uğurdemircan
47 şiiri ve 21 yazısı kayıtlı Takip Et

Müstehzi (öykü, kurşun kalem dergisi/47.sayı 2018)



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 29.8.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Yorulmuştu.

Alnının terini silerken, güneş ağır ağır batıyordu binaların ardından. Az önce taşıdığı balyaların ağırlığını hâlâ sırtında hissediyordu. Omuzları acıyordu biraz. Biraz da beli... Doktora da gitmişti geçenlerde. Şimdilik idare ederdi ama ilerde bu belinden çok çekeceğe benziyordu. Emeğinin karşılığı olarak verilmiş ve tek bir kağıt parçasından ibaret parayı, özenle katlayıp koydu cebine. Cebinde başkaca bir şey yoktu zaten.

Orta mektepten sonra okuyamamıştı. Çıraklık, ayakçılık, ne bulursa yapmıştı. Şimdi de yük taşıyordu, araç girmez sokaklardaki dükkânlara. Bu dar geçitli eski çarşıları çok severdi o yüzden. Okula devam edemese de okumayı hep sevmişti. Sahaflardan eski kitap alır; takas ederdi okuduktan sonra. Hayatta başka bir zevki yoktu neredeyse. O gün yine bir kitap aldı: ’Dünyanın En Yalnız Adamı - Eugene Bird’ yazıyordu. Masada, duvara karşı tek başına oturan bir adam resmi vardı kapağında. Adam tanıdık gelmişti. Ceketinin iç cebine yerleştirdi. Bu akşamki eğlencemiz, diye düşündü.

Yolunu balıkçılar sokağına düşürdü; yarım kilo sardalya ile biraz midye dolması aldı. Kendine büyük ziyafet çekecekti o akşam. Bir de eve gidince hazır yapılmış olsaydı, diye düşündü. Bunu düşünmeyeli yıllar olmuştu. İç çekip yoluna devam etti.

Kemeraltı’ nın kalabalık ve yılankavi sokaklarından geçmiş, kaybolmadan çıkışa varabilmişti. Kalabalıktı. İnsanlar alışveriş için çıldırıyordu yine. İnsanları tek ve büyük bir canlı gibi düşündü, uğultulu bir telâşla oradan oraya kayan, dükkânlara saldıran…

Müstehzi bir ifadeyle gülümsedi. Bu yaptığını düşündü birden. Aynada görmüşçesine, kendi yüzündeki ifadeyi düşündü. ’Müstehzi’ idi evet. Sonra bu kelimeyi nasıl öğrendiğini hatırladı:

Ortaokulda Türkçe dersinde idi. Bir metin okutuyordu ona öğretmeni. Bu sözcük geçince parçada, "Müstehzi ne demek Kemal?" demişti. Bir an durakladı ve sanki o sene sınıfı geçmesine yarayacak sihirli kelimeyi bulmuş gibi gözleri parladı: "Okulumuzu temizler, sobaları yakar öğretmenim!"

Kömür kovası taşımaktan, yer tahtalarının ziftlerini kazımaktan beli bükülmüş Mustafa amca gelmişti aklına. Hafta sonları eşya da taşırdı az gelmiş gibi; sessiz, uzun boylu, kavruk Mustafa amca...

Böylece hem ’müstahdem’ hem de ’müstehzi’ kelimelerini, bir daha unutmamak üzere öğrenmişti, tüm sınıfın kahkahası azalarak biterken. Şimdi ’alaycı’ da deniyordu ona ama eski kelimelerde de yabana atmamak gereken bir efsun vardı ve ara ara kullanmayı severdi.

Bunları düşünerek geçti, kıyafet dükkânlarının içinde boğulmuş, imdat çığlıklarını kimsenin duymadığı tarihi binaların arasından. Bazen başını kaldırıp bakmayı severdi o oymalı, işlemeli taş binalara ancak o gün mecâli yoktu.

Kalabalıktan kurtulup meydana ulaştı. Meydan yine, memleketin ahvalini yansıtmaktaydı: Kuşlar, onlara atılan yeme göre insana yanaşıyor, yem yoksa kaçıyordu. Bir liralık kazı-kazan biletleri yine sadece bir lira kazandırıyor, o da hevesle alınan ikinci biletle ölüyordu. Asırlık saat bile asıl işini yapamıyor, turist eğlencesi olarak poz veriyordu palmiyeler arasından.

İskeleye yöneldiğinde gün iyiden iyiye inmişti. Ah Mustafa amca, diyordu içinden. Öldün de kurtuldun sen.

Uğur Demircan, 2015, İzmir

Beğen

uğurdemircan
Kayıt Tarihi:28 Ağustos 2019 Çarşamba 11:34:27

MÜSTEHZİ (ÖYKÜ, KURŞUN KALEM DERGISI/47.SAYı 2018) YAZISI'NA YORUM YAP
"MÜSTEHZİ (Öykü, Kurşun Kalem Dergisi/47.Sayı 2018)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İsabella
29 Ağustos 2019 Perşembe 17:55:17
Ne hoş bir anlatım. Okurken bitmesini istemedigim bir yazı dili.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


uğurdemircan 1 Eylül 2019 Pazar 02:22:37
Teşekkür ederim.
Mavim
29 Ağustos 2019 Perşembe 16:43:45
Ölüp de kurtulmak ...
Çok manidar fakat iyi insanlar öldüğünde kurtulacaklar...
Tebrik ederim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


uğurdemircan 1 Eylül 2019 Pazar 02:23:09
Teşekkür ederim.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
DEVRİM DENİZERİ
29 Ağustos 2019 Perşembe 11:33:48
Düşünüyorum da..hoş düşünmediğim an yok gibi..
Bu aleme hangi amaçla gelmiş bu insanoğlu..
Çoğunluğun katıldığı gibi bir sınav bir evrimleşme süreci midir aklın
Kabullenmekte zorlandığı bu anlaşılmaz anlamsız ömür denilen bu muamma..
en güzeli Müstehzi bir ifadeyle gülümseyip Ti ye almaktır hayatı...
Teşekkürler

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.