Fırat Avcı
252 şiiri ve 139 yazısı kayıtlı Takip Et

Uzaklar





Limanın ötesinde açık deniz. Ulu orta bırakılmış bir kadın kahkahası. Boş bardaklar, kirli tabaklar.

Salaş bir meyhanede kahvaltı etmenin en önemli ritüeli, akşam ve gecenin kırıntılarını kabullenmekdir. Çay demsiz olursa kızılmaz, peynirin yağından şikâyet edilmez. Taze ekmeğini herkes yanında getirmelidir. Ve günaydınsız oturulamaz sofraya.

Resim defterlerinden fırlamışcasına eciş bücüş bir kentin eteklerindeyseniz, geçmiş ile yarın arasındaki köprüden geçeceksiniz demekdir. Artışlar, faiz oranları, piyasa hareketleri, okul taksitleri, motorlu taşıtlar vergisi, öğle yemeğinde gidilecek mekânın seçimi, dahası.

Fazlası var, eksiği yok tüm bunların. Çantasında çakmağını arayan tiryakinin sigarasını yakmak, oturup kır gezintileri üzerine bir emekliyle söyleşmek de olasılıklar arasında. Hayal kurmak, günü utandırmadan saçlarını okşamak, giderek tıraşlanan orman manzarasına bakıp iç çekmek de sıradan.

Mezat kurulup balıkcı teknelerinin sesleri duyulana dek, hepsi gerçekleştirilmeli. Kasaba uyanmadan, çocuk cıvıltıları sokakları doldurmadan.

Oysa, senin buklelerini takdım peşime evden çıkarken. Ne seramonisini, ne adetlerini umursadım kahvaltımın bu gün ben. Çay sevmezliğime inat demli çaydan kana kana içdim. Peynirin yağından şikâyetci olup, taze ekmek almadım köşedeki fırından. Kaldırımları zalimce çiğnedim. Sigaramı söndürmeden yere attım. Eşelenen köpekleri tekmeledim, kuş seslerini yabancıladı kulaklarım. Kötüydüm bu gün ben. Çünkü uzak bir karaltıydı düşlediğim al benizli çoğalış. Çırpındıkca batıyordum içimde bir yerlere. Kitap okumak bile sevimsiz geliyordu, iyisi mi küfretmeliydi. Fakat nereden başlanacakdı söze? Çoktan unutulmuş argo literatürünü karıştırsam bulacakdım söyleyecek bir şeyler ya, o da mümkünsüzdü.

Sonunda zarfdan bazı fotografları çıkartıp işaretlemeye karar verdim. Büyük harf ile başlatmadan bütün özel isimleri, şarkıları eks ilterek, devam ederek ama neye bilmeden, uzaklara yakınmadan sancısız mektuplar göndermek. Sanki çözüldü dilimin bağı. Fotokopileri bir kenara koyup, hayatımı temize çekmeye şartlanmalıyım belki de. Vapuru kaçırmadan önce, istasyonun hemen bitişiğinde. Fakat ya uzaklar?? Yeryüzüyle gökyüzü arasındaki herhangibir günden biri aslında. Dünden daha az veya çok önemli değil. Sadece uzaklar. Aklımı kurcalayan ve dahi tırmalayan uzaklar...

Beğen

Fırat Avcı
Kayıt Tarihi:19 Eylül 2014 Cuma 09:24:10

UZAKLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Uzaklar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Mavilikler
12 Ekim 2017 Perşembe 16:57:32
Harika bir yazı :)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı Yazının sahibi 12 Ekim 2017 Perşembe 17:28:01
Teşvik ediciydi yorum çokça. Teşekkürlerim ve sevgimle...
DemAN
12 Ekim 2017 Perşembe 10:23:01
Arka planında bir sahil kasabasında yazarın melankoli ruh halinden güzel bir paylaşım okudum. Uzakları, yakınlaştırabilirsek uzağın veya mesafelerin çok kısa olduğunu gözlemleyebiliriz sanırım.

Aslında ben hep uzaklarda mutluluk arar dururdum fakat gittiğim her yerde mutsuzluğum benimleydi.

"Kelimelerin kötü yanı kendimizi başkalarına anlatabileceğimiz hissini uyandırmalarıdır. Fakat dönüp kaderimizle yüzleştiğimizde yetmediklerini görürüz"


Sevgilerimle


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı Yazının sahibi 12 Ekim 2017 Perşembe 17:23:58
Kelimelerden umut kesemem sanırım hiç. Çünkü hiçi hep yapmanın yegane yoludur kanımca kelimeler. Teşekkürler. Uzaklar yakındadır aslında...
İpekyildiz
19 Eylül 2014 Cuma 14:05:09


İpekyildiz tarafından 9/19/2014 2:05:50 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Serhat BİNGÖL
19 Eylül 2014 Cuma 12:23:26

Öyle güzel tanımlamışsınız ki meyhane ortamını hayranlıkla okudum yazıyı.

Ömrümde meyhaneye gitmişliğimin sayısı birkaç kez ile ifade edilecek kadar azdır. Ama yinede o ortamların şiirlere öykülere konu olacak özel bir yapısı olduğunu iyi bilirim. Sizde bunu yazınızda çok güzel işlemişsiniz kutlarım.

Keyifle okuduğum yazınız için çok teşekkür ederim.

Kaleminize gönlünüze sağlık

Değerli dostuma saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı Yazının sahibi 19 Eylül 2014 Cuma 14:25:32
Yeşilay ve madde ile mücadele aslında sürdürdüğüm mesleğin bir parçası. Her türden bağımlılık ile savaşılmalı kuşkusuz. Fakat dozunda ve ölçülü bölüşümlerin mekânı böylesi yerler. Şimdi ahşap masalar düşünün, sonra bir pikap. Etrafında güzelin konuşulduğu sofralar kurup gün batımını duyumsuyorsunuz oturduğunuz yerden. Niyetim özendirici olmak değil kesinlikle. Zaten yazıda bir rakı sofrasından ziyadesiyle uzakda duruyor o meyhane. Velhasılı, bu bir tercih konusu. Ne meyhaneleri yok etmek uygun, ne de oraları cazibe merkezi haline getirmek doğru bir yaklaşım. Ortada bir yerde durmayı denedim ya, umarım başarmışımdır. Yorumunuz çok ince ve teşvik ediciydi yazmaya. Teşekkürlerim sevgili dostuma. Sizinle her karşılaşdığımızda, aslında dünya görüşlerimizin ne kadar ayrı ama birlikde olmak isteğimizin de bir o kadar kuvvetli olduğunu anımsarım. Bizi biz yapan değerler gülümsetir bu sayede yüzümü. Sakın eksilmeyiniz sayfamdan. Teşekkürlerimle tekrar tekrar.
Bir tutam hayat
19 Eylül 2014 Cuma 11:49:10
Çok lezizdi cümleler.
Bıkmadan, usanmadan bir kaç kez okuyabildim her birini.
Ne güzeldi.
O kasaba sahiline gidiverdim bir sabah serininde.
Ancak,
meyhaneye girmedim.
Sevmem çocukluğumdan beri meyhaneleri ve içinde yaşayanları.
Okuldaki sıra arkadaşımın babası meyhaneci idi.
Sırf bu nedenle hiç gitmedim davet etmesine rağmen iş yerine çocuk aklımla.

Ne demeli?
O sevda esintilerinden çok uzak coğrafyalarda yol almakta yaşlı gönül takamız ama,
meltem serinliklerinden haz almasını da yitirmedi henüz.
Güzeldi.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı Yazının sahibi 19 Eylül 2014 Cuma 11:54:09
Bir sundurma var meyhaneden biraz beride. Sizin kahvaltınızı oraya getiririz madem. Varsın içiniz olgunlaşsın dışınız yerine hem. Dış nasılsa dış işte. Geçip gidecek. Bir kılıf kabuk giyisi gibi. Teşekkürler ilginize.
İpekyildiz
19 Eylül 2014 Cuma 10:28:26

Hayata tutku ile bağlı olan insanlar bile bunalır herşeyden bazen. Hep caziptir uzaklar; gönderilen mektuplarla birlikte rahatlanılacak sanılır ya veya uzaklara giderek o aranılan kokunun bulunup mutlu edeceği ...ama burun deliklerimizin tıkalı olduğunu farketmemiz, farkettiğimizde de açıp aslında var olan kokuyu hissetmemize engel teşkil edenin kendimiz olduğunu kabullenmemiz zaman alır. Olumlamalı hayatı olumlu olmasa da çünkü etrafta aranılan koku dışında binlerce keşfedilecek koku var...

Çok anlamlı bir yazıydı, huysuz olan boşluğu doldurma yolunu arayan.

Saygılarımla ve dostlukla


4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Avcı Yazının sahibi 19 Eylül 2014 Cuma 11:58:37
Uzaklar çok yakındalar aslında çoğunca. Bir yüz aynada, lakin uzakda. Bir sözcük ki çok tanıdık, fakat o da uzakda. Elleri aynı insanın elleri, hani sağdaki ve soldaki de uzakda. Uzaklar çok ötesi değil aslında. İçimizin kıyıcı tuzaklarıdır uzaklarımız. Öykünsek kendimize, azalırız. Başkası olup yazınca sayılmayız. En iyisi yine de uzaklar. En azından bir aksiyonu var değil mi ya? Ne çok konuşulacak şey var uzaklar üzerine. Ne çok mesafe var konuşulmasın diye uzaklara dahil. Sivil giyimli yakınlaştırıcılardır kelimeler. Ünüformalarını üzerlerinden bile isteye çıkarmışlardır. Teşekkürler ilginize.
İpekyildiz 19 Eylül 2014 Cuma 14:06:05
:)

Hepimizin düştüğü hata uzaklara zar attığımızı sanıp kelimelerimizle kendimizi sobeletmek zamanda bizi arayana.

Ben teşekkür ederim dost kalem
Fırat Avcı Yazının sahibi 19 Eylül 2014 Cuma 14:28:45
Ne çok şey var üzerine konuşulacak. İnsan bölüp üleştirebildiğinde daha güçlü sanki. Yorulana dek söylemek, anladıkca anlam bulmak yüceltici. Keşke bölüşebildiğim tüm dostlarla böylesi bir sofranın etrafında olabilseydim diyorum çok zaman. Orada riyadan, çirkefin sarsıntılarından uzaklarda kendimi bulsam.
İpekyildiz 19 Eylül 2014 Cuma 22:17:30
Bu defter o sofra zaten ama yine de gönlünüze göre olsun dileğiniz, istediğiniz şartlarda tüm sevdiklerinizle.

Dostlukla

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.