Billur T. Phelps
20 şiiri ve 167 yazısı kayıtlı Takip Et

Gümüş yol!



GÜMÜŞ YOL!

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 22.10.2017 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Sonbaharın henüz etkisi altına alamadığı güneşli ve güzel günlerden biriydi. Nevin kafasında bin bir düşünde, yüreğinde biriktirdiği acılarıyla yılgın sürüyordu aracını. Trafikten kurtulup sahil yoluna çıktığında, gördüğü ilk uygun yerde arabayı sağ kenarda durdurdu ve aşağı indi. Arabanın kapısını kilitlemeye bile gerek duymadan, çimenlerin üzerine basarak yaya yolunun üzerinde çıktı ve gözüne kestirdiği banklardan birine çöker gibi oturdu.

Çantasını yanına bırakıp, Prens adalarına karşı bacak bacak üstüne attı. Kollarını birbirine kavuşturup derin bir nefes alıp sırtını banka yasladı. Bulutları delip aşağı süzülen güneş ışıklarının yansıması, suyun üzerinde ne güzel de parlamaktaydı. Her minik dalganın üzerine vuran bu yansıma, sanki birer pırlanta varmış gibi parlıyordu oradan buradan, denizin üstünde. Adaların heybetli görüntüsü, seyir halindeki tekneler, gemiler denizin üzerini nede güzel süslüyorlardı. Ancak Nevin bu güzellikleri artık tek başına izlemekten, yalnız günlerini saymaktan yorulmuştu.

Talihsiz genç kadının ruh ikizim dediği biricik eşi, hayatının aşkı birkaç yıl önce yelken ile açıldığında, denizde kaybolmuş, tüm aramalara rağmen cesedi dahi bulunamamıştı. Onun için bu engin denizdi sevdiceğinin mezarı. Hiç kolay değildi bunu kabullenmek. Dokunduğunda içini alevlendiren biçimli vücudunun, balıklar tarafından didiklenerek, parça pinçik edildiğini düşünerek, her gün biraz daha kahrolmak.

Yıl içinde kim bilir kaç kez atardı kendini bu kıyılara ve denize bakarak ümitsizce bekler dururdu faydasız olduğunu bilese de.

Bir günü bile ayrı geçirmeye tahammülü yokken, aradığında telefonu açmazsa eğer, “neden cevaplamadı hayır olsun?” diye endişeye düşerken, nasılda geçirebilmişti onsuz, ayları yılları? Bazen aklına nasıl mukayyet olduğuna şaşıyordu doğrusu. Ama genç yaşta saçlarına düşen aklar delirmenin bir tık gerisinde kaldığını gösteriyordu.

Bir ara ayırınca ufka daldırdığı gözlerini, şöyle bir etrafına bakındı. Nispeten sakin bir gündü. Orada oturduğu sürece sadece bisiklet gezintisi yapan bir kaç kişi geçmişti önünden. Bir de ilerde sandaldan balık tutan biri vardı görünürde. O sırada gözü ilişince oturduğu bankın altına, başını sıkıntıyla salladı iki yana.

“Nasıl insanlar bunlar? Ne hakları var böyle ortak alanları kirletmeye? “ diye söylendi. Belli ki ondan önce burada oturan biri veya birileri zevkle çitlemişti çekirdekleri. Bir yorgan gibi bankın altı, çekirdek kabuklarıyla kaplanmıştı. Nevin “İyi de Allah’ın kulları “ diye söylenmesini sürdürdü. “Hadi yediniz afiyet olsun da, niye yerlere atarsınız ki? iki adım ötede dururken kocaman bir çöp sepeti! Güzel hiçbir şeye izin vermiyorsunuz dimi? Kimsenin bir diğerine saygısı kalmadı şu memlekette!”

Çok özlemişti kocasını. Maviş gözlerini, ince parmaklı narin ellerini ve ille de teninin kokusunu. Doluydu yüreği, buldu mu ufacık bir bahaneyi dökülürdü gözünden yaşları. Kapattı yeniden gözlerini, sırtını banka yasladı. Şimdi de hatıralar sıralanmış zihninde resmi geçit yapıyorlardı. Bir ara sanki kulağına çalındı Uğurun sesi.

“Canım karıcım!” diyordu, “en çok bu halini seviyorum, biliyorsun değil mi?”

Birlikte uyandıkları her sabah rutin tekerlemesiydi bu Uğurun. Gece olup makyajını silerek yatağa yattığında ve sabah uyandığında, nasıl görünüyorum acaba endişesi hiç olmazdı Nevin’in. Çünkü kocası onu en çok bu doğal haliyle beğenirdi, sıklıkla da dile getirirdi. Hele şimdi böyle inci gibi gözyaşları döktüğünü görse, hiç dayanamaz içi erirdi.

Yüzünde bir serinlik hissedince genç kadın açtı gözlerini. Hafiften esen rüzgar, içini ürpertmişti. Tekrar çevirince denizden yana yüzünü, ufka doğru daralan ve pırıl pırıl parlayan gümüşten bir yol gördü. Uğur da sanki üzerine çıkmış kendisini izliyordu. Öyle heyecanlandı ki, tüm vücudunu bu kez bir ateş sardı. Hemen yerinden fırladı, üzerindeki kabanı çıkartıp bankın üzerindeki çantasının yanına bıraktı.

“Sensiz yaşamın hiçbir tadı yoktu Uğurum “ dedi “ dur bekle geliyorum!”

Kıyı boyunca uzanan yarım metrelik duvarın üzerine kolayca sıçrayıp çıktı. Duvarın arkasında, irili ufaklı kayalar yığılıydı. Bir başka zaman olsa aman kayarım, düşerim suya diye ödü kopardı. Çünkü o Anadolu’da büyümüş bir kızdı ve yüzme bilmiyordu. Oysa şimdi bir serçe gibi zıplayarak, o kayadan bu kayaya kolayca atlayarak, çarçabuk uca varmıştı.

Kıyıdan biraz açıktaki sandaldan balık tutmaya çalışan genç bir adam onu izliyordu. Halinden maksadını da anlayınca var gücüyle “Hey!!! Bayan!.... Napıyorsunuz durun hanımefendi!.. ” diye bağırarak sesi ile onu durdurmaya çalıştı. Ancak bu haykırışlara hiç tepki vermiyordu genç kadın. Çünkü o yüzünde kocaman bir gülümseme ufka uzanan yol üzerinden kendisine el eden kocasına bakıyordu.

Sandaldaki adam daha fazla bekleyemedi, hemen oltasını elinden bıraktı ve dönüp sandalın motoru çalıştıracak ipe asıldı. Birkaç denemede çalıştırmıştı, ancak tekrar başını çevirdiğinde genç kadını göremedi kayaların üzerinde.

“Eyvah!” dedi, “gerçekten atladı suya!”

Çok çabuk varmıştı kıyıya. Motoru susturup, çapayı attı suya ardından da hiç tereddütsüz kendi daldı denize. Birkaç kez dalıp çıktı, sonunda onu görmüştü. Gür saçları ve zayıf kolları, dua eder gibi yukarı doğru kalkmış, dalgalanıyordu suyun içinde. Hemen yapıştı çekti saçlarından var gücünle. Ama bir türlü yerinden oynatamadı genç kadını. Nefessiz kalınca çaresiz bırakıp, su yüzüne çıktı. “İmdat!!!!! Yardım edin!” diye olanca gücüyle bağırıp, derin bir nefes aldıktan sonra yeniden daldı.

Hızla atlayınca suya, ayaklarından biri aşağıda sıkışmıştı kayalara zavallı Nevin’in. Delikanlı fark edince önce ayağı sıkıştığı yerden kurtardı ve son anda kendisi de boğulmaktan. Onunla birlikte su yüzüne çıkmayı başardığında, hiç hali kalmamıştı. Ama bu arada sessiz sakin kıyı çoktan insanla dolmuştu bile. Kalabalıktan yardım eden birkaç kişi sayesinde sahile çıkarılmışlardı. Az sonra 112 acil servisi de olay yerine ulaşmıştı. Buz gibi sudan çıkıp bir de ıslak giysileri üzerine yapışmış delikanlı, ona doğru gelen görevlilere eliyle “Önce ona bakın” diye işaret etti.

Hareketsiz boylu boyunca yerde yatmakta olan genç kadına ilk müdahaleler yapılmaya başlandı ancak paramatiklerden birinin umutsuzca yüzünü buruşturup, başını iki yana salladığı görüldü.

“Maalesef!” dedi, “Saçlarının arkasındaki bir şişliği göstererek adam, “Boğulmadan ziyade, boynu kırılmış bu kadının. “

Tanımıyordu kimse onu, ama bu konuşma üzerine kurtulması için çırpınan onca kişinin yüzü bir anda düşmüştü. Çenesi birbirine vurmakta olan delikanlı heyecan içinde sordu.

“Boynu mu kırılmış? Ne demek istediniz yani?”

“Maalesef düşer düşmez ölmüş!”

Bu haberi duyan genç adam battaniyeye sarılıp ambülansa götürülürken, hıçkırıklara boğulmuştu. O sırada Nevin Uğur ile el ele tutuşmuş, ufka uzanan o pırıl pırıl ışıklı yolun üzerinden yerde cansız yatan görüntüsüne bakıyor ve hiç de üzgün görünmüyordu.

“Sevgilim” dedi “Söylesene, ben hem orada, hem burada nasıl olabilirim ki?”

“Canım karıcım” dedi Uğur, sevgiyle sarıldı eşine.

“Orada yatan sadece bedenin. Bak artık özlem bitti. Sen ve ben birleştik tıpkı eskisi gibi.

* * *



Beğen

Billur T. Phelps
Kayıt Tarihi:21 Ekim 2017 Cumartesi 13:45:50

GÜMÜŞ YOL! YAZISI'NA YORUM YAP
"GÜMÜŞ YOL!" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İBRAHİM YILMAZ
22 Ekim 2017 Pazar 23:03:02
Merhaba Billur hanım, insan ruhunun içler acıtan bir durumunu ne güzel betimleyip hoş bir öykü oluşturmuşsunuz. Kutlarım.

Beni betimlediğiniz sahile götürdünüz. Nevin'in duyarlığını içimde yaşadım çekirdekler olayı örneği. denizi seyrettim. Balıkçı oldum. Her insanın yapması gereken yardım amacıyla suya atladım.

Öykünün finalinde olmayayım! Olmaz mı! Upuzun yatan bir kadın...

Emeğe ve sanata sonsuz saygınla esenlikler.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 23:15:50

Genel de hiç kimse sonu hüzünlü biten hikayeleri sevmez ben de öyle ama bir öykü yazan kişi olarak her türlü biçime sokmalıyız hikayelerimizi öyle değil mi?

Çünkü hayat da aynen böyle. Ne hep hüzün var, ne hep mutluluk.

Saygılar,
Emine UYSAL (EMİNE45)
22 Ekim 2017 Pazar 18:44:37
Merhaba sevgili Billur, hikayen ic acitıcı, duygulari cok güzel anlatmışsın. Gune yakışmıs. Tebrik ederim, sevgiler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 19:26:02

Evet hüzünlü bir hikaye oldu.

Seven kişi ve sevdiğini de kaybetmişse zor işi.

Hep yarım hissedecektir kendini. Ben öyleyim mesela.

İçimde hep kocaman bir boşluk. Dolmuyor, doldurulamıyor.

:(
Aynur Engindeniz
22 Ekim 2017 Pazar 18:17:46
Sevgili arkadaşım, yazmak sana çok yakışıyor. Bu hikayede hüzün vardı. Kadın ölmesin dedim içimden.
Tebrik ediyorum canı gönülden ve hikayelerin devamını bekliyorum. Ayrıca madem gezmelerdesin senden bir gezi yazısı da alalım lütfen. Ah bir de yazı içine fotoğraflar eklenebilseydi..
Çok sevgilerimle.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 19:24:44
Döndüm cancağızım.

Ancak uzun aradan sonra saat farkına zor adapte oldum.
Bir iki ufak seyahat anı hikayesi yazdım buraya eklediğim de var
gözünden kaçmış.

Evet kesinlikle yazılara rahatlıkla resim eklenebilse süper olurdu.

Benden de sana SEVGİLER,
Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 19:26:55
Bu arada gezi fotoğraflarım bol bol

FB sayfamda onları da görmedin anlaşılan...

Fırsatın olduğunda bir gezin...

:)
Aynur Engindeniz 22 Ekim 2017 Pazar 23:56:49
Fotoğraflardan ziyade anlatacaklarını seviyorum :)
Gözümden kaçamazsın çünkü favori listemdesin canım. Okumayı ertelemişim demek ki. sıkışık bir anıma gelmişse.
İyi ol, mutlu ol, hep edebiyatla bizimle ol. Çok sevgilerimle.
Billur T. Phelps 23 Ekim 2017 Pazartesi 18:34:00
Sağol Aynur'cum. Fırsat buldukça inşallah. Ben de çok seviyorum yazmayı zaten. Kral da sensin kraliçe de, kalem elindeyken. Dimi ? :)
ayşe1
22 Ekim 2017 Pazar 11:53:46
Çekici ve akıcı bir dille kaleme alınmış hazin hikayeyi, yürğimdeki sızıyla paylaştım.
Tebriklerim saygı ve sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 13:34:53

Bu bir kurgu ama hayatta benzeri de oluyor ne yazık ki.

Teşekkürler ziyaretinize ve güzel yorumunuza Ayşe hanım.

:)
Billur T. Phelps Yazının sahibi
22 Ekim 2017 Pazar 10:42:19

Değerli seçici kurul üyelerine teşekkürler.

Sizden gelen beğeni ve takılan her kırmızı kurdele motivasyona büyük doping yazana.

Sevgiler, saygılar


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 22 Ekim 2017 Pazar 15:31:38
Çok haklısınız.
İnsan bir şekilde güç buluyor ve motivasyon da inanılmaz ivme kazanıyor hele ki yıkıcı olmayan eleştiriler de oldu mu ne de olsan anlayış ve dostluk denen kavramlar insanı mutlu kılıyor ve de samimiyet.
Gülüm Çamlısoy
22 Ekim 2017 Pazar 01:13:50
duru dilinizi seviyorum ve kaleminizi de.
kutluyorum sevgili Billur Hanım.
sevgimlesiniz.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 10:40:07


Teşekkür ederim Sevgili Gülüm soy!

Gülüm Çamlısoy 22 Ekim 2017 Pazar 15:29:49
Ben teşekkür ederim sayın Phelps.

Kısaca Gülüm deseniz de olur sonuçta soyadımdan bağımsız bir insanım tıpkı herkesin sahip olduğu ismin özel olduğu kadar ismine de sahip çıkması gerektiğine inandığım ölçüde efendim.
Billur T. Phelps 22 Ekim 2017 Pazar 15:56:34
Tabi ben isminle hitap etmekten daha mutlu olurum Gülüm,

Bu arada telefondan yazınca, soy adın da eksik çıkmış. Bunun için de kusura bakma lütfen. İkince yorum geldiğinde farkettim.

Sevgiler,
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.