Fırat Avcı
246 şiiri ve 137 yazısı kayıtlı Takip Et

Topaç



İşsizlik fena şey. Hele evli barklı olana. Aş ekmek bir yana da, oğlanın çikolatasını cebimde bulunduramıyorluk öldürüyor beni. Karım dünyaya maviş maviş bakan bir melek. Oğluma yıllar sonra kavuştuk. Olmadı çocuğumuz uzun zaman. Tam yedi yıl. Babam ölünce bir ev kaldı kardeşimle bana. Sattık. Zaten oturulacak hali yoktu. Her yanı dökülüyordu. Baba ocağımız tütsün istedik önce, fakat akı bokunu kurtarmayacaktı anlayıp sattık. Bana düşen payın birazıyla eşyaları yeniledik. Kalanını çocuk sahibi olmak için tedaviye harcadık. İlk seferde gebe kaldı karım. Oğlumuzu kucakladığımız o ilk anı hiç unutamıyorum. Şimdi dört yaşında oldu kerata.

Mahir abi sayesinde tersanede iş buldum. Günlerce iş aramaktan ayaklarıma kara sular inmişti. Sokak aralarında hamallık yapıyor, bazan işportaya çıkıyor, hiçbir şey yapamazsan hurda toplayıp günümü kazanmaya çabalıyordum. Hep severdim denizi ve gemileri. Uyandığımda gidecek bir işim olması da ayrı bir güzellik.

Ağır iş bizimkisi. Elektrikle metalle ahşapla uğraşmak gerek. Boya kokusuna tinere alışmak şart. Kocaman gemiler bakıma gelir bizim havuzlara. Sonra yeni gemiler de yapıyoruz. Nedense hep kadın adları vermek istiyor insanlar teknelerine, gemilerine. Sanki o uçsuz bucaksız denizde özlem gidermek ister gibi. Bir sürü gemiciyle ahbaplık ettim burada çalışmaya başladım beri. Söylendiği gibi her limanda sevgilisi olan pek azına rastladım. Daha çok içleri yangınlı adamlardı tanıdığım gemiciler. Arkalarında bırakmak ister gibiydiler kim bilir neleri. Kaybolmak denizin ıssızlığında, geri dönmemek belki.

Soframızda makarnadan çorbadan başka yemekler vardı artık. Bizim kerataya her akşam bir çikolata saklıyordum cebimde. Hiç beklemediği bir anda çıkartıp uzatıyordum ona ve içim eriyordu gülümsemesine. Karım alıştırma şunu her akşam her akşam dese de nafile. O gülümseme bütün çikolata fabrikalarına bedeldi benim için.

Mahir abi tersanenin eskilerinden. Neler görmüş neler. Anlatır bazan. Hepimiz dinleriz can kulağıyla. Sakin deniz bir kabardımı, engel tanımaz der Mahir abi. Bu yüzden gemileri kuğu gibi nazenin, kartal gibi güçlü yapmalıyız. Cigarasını ağzının bir kenarında tutarak konuşur. Bilir bizim onu nasıl pürdikkat dinlediğimizi. Bir Süleyman var. Bazan yanık yanık türküler söyler. Mahir abi anlatmaktan sıkılınca, hadi Süleyman tıngırdat bakalım oradan bir şeyler der ve türküye keser her yanımız.

Oğlan topaç diye tutturdu. Ara tara bulamıyorum. Sonunda bir yerde buldum koydum ceketimin cebine. Akşama çikolatayla birlikte çıkartıp vereceğim. Mahir abi keyifle öyküler anlatacak, Süleyman türkü söyleyecek, karım aha şu deniz kadar maviş maviş bakacak gözlerimin akına.

Sedyenin üzerindeyken topacı alın oğluma verin dedim en son. Gerisi noksan bir ömürden arta kalanlar. Gerisi, elektrik akımı. Gerisi özensizce ve tedbirsizce bir mecburiyetin ertesi. Şimdi ne olacak? Kim çikolata saklayacak ceplerinde oğlum için? Ya karım? Ucuza gittik vesselam. Şu topaç gibi çevirip durdu zaman bizi avuçlarında. Ne kolaymış ölmek? Ne kolaymış bir topacın yuvarlanıp düşmesi...

Beğen

Fırat Avcı
Kayıt Tarihi:7 Şubat 2018 Çarşamba 18:40:55

TOPAÇ YAZISI'NA YORUM YAP
"Topaç" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
fransız
8 Şubat 2018 Perşembe 09:44:05
başlığı görünce çekimine kapılan çocukluğa dur diyemedim :)

son bölüm hafızaya kazınan film sahnesi gibiydi lakin gerçek hayatta vizyona giremeyen nice hikayelerle dolu..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı 8 Şubat 2018 Perşembe 11:34:24
Çok net bir tahlildi yazıma dair. İlgi ve özenle okumuşsunuz müteşekkirim. Çocukluğun oyuncaklarından biri topaç. Aynı zamanda yetişkinlik dönemlerimizde de ona dönüştürülmeye çalışmıyor muyuz biraz da? Eksik olmayınız...

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Den(iz)
8 Şubat 2018 Perşembe 09:43:42
Anlatacak güzel bir şey bulamıyor gibiyiz artık... Eskiden daha mı neşeliydi her şey yoksa sadece çocuk muyduk?

Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı 8 Şubat 2018 Perşembe 11:45:37
Acı yazıları daha çok okunuyor ve akılda kalıyor sanki. Bu keşfi gerçekleştirdiğim için acıklı şeyler yazmıyorum fakat, bunu da ayrımsadım. Çocukluk ve yetişkinlik arasında yaşamsal çok uçurum yok. Yaşamı uçurumlaştıran biziz. Teşekkürler ilginize...
Billur T. Phelps
7 Şubat 2018 Çarşamba 23:29:12

Ne yaşantılar var benzeri. Hikayen yüreğimi burktu.

Kalemine sağlık,

Sevgiler,

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı 8 Şubat 2018 Perşembe 02:08:33
Hepimizde var o iç burkulmalarından. Hepimiz bazan burkan, bazan burkulan taraftayız. Yaşamak işte. Teşekkürlerimle...
cgececi
7 Şubat 2018 Çarşamba 20:34:47
Fırat Avcı..
Yüreğin dert görmesin bre.Ben bu sitede yeniyim ve hiç rastlamadım örneğine.Belki vardır,kul hakkı yemeyelim.Sınıf bilincine sahip bir kalemin yazısı bu.Hikaye ne güzel anlatılmış.Popülerlik hiç yok.İşte bunları yazmanız gerekiyor.Liberal yaşam felsefesini benimsemiş her kesimden insanın pek hoşuna gitmez bu tür hikayeler.
Sen yürekli bir adamsın.
Varol

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı 8 Şubat 2018 Perşembe 02:03:25
Aslında bu platform kendisini keşfetmiş, fakat keşfedilememiş kalemlerle dolu. İki kelimeyi bir araya getirmekten uzak oldukları halde kitap yazmaya soyunmak yerine, mütevazı köşelerinde oturup yazdıklarına karalamalar diyebilecek kadar da engin gönüllü pek çokları. Yazdıklarım sosyal katmanlar arasındaki geçişkensizliği dışavuruyordu evet. Ve gerçekten okunmak ve anlaşılmak güzel. Ben de kendisini bu denli net ifade edebilen sizin gibi birine rastlamadım buralarda. Siz yazdıklarımı her yordadığınızda gülümsüyor, yazmaya dair istenç duyuyorum. Teşekkürlerim ve sevgimle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.