Serap IRKÖRÜCÜ
63 şiiri ve 66 yazısı kayıtlı Takip Et

Alo!..



ALO!..

ALO!..

Telefonun ilk hitap sözcüğünü neden kullandığımızı hepimiz bilmediğimiz gibi doğru yerde mi kullanıyoruz… bir bakalım!..

Telefon çaldığında açanların ilk seslenişidir genellikle ALO!.. Oysa ilk sesleniş telefonun çalışıdır, biri size bir şey söylemek istiyor demektir. ‘buyrun’ ya da ‘efendim’ gibi ‘sizi dinliyorum’ mesajı veren karşılıkla başlamalıdır telefon konuşmaları.
Tanık olduğum karşılıklı seslenmeler de olmadı değil! Çalan telefonu açanla başlar nahoş iletişim!

- Alo… ( vurgu, ilk hecededir. )
- Alooo!.. ( Aradık ya!... der gibi bir kafa tutuş  )
- Alo?? ( vurgu ikinci heceye geçerek ‘anlamadım’! Ayrıntısı iletilir.)
……………………………………..

Her ne kadar bu sözcüğün ‘Hello’nun bir farklı söyleyişi olduğunu savunanlar varsa da başak bir şehir efsanesi de sevgilisine dayandırır.

Aleksandır Graham Bell’in sevgilisinin adı Allessandra Lolita Oswaldo’dur. Yaşlı Bell, üzerinde çalıştığı telefonun ilk hattını bu sevimli genç kızın evine çeker.

Bell zamanla sevgilisinin adının baş harfleriyle ona seslenmeye başlar. ALO!..

Atölyesindeki telefon çalınca bunun sevgilisi olduğundan emin olarak açtığından her seferinde ALO demesi onun sevgiline seslenmesi gibidir.

Sevgilisinin telefon çalışmalarından rahatsız olan ve kendisiyle ilgilemediğinden yakınan genç sevgili Bell’i terk eder. Yaşlı Bell, genç sevgilisinin bir gün ona döneceği ve onu arayacağı umuduyla telefonunun başından ayrılmadı ve her telefon çalışında onun aradığını düşünerek seslendi ona: ALO!..

Bir daha sevgilisinin sesini duymasa bile umudunu kaybetmediği için her telefonu böyle açan Bell’in izinden gittiklerinden ve ona saygılarından olsa gerek, telefon açılışı ALO olarak kaldı!.. ))

Santrallerin hizmet verdiği uzun yıllar boyunca hatlar bağlanamadığında da karıştığında da koptuğunda da imdada hep ALO yetişti!.. ‘orada mısın?’… ‘Sesim geliyor mu?’… ‘Beni duyuyor musun?’… gibi ne kadar çok anlamı içinde taşıdı?!…

İnternet ve görüntülü görüşmelerle bu da bir kaynak bilgi olarak kalacak… )

Bütün görüşmelerinizin güzellikler adına olması dileğimle…

23.09.2020 Serap IRKÖRÜCÜ

NOT: Aslında sağır olan annesi için babasının başlattığı çalışmalarının devamından bir Graham Bell ‘doğar’… Hayatındaki başarıları telefonla sınırlı değildir!..
tr.wikipedia.org/wiki/Alexander_Graham_Bell


Beğen

Serap IRKÖRÜCÜ
Kayıt Tarihi:23 Eylül 2020 Çarşamba 14:21:26

ALO!.. YAZISI'NA YORUM YAP
"ALO!.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
intibah
24 Eylül 2020 Perşembe 19:23:18
Efendim öncelikle merhaba.
Esasen İngilizce 'de telefonun icadı öncesi, ''Hello'' diye bir selamlaşma şekli yoktur. Bu sözcük telefon ile birlikte ün kazanmış ve zamanla selamlaşma ifadesi olarak da kullanılmaya başlanmıştır. Hello'nun aslı ''halloo!'' şeklindedir. Orta İngilizce 'de; ünlem, dikkat çekme , çemkirme, evcil hayvanlar yönlendirme, köpekleri saldırtma gibi bir çok anlamı mevcuttur. Halka açık ilk telefon santrali kurulurken, karşılama sözcüğü olarak önerilen bir kaç ifadeden ''halloo'' seçilmiştir. O günkü telefonların çalışma prensibini göz önüne alınca, böyle bir sözcüğe neden gerek duyulduğu anlaşılabilir. ''Halloo'' nun tercih edilme sebebi ise Thomas Edison ile ilgilidir. Kendisi fonograf (ses kayıt cihazı) üzerinde çalışırken, yaptığı deneylerde ''halloo'' sözcüğünü sıklıkla kullandığı bilinir. Pozitif anlamları olan bir sözcük olmasa da, o günlerin popüler mucidi ve gözde iş adamı Edison kullanınca mahiyet değişebiliyor.
Sonraki süreçte bu sözcük ''hello'' şeklinde modern İngilizce 'deki yerini almıştır. Telefonun yaygınlaşması ile de bir çok dile girmiştir. Almanca ''Hallo'', İspanyolca ''Hola'', Fransızca ''Allô''... Bize de Alo...
Ek olarak, Graham Bell ile ilgili kısımlar asparagastır. Graham Bell elbette bir fikri olmuştur, modern İngilizce' deki ''hi'' sözcüğünün o günkü kullanım şekli olan ''ahoy'' u önermişse de durum değişmemiştir. Yabancılarda önemli kişiliklere atfedilen bir çok mizahi konu, ne yazık ki internetin hayatımıza girmesiyle birlikte, Türkçe 'ye çevrilip gerçek bilgiymiş gibi yaygınlaştırılmıştır. Bu hala yapılmaktadır. Graham Bell'in kız arkadaş mevzusu da bunlardan bir tanesidir.
Selamlar.


intibah tarafından 9/25/2020 1:09:10 AM zamanında düzenlenmiştir.

intibah tarafından 9/25/2020 1:10:46 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 25 Eylül 2020 Cuma 11:34:51
Merhaba efendim!..

Sözcüğün etimolojik gelişini ve farklı dillerin gramerlerindeki kullanımlarını bilgilendirici bir açıklamayla bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.,,

Yorumunuzun ilk halini de okumuştum, keşke öyle kalsaydı da silintiler yapmadan sadece eklemelerle bilgilendirmelerinizi arttırsaydınız. Okuyanlar için daha 'bilgilendirici' olurdu.

Yazımdaki 'şehir efsanesi' vurgusu da bunun içini zaten.
Katılımınız için teşekkür ederim.

Saygılarımla...
black_sky
24 Eylül 2020 Perşembe 14:08:17
Az önce bir arkadaşımın telefonu çaldı..alo diyerek telefonu açtı;))) karşı taraftan ses gelmedi bir türlü...muhabbet; aloo...alooo..alooo diyerek devam etti.
Serap Hocam öyle denk geldi ki sanırım yazınız sebebiyle benim yüzümde bir gülümseme belirdi.
Şimdi yazınızı kendisiyle paylaşacağım.;))

Hem keyifli hem de faydalı bir paylaşım oldu benim için.

Saygı ve selamlarimla .

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 25 Eylül 2020 Cuma 11:27:43
Aslında benzerini daha önce kaç kez yaşadığınız halde şimdi ilginizi çekmesinin nedeni 'algıda seçicilik' oluşmasından dolayı olabilir.

Her zaman gülümsemeniz dileğimle... katılımınız için teşekkür ederim.
Sevgilerimle...
Ahmet Örnek
24 Eylül 2020 Perşembe 12:40:35
Alo sözcüğünden söz açıldı mı Rahmetli Ramiz Amcamın
Avusturalya'da ki oğluna telefonda ulaşma çabalarını hatırlarım.
telefonun başına geçer, daha telefondan çağrı sesi gelmeden
Alooooo bura Ramiz ora Zahir'mi diyerek dakikalarca hatta bazen saatlerce
telefonla mücadelesini hatırlarım... yazının başlığını okuyunca o anlar canlandı yine...
ine güzel bir yazı ve her işin bir adabının olduğuna parmak basan hatırlatmalar...
canı gönülden kutluyorum etkin ve usta kaleminizi ...

saygılar
Serap hocam

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 25 Eylül 2020 Cuma 11:25:46
Telefonun az olduğu yıllarda bizde, benim görev yerimden dolayı tercihli telefon vardı. Koskoca sitede 3 telefon olduğu için biz santral görevlisi gibi arayanları çağırıp konuşmalarını sağlamaya çalışıyorduk...

O yılların kabinesindeki bir bakanın yeğeni apartmanımızda komşumuzdu. Hükümet kurulurken amca oğlunun yemin törenini görmek için meclise gitmişti. Dönüşte eve çıkmadan bize uğradı ve yeğenine bizim evin telefon numarasını verdiğini, ama bunu kendi evi gibi verdiğini, aradığında hata yapmamız gerektiğini (!) bize anlattı!...

Bakanın sekreteri her aradığında ben çalıştığım için ev halkından biri komşumuzu çağırıyor ve görüşmeler böyle sürüyordu. Bir kez de ben denk geldim. Komşumuz işaret ederek bizden sandalye istiyor, kolunu arkaya atarak konuşmaya, bir taraftan da gevrek gevrek gülerek ' Aaaaluuuu!... Naasssınnn Aaabim!.. N'ossun abim, iyiyiz!... Dışarda arabayı çalıştırıyordum. Yok abim, düşündüğün gibi değil. Bizim çalışandır o... Ben bahçedeydim, beni görememiş de çağırmaya geldi ondan bekletmişler seni, kusura kalma'... diye de 'senaryo' yazıp herkese beğendiği rolü biçmeye devam ediyordu!... :))
Bir devlet dairesinde yol kazım işinde vardiyalı çalışıyor, servisle işine gidip geliyor, tek maaşla kirada oturuyor ve beş çocuk büyütmeye çalışıyordu. Sanırım yeğenine farklı bir profil çizmişti!...

Aradan uzun bir zaman geçti, evde olduğum bir gün telefon çaldı, kibar bir bayan komşumuzun adını söyleyerek onun evi mi diye sordu. Ben de komşumuz olduğunu, gerekiyorsa çağırabileceğimi söyledim. 'Bakan bey öğrenmemi istedi de'... dediğinde ayaklarım suya erdi ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere...

Bir daha bakandan telefon gelmedi!..

Anlattığınız gibi uzun telefon görüşmelerini bir şekilde hep yaşadık ve gözledik..

Samimi katılımınız için çok teşekkür ederim Ahmet Bey.
Saygılarımla.
Hüznümün Hüznü
24 Eylül 2020 Perşembe 10:30:45
Çok bilimsel bir paylaşım,yeni nesil eski alo denilen ev telefonu nu bilmiyor.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 25 Eylül 2020 Cuma 10:50:30

Teşekkür ederim...

Zamanla her şey değişiyor tabii...
Bedri Tokul
24 Eylül 2020 Perşembe 02:30:16
Çok teşekkür ederim Hocam.
Bilgilendik.
Seviyorum böyle şeylerin açıklanmasını.
Bir de O.K.yani Okey var.
Bir fabrikanın kalite kontrol memurunun isminin baş harfleriymiş
O.ve K.
Oradan girmiş dilimize.
Ben okuduklarımın yalancısıyım.

Selam ve Saygıyla Hocam.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 25 Eylül 2020 Cuma 10:49:42

İletişimde ciddi 'sözel kazalar' yapan bir toplum olduğumuz için bu da dikkatimi çeken konulardan biriydi. Bir boş zamanıma denk geldi ve paylaştım...

Bu sefer daha 'rahat' bir konu olsun istedim.

Katılımınız için ben teşekkür ederim Bedri Bey.
Saygılarımla...

Ahmet Zeytinci
23 Eylül 2020 Çarşamba 18:15:55
Her telefonda bize sevgilisinin adını tekrarlatıyor bu Graham Bell dostumuz. Ama Allah var iyi bir icat gerçekten...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 23 Eylül 2020 Çarşamba 19:42:48

Çok zekice değil mi?
İsteyerek başlatmasa da bir akım gibi oldu.

Hem de nasıl!.. İnsanlığın en çok yararlandıklarından biri...

Den(iz)
23 Eylül 2020 Çarşamba 16:23:20
Artık ''ALO'' demek için telefona ihtiyaç duyulmayan zamanlar oluştu. Argo sözlüğümüze yerleşen bu kelime diğer anlamları dışında da bir seslenme, çağırma ifadesine de dönüştü.

- Bir bakar mısınız? Hey! Duymuyor yahu, para üstünü almadan gidecek. Ya, size diyorum bayım. Alooooo kime diyorum kardeşim, şu paranı al da git be adam.

:))

Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 23 Eylül 2020 Çarşamba 19:40:57
Okuyunca gülümsedim!..
Ne kadar haklısın Sevgili Deniz.

Tanıdığım bir aile geldi aklım... Eşinin adını hiç söylediğini duymadığım ve ona sürekli: "Şşşşttt!... Alooo!... Bak ne dicem!...' diyen bir 'beyefendi!'...

Graham Bell, sevdiği kadının adının böyle de kullanılacağını hiç aklından geçirmiş midir?

Sanmam!... :)))

Sevgilerimle...
muslumbayram
23 Eylül 2020 Çarşamba 15:05:54
Güzel bir konu hocam
genellikle hayatım telefonda iş bitirmekle geçmekte
işimin iletişim odaklı müşteri ilişkileri olduğundan
çok sık görüşmelerim olmakta.
zaten iletişim beceriniz iyi ise başarı oranı o kadar yüksektir.
Bu bakımdan ilk temas çok önemli

Bilgilendirme içerikli güncel bir konu seçmenizden dolayı tebrik eder
nice saygılarımı sunarım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 23 Eylül 2020 Çarşamba 16:03:29

Buradaki bilgilendirmeyi de iletişim becerinize bağlayabildiğinize göre sizin iletişim başarınızın yüksek olmasın şaşmamak gerekir... Bu da bir algıda seçicilik...

Evet, bence de ilk sesleniş çok önemli...

Katılımınız için teşekkür ederim Müslüm Bey.

Saygılarımla....
Filiz Şahin.
23 Eylül 2020 Çarşamba 14:49:49
Günün sıkıntılarına bir nefeslik ara oldu bu yazı :-)) Hazır gelmişken buradan genel bir rica bulunayım zira hemen hemen herkesi ilgilendiriyor.
Görüntülü görüşmeler !
Toplu taşıma araçlarında, caddede, pastahanede, lokantada, kısaca umuma açık her yerde görüntülü görüşmelere rastlıyorum ve çok rahatsız oluyorum.
Nasıl ki yüksek sesle telefon konuşmaları mahrem olmaktan çıkıp ilgisi olmayan insanları da kapsadığında rahatsız ediyorsa, görüntülü iletişimde ki bangır bangır ses ve görüşmenin içeriğini duymak da rahatsız ediyor. Otobüste görüntülü görüşüyor insanlar ve ekranı çevirip otobüsün içerisini gösteriyorlar. Bu çok çirkin ve etik değil
takın kulaklığınızı ve tenhada görüşün kimse kimsenin özel hayatından olup bitenden haberdar olmak zorunda değil
( hayır, devamını merak ediyorum :-p )
işin şakası bir yana saygı duvarlarını yıkarsak altında ilk önce biz kalırız.



selamlar sevgiler
esen kalın

Filiz Şahin. tarafından 9/23/2020 3:03:13 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 23 Eylül 2020 Çarşamba 16:00:09
Benim içinde öyle oldu, o nedenle paylaştım. Hep asık suratlı ve çerçeveleri belli konular paylaşacak değiliz ya!.. :))) Arada bir böyle konular da olmalı diye düşündüm...

Bunun ardında 'hazımsızlığın getirdiği' görgüsüzlük ilk nedendir. Bunları yapanların çoğu o telefonu kendileri almadılar yani hak etmediler. O nedenle 'hak edişliğin' hiçbir evresini bilmedikleri gibi sınırlarını da bilmiyorlar ki böyle 'sınırsız özgürlük' kullanımı hakları olduğunu düşünebiliyorlar.

Arkası yarın gibi yarım kalması da kötü!... Haklısınız!... :))

İçten katılımınız ve değerlendirmeniz için teşekkür ederim Filiz Hanım.
Sevgilerimle...

Düzenleme:23.9.2020 16:00:53
HASAN ÇAPRAZ
23 Eylül 2020 Çarşamba 14:29:49
Görgü telefon konuşmalarında da geçerli

Güzel yazılarınızın devamlarını diliyorum

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Serap IRKÖRÜCÜ Yazının sahibi 23 Eylül 2020 Çarşamba 15:54:52
Elbette!...
Görgünün gerekmediği yer mi var?..

Katılımınız için teşekkür ederim.

Saygılarımla...

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.