORUM YAP
"İLK DOST" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
KADIKUYULU
6 Mayıs 2021 Perşembe 09:55:48
okundu...
travmalar kolay kolay unutulmuyor...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.