Afet İnce Kırat
798 şiiri ve 131 yazısı kayıtlı Takip Et

Korkuların karanlığında




Güneşin kirpiklerine demir ağırlıklar asılmış gibiydi. Kapanmak üzereydi gözleri. Dağların arkasına çekilip uyumak için hazırlandı. Az sonra gök lambalarını yakacak, loşluklar, gölgeler sokaklarda cirit atacaktı. Önce morardı ufuklar gün boyu dayak yemiş gibiydi. Sonra lacivertten siyaha doğru aktı.

Kadın korkuyordu karanlıktan, yıllardır geceleri uyumazdı. Pencerenin önüne oturur içerinin görülmesinin imkânsız olduğunu bildiği halde görülmekten korkarak tül perdenin arkasından sokağı izlerdi. Pencereye tırmanacak bir gölge beklerdi. Bütün mahalle onun yalnız yaşadığını bildiği halde kimse penceresine dönüp bakmıyordu bile. Zaten sokakta da fazla göremezlerdi, çünkü gündüzleri uyurdu. Uyku da uyku olsa hani, sadece gördükleri kâbustu.

Gece ilerlemişti, sessizdi sokaklar. Nerdeyse dışarıda bir dünya olduğunu bile unutmuştu. Karşı evlerdeki tek tük kalan ışıklar da sönüyordu. Biliyordu ki birisi kendisini gözetliyordu, hep bunun tedirginliğini yaşamıştı. Karşı apartmanda oturan bir adam vardı kendisini izlediğini düşünüyordu. Gündüz birkaç defa rastlamıştı adama. Dikkatli baktığı için mi adam da ona bakmıştı, yoksa adamın gözetlediğini mi fark etmişti kadın pek de emin olamıyordu. Defalarca polise başvurmuş ancak bir sonuç alamamıştı. Her seferinde adam geçerli bir sebep buluyordu.

“Yanılıyor olamam” diyordu, adam izliyordu işte. Kendisine inanmıyordu hiç kimse, onun gördüklerini göremiyorlardı. Alışverişe çıktığında bile adamın kokusunu hissedebiliyordu. Anlam veremiyordu bir türlü. Kimsenin görmediğini görmek, bilmediğini bilmek mümkün müydü acaba? Deliriyor olamazdı, zeki olduğuna inanıyordu. Öğretmenler defalarca söylemişlerdi. Evet, biraz suskundu, içine kapanıktı, sınavda panik oluyordu ama yine de en iyi notları o alıyordu.

Bütün bunları düşünürken şüphelendiği pencereye gözünü dikmişti yine, bir kıpırtı bekliyordu. Gözünün önünden kopuk kopuk resimler geçiyordu. Eskiye aitti hepsi. Küfreden, yasak koyan, döven bir baba ve susmadığı için dayak yiyen bir anne canlanmıştı önünde. Dayaktan korktuğu için susuyordu. Korku ruhuna çocukluktan işlenmişti. Hep susmuştu. Öğretmenlerin dayağından, arkadaşlarının alay etmesinden korkmuştu. Bu yaşa gelmişti hâlâ mı susmalıydı? Arada cesaretini topluyor, kendisini rahatsız eden bu adamı şikâyet etmek için karakola, savcılığa başvuruyor yine susturularak geri gönderiliyordu.
Korkuları içinde patlamaya hazır bir lav gibi büyümüştü. Kendisi de sahip olamıyor, sindiremiyordu. Zaman zaman doktora da gitmişti. Doktor da inanmıyordu gördüklerine, duyduklarına, hastasın diye sürekli ilaç veriyordu. İçmiyordu, içmeyecekti de. Çalışan beyninin uyuşmasından da korkuyordu zira.

Gece ilerlemiş yalnızlık sofrasını kurmuştu artık. Onu duyacak, susturacak eli kanlı gölge bile kalmamıştı ıssız sokakta. Kalktı yerinden. İlk defa yalnızlıkları yalnız bırakıp kalkıyordu. Koridorun loş ışığında banyoya doğru yürüdü. Sanki kendinde değildi, ne yapmak istediğinden bile emin değildi. Dolabın beyaz kapağını açtı. Yıllardır aldığı ama içmediği ilaçlar sıralanmıştı.

Sabah güneşinin içeriye sızan ışıkları fırtınanın ardından kalanları gördü, irkilerek. Yüzlerce beyaz hap, kimi yerde, kimi lavaboda, kimi de kadının heykelleşmiş avucunda. Hasretini çektiği tebessüm kalmıştı buruşuk dudaklarında, bir de kalbinde, kimsenin göremediği korkuları.

Beğen

Afet İnce Kırat
Kayıt Tarihi:14 Kasım 2013 Perşembe 08:57:50

KORKULARIN KARANLIĞINDA YAZISI'NA YORUM YAP
"KORKULARIN KARANLIĞINDA" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Selami TIRAŞLAR
14 Kasım 2013 Perşembe 11:38:18
Çok başarılı bir calışma şiirde oldugu kadar yazılardada başarılısınız hocam devamini diliyorum saygıalrımla

Cevap Yaz
zaralıeren
14 Kasım 2013 Perşembe 10:33:56
soluksuz okudum emeğine sağlık saygımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.