Ma Maria Puder
0 şiiri ve 8 yazısı kayıtlı Takip Et

S



s

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.7.2017 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Eğer yapabilseydim dünyadaki tüm hayvanat bahçelerini kapatırdım. Eğer elimden gelseydi, sirk gösterilerinde hayvanların kullanılmasını yasaklardım. Böyle düşünen tek kişi ben olmamalıyım, ama ben hayvanları parmaklıkların ardında ya da doğalarının istediği gibi hareket edemedikleri yerlerde görmeye bayılan çoğunluğun protestosunu, kızgınlığını ve öfkesini öfke riskini üstüme alıyorum. Bu işin hayvanat bahçeleriyle ilgili boyutu.

Etek giymiş patetik köpekleri, kanatlarıyla alkış tutan fokları, bisiklete binmiş maymunları, halkalardan geçen aslanları, siyah giysili figürlerin peşinden koşmak için eğitilmiş katırları ,hareketli metal kürelerin üzerinde denge sağlamaya çalışan filleri komik duruma düşürme kahramanlığını başaran sirklerin gösterileri bu parklardan daha can sıkıcı. ‘’Eğlenceli bir şey, çocuklar bayılıyor’’ .diyor döllerinin eğitimini tamamlamak için onları zavallı hayvanların ,insan zalimliğinin savunmasız kurbanlarının can çekişme derecesinde katlandığı antrenman (yoksa işkence mi?) seanslarına da götürmesi gereken anne babalar. Anne babalar hayvanat bahçelerinin son derece eğitici olduğunu da söylüyorlar .Belki geçmişte olmuştur ,yine de bundan kuşkuluyum, ama bugün, televizyonların her saat verdiği hayvan yaşamıyla ilgili sayısız belgeseller sayesinde ,yapılmaya çalışılan şey eğitimse ,buyurun, öyle umun.

Çaresizliğin boyunduruğu altında geçen yüz yıllar böyleydi …

Bu arada bunun ne anlama geldiği sorulabilir, bende hemen yanıtlarım. …… ……. Hayvanat Bahçesi’nde üzüntüden ve hastalıklardan ,temelde özgürlüğünü yitirmiş hayvanların er ya da geç karşı karşıya kaldığı bağırsak enfeksiyonlarından ölmekte olan yalnız bir dişi fil var. Üzüntüsünü tahmin etmek zor değil ,küçücük alanı Susi’yle (kederli yalnız file bu adı verdiler)paylaşan diğer dişi filin daha yeni ölmüş olması. Bastığı zemin betondan, belki hala anılarında Afrika savanlarının yumuşak toprağını saklayan bu hayvanların hassas tabanları için en kötüsü.

Dünyanın bizim bir dişi filin refahıyla uğraşmamızdan daha ağır sorunları olduğunu biliyorum, ama ………. Hayvanat bahçesinin keyifle taşıdığı iyi şöhret beraberinde sorumluluklarda yüklüyor ve bu ,ne kadar benim abartmam gibi görünse de, onlardan biri. Susi’ye bakmak küçük mü küçük bir yerde ve onun için cehennemin zemini olan çimentoya yerleşmektense ,onun hayatını saygın bir şekilde sona erdirmek. Kime baş vurmalıyım?

Hayvanat Bahçesi yönetimine mi? Belediyeye mi? Yoksa vicdan sahibi topluma mı ?




Beğen

Maria Puder
Kayıt Tarihi:3 Temmuz 2017 Pazartesi 03:47:42

S YAZISI'NA YORUM YAP
"s" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Deniz Yaman
4 Temmuz 2017 Salı 22:34:02
Zaten dünyanın temel sorunu da bu değil mi? Vicdansızlık;insana,hayvana,doğaya...Oysa merhamet ayrım yapmayı bilmez.Bensever benlik yaşadıkça,yaşanmaması gereken pek çok kötü olay da ömür bulacaktır maalesef.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:30:58


teşekkürler
HASAN ÇAPRAZ
4 Temmuz 2017 Salı 20:28:21
Hayvanlar doğal ortamlarında özgürdür,,,,,,,selaemlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:30:42


teşekkürler
Vedat Keleş
4 Temmuz 2017 Salı 18:16:12
Yazdıklarınız Şişko Nuri'nin "binicem üstüne, vurucam kırbacı" repliğini hatırlattı bana. Farkındayım, yazıyla ilgili bir anımsama değil bu. Ancak çağrışımlar her koşulda alâkalı olmak zorunda değil. O yüzden 1932 yapımı Freak filminden bahsetmemin de sakıncası yok. Kült bir korku-gerilim filmi ancak yine de muadillerinden farkı var. Yönetmen senaryo gereği ihtiyaç duyduğu ucube karakterlere makyajla sahip olmak yerine doğrudan kaynağına yöneliyor; sirklere. Sirklerde "ucube" kontenjanından gösteri yapanlar filmin esas karakteriydi.Evet, bir dönem fiziksel olarak normal olmayan insanlar bu şekilde teşhir edildi. En ünlüleri filmde de oynayan Daisy ve Violet Hilton kardeşler. Prince Randian'nin adını anmadan geçmek olmaz. Bu ucube listesinde bir Türk de var: Zaro Ağa... O uzun ömrü ve cinsel gücüyle ilgi odağı oldu. Sirklerde teşhir edildi. Amerikaya gitti, orada evlendi. Sonra yıldızı sönünce, beş parasız memleketine geri döndü. Yani... Kafes sadece hayvanat bahçesinde değil, teşhirin hayvanlara has olmaması gibi. İnsan diyorum kendi türüne bile bunu yapıyorsa. Neyse jupiter'in uykusunda yaşam bulgusu varmış. Belki orada işler farklı ilerler. Eşek de olmaz kırbaç da...

Selamlar.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Filiz Şahin. 4 Temmuz 2017 Salı 21:25:59
insanın olduğu her yerde kırbaç vardır.
Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:30:27


teşekkürler
Beliz.
4 Temmuz 2017 Salı 17:18:39
“İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.”

Anatole France

Bu hakkı nasıl tanır insan kendine
Belki de kendi ruhu ileride bir filin arasıra açığa çıkan gölgesi olabilir
ve ruh bedenin ayrılmaz parçasıdır

Yazı ve duyarlılığınız için teşekkürler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:30:00


Yorum için teşekkürler
Abdulkadir BOSTAN
4 Temmuz 2017 Salı 15:44:52






Bizler yani adem oğulları, hep bir şeylere hakim olma egosu ile yaşamı şekillendirirken vahşi diye nitelediklerimizin özgürlüğünü tabiatlarından söküp alırken, her defasında kalp ile akıl arasındaki o köprüyü yıkıp duruyoruz, aklın vicdanı bir sorumluluğu olmalı, "insan sorumluluk sahibidir" ayetini nasıl anladığımızı yada nasıl anlamadığımızı bilmiyorum, maalesef tüm canlıları kendi tabiatı içinde incelediğimizde, insan sorumlu değil sorunlu bir canlıya dönüştüğünü görebiliyorum, aynam buna müsaade ediyor şimdilik..





yazınız kısmen de olsa insanın içinde barındırdığı vahşinin fotoğrafıydı / teşekkürler







1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:29:17



teşekkürler
lacivertiğnedenlik
4 Temmuz 2017 Salı 14:36:57
Tanrı iki ayaklı hayvanları cayır cayır yaksın...insan tuhaf bir yaratık..

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:19:21



Tanrı her canlının yaşamasına kaderi kadar müsaade eder. Lakin kimse yanmasın her insan empati yapmayı öğrensin


teşekkürler
lacivertiğnedenlik 5 Temmuz 2017 Çarşamba 13:49:54
empati faşizmini sevmiyorum. net değil. polyannacılık oynamıyoruz. kısasa kısas yöntemi başka türlü anlamıyorlar. masum dili olmayan bir hayvana işkence edenle epmati olmaz.

sevgiler.
Maria Puder 6 Temmuz 2017 Perşembe 01:57:10


Kisasa kısas en ağır vebadır. Çünkü anlık infazlar telafisi olmayan yanlışlara insanı sürükler. Siz şimdi hayvanların yaşam alanina girip zarar görürseniz aynı dygularla zarar vermek kisasa kısası isletir. Bunu insanlara yayarsak , kendisini savunmak için bir hayvanı öldürene de aynı cezayı vermek i Öküz öldürmenin saban kırmanın cezasının ölüm olduğu,Anadolu uygarlığı
Firigyalılardan bir farkimizin olmadiğını gosterirki bu da yanlıştır.

Biz empati yapmayı becermeye devam edelim.



Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
O qué
4 Temmuz 2017 Salı 11:15:19
Yazmak insanın içine sığdıramadığı birşeylerin varlığıdır. Kanamalı bi yaraya pansumandır belki. Yazmak bazen reddetmek haykırmak "öyle olamaz" demektir.

Susi'yi yalnızlığa terk eden biz ademoğulları ve kızları mutlu olabileceğimizi, yalnız kalmayacağımızı sanmasak iyi olur.

Özgürlüğün düşmanı bütün kafesler yok olsun.


Tebrikler.


Sinem Ilgın Omay tarafından 7/4/2017 11:15:59 AM zamanında düzenlenmiştir.

Sinem Ilgın Omay tarafından 7/4/2017 11:16:57 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:16:10


İlk taşı soyağacında hiç göç lekesi bulunmayan atsın. Masum kuzucuğu ikisinin de su içtiği bulandırmakla suçlayan kötü kurt fablındaki gibi,sen göç etmediysen,senin baban etti ve senin babanın yer değiştirmesine gerek olmadıysa,bu ondan önce,dedenin kendi toprağının ondan esirgediği ekmeği bulmak için yaşamını sırtına alarak çekip gitmekten başka çare bulamadığı içindir.


Şimdi günah işleyen ilk insandan sonuncusuna kadar herkesin sorumluluğunda olan ve akıl sahibi her canlının cellatlığından kaçan onlar için empati zamanı.


teşekkürler
Den(iz)
4 Temmuz 2017 Salı 08:58:26
Hayvanat bahçesi ... sirk ... Ve daha iğrenç hatta daha rezil olabiliyoruz. İnsan canavarı..

https://www.youtube.com/watch?v=85qSoriOLAQ

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 11:59:56


Yorum için çok teşekkürler


Gözümden kaçmış yorumunuz. Özür dilerim



Sevgiler
Dilek USTA
4 Temmuz 2017 Salı 01:26:25
İspanya’da evcil kedi ve köpeklere insanların sahip olduğu haklar tanındı

İspanya’nın 330 nüfuslu ‘Trigueros del Valle’ kasabasında evcil kedi ve köpekler, insanların sahip olduğu haklara kavuştu.

Independent’ta yer alan habere göre, kentteki evcil kedi ve köpekler ‘insan olmayan sakinler’ olarak kabul edilecek.



Şehrin sosyalist belediye başkanı Perez Espinosa, bin yıldan fazla bir süredir bölgedeki insanların kedi ve köpekleriyle birlikte yaşadığını söylerken, “Belediye başkanı sadece insanları değil herkesi temsil etmeli” diye konuştu.

Hayvan hakları savunucuları, kararı sevinçle karşıladı. Bir kent sakini, “Hayallerimize biraz daha yaklaştık. Trigueros del Valle halkına hassasiyetleri ve eşitlik konusundaki algıları için teşekkür ederiz. Canlıların birbirinden farklı olmadığını görmek için güzel bir gün” dedi.

Karar, İspanya’nın en eski geleneklerinden boğa güreşinin sonlanabilmesi için bir adım olabilir.(alıntı)

Demek ki neymiş istenirse yapılırmış ,yeter ki her canlının yaşam hakkına sahip çıkılsın..
Bu sadece bir örnekti aklıma gelen. Devamının temennisiyle...
Sevgiler


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Maria Puder 5 Temmuz 2017 Çarşamba 03:16:52


Başka söyleyecek cevap yok... Siz en özlü şekilde açıkladınız.


teşekkürler
HakkınSesi
3 Temmuz 2017 Pazartesi 04:59:43
Elimden gelse önce okulları kapatır, çocukları alıp hayvanat bahçesine götürürdüm.
Elimden gelse hapishaneleri kapatır, insanları alıp gökyüzünde takla atan güvercinleri gösterirdim. Sonra güvercinler tekrar kafeslerine geri dönerdi.

Hayvanat bahçesi sadece gölge imajdır ve zihinde böyle kandırır insanı. Gerçekten koparır.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Belıeve- 3 Temmuz 2017 Pazartesi 12:59:13
Muazzamdi yorum tebriklerim.kalben.


Maria Puder 4 Temmuz 2017 Salı 00:10:25

İçimizdeki şeytanı dışımızdakilere ... Bedenimiz bu durumda gölgemizin yansıması ve ben bu renksiz dünyada vicdanında giderek siyaha döndüğüne şahit oluyorum. Her canlı her insan kadar hak sahibidir.


Teşekkürler
Maria Puder 4 Temmuz 2017 Salı 00:10:31

İçimizdeki şeytanı dışımızdakilere ... Bedenimiz bu durumda gölgemizin yansıması ve ben bu renksiz dünyada vicdanında giderek siyaha döndüğüne şahit oluyorum. Her canlı her insan kadar hak sahibidir.


Teşekkürler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.