Fırat Avcı
252 şiiri ve 139 yazısı kayıtlı Takip Et

Yine Sana



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 15.6.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Zarfların kağıtların bölüp durduğu uykularım sona ersin diye, yazıyorum sana. Sonuncusunu göndermemiştim, onu da gönderiyorum. Gerçi biliyorum cevap alamayacağımı ya, olsun.

Alışkınım seni yazmaya, kalem yönünü kendiliğinden buluyor. İklimlerden hangisi, saat şimdi kaç, kalabalığın arttıkça nasıl ıssızlaşıyorsun biliyorum.

Babanı dinleyip burada mı kalsaydın acaba? Sana donanımlı bir muayenehane açabilirdi. Ama sen tıp okumaya da herkese rağmen karar vermiştin değil mi ya? Baban mimar, annen resim öğretmeni olmanı isterken sen tıp okuyup doktor çıktın.

Bu çıkmak ifadesine kızdığın anları anımsıyorum. Doktor çıkmak ta neymiş deyip bir sürü dil kuralı anımsatırdın. Hep severdin edebiyatı. Kitap fuarlarını takip etmek uğruna, vizelerini kaçırmıştın bir senesinde.

Çorabın kaçmış buradan görebiliyorum. Oje ararsın sen şimdi, o da çantanın sağdaki gözünde. Hiçbir şeyin yerini değiştiremediğini, alışkanlıklarından vazgeçemediğini, her şeyi aynı sevdiğini biliyorum. Uçarı bir kız sanırdı herkes seni. Oysa olgunluklar katılırdı yaşamına günbegün.

Bacaklarına bakmama hep kızardın. Ama bu mümkünsüzdü. Çünkü ben senin bacaklarında yalnızca bir kadın teni değil, aynı zamanda taşıyan, yürüten, hızına yetişilemeyen iki kararlı pırıltı görürdüm. Evet güzel bacakların vardı, evet kimsede yoktu böylesi. Ama yalnızca güzellikleri baktırmıyorlardı beni kendilerine.

Sen aslında nerene baksam kızardın zaten. Korkardın bakışlarımdan. Saçlarına bakardım uzun ve ipeksi saçlarına. İçlerinde kaybolduğum gözlerine bakardım. Ellerine bakardım. Göğüslerine bakardım. Dudaklarına bakardım. Ben sana her baktığımda ruhuna da bakardım.

Çay demlerken seni izlemek ayrı bir keyifti. Hep ocağı açık unutur, çaydanlıkta su kalmayıncaya kadar uğraşırdın. Sevmezdin yemek pişirmeyi. O yüzden yanakların hep keççap mayönez lekesi içinde otururdun akşamları karşıma.

Konuştuğunda benimle, sır olur saklanırdın derinlerimde. Gece lambasını söndürüp uyumazdan az önce gözün ilişirdi bana. Usulca susardım, izlerdim gece boyu rüyalarına yolculuklarını.

Tek başına valizleri kapatamazdın. Hep yardım isterdin ağabeyinden. O da kıskıs güler, sonra seni valizlerin üzerine oturtup fermuarları çekiştirirdi yavaş yavaş. Herkes severdi seni kızdırmayı. Kızınca başka güzel, konuşurken başka güzel, susarken başka güzel, ama yazarken sen en güzel olurdun.

İki günlük seyahatler için bile türlü elbise götürürdün yanında. Takılarınla salınırken odanda, kim bilir kimler geçip otururdu aklının kuytularına.

Bu sana son mektubum büyük ihtimalle. Yokum artık ben çünkü. Hayli yaşlandım. Birinin beni yere düşürmesini, veya kızıp duvara fırlatmasını beklemeye tahammül edemeyeceğim daha fazla. Bu yüzden eskiciye satılmaya razı olacağım galiba. Metalimi camımdan ayırıp parçalarlar beni sanırım. Sonum kim bilir hangi fabrikanın ham madde tankına kısmet olur bilinmez. Ama sırlarım hep benimle olacaklar. Her hücremde onlar var ve her hücremde en çok sen.

İmza: Ayna

Beğen

Fırat Avcı
Kayıt Tarihi:14 Haziran 2013 Cuma 14:47:02

YINE SANA YAZISI'NA YORUM YAP
"Yine Sana" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
erhanbay
13 Ekim 2017 Cuma 13:31:18
Ben de bir kıza yirmi beş, otuz yıl sonra bir mektup yazmıştım. En ince ayrıntıları bir bir anlatmıştım mektupta. Tertemiz bir aşkı dillendirmiştim o satırlarda. O öyküm ("Aşk mektubu görülmüştür" adı) aklıma geldi şu an. Çok güzeldi. Yazmaya devam.

Cevap Yaz
DemAN
10 Ekim 2017 Salı 13:12:43


okudum ve bir süre durdum... büyülü mısralarla yazılmış bir mektuptu yok, yok sırları dökülmüş bir aynaydı sanırım

çokça etkileyiciydi



Sevgiyle...





1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı Yazının sahibi 10 Ekim 2017 Salı 14:21:04
Evet aynadandı bu mektup. Teşekkürler ilginize hem çokça. Kelimeleri mealsiz okuyan biriyle hemhal oluyorum sanki...
Özlem Tarhan
21 Ekim 2013 Pazartesi 23:27:52
Yazılarınızda; sıradan olayların başkalaşıp nasıl da büyüyüverdiğini görüyorum hep...
Edebiyat yapmadan edebiyat yapmak; sadelik ve durulukla beslenen bir edebiyat...
İçten, duyarlı ve dokunaklı...

Bakmak ama farklı şeyler görmek... Ve bu farklı şeylerden nice yeni farkındalıklar yaratarak insani yönünü zenginleştirmek... Çok güzel bunlar ve inanın herkes yapamaz!

Bu yüzden okuyrum artık sizi; çünkü her bir yazıdan sonra daha da bir takdir ediyorum bu mütevazı incilerin derinlerdeki sahibini...

Saygımla...

Cevap Yaz
ersinbaşeğmez
17 Haziran 2013 Pazartesi 12:16:14
sessizlik bazen konuşmaktan daha çok anlatır...

Cevap Yaz
festival44
15 Haziran 2013 Cumartesi 15:39:30
Güzelmiş yazılan ,yazan gibi.Eyvallah...

Cevap Yaz
akilli46
15 Haziran 2013 Cumartesi 13:29:24
Süperdi. Yazınızın baş kısmını okurken, "sürpriz bir sonla biten bir yazı" yazma isteği belirdi içimde. Sanırım içinizdeki ilham yazınızın tamamına yayılmış.
Güzel bir iç tahlili olmuş. Tebrikler...

Cevap Yaz
O qué
15 Haziran 2013 Cumartesi 09:23:52
:)
Demek ki boşu boşuna denmemiş, "Aynalar siz ağladığınızda gülmeyen gerçek dostunuzdur" diye.
Sürprizli oldukça güzel bir yazıydı, tebrik ederim gün seçkisini ve yazarını.
Saygılar.

Cevap Yaz
İpekyildiz
14 Haziran 2013 Cuma 15:55:30
Ömür boyu yanımızda vefalı bir dost olarak kalan , sır saklayamadığımız, yalan söyleyemediğimiz , herşeyimizi paylaştığımız, kendimiz olmaktan korkmadığımız tek yansıtıcı odamızdaki aynamız. Yalnızlık duygusu onunla ortak paylaşım alanımız; sevipte yapamadıklarımız, gücenipte söyleyemediklerimiz, kırıldıkça yeniden onardıklarımız, heveslerimiz, başardıklarımız, başaramadıklarımız, umutlarımız, hayallerimiz, aşkımız, sevdamız ,zamanı gelip yok ederken de yok olurken de tek dönüşebildiğimiz...hep yalnızlık...


Çok derin bir yazı...
Tebrikler

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.