İlhan Kemal
451 şiiri ve 229 yazısı kayıtlı Takip Et

Çekirdeksizlik



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.9.2016 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Darbe haberini ekranda gördüğümde bir şeyler yapmak için beklememem gerektiğini anladım. Ülke kaosa sürükleniyordu ve buna seyirci kalamazdım. Kasadan yarı otomatik tüfeğimi çıkardım, iki yedek sarjörün de dolu olup olmadığını kontrol ettim. Üzerime geçirdiğim avcı yeleğinin ceplerini artan kurşunlarla doldurdum. Kapıyı vurdum ve çıktım.

Komşum bahçedeydi. Beni görünce seslendi:

’"Hayrola Kemal, nereye?"

’"Bir şeyler yapmamız lazım. Bu böyle olmayacak."

"Bu derken?"

Elindeki makasla gülün kurumuş dallarından birini budadı.

"Darbe! Bu ülkenin bir askeri darbeye daha dayanacak gücü yok."

"Daha mı? Kaç tane oldu ki?"

Belli ki komşum kendi dünyasında yaşıyordu.

"26 Şubat’ı da sayarsan dört. Benden daha yaşlısın. Kaç darbe olduğunun farkında değil misin?"

Gülün dikeni batmış olacak ki parmağını emiyordu.

"Kemal, sen iyi misin?"

Ona daha fazla zaman ayıramazdım. Cevap vermeden arabama gittim.

"İyi günler Kemal Bey. Gideceğiniz yerin adresini sözlü mü vereceksiniz, yoksa yazarak mı gireceksiniz?"

Arabamın navigasyonu Linda’yı severim ama her kadın gibi Linda’ya da güvenilmeyecek zamanlar vardır. Darbeyi yapanlar belki navigasyon cihazlarından insanların nereye gittiklerini öğrenip ’yanlış’ yere gidenlerin önüne çıkıyorlardır. Linda’yı da yanıtsız bırakıp yola çıktım.

İki kavşak ötede arkamda bir polis arabası belirdi. Işıklarını yakıp kenara çekmemi istedi. Yavaşladım ve yolun kıyısında durdum. Başlıyorduk.

Polis arabasından iki memur çıktı. Normalde elleri silahlarının üzerinde olurdu ama sefer her ikiside tabancalarını çekmişlerdi. Biri benim tarafımdan yaklaştı, diğeri ise yolcu tarafından. Pencere hizama bile gelmeden, bana yakın olan:

"Kapını yavaşça aç ve ellerin başının üzerinde arabadan çık!" diye bağırdı.

İkiletmedim. Polislerle daha önce muhattap olmuşsanız ikiletmezseniz. Dediklerini yapıp dışarı çıktım.

’Şimdi yere yat! Ayaklarını ve kollarını iyice aç."

Çaresiz yattım. Yolcu tarafından gelen polis üzerimi aradı. Ceplerimdekileri farkedince yeleğimi çıkardı. Sonra omzundaki telsizden durumu haber verdi:

"Devriye 48. Şüpheliyi durdurup kontrol altına aldık. Uzun namlulu tüfeği yolcu koltuğunda. Merkeze getiriyoruz."

Beni ekip otosunun arka koltuğuna oturtuldum. Ellerim arkadan kelepçelenmişti. Sesimi çıkarmıyor, polis telsizini dinliyordum. Darbeyle ilgili hiç bir yorum yoktu.

Direksiyondaki diğerine "Neymiş derdi?" diye sordu.

"İhbar komşusundan gelmiş. Elinde silahıyla Darbe var!" diye evden fırlamış.

"Darbe mi? Kafan kıyak demek?"

Bu soru banaydı.

"Yo, hayatımda hiç çekmedim."

"O zaman ne darbesinden söz ediyorsun sen?"

"Cumhurbaşkanı bizi göreve çağırdı ya. Hani darbecilere karşı demokrasiyi savunalım diye."

"Kafa mı buluyorsun benimle? Ne başkanı, ne darbesi?

Diğer polis sakin bir tonla araya girdi.

"İzin ver." Sonra bana:

"Sen göçmensin, değil mi?" diye sordu.

Başımla onayladım.

"Ülkende askeri darbe filan mı oldu?"

Cevap vermeyip camdan dışarı baktım. Walgreens’in önünden geçtik. Arka koltuğunda oturduğum ekip otosu bir Dodge Charger idi. Polislerin sol göğüslerinde birer yıldız vardı ve omuzlarına bağlı oldukları bölgenin adı işlenmişti: Wake County.

...

Adamların anayasasının ikinci ekinde diktatörlüğe silahla karşı çıkabileceğimiz yazıyordu. Ben de silahımı almış, karşı çıkmıştım. Ama yanlış çıkış almıştım. Köprüye hala 8,042 kilometre vardı. Yapacak bir şey yoktu, anayasalarının beşinci ekindeki susma hakkını kullanmaktan başka.

Sayın Kemnur’un (Kemal Paracıkoğlu) yazısına yorum diye başladım ama onun sayfasını işgal etmekten istemediğim için buraya geldim. Kendisini ilham verici yazısından ötürü tebrik etmek isterim. Amacım onun vermek istediği önemli mesajı sulandırmak değildi ama Evden her çıkan da... noktasına değinmeden edemezdim.


Beğen

İlhan Kemal
Kayıt Tarihi:3 Eylül 2016 Cumartesi 05:52:42

ÇEKIRDEKSIZLIK YAZISI'NA YORUM YAP
"Çekirdeksizlik" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
canandemirel
18 Ekim 2016 Salı 19:11:55
Yazıyı ve bazı haksız yorumları okudum. Lütfen yazmaya devam ediniz.
Siyasi içeriği çok derin olan bir yazı değil.. Güne gelen yazınızı keyifle okudum. Sevgilerimle

Cevap Yaz
lacivertiğnedenlik
19 Eylül 2016 Pazartesi 23:42:16
Algi farkliligini cok guzel anlatmis yazar..

Cevap Yaz
levent taner
5 Eylül 2016 Pazartesi 13:58:12
Mizah olumludur

Hatta düşünce yapımıza ters vurgu yapsa bile

Bireylerin ve toplumların yaşamında topraklama yaptırması bağlamında emniyet süpabı teşkil eder

Negatif toksinlerin bünyeden atılmasını sağlar

Ayrıca ironik bazı ayrıntıları ortaya koyarak insanları gülümsetir ve düşündürür de

Mevcut düşüncemizde derinlik kazanmamızı sağlar hani


Nihayet Hocam

Güne gelen yazınızı kutluyorum

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket...

Cevap Yaz
grafspee
5 Eylül 2016 Pazartesi 11:12:07
öncelikle her ne kadar siyasi refleksle verilen cevaplara maruz kalsanız da yazınızın siyasi olduğunu düşünmüyorum. yaşamın her alanında olduğu gibi burada da mizah var ve siz kısaca değinmişsiniz.

ayrıca dikkat çeken kısımlar:

"İkiletmedim. Polislerle daha önce muhattap olmuşsanız ikiletmezseniz"
Polis ülkesinin meşhur polislerini tek cümlede anlatmışsınız.

"Darbe mi? Kafan kıyak demek?"
Darbe kelimesine yabancı bir coğrafya.

"Adamların anayasasının ikinci ekinde diktatörlüğe silahla karşı çıkabileceğimiz yazıyordu"
Gerektiğinde herhangi birinden komut beklemeye lüzum bırakmayan bir anayasa.

Elinize sağlık, saygılar.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Aynur Engindeniz 5 Eylül 2016 Pazartesi 16:21:05
Burada tek aykırı görünen cevabı ben verdiğime göre "siyasi refleksle" verildiği sanılan cevap da benimki oluyor. Nasıl bundan emin olabiliyorsunuz? Böylesine hassas bir konuda reflekslerle hareket edilmez. Ayrıca konu mizahla ele alınamayacak kadar ciddi bir konuyken...Neyse herkesin anladığı kendine.
grafspee 5 Eylül 2016 Pazartesi 17:19:09
sizinkini aykırı cevap olarak görmemiştim aynur hanım. yani size hitaben değildi cevabım. ancak sosyal ortamlarda gördüğüm cevapların %99'unun siyasi refleksle verildiğini düşünüyorum. ideolojisi ne olursa olsun.

şimdi sizin alt cevaplarınızı da okuduğumda verdiğiniz tepki kafanızda ümit ettiğiniz ilhan kemal'in dışında bir ilhan kemal görmekten kaynaklı sanırım. yoksa yazının içeriği dünya görüşünüze hitap etseydi aynı şekilde üzülmeyeceğinizi tahmin ediyorum. bunlar sadece düşüncelerim kırmak ya da polemik yatartmak derdinde değilim asla. siz görüşünüz ne olursa olsun sevdiğim yazarlardansınız.

velhasıl bu yazıda siyasetin sadece ayrıntı olduğunu ve başka bir yazıdan gelen ilhamın, ilhan hocamın elinde hoş bir trajikomik öyküye dönüştüğünü düşünüyorum.
H. Çiğdem ŞİİRBAZ
4 Eylül 2016 Pazar 21:46:54
Kutlarım güne yakışan yazınızı ilhamınız bol olsun...Saygıyla.

Cevap Yaz
İlhan Kemal Yazının sahibi
4 Eylül 2016 Pazar 21:26:31
Öykümü güne getiren Seçki Kurulu'na teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.

Cevap Yaz
yok,sul
3 Eylül 2016 Cumartesi 12:42:03
kimi insan tank paletinin altına atlar

kimi insan taze ciğere murdar der

en azından susup oturmak yerine değil mi

oruç tutmuyabilirsiniz gayet normaldir velakin tutana saygı için tutmadığınızı gizlemeniz gerekir diye düşünüyorum

şimdi burda bissürü celişki doğdu

kızları gömün gitsin toprağa

5 cevap yazılmış Cevap Yaz


Kemnur 3 Eylül 2016 Cumartesi 18:13:11
DEĞERLİ YOKSUL, MEMLEKETİ GÜZEL İDARE ETSİNLER DE HİÇ KİMSE TANK PALETİNİN ALTINA ATLAMASIN. NE DERSİN?

ATLAYANLAR MURDAR FİLAN DEĞİL, NEREDEN ÇIKARDIN ONU. (dervişin fikri neyse zikri de odur) ONLAR OLMASAYDI BU ÜLKE KURTULUŞ SAVAŞIMIZI KAZANABİLİR MİYDİ?

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI ONLARIN HATIRASINA KUTLANIYOR. KUTLADIN MI? YPKSA "30 AĞUSTOS GEREKLİ DEĞİLDİR" DİYENLERE BİAT MI ETTİN?...

ŞU ORUÇ MESELESİNE GELİNCE, MAHARET ORUÇ TUTTUĞUNU GÖSTERİP TUTMAYANLARDAN SAYGI BEKLEMEK YERİNE, TUTTUĞUNU GÖSTERMEDEN TUTMAYANLARDAN BİR ŞEY BEKLEMEMEKTE. CUMA NAMAZINA GİTMEK İÇİN ŞEHİR TRAFİĞİNİN YARISINI KESTİRİR, GİTTİĞİN CAMİYE KIRK YILLIK CEMAATİ SOKTURMAZSAN, "BEN ORUÇ TUTUYORUM" DİYE HAVA ATMAKTAN ÖTE GEÇEMEZSİN...

BIRAK ADAM EVİNDE OTURMUŞSA OTURMUŞTUR, "BEN ŞEHİT OLMAYA GİDERKEN SEN EVİNDE OTURUP ÇEKİRDEK ÇITLADIN" DİYEREK, "BEN ORUÇ TUTUYORUM, SEN TUTMUYORSUN" DİYEREK, "BEN CUMAYA GİDİYORUM ULAN AÇILIN ÖNÜMDEN" DİYEREK NİYE HAVA ATIYORSUN MİLLETE?

HAVAN BATSIN...
İlhan Kemal Yazının sahibi 4 Eylül 2016 Pazar 01:10:24
Yanlış bir izlenim vermek istemem. Kendisi bir şeyler yapmayanların yapanları eleştirmesi ya da alaya alması gibi bir niyetim hiç olmadı. Sadece bir şeyler yapmak istese de yapamayan bir insanın çaresizliğini mizahi dille anlatmayı denedim.

Yalnız verdiğiniz örneğe katılmıyorum:

"oruç tutmuyabilirsiniz gayet normaldir velakin tutana saygı için tutmadığınızı gizlemeniz gerekir"

1) İbadet yapanın tasarrufundadır. Yaparken yanındakine sormamıştır; ondan da bir beklentisi olamaz.

2) Mabet dışına, toplumsal alana taşınan ibadetler için "Bana saygı gösterin ve siz sıkıntıya girin" demek en azından saygısızlıktır. Ben "Bugün Sabbath; araç kullanmamam gerek. O yüzden bana saygı gösterin, siz de asansöre binmeyin, araba kullanmayın" diyen hiç bir Yahudi'ye denk gelmedim. Saygılarımla.
yok,sul 4 Eylül 2016 Pazar 01:22:49
bikaçı kızdı çelişkilerden
zaaten gömmüşsünüz açıkcası
cehaletin dibi kurusun abi ne diyeyim ki imdi
oğlanlar şöyle dursun madem onları bari gömmeyelim
takım kursanız da mahalle maçı yapsak bari
ben sizden bişiler doğurtturmıyayım iyisimi

selametle arkadaşlar

yok,sul 4 Eylül 2016 Pazar 01:23:09
bikaçı kızdı çelişkilerden
zaaten gömmüşsünüz açıkcası
cehaletin dibi kurusun abi ne diyeyim ki imdi
oğlanlar şöyle dursun madem onları bari gömmeyelim
takım kursanız da mahalle maçı yapsak bari
ben sizden bişiler doğurtturmıyayım iyisimi

selametle arkadaşlar

yok,sul 4 Eylül 2016 Pazar 01:24:47
abi çifter çifter gitmiş inanın bak yoksa bi maksadım yok

öyle çift dalmak gibi filan

:)
Filiz Şahin.
3 Eylül 2016 Cumartesi 12:40:20
polislerin göğsündeki yıldıza kadar kaptırmış gidiyordum, yıldızda birden frene bastım , kötü oldu :-)


düzenli olarak okuduğum kalemlerdensiniz ancak bu yazı da gayet keyifli olmuş teşekkür ederim



Cevap Yaz
Kemnur
3 Eylül 2016 Cumartesi 10:54:13
:) :) :) PİS GAVURLAR, ŞEHADET MERTEBESİNE ERMESİNE MANİ OLMUŞLAR ADAŞIMIN... ÇOK EĞLENCELİYDİ, BAZEN SİYASET DE EDEBİYATA KATKI YAPAR. EDEBİYAT İSE SİYASETE ELEŞTİRİ... AZİZ NESİN'LERİN RUHU ŞADOLSUN...YÜREĞİNİZE SAĞLIK...


.






Kemnur tarafından 9/3/2016 11:00:30 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Aynur Engindeniz
3 Eylül 2016 Cumartesi 10:47:05
Gözümde sitenin sağlam edebiyat kalesi de siyasetin istilasına uğradı. Bu sitede gördüğüm okuduğum hiç bir şeye bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum. Heyecanla açmıştım başlığı oysa.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


İlhan Kemal Yazının sahibi 3 Eylül 2016 Cumartesi 22:39:10
Olabilir. Bazen sevdiğimiz bir yazar ya da yönetmen ya da müzisyen bizi gerek biçimsel olarak, gerekse içerik olarak bizi hayalkırıklığına uğratabilir. Önemli olan bu hayalkırıklığının kalıcı olmaması. Umarım olmaz. Saygılarımla.
Aynur Engindeniz 4 Eylül 2016 Pazar 00:46:30
Elbette olağan işler bunlar. Fakat benim için siteden ayrılma sebebi. Umarım birgün bir kitabınızı okuma mutluluğunu yaşarım. Canı gönülden diliyorum.
Saygılarımla.
Aynur Engindeniz 4 Eylül 2016 Pazar 12:33:41
Yanlış anlaşılmasın, sebebim dediğim şey siteye egemen olan siyaset. Bu yazı içlerinde zemzemle yıkanmış kalır. Benim edebiyat anlayışımda siyasetin yeri bu değil. Herkesin tercihine de saygım var. Bana müsade.
İlhan Kemal Yazının sahibi 4 Eylül 2016 Pazar 19:37:37
O kadar katı olmamak gerekir.

Örneğin ben Hollywood filmlerinde kadın ve çocuk yer almasından hoşlanmam çünkü bu iki öğe filmi doğrudan yumuşatırlar. Ama en sevdiğim filmin başrolünde (belki de tek rolünde) bir kadın var.

Siteyi bir siyasi tartışma platformu olarak görmüyorum. O yüzden fikir polemiklerinden uzak duruyor, sadece maddi bir hata gördüğümde bunu belirtiyorum. Ama belirli sayıda öykü yazınca aralarında ister istemez (hatta olması da gerek) siyasi öyküler oluyor. Hatırlarsanız Hendek adlı serimin bir tanesi Bin Ladin'in ölümü üzerineydi. Siz de (Benim yazıma yorum olarak değil de bir forumda -eğer doğru hatırlıyorsam-) bu ölüm üzerine fikrinizi belirtmişsiniz. Her ikimizde öyle ya da böyle siyasi bir tutum almıştık. Bence gayet normal bir durumdu.

Bu da benzer bir durum. Siyasi bir takım olaylar olmuş. Onlara uzak kalan ama uzak kalmak istemeyen birinin mini macerası. Hatta karşılaştırmalı siyaset de söz konusu: Başka bir ülkenin benzer durumlar için anayasasına koyduğunu önlemlerden bahsediyor.

Ama ciddi bir siyasi polemik mi? Kesinlikle değil. Nasıl anlayabiliriz? Sormak gerekir: Bu öykü bir seçim yapıyor mu? Kahraman darbeye karşı ama askeri darbeye mi, yoksa cemaatçi bir darbeye mi? Belli değil. Cumhurbaşkanının çağrısına uyma peşinde ama onun partisinin taraftarı mı, değil mi? Demokrasiyi silahla savunduğu için Amerikancı mı, yoksa Adamlar diyerek onları kendisinden uzağa mı yerleştiriyor?




-Sude Nur Haylazca-
3 Eylül 2016 Cumartesi 10:02:21


Dünyada göçmen olmak da varmış, şöyle tv karşısında olmasa da balkona çıkıp çekirdek çitlemek vardı darbeyi seyre dalarken. Ben böyle şansın anasının ellerinden öperim.

Yalnız haklısınız dünyanın her yerinde polise karşı gelinmez de asker başka sanki...

Bu ikinci yorumum ilki teknolojinin azizliğine uğradı:) sahi ilkinde ne demiştim :) bunama başladı sankii bende

bakınız komşu en doğrusunu yapıyor gül ağacını budayarak işe yaramaz kuru dallardan hem gülü kurtarıyor hem de çirkin bir görünümden bahçesini kurtarıyor. Böylece gül torağına daha sıkı bağlarla bağlanıyor...

Biz öyle miyiz sankii budasalar da ne yaparlarsa yapsınlar hep bir hain saklarız içimizde değil mi...

öyle öyle...

teşekkürler

Sude Nur Haylazca tarafından 9/3/2016 10:07:36 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.